logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Aytaç Ünsal ve Ebru Timtik [1. B.], B. No: 2020/22405, 18/11/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

AYTAÇ ÜNSAL VE EBRU TİMTİK BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2020/22405)

 

Karar Tarihi: 18/11/2025

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Recai AKYEL

 

 

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

İrfan FİDAN

 

 

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Sinan ARMAĞAN

Başvurucular

:

1. Aytaç ÜNSAL

 

 

2. Ebru TİMTİK

Vekilleri

:

Av. Nazan Betül VANGÖLÜ KOZAĞAÇLI

 

 

Av. Fatih GÖKÇE

 

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, açlık grevinin yol açtığı sağlık durumuna rağmen yetersiz koşullara sahip hastanede tutulma nedeniyle yaşam hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/8/2020 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Başvurucular, sağlık durumlarının kötüye gitmesi nedeniyle tahliye edilmeleri yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Komisyon, COVID-19 salgını veya başka bir tıbbi nedenden kaynaklanan vakalara dayanılarak koşulların yetersiz olduğunun iddia edilmediği hastanelerde tedavi altında tutulan başvurucuların sağlık hizmetlerine erişim imkânına sahip oldukları hususunu dikkate alarak 11/8/2020 tarihinde başvurunun Bölüme gönderilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiş; başvurucular süresi içinde karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler doğrultusunda tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. Genel Bilgiler

9. Çağdaş Hukukçular Derneğine üye olan on sekiz kişi ile birlikte İstanbul 37.Ağır Ceza Mahkemesinde (Ağır Ceza Mahkemesi) yargılanan başvurucular terör örgütüne üye olma suçundan 30/3/2019 tarihinde mahkûm edilmiştir. Başvurucu Ebru Timtik 13 yıl 6 ay, Aytaç Ünsal ise 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmış ve Ağır Ceza Mahkemesince başvurucuların tutukluluk hâllerinin devamına karar verilmiştir. Başvurucuların istinaf talebi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 8/10/2019 tarihli kararı ile reddedilince başvurucular açlık grevine başlamış, 5/4/2020 tarihinden itibaren açlık grevini ölüm orucuna çevirmiştir.

10. Başvurucular, bozulan sağlıkları nedeniyle ceza infaz kurumunda tutulamayacaklarını belirterek 27/7/2020 tarihinde tahliyelerini talep etmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi başvurucuların talebini temyiz incelemesinde görevli olan Yargıtay 16. Ceza Dairesine (Ceza Dairesi) göndermiştir.

11. Ceza Dairesi, başvurucuların talebini ağır hastalık nedeniyle tutuklu kalamayacaklarına ilişkin olduğu şeklinde değerlendirmiştir. Buna göre de 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 16. maddesinin (3) numaralı fıkrasıuyarınca Adli Tıp Kurumundan veya tam teşekküllü bir hastaneden alınacak rapor doğrultusunda Ağır Ceza Mahkemesinin başvurucular hakkında adli kontrol tedbiri uygulanıp uygulanmayacağını takdir edebileceğini belirterek 27/7/2020 tarihinde talebin Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

12. Başvurucular, rapor düzenlenmesi için Adli Tıp Kurumuna götürülerek muayene edilmiştir. Adli Tıp Kurumu her bir başvurucu için 29/7/2020 tarihinde rapor düzenlemiş; raporlarda başvurucuların hastaneye yatırılarak takip ve tedavilerinin sağlanması gerektiğini, ceza infaz kurumu koşullarında kalmalarının sağlıkları için uygun olmadığını değerlendirmiştir. Bunun üzerine Ağır Ceza Mahkemesi 30/7/2020 tarihinde başvurucuların tahliye taleplerinin reddine, tutukluluklarının devamına, hastane koşullarında tıbbi takip ve tedavilerinin ivedi olarak sağlanması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına karar vermiştir. Başvurucular, karara itiraz etmiştir.

