TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
HAMDİ BOZKURT BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2021/6231)
Karar Tarihi: 29/1/2026
Başkan
:
Basri BAĞCI
Üyeler
Engin YILDIRIM
Rıdvan GÜLEÇ
Kenan YAŞAR
Ömer ÇINAR
Raportör
Yücel ARSLAN
Başvurucu
Hamdi BOZKURT
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, ziyaret gününün öğrenim gören çocuklarıyla görüşmeyi sağlayacak şekilde belirlenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, Kayseri 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Kurum) hükümözlü olarak bulunduğu dönemde çocuklarının eğitim durumu nedeniyle hafta içi olarak belirlenen ziyaret gününün hafta sonuna alınması için Kuruma müracaat etmiştir. Kurum İdare ve Gözlem Kurulu (Kurul) kararında; Kurumun kapasitesi, personel yetersizliği ile kurumun asayiş ve güvenliği gözönüne alındığında ziyaret gününün belirlenenden başka bir güne alınmasının güvenlik sorunlarına neden olacağı gerekçesine yer vermiştir. Kurul, kararda COVID-19 pandemisi nedeniyle bazı tedbirlerin yürürlüğe girdiğini, mahpusların öğrenim gören çocuklarının eğitim-öğretiminden ve devamsızlık sorunu yaşamasından dolayı hafta sonu ziyaret yapma yönünde talepleri bulunmakta ise de COVID-19 tedbirleri kapsamında okullarda yüz yüze eğitime sınırlı süre ile ara verildiği ve uzaktan eğitime geçildiği hususlarını da dikkate aldığını belirtmiş ve talebi reddetmiştir.
3. Başvurucu; Kurul kararına karşı Kayseri 1. İnfaz Hâkimliğine (Hâkimlik) şikâyette bulunmuştur. Hâkimlik; Kurul kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ayrıca hükümözlü açısından herhangi bir hak mahrumiyeti oluşmadığı gerekçesiyle 24/12/2020 tarihinde şikâyeti reddetmiştir.
4. Başvurucu; karara karşı Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine (Mahkeme) itirazda bulunmuş, Mahkeme 13/1/2021 tarihli kararı ile itirazı reddetmiştir.
5. Başvurucu, nihai kararı 27/1/2021 tarihinde öğrendikten sonra 4/2/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
6. Başvurucu 2/3/2022 tarihinde yapılan duruşmada adli kontrol altına alınmak şartıyla tahliye edilmiştir.
7. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
8. Başvurucu; çocuklarının örgün eğitime devam etmesi nedeniyle hafta içi görüşe gelemediklerini, mesafeden dolayı hafta içi görüşe geldikleri zaman tüm gün okula gidemediklerini, hafta sonu görüş yapılmasına ilişkin talebinin haksız şekilde reddedildiğini belirterek haberleşme hürriyeti ve eğitim hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
9. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; ilgili mevzuat ile içtihada yer verilerek başvurucunun özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda inceleme yapılırken Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri, Anayasa Mahkemesi içtihadı ve somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
10. Başvuru, aile hayatına saygı hakkı kapsamında incelenmiştir.
11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
12. Hükümlü ve tutukluların haftalık telefon görüşme gün ve saatlerinin öğrenim gören çocuklarıyla görüşme sağlayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğine ilişkin genel ilkeler Anayasa Mahkemesinin Yeliz Erten ([2. B.], B. No: 2020/99, 11/3/2021, §§ 34-38) kararında açıklanmıştır. Bu bağlamda Anayasa'nın 20. ve 41. maddeleri ebeveynin çocuklarıyla bütünleşmesinin sağlanması amacıyla tedbirler alınmasını isteme hakkını ve kamusal makamların bu tür tedbirleri alma yükümlülüğünü içermektedir. Mahkemeler, idari makamlar ve yasama organı tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun üstün yararının gözetilmesi ve aile ilişkilerinin sürdürülmesini sağlayacak şekilde hareket edilmesi devletin pozitif yükümlülüklerinin gereğidir. Hükümlü ve tutukluların bazı haklarının sınırlandırılması, tutulmanın kaçınılmaz sonucu olsa da ceza infaz kurumu idaresi hükümlü ve tutukluların ailesiyle temasını sağlayacak tedbirler almak zorundadır. Bu tedbirler alınırken çocuğun yüksek yararı gözetilerek kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi ile aile hayatına saygı hakkı arasında adil bir denge sağlanmalı ve bu konuda ikna edici gerekçeler ortaya konmalıdır. Telefonla görüşme hakkı konusunda tespit edilen bu ilkeler, açık ve kapalı görüşlerin çocuk ve ebeveynin aile bağlarını sürdürecek şekilde temas etmesini sağlaması bakımından da geçerlidir (aynı yönde değerlendirmeler için bkz. Kenan Gülbay [2. B.], B. No: 2020/9239, 8/6/2023, § 10; Enes Akelma ve diğerleri [1. B.], B. No: 2020/37466, 8/2/2024, § 10; Şaban Cinoğlu [2. B.], B. No: 2020/8674, 8/6/2023, § 9).
13. Başvurucunun çocuklarının örgün eğitime devam ettiği ve ziyaret hakkının hafta içi kullandırılması nedeniyle çocuklarının eğitimini aksatmaksızın görüşemediği konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
14. Başvurucunun talebi Kurul tarafından personel yetersizliği, güvenlik zaafı gibi nedenlerle reddedilmiş ise de hafta sonu görev yapan personelin sayısı ve görevlerine dair somut bilgilere kararda yer verilmemiş; yaşanacağı belirtilen güvenlik sorunu hakkında genel ifadeler ve COVID-19 pandemisinden dolayı eğitim kurumlarında yüz yüze eğitime ara verildiğinin belirtilmesi dışında çocuğun üstün yararını da gözeten, ikna edici ve objektif bir gerekçe ya da güvenlik riskine ilişkin somut bir olay ortaya konulamamıştır. Ziyaret gününün hafta sonu olacak şekilde ayarlanmasının Kurumun güvenliğini ne şekilde tehlikeye düşüreceği, ilgili kararlarda somut ve yeterli şekilde açıklanmamıştır. Bu durumda idarenin uygulaması ile yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde çocuğun üstün yararı gözetilerek aile ilişkilerinin devamlılığını sağlayacak şekilde hareket edilmediği, başvurucunun talebinin neden karşılanamadığı hususunda ilgili kararlarda somut ve yeterli bir gerekçe sunulmadığı anlaşıldığından aile hayatına saygı hakkı bakımından devletten beklenen pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmediği sonucuna ulaşılmıştır.
15. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
16. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 500.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
17. Başvurucunun tahliye edildiği anlaşıldığından tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
18. Öte yandan ihlalin niteliği dikkate alındığında başvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 487,60 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için Kayseri 1. İnfaz Hâkimliğine (E.2020/4859, K.2020/4852), Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine (2020/2559 D.İş) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 29/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.