|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
|
|
ANAYASA MAHKEMESİ
|
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
EROL TÜYSÜZ BAŞVURUSU
|
|
(Başvuru Numarası: 2021/43939)
|
|
|
|
Karar Tarihi: 15/10/2025
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
Başkan
|
:
|
Basri BAĞCI
|
|
Üyeler
|
:
|
Engin YILDIRIM
|
|
|
|
Rıdvan GÜLEÇ
|
|
|
|
Kenan YAŞAR
|
|
|
|
Ömer ÇINAR
|
|
Raportör
|
:
|
Merve ARSLANTÜRK
|
|
Başvurucu
|
:
|
Erol TÜYSÜZ
|
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, ceza infaz kurumunda kalabalık odada tutulma nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 27/9/2021 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı BilişimSistemi aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
5. Başvurucu, başka bir ceza infaz kurumundan 5/12/2016 tarihinde naklen getirildiği Kocaeli 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) tahliye edildiği 11/1/2025 tarihine kadar hükümlü olarak barındırılmıştır.
6. Başvurucu, tutulduğu odada kalanların sayısının fazlalığı ile sağlık ve hijyen koşullarının uygun olmadığı şikâyetiyle Kocaeli 2. İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) başvurmuştur. İnfaz Hâkimliği, Ceza İnfaz Kurumunda kapasitenin üzerinde hükümlü/tutuklu barındırıldığı, nakil talebinde bulunularak Kurumdaki yoğunluğun azaltılmasının sağlandığı ancak yeni tutuklamalar nedeniyle mevcudun sürekli arttığı, ayrıca Ceza İnfaz Kurumundaki tüm koğuşlarda mevcut olan kalabalıklığa bağlı olarak yatak düzeni, hijyen ve barınma hususlarında başvurucuya veya başka birine özgü bir uygulama olmadığı, tüm hükümlü/tutukluların aynı uygulamaya tabi tutulduğu gerekçesiyle başvurucunun talebini reddetmiştir.
7. Başvurucunun İnfaz Hâkimliği kararına itirazı Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesince kesin olarak reddedilmiştir.
8. Başvurucu, nihai hükmü 15/9/2021 tarihinde öğrendikten sonra 27/9/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
9. Anayasa Mahkemesi, Ceza İnfaz Kurumundan başvurucunun tutulduğu sürece ilişkin ayrıntılı bilgi talep etmiştir. Ceza İnfaz Kurumunun 20/12/2022 tarihli yazılı cevabına göre;
- İnfaz Kurumunun resmî kapasitesi 1.048 kişidir. Başvuru tarihinde fiili olarak 1.456 hükümlü/tutuklu barındırılmakta olup bu sayı her gün değişmektedir.
- Başvurucu, resmî kapasitesi 16 kişi olan odalarda barındırılmıştır. 16 kişilik bütün odalar toplam 115,32 m²den oluşmaktadır. Bu odalar iki katlı olup alt katta kapısı ayrı olan 2,6 m²lik lavabo bölümü ve buradan kapısı ayrı olan 1,4 m²lik tuvalet, kapısı ayrı olan 1,4 m²lik duş bölümü, 32 m²lik ortak kullanım alanı (televizyon izleme, sohbet ve yemeiçme), 34 m²lik havalandırma bahçesi bulunmakta; üst katta ise yatakların bulunduğu 43,92 m²lik bölüm yer almaktadır.
- Kurumda mahkûmların barındırıldığı odalarda meydana gelebilecek koku ve akma gibi durumlara teknik servis personeli tarafından ivedilikle müdahale edilmekte, bakım ya da onarım gerektiren durumlar ve mahkûmların bu yöndeki talepleri titizlikle değerlendirilmektedir.
- Tüm odaların alt ve üst katlarında havalandırma penceresi bulunmaktadır. Odaların alt kat ortak kullanım alanında bir tarafı sabit, bir tarafı açılır olmak üzere 100x120 cm ölçülerinde iki, üst kat yatakhane kısmında bir tarafı sabit, bir tarafı açılır olmak üzere 100x125 cm ölçülerinde dört pencere vardır.
- Tüm odalara 7 gün 24 saat kesintisiz soğuk su sağlanmaktadır. Ayrıca her gün 06.00-09.00, 12.00-14.00 ve 18.00-22.00 saatleri arasında kota konulmaksızın sıcak su verilmektedir.
- Tüm odalarda hükümlü/tutuklu sayısı kadar yatak ve ranza olup tüm hükümlü/tutuklular kendilerine ait yataktan 24 saat esasına göre faydalanabilmektedir. Hükümlü/tutukluların istifade ettiği tüm yataklar 90x190 cm ölçüsündedir. Başvurucunun kaldığı odalarda mahkûm sayısı kadar yatak bulunduğundan başvurucu, yer yokluğu ya da başka bir gerekçeyle uyumak veya dinlenmek için kendi isteği dışında yerde uyumak veya dinlenmek zorunda kalmamaktadır.
- Hükümlü ve tutuklular; tekli odalar hariç olmak üzere tüm odalarda bulunan havalandırma bahçesinden her gün, havanın aydınlanmasındanhavanın kararmasına kadar geçen süre boyunca faydalanmaktadır. Başvurucu da bu kapsamda havalandırma imkânından faydalanmaktadır.
- Sabah 08.00 ile akşam 20.00 saatlerinde olmak üzere hükümlü ve tutukluların kaldığı odalarda günde iki kez, olağan dışı durumlarda her zaman sayım yapılmaktadır.
- Tüm odalarda mahkûmların özel eşyalarını ve kıyafetlerini muhafaza edebilecekleri dolaplar vardır. Bu kapsamda başvurucunun da kaldığı odada kişisel kullanımında bir dolap bulunmaktadır.
10. Ceza İnfaz Kurumunun başvurucunun hangi koğuşta, kaç kişi ile, ne kadar süre barındırıldığına ilişkin olarak 28/11/2024 tarihinde sunduğu tablo şu şekildedir: Koğuş mevcudu başvurucu dâhil edilerek bildirilmiştir. Tablodaki verilere göre başvurucuya tahsis edilenkişisel alan ve süresi (kişisel yüzey alanı 4 m² altında olan) aşağıdaki gibidir. Koğuşun boyutu, koğuş içi sıhhi tesisler ve havalandırma alanı hariç tutularak hesaplanmıştır.
|
Kişi Sayısı
|
Kaldığı Tarih Aralığı
|
Toplam Süre (gün)
|
Kişisel Alan
(m²)
|
|
30
|
20/5/21-25/5/2021 (6 gün)
|
6
|
2,53 m²
|
|
29
|
1/3/2017-14/3/2017 (14 gün)
2/5/2017-6/6/2017 (36 gün)
17/5/2021-19/5/2021 (3 gün)
|
53
|
2,61 m²
|
|
28
|
28/2/2017 (1 gün)
7/6/2017-12/6/2017 (6 gün)
22/6/2017-3/7/2017 (12 gün)
11/8/2017-19/9/2017 (40 gün)
16/10/2017-21/11/2017 (37 gün)
|
96
|
2,71 m²
|
|
27
|
14/2/2017-27/2/2017 (14 gün)
11/4/2017-1/5/2017 (21 gün)
13/6/2017-21/6/2017 (9 gün)
20/9/2017-1/10/2017 (12 gün)
6/10/2017-16/10/2017 (11 gün)
21/11/2017-22/11/2017 (2 gün)
26/4/2018-10/5/2018 (15 gün)
28/5/2018-11/7/2018 (45 gün)
18/12/2020-4/1/2021 (18 gün)
26/1/2021-14/2/2021 (20 gün)
18/3/2021-29/4/2021 (43 gün)
26/5/2021 (1 gün)
1/6/2021-2/6/2021 (2 gün)
21/6/2021-1/7/2021 (11 gün)
14/7/2021-29/7/2021 (16 gün)
|
240
|
2,81 m²
|
|
26
|
10/2/2017-13/2/2017 (4 gün)
10/4/2017 (1 gün)
4/7/2017-10/8/2017 (38 gün)
2/10/2017-5/10/2017 (4 gün)
19/4/2018-25/4/2018 (7 gün)
11/5/2018-27/5/2018 (17 gün)
12/7/2018-19/7/2018 (8 gün)
18/12/2019 (1 gün)
5/1/2021-25/1/2021 (21 gün)
15/2/2021-26/2/2021 (12 gün)
27/5/2021-31/5/2021 (5 gün)
3/6/2021-20/6/2021 (18 gün)
8/7/2021-13/7/2021 (6 gün)
|
142
|
2,92 m²
|
|
25
|
3/2/2017-9/2/2017 (7 gün)
15/3/2017-26/3/2017 (12 gün)
6/4/2017-9/4/2017 (4 gün)
23/11/2017-19/12/2017 (27 gün)
20/7/2018-24/7/2018 (5 gün)
5/4/2019-14/4/2019 (10 gün)
9/8/2019-4/9/2019 (27 gün)
19/12/2019-8/1/2020 (21 gün)
1/3/2021-9/3/2021 (9 gün)
2/7/2021-6/7/2021 (5 gün)
30/7/2021-4/8/2021 (6 gün)
24/9/2021-3/10/2021 (10 gün)
|
143
|
3,03 m²
|
|
24
|
16/1/2017-31/1/2017 (16 gün)
27/3/2017-4/4/2017 (9 gün)
20/12/2017 (1 gün)
9/4/2018-18/4/2018 (10 gün)
15/4/2019-16/5/2019 (32 gün)
26/7/2019-8/8/2019 (14 gün)
5/9/2019-12/9/2019 (8 gün)
23/9/2019 (1 gün)
19/2/2020-6/4/2020 (48 gün)
29/9/2020-11/10/2020 (13 gün)
22/10/2020-15/11/2020 (25 gün)
10/3/2021-17/3/2021 (8 gün)
7/5/2021-16/5/2021 (10 gün)
7/7/2021 (1 gün)
5/8/2021-11/8/2021 (7 gün)
27/8/2021-31/8/2021 (5 gün)
10/9/2021-23/9/2021 (14 gün)
|
222
|
3,16 m²
|
|
23
|
5/12/2016-18/12/2016 (14 gün)
28/12/2016-12/1/2017 (16 gün)
1/2/2017-2/2/2017 (2 gün)
5/4/2017 (1 gün)
21/12/2017-28/12/2017 (8 gün)
27/2/2018-8/4/2018 (41 gün)
25/7/2018 (1 gün)
17/5/2019-25/7/2019 (70 gün)
13/9/2019-22/9/2019 (10 gün)
10/10/2019-27/10/2019 (18 gün)
9/1/2020-18/2/2020 (41 gün)
7/4/2020-19/5/2020 (43 gün)
12/6/2020-28/6/2020 (17 gün)
12/10/2020-14/10/2020 (3 gün)
16/11/2020-17/12/2020 (32 gün)
12/8/2021-25/8/2021 (14 gün)
1/9/2021-9/9/2021 (9 gün)
4/10/2021-10/10/2021 (7 gün)
29/11/2021-6/12/2021 (8 gün)
26/1/2022 (1 gün)
|
356
|
3,30 m²
|
|
22
|
19/12/2016-27/12/2016 (9 gün)
13/1/2017-15/1/2017 (3 gün)
29/12/2017-11/2/2018 (45 gün)
26/7/2018-12/8/2018 (18 gün)
31/10/2018-12/11/2018 (13 gün)
24/9/2019-26/9/2019 (3 gün)
4/10/2019-9/10/2019 (6 gün)
20/5/2020-11/6/2020 (23 gün)
29/6/2020-2/7/2020 (4 gün)
15/10/2020-21/10/2020 (7 gün)
30/4/2021-5/5/2021 (6 gün)
26/8/2021 (1 gün)
11/10/2021-14/10/2021 (4 gün)
22/10/2021-24/10/2021 (3 gün)
27/1/2022-1/2/2022 (6 gün)
3/3/2022-8/3/2022 (6 gün)
15/3/2022-5/4/2022 (22 gün)
10/5/2022-23/5/2022 (14 gün)
|
193
|
3,45 m²
|
|
21
|
12/2/2018-26/2/2018 (15 gün)
13/8/2018-27/8/2018 (15 gün)
30/10/2018 (1 gün)
13/11/2018-27/1/2019 (76 gün)
15/2/2019-4/4/2019 (49 gün)
27/9/2019-3/10/2019 (7 gün)
28/10/2019-29/10/2019 (2 gün)
3/7/2020-26/8/2020 (55 gün)
15/10/2021-21/10/2021 (7 gün)
25/10/2021-26/10/2021 (2 gün)
5/11/2021-8/11/2021 (4 gün)
2/2/2022-15/2/2022 (14 gün)
9/3/2022-10/3/2022 (2 gün)
6/4/2022-11/4/2022 (6 gün)
9/5/2022 (1 gün)
24/5/2022-8/6/2022 (16 gün)
9/3/2023-23/3/2023 (15 gün)
|
287
|
3,61m²
|
|
20
|
28/8/2018-29/10/2018 (63 gün)
28/1/2019-30/1/2019 (3 gün)
11/2/2019-14/2/2019 (4 gün)
30/10/2019-9/12/2019 (41 gün)
27/8/2020-13/9/2020 (18 gün)
23/9/2020-28/9/2020 (6 gün)
27/10/2021-4/11/2021 (9 gün)
9/11/2021-14/11/2021 (6 gün)
7/12/2021-20/12/2021 (14 gün)
27/12/2021-30/12/2021 (4 gün)
24/1/2022-25/1/2022 (2 gün)
16/2/2022-2/3/2022 (15 gün)
11/3/2022-14/3/2022 (4 gün)
19/4/2022-27/4/2022 (9 gün)
4/5/2022-8/5/2022 (5 gün)
9/6/2022-25/6/2022 (17 gün)
11/8/2022-23/10/2022 (74 gün)
22/2/2023-8/3/2023 (15 gün)
24/3/2023-11/4/2023 (19 gün)
|
328
|
3,79m²
|
|
19
|
31/1/2019-10/2/2019 (11 gün)
10/12/2019-17/12/2019 (8 gün)
14/9/2020-22/9/2020 (9 gün)
6/5/2021 (1 gün)
19/11/2021-24/11/2021 (6 gün)
21/12/2021-26/12/2021 (6 gün)
31/12/2021-23/1/2022 (24 gün)
12/4/2022-18/4/2022 (7 gün)
28/4/2022-29/4/2022 (2 gün)
26/6/2022-18/7/2022 (23 gün)
5/8/2022-10/8/2022 (6 gün)
24/10/2022-6/11/2022 (14 gün)
1/2/2023-21/2/2023 (21 gün)
12/4/2023-22/5/2023 (41 gün)
8/6/2023-21/6/2023 (14 gün)
7/7/2023-14/9/2023 (70 gün)
1/10/2023-6/12/2023 (67 gün)
11/12/2023-7/1/2024 (28 gün)
|
358
|
3,99m²
|
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
11. Anayasa Mahkemesinin 15/10/2025 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adli Yardım Talebi Yönünden
12. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay ([2. B.], B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
B. Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
13. Başvurucu, barındırıldığı koğuşun çok kalabalık olması nedeniyle asgari yaşam ve hijyen koşullarının sağlanamadığını ileri sürmüştür. Bakanlık görüşünde; hükümlü/tutuklu sayısının arttığı zamanlarda Kurumun fiziki şartlarında geçici olarak sıkıntılar yaşanabildiği ancak bu sıkıntıların en kısa sürede giderilmek için önlemler alındığı belirtilerek başvurunun kabul edilebilirliği ve şikâyetin esası bakımından Anayasa'nın, mevzuat hükümlerinin, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının yapılacak tespit ve değerlendirmelerde dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında ihlal iddialarının Bakanlık cevabi yazısıyla da doğrulandığını, mağduriyetinin devam ettiğini ifade etmiştir.
2. Değerlendirme
a. Kabul Edilebilirlik Yönünden
14. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Esas Yönünden
i. Genel ilkeler
15. İnsan onurunun korunması amacıyla Anayasa'nın 17. maddesinin ilk fıkrasında maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı güvence altına alınmış; aynı maddenin üçüncü fıkrasıyla da kişilere işkence ve eziyet yapılması, kişilerin insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulması yasaklanmıştır. Bu yasak için herhangi bir istisnanın kabul edilmemesi ve Anayasa'nın 15. maddesinde savaş, seferberlik veya olağanüstü hâllerde de maddi ve manevi varlığın bütünlüğüne dokunulamayacağının ifade edilmesi, yasağın mutlak niteliğini ortaya koymaktadır (Cezmi Demir ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/293, 17/7/2014, §§ 80, 83; Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, §§ 72, 74, 75).
16. Anılan yasak kapsamında kalan hususlar, ceza infaz kurumlarında farklı şekillerde tezahür edebilir. Bunlar ceza infaz kurumu idaresi ve görevlilerinin kasıtlı davranışlarından kaynaklanabileceği gibi yönetimsel hatalar veya yetersiz kaynaklar sebebiyle de ortaya çıkabilir (Turan Günana [1. B.], B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 37).
17. Anayasa'nın 17. maddesi, tutuklu ve hükümlülerin tutulma koşullarının da insan onuruna yakışır bir şekilde olmasını koruma altına alır. Bu nedenle tutuklu ve hükümlüler özgürlükten mahrum kalmalarının doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntı veya eziyet çekecekleri bir duruma sokulmamalıdır. Ayrıca bu kişilerin sağlık ve esenlikleri yeterli bir şekilde güvence altına alınmalı ve bu kişilere gerek duydukları tıbbi yardım sağlanmalıdır (Turan Günana, § 39).
18. Bir muamelenin Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının kapsamına girebilmesi, asgari bir ağırlık derecesine (ciddiyet seviyesine) ulaşmasına bağlıdır. Ceza infaz kurumundaki tutulma koşullarının bahsi geçen asgari ağırlık eşiğine ulaşıp ulaşmadığı konusunda yapılacak değerlendirmede tutulma süresi, açık havada egzersiz yapma olanakları, koşulların neden olduğu fiziksel ve psikolojik etkiler, bazı durumlarda mahpusun yaşı, cinsiyeti, sağlığı ve davanın tüm koşulları gibi birçok faktörün önemli rol oynadığı belirtilmelidir. Bunlarla birlikte tutulma koşullarının kötü muamele oluşturup oluşturmadığı belirlenirken kişisel alan faktörünün temel bir unsur olarak dikkate alınması gerektiği vurgulanmalıdır (Cengiz Yetgin [GK], B. No: 2019/39068, 14/6/2023, § 58. Geri gönderme merkezindeki tutulma koşulları yönünden yapılan benzer değerlendirme için bkz. K.A.[GK], B. No: 2014/13044, 11/11/2015, § 93).
19. Ceza infaz kurumlarındaki aşırı kalabalıklaşma ve buna bağlı oluşan kişisel alan eksikliğine ilişkin şikâyetlerin incelenmesinde dikkate alınacak temel ilkeler Levent Cantekin ([GK], B. No: 2019/34408, 9/10/2024, §§ 33, 34) kararında ortaya konmuştur. Sözü edilen ilkelere göre tutuklu ve hükümlülerin tutulduğu çok kişilik koğuşlarda kişi başına düşen yüzey alanı en az 3 m² olmalıdır. Mahpus başına düşen yüzey alanının hesabında banyo ve tuvalet gibi sıhhi tesis bölümü ile havalandırma bahçesi yaşam alanına dâhil edilmese de mobilyaların kapladığı alan dâhil edilir. Çok kişilik koğuşlarda mahpus başına düşen yüzey alanı 3m²den az ise ya da her tutuklu ve hükümlünün ayrı bir uyku yeri yoksa veya koğuşun genel yüzeyi tutuklu ve hükümlülerin mobilyalar arasında serbestçe hareket etmesine izin vermiyorsa tutulma koşullarının kötü muamele yasağını ihlal ettiği yönünde güçlü bir karine oluşur. Bu karine ancak üç unsurun bir arada bulunması durumunda ortadan kaldırılabilir. İlk unsur asgari kişisel alanın 3 m²nin altına düşmesinin kısa süreli, küçük çaplı ve ara sıra olmasıdır. İkinci unsur bu tür azalmaların koğuş dışı yeterli dolaşım özgürlüğü ve yeterli koğuş dışı etkinliklerle desteklenmesidir. Son unsur tutuklu ve hükümlünün genel olarak uygun nitelikte olan ve tutulma koşullarını ağırlaştırıcı başka bir unsur taşımayan bir ceza infaz kurumunda tutulmasıdır.
20. Mahpusların 3 m² ile 4 m² arasında kişisel alana sahip olduğu hâllerde alan faktörü, tutulma koşullarının yeterliliğinin değerlendirilmesinde önemlidir ve bu durumun uygunsuz tutulma koşullarının diğer yönleriyle birleşmesi hâlinde kötü muamele yasağı ihlal edilmiş olur. Mahpusların daha fazla kişisel alana sahip olmaları nedeniyle kişisel alan sorununa ilişkin herhangi bir sorunun ortaya çıkmadığı durumlarda ise tutulma koşullarının yeterliliği konusunda tutulma koşullarının diğer yönleri değerlendirilmelidir. Tutulma koşullarının diğer yönleri arasında temel sıhhi ve hijyen gereklerine uygunluk, tuvalet ve banyonun mahrem kullanılması, açık hava egzersizine, doğal ışık veya havaya erişim, havalandırma ve ısıtma sistemlerinin yeterliliği yer alır. Belirtilen koşullar altında tutulmanın süresi de dikkate alınmalıdır (Levent Cantekin, § 35).
ii. İlkelerin Olaya Uygulanması
21. Başvurucu, şikâyetçi olduğu Ceza İnfaz Kurumunda 5/12/2016 tarihinden tahliye edildiği 11/1/2025 tarihine kadar barındırılmıştır. Ceza İnfaz Kurumunca başvurucunun kaç kişi ile ne kadar süre barındırıldığı yukarıdaki tabloda belirtildiği şekliyle bildirilmiştir. Bu veriler ve Ceza İnfaz Kurumunun önceki cevabi yazıları birlikte değerlendirilerek başvurucuya tahsis edilen 4 m² altındaki kişisel alan hesaplanmıştır (bkz. § 10). Buna göre başvurucuya tahsis edilen kişisel alanın 537 gün boyunca 3 m²nin altında olduğu tespit edilmiştir. Başvurucu, 1.887 gün ise 3 m² ile 4 m² arasında kişisel alanda barındırılmıştır. Başvurucunun 4 m² üzerinde kişisel alana sahip olması nedeniyle kişisel alana ilişkin bir sorununun olmadığı dönemde tutulma koşullarının diğer yönlerinin yetersizliğine ilişkin bir şikâyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle başvurucunun tutulma koşulları -sahip olduğu kişisel yaşam alanı gözetilerek- iki başlık altında incelenecektir:
1. Başvurucunun 3 m²den Daha Az Kişisel Yaşam Alanına Sahip Olduğu Dönem Yönünden
22. Başvurucuya barındırıldığı Ceza İnfaz Kurumunda -farklı tarih aralıklarında olmak üzere -toplam 537 gün 3 m²nin altında kişisel alan sağlanabilmiştir (detaylı bilgi için bkz. § 10). Asgari kişisel yaşam alanındaki bu azalma kendi başına tutulma koşullarının kötü muamele yasağını ihlal ettiği yönünde güçlü bir karine oluşturmaktadır.
23. Anayasa'nın 17. maddesinin ihlaline yönelik olarak ortaya çıkan güçlü karine üç unsurun bir arada bulunması hâlinde ortadan kaldırılabilecektir. İlk olarak değerlendirilmesi gereken asgari kişisel alanın 3 m²nin altına düşmesinin süresi, sıklığı ve çapıdır. Başvurucu 2/5/2017-6/6/2017 (36 gün) tarihleri arasında 28, 11/8/2017-19/9/2017 (40 gün) tarihleri arasında 27, 16/10/2017-21/11/2017 (37 gün) tarihleri arasında 27, 28/5/2018-11/7/2018 (45 gün) tarihleri arasında 26, 18/3/2021-29/4/2021 (43 gün) tarihleri arasında 26, 4/7/2017-10/8/2017 (38 gün) tarihleri arasında 25 tutuklu/hükümlüyle tutulmuş ve bu sürede 3 m²den daha az yüzey alanına sahip olmuştur. Dolayısıyla başvurucunun 3 m²den daha az yüzey alanına sahip olması ara sıra ve kısa süreyle olmamıştır. Başvurucu toplamda 537 gün 3 m²den daha az yüzey alanında barındırılmıştır. Bu nedenle meydana gelen alan azalmaların -tutulma koşullarının ayrı ayrı ve başvurucu üzerindeki toplu etkileri hesaba katılarak- Anayasa'nın 17. maddesi anlamında kötü muamele yasağı olarak nitelendirilmesi için gerekli olan ağırlık seviyesine ulaştığı sonucuna varılmıştır. Güçlü karinenin ortadan kalkması için aranan ilk unsurun sağlanmadığı anlaşıldığından asgari kişisel alandaki azalmaların koğuş dışı yeterli dolaşım özgürlüğü ve koğuş dışı etkinliklerle desteklenmesine, başvurucunun genel olarak uygun nitelikte olan ve tutulma koşullarını ağırlaştırıcı başka bir unsur taşımayan bir ceza infaz kurumunda tutuluyor olmasına ilişkin diğer iki unsurun değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
24. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
2. Başvurucunun 3 m² İle 4 m² Arasında Kişisel Yaşam Alanına Sahip Olduğu Dönem Yönünden
25. Başvurucuya, Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı 1.887 günde 3 m² ile 4 m² arasında kişisel alan imkânı sağlanabilmiştir (bkz. § 10). Anayasa Mahkemesi mahpusların asgari kişisel alana sahip olduğu hâllerde kötü muamele yasağı kapsamında bir değerlendirme yaparken kişisel yaşam alanı büyüklüğünün asgari standardı karşılamasının her zaman tek başına yeterli olmadığını, tutulma koşullarının diğer yönlerinin yeterliliğinin de incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu durumda alan faktörü asgari standardı karşılasa da açık hava egzersizine, doğal ışığa veya havaya erişim, havalandırmanın mevcudiyeti, ısıtma düzenlemelerinin yeterliliği, tuvaleti özel olarak kullanma, temel sıhhi ve hijyen gerekliliklerine uygunluk gibi diğer unsurların eksikliğiyle birleştiğinde 17. maddenin ihlal edildiğine karar verilebilecektir. Bu nedenle başvurucunun alan faktörü dışındaki tutulma koşulları incelenmelidir.
26. Somut olayda odalarda yer alan lavabo, tuvalet ve duşların ayrı bir kapısının olduğu, tuvalet ve banyo gibi sıhhi alanlarda mahremiyet sağlandığı, başvurucunun her gün hem soğuk hem de sıcak suya erişebildiği ve zaman sınırlaması olmaksızın bundan yararlandığı, kendisine ait bir yatağının olduğu tespit edilmiştir. Ceza İnfaz Kurumunca, odalarda koku ve akma gibi durumlarda derhâl teknik bir personelin görevlendirildiği belirtilmiş olup sıhhi normlara ve temel hijyen kurallarına aykırı bir durum tespit edilememiştir. Odaların havalandırma bahçesine açılan bir kapısı, her bir birimin havalandırma ve ışık sağlayan birden fazla penceresi olduğu, başvurucunun her gün havanın aydınlanmasından havanın kararmasına kadar havalandırma bahçesine çıkma imkânı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle temizlik, havalandırma ve aydınlatma dâhil genel koşulların tutulma koşullarının standartlarına göre yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.
27. Sonuç olarak tutulma koşullarının fiziksel ve ruhsal etkileri ayrı ayrı ve başvurucu üzerindeki toplu etkisi hesaba katılarak değerlendirildiğinde başvurucunun 3 m² ile 4 m² arasında kişisel yaşam alanına sahip olduğu dönemdeki tutulma koşullarının Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamına girebilmesi için aranan asgari ağırlık eşiğine ulaşmadığı neticesine varılmıştır.
28. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.
V. GİDERİM
29. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 1.000.000 TL maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
30. Başvurucunun şikâyetçi olduğu Ceza İnfaz Kurumunda hâlihazırda bulunmadığı anlaşıldığından ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. İhlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvurucuya manevi zararları karşılığında net 225.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvurucu, yeterli bilgi ve belge sunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. 1. Başvurucunun 3 m²den daha az kişisel yaşam alanına sahip olduğu dönem yönünden Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının İHLAL EDİLDİĞİNE,
2. Başvurucunun 3 m² ile 4 m² arasında kişisel yaşam alanına sahip olduğu dönem yönünden Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
D. Başvurucuya net 225.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için Kocaeli 2. İnfaz Hâkimliğine (E.2021/94, K.2021/353), Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine (2021/1432 D.İş) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 15/10/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.