13. Başvurucular, itirazlarında Ağır Ceza Mahkemesinin adli kontrol dışında bir karar veremeyeceğini, buna rağmen verdiği karar doğrultusunda 30/7/2020 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Bakırköy Dr. Sami Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesine yatırıldıklarını, benzer bir olayda aynı mahkemenin tahliye kararı verdiğini, bağışıklıkları oldukça düşükken pandemi şartlarında pandemi hastanelerine kaldırılmalarının ciddi risk teşkil ettiğini, tutuldukları odanın koşullarının yetersiz olduğunu, ışık ve seste uyumaya zorlandıklarını, ihtiyaçları olan su, şeker, limon, tuz ve B1 vitamini almakta sorun yaşadıklarını, avukatları dâhil kimseyle görüştürülmediklerini, ölüm orucunda oldukları ve bilinçleri açık olduğu için her türlü tıbbi müdahalenin hukuka aykırı olacağını iddia etmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yerinde görülmeyen başvurucuların itirazı,değerlendirilmek üzere Ankara 38. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Söz konusu mahkeme tarafından 6/8/2020 tarihinde başvurucuların itirazı kesin olarak reddedilmiştir.

B. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılan Bireysel Başvuru

14. Başvurucular 22/8/2020 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) bireysel başvuruda bulunmuştur. AİHM, söz konusu 36331/20 sayılı bireysel başvuruyu 1/7/2021 tarihinde açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur. İlgili başvuruda başvurucular, COVID-19 pandemisinin tedavisine tahsis edilen hastanelerde tutulduklarını ileri sürerek tutuklu bırakılmalarından şikâyet etmiştir. Başvurucular, açlık grevleri sonucu ortaya çıkan sağlık durumları nedeniyle kendilerini risk altında gördüklerini, hastane odalarının yeterli doğal ışık almadığı için tutulma koşullarının ceza infaz kurumundan daha kötü olduğunu, koridorlardaki sürekli yapay ışık olmasının ayrı bir sıkıntıya yol açtığını, pencereler açılamadığı için odaya temiz hava girmediğini iddia etmiştir. Diğer taraftan klimadan ve tutuldukları oda dışındaki görevlilerin neden olduğu gürültüden de şikâyetçi olmuş; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 2., 3., 5. ve 18. maddelerinin ihlal edildiğini öne sürmüştür.

15. AİHM, başvurucuların şikâyetlerini Sözleşme'nin 2. ve 3. maddesi kapsamında incelemiş; yaptığı incelemede başvurucu Aytaç Ünsal’ın 3/9/2020 tarihinde hastaneden taburcu edildiğini, Ebru Timtik'in ise 27/8/2020 tarihinde vefat ettiğini gözönünde bulundurmuştur. AİHM'e göre açlık grevleri nedeniyle sağlık durumları kötüleştiği anda başvurucular hastaneye yatırılmıştır. Hastanelerde tutuldukları odaların koşulları da yetersiz görünmemektedir. Başvurucular, olası bir tıbbi müdahale veya tedaviye ilişkin bir sorundan şikâyetçi olmamıştır. Dezenfeksiyon, maske takma, sağlık görevlileri, ziyaretçiler ve refakatçilerle ilgili sosyal mesafe önlemleri ve refakatçilerin test sonuçlarının negatif çıkması gibi olgular karşısında tutuldukları bina ve odalarda enfeksiyon riskini ortaya çıkaran bir unsur bulunmadığına kanaat getirmiştir. AİHM yanlarında kalmalarına izin verilen akrabalarının başvuruculara yardım ettiğini, açlık grevinin olası tüm etkileri ile kabul etmeleri hâlinde uygulanacak tedavinin türü hakkında başvurucuların kapsamlı şekilde bilgilendirildiklerini fakat muayene ve tedaviyi kategorik olarak reddettiklerini, ayrıca açlık grevini bırakmaları ve tıbbi görevlilerle iş birliği yapmaları yönündeki çağrısınauymadıklarını gözetmiştir. Sonuç olarak adli ve idari makamların açlık grevinin başvurucuların sağlığı ve yaşamı için taşıdığı riskleri derhâl fark ederek onları hafifletmek için gerekli gördükleri adımları attıklarını, tutulma dışında açlık grevi yapmış olsalardı alabilecekleri herhangi bir tedavi veya yardımdan hastanede yattıkları süre boyunca mahrum bırakıldıklarını gösteren hiçbir iddia veya unsur bulunmadığını söylemiştir.

C. Başvurucuların Tutuklu Bırakılmalarına Neden Olan Ceza Davasındaki Gelişmeler

16. Ceza Dairesi temyiz incelemesi sonunda 3/9/2020 tarihli kararıyla başvurucu Ebru Timtik'in vefat etmesi nedeniyle hakkında Ağır Ceza Mahkemesince verilen cezanın bozulmasına, diğer başvurucu için ise hükmün onanmasına, ayrıca Adli Tıp Kurumunun 29/7/2020 tarihli raporu uyarınca iyileşinceye kadar cezanın infazının durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhâl salıverilmesine karar vermiştir. Başvurucu, Aytaç Ünsal 3/9/2020 tarihinde tutulmakta olduğu hastaneden salıverilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Anayasa Mahkemesinin 18/11/2025 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü

18. Başvurucular, ceza infaz kurumunda tutulmalarının sağlıkları açısından uygun olmadığı Adli Tıp Kurumu raporlarıyla tespit edilmiş iken tahliye edilmek yerine koşulları daha kötü olan COVID-19 pandemisi için ayrılan hastanelere istekleri dışında yatırıldıklarını, refakatçilerinden birinin otuz, diğerinin kırk saat boyunca yanlarına gitmelerine izin verilmediğini, su, şeker, tuz, limon, B1 vitamini gibi ihtiyaçlarına ulaşmakta sağlık veya güvenlik görevlileri nedeniyle sorun yaşadıklarını, sürekli klimanın çalıştığı ve ışıkların kapatılmadığı odalarda uyumaya zorlandıklarını, mahpus odalarında görevli olan sağlık ve güvenlik personeline COVID-19 için gerekli olan test, karantina gibi tedbirlerin uygulanmadığını iddia etmiştir. Ayrıca hastanede tutuldukları süre içinde ziyaret, telefonla görüşme, gazete ve mektup haklarından mahrum kaldıklarını, avukatlarıyla günlük on beş dakika görüştürüldüklerini öne sürmüştür. Bunlara ek olarak başvurucu Ebru Timtik tutulduğu odada yeterli teçhizatı olan bir banyo bulunmadığını, sıcak suyun düzenli akmadığını, saç kurutma makinesi olmadığını, sıcak içme suyunun cam bardak yerine midesinin bulanmasına neden olan plastik veya kâğıt bardakla temin edildiğini, bu nedenle ağız içi yaralarına iyi gelen sıcak su içemediğini ileri sürmüştür. Son olarak başvurucular, özgürlükleri kısıtlanmamış olsaydı ihtiyaçlarını daha iyi karşılama ve tedavi olma imkânı bulacaklarını belirterek pandemi şartlarında rızaları olmadan hastanede tutulmaları nedeniyle devletin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini iddia etmiştir.

19. Bakanlık görüşünde, başvurucu Ebru Timtik'in 27/8/2020 tarihinde yaşamını yitirmesi nedeniyle mirasçılarının başvuruyu devam ettirme konusunda iradelerini dosyaya iletmediklerinden başvurunun düşmesine karar verilmesi konusunda takdirin Anayasa Mahkemesinde olduğu bildirilmiştir. Diğer taraftan yetkili makamların açlık grevi ve ölüm orucunun başvurucuların sağlığı hatta hayatı aleyhinde teşkil ettiği riskin bilincinde olduğu, bu riski ortadan kaldırmak için gerekli tedbirleri aldığı, kendilerine yapılan sayısız uyarı ve aydınlatmaya rağmen beslenme, tıbbi tedavi ve muayeneyi reddederek idari makamlarla aktif iş birliğini her defasında geri çeviren, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulundukları süreçte sürekli olarak tıbbi yönden takip edilen başvurucuların tahliye edilmemelerinin kötü muamele yasağının ihlali olduğu yönündeki şikâyetlerinin açıkça dayanaktan yoksun olduğu ifade edilmiştir.

B. Değerlendirme

20. Başvurucu Ebru Timtik'in bireysel başvuru yaptıktan sonra vefat ettiği de dikkate alınarak başvuru, yaşam hakkı ile kötü muamele yasağı kapsamında incelenmiştir.

21. Anayasa Mahkemesi Abdurrahman Beycur ve diğerleri ([GK], B. No: 2023/76490, 31/7/2025) kararında başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra vefat etmesi hâlinde bireysel başvurudan haberi olmayan mirasçılarının hak kaybına uğramaması için yapılması gerekenler hususunda genel ilkeleri belirlemiştir (bu ilkeler için anılan kararda bkz. § 39). Ne var ki aşağıda açıklanan nedenlerle başvuruda düşme kararı verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından başvurucu Ebru Timtik yönünden anılan kararda belirtilen ilkeler çerçevesinde bir değerlendirme yapılmasına veya başvurunun kabul edilebilirlik ölçütleri yönünden incelemeye tabi tutulmasına gerek görülmemiştir (başvurunun her hâlükârda kabul edilemez bulunması nedeniyle bazı kabul edilebilirlik ölçütleri yönünden inceleme yapılmasına gerek görülmeyen başvurulardan örnekler için bkz. Abdullah Akhamur ve diğerleri [1. B.], B. No: 2015/14355, 31/10/2018, § 56; Ali Sadet ve diğerleri [2. B.], B. No: 2018/6838, 8/6/2021, § 78; Mahmut Alkan [1. B.], B. No: 2018/7436, 20/10/2021, § 56).

22. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (5) numaralı fıkrasında kabul edilebilirlik şartları ve incelemesinin usul ve esasları ile ilgili diğer hususların Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nde (İçtüzük) düzenleneceği belirtilmiştir.

23. İçtüzük'ün “Düşme kararı” başlıklı 80. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Bölümler ya da Komisyonlarca yargılamanın her aşamasında aşağıdaki hâllerde düşme kararı verilebilir:

...

ç) Bölümler ya da Komisyonlarca saptanan herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi.

 (2) Bölümler ya da Komisyonlar; yukarıdaki fıkrada belirtilen nitelikteki bir başvuruyu, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde incelemeye devam edebilir."

24. Somut olayda Ağır Ceza Mahkemesi başvurucuların tahliye edilmeleri yönündeki taleplerini reddetmiş ve ilgili hastanelerde tıbbi takip ve tedavilerinin sağlanmasına karar vermiştir (bkz. §§ 12, 13). Başvurucular, bireysel başvuru yaparken açlık grevi nedeniyle hassaslaşan sağlık durumlarına rağmen yetersiz koşullara sahip hastanede tutulmaktan şikâyet etmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından eldeki başvuru hakkında bir karar verilmeden önce yapılan başvuru üzerine AİHM, başvurucuların benzer şikâyetlerini konu alan başvurunun (bkz. §§ 14-15) açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğu sonucuna ulaşmıştır. Anayasa Mahkemesi somut olaydaki bu olgunun özellikle AİHM'e bireysel başvuru yolunun ikincil olma niteliğiyle yakından bağlantılı olduğu kanaatindedir (benzer bir yaklaşım için bkz. Ferhat Encu (3) [GK], B. No: 2017/38747, 29/11/2023, § 30).

25. Somut başvuruda, AİHM'in verdiği kabul edilemezlik kararında değerlendirilen koşullar dışında Anayasa Mahkemesince yeni bir değerlendirme yapılmasını gerektiren bir gelişme yaşanmadığı görülmüştür. Bunun dışında başvurucular AİHM'e yaptıkları söz konusu başvurunun Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yoluyla ileri sürdüklerinden farklı şikâyetler içerip içermediği konusunda da herhangi bir bilgi sunmamıştır. Dolayısıyla AİHM'in anılan kararı sonrası eldeki başvuruya konu ihlal iddiaları açısından başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir nedenin kalmadığı anlaşılmıştır.

26. Öte yandan İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen, başvurunun incelenmesinin devamında Anayasa'nın uygulanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı herhangi bir durumun da söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun düşmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

A. Başvurunun DÜŞMESİNE,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 18/11/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Aytaç Ünsal ve Ebru Timtik [1. B.], B. No: 2020/22405, 18/11/2025, § …)
   
Başvuru Adı AYTAÇ ÜNSAL VE EBRU TİMTİK
Başvuru No 2020/22405
Başvuru Tarihi 10/8/2020
Karar Tarihi 18/11/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, açlık grevinin yol açtığı sağlık durumuna rağmen yetersiz koşullara sahip hastanede tutulma nedeniyle yaşam hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Kötü muamele yasağı Tutulanın sağlık durumunun tutulmayla uyumsuzluğu Düşme
Yaşam hakkı Koruma yükümlülüğünün ihlal edildiğine ilişkin diğer iddialar Düşme
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi