logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Mesut Hacıdervişoğlu [1. B.], B. No: 2022/104416, 11/2/2026, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MESUT HACIDERVİŞOĞLU BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/104416)

 

Karar Tarihi: 11/2/2026

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Recai AKYEL

 

 

Selahaddin MENTEŞ

 

 

Muhterem İNCE

 

 

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Yusuf KARABULAK

Başvurucu

:

Mesut HACIDERVİŞOĞLU

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, ceza infaz kurumu tarafından verilen disiplin cezasına karşı yapılan şikâyette uyuşmazlığın esasına etkili iddiaların ilgili ve yeterli gerekçeyle karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu; Türkoğlu Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmakta, aynı zamanda Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (Üniversite) Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Giyim Üretim Teknolojisi Bölümü 1. sınıfta okumaktadır. Başvurucu, örgün usulde eğitim görecek olması sebebiyle Türkoğlu AçıkCeza İnfaz Kurumundan Kahramanmaraş E Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) nakil yoluyla gelmiştir.

3. Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan ve başvurucuyla birlikte örgün eğitim gören bir mahpusun kullandığı cep telefonunu kurum görevlilerine teslim etmesi ve başvurucuyla cep telefonu üzerinden yazışma yaptığını göstermesi üzerine, başvurucu da okuldayken cep telefonu kullandığını kurum görevlilerine itiraf etmiştir. Başvurucu, eşine ait olan telefonu sabah okula giderken aldığını, akşam okul çıkışında eşine iade ettiğini, sadece okuldaki hocaların verdiği ders notlarını telefonuna indirerek eğitime katkı olması amacıyla telefon kullandığını, ders dışında farklı amaçlar için kullanmadığını, cep telefonu kullanmanın yasak olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

4. Bu duruma ilişkin düzenlenen tutanağa istinaden başvurucu hakkında disiplin soruşturması başlatılmış ve savunmasının istenmesi üzerine başvurucu yazılı savunmasını yapmıştır. Başvurucu, görevlilerce okuldayken denetlenecekleri yönünde uyarıda bulunulduğunu ancak cep telefonu kullanılmaması gerektiği yönünde bir uyarının yapılmadığını, ilk defa ceza infaz kurumundan üniversiteye gittiğini, bu konuyla alakalı kendilerine bir bilgilendirme yapılmadığını, cep telefonu kullanımıyla ilgili bir yasaktan haberinin olmadığını, eşine ait olan cep telefonuna ders notlarını attırarak çıktılarını aldığını belirtmiştir. Cep telefonu kullandığını bildiren diğer mahpus da cep telefonu kullanmanın yasak olduğunu bilmediğini, bu konunun kendisine yazılı veya sözlü olarak tebliğ edilmediğini ifade etmiştir.

5. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı (Disiplin Kurulu) 13/10/2022 tarihli kararında öncelikle 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 37. maddesine atıfta bulunarak düzeni, güvenliği ve disiplini bozan davranışların disiplin cezasıyla cezalandırılacağını, eğitim sebebiyle geçici olarak kurum dışında bulunulması hâllerinde işlenilen suçların kurum içinde işlenmiş olarak değerlendirileceği belirtilmiştir. Başvurucunun Üniversitede cep telefonu kullanması sebebiyle 5275 sayılı Kanun'un 44. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (g) bendinