TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
GALİP ÖZTÜRK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/15854)
Karar Tarihi: 19/12/2017
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
M. Emin KUZ
Raportör
Tuğçe TAKCI
Başvurucu
Galip ÖZTÜRK
Vekili
Av. Şeyhmus Tuncay ÇALTEKİN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, sonuçlandırılmamış başka soruşturmalar esas alınarak cezanın bireyselleştirilmesi kurumlarına başvurulmaması ve gerekçesiz mahkûmiyet kararı verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 29/9/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:
6. Başvurucu 1965 tarihinde Ordu/Çarşamba'da doğmuş olup olayların gerçekleştiği tarihte İstanbul ilinde ikamet etmektedir.
7. Başvurucu ulaşım sektöründeki firmalardan birinin kurucusu ve yöneticisi olup İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK mülga 250. maddeyle görevli) yürütülen bir soruşturma kapsamında savcılığın arama emrine istinaden başvurucunun özel aracı seyir hâlindeyken kolluk görevlilerince durdurulmuştur. Yapılan aramada aracın arka koltuk iç kısmına sıkıştırılmış vaziyette bir adet ateşli silah ve mermiler ele geçirilmiştir.
8. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen ekspertiz raporunda ele geçen silahın 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun uyarınca yasak niteliği haiz olduğunun belirtilmesi üzerine başvurucu hakkında Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 8/3/2012 tarihli iddianamesiyle 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açılmıştır.
9. Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 15/11/2012 tarihli kararıyla başvurucunun müsnet suçtan iki yıl hapis ve 2.500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
10. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2/7/2014 tarihli kararıyla hükmü onamıştır.
11. Nihai karar, başvurucuya tebliğ edilmemiş olup başvurucunun en geç hakkındaki infazın ertelenmesi kararının tebliğ edildiği 3/9/2014 tarihinde kararı öğrendiği kabul edilmiştir.
12. Başvurucu 29/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
13. Başvurucunun dilekçesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca 13/3/2015 tarihli tebliğnameyle kararın bozulması talebiyle itiraz yoluna başvurulmuştur.
14. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 4/5/2015 tarihli kararıyla itirazı yerinde görmeyerek dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göndermiştir. Dosya, Kurulun 2015/583 sayılı esasında derdesttir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
15. Mahkemenin 19/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
16. Başvurucu; 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde hakkında suç örgütü liderliği isnadı ile yürütülen bir başka soruşturmaya istinaden masumiyet karinesini ortadan kaldıracak ifadeler kullanılması, takdiri indirim nedenleri, erteleme ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemelerin yetersiz gerekçelerle uygulanmaması ve kararın Yargıtayca gerekçesiz olarak onanması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
17. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuru yoluna başvurabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).
18. Ceza yargılamasında tüketilmesi gereken son başvuru yolu temyizdir. Temyiz incelemesinden geçen kararlara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisinin bir olağanüstü kanun yolu olarak düzenlendiği açıktır. Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca bu yetki kullanılmış ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunca Daire kararının kaldırılabilme ihtimali de görmezden gelinemez. Dairenin onama kararının kaldırılması üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen bozma kararı doğrultusunda ilk derece mahkemesince yeni bir karar verilecektir. Olağanüstü bir kanun yolu olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisinin somut olayda geldiği aşama dikkate alındığında etkili olarak değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda aynı dava sürecinin farklı düzlemlerde hem Anayasa Mahkemesince hem de Yargıtay Ceza Genel Kurulunca yargısal incelemeye tabi tutulması, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurudaki ikincil nitelikteki rolüne uygun olmayacağından başvurucunun adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddialarının öncelikle derece mahkemelerince incelenmesi gerekmektedir. (Fuat Karaosmanoğlu, B. No: 2013/9044, 5/11/2014, § 46).
19. Somut olayda başvurucunun itiraz nedenlerinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kabul edilip Yargıtay Ceza Genel Kuruluna itiraz yoluna başvurulduğu, bireysel başvuru sonrasında da itirazın neticelenmediği görülmüştür. Başvurucu, etkili hâle gelen olağanüstü kanun yolunu tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunmuştur.
20. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 19/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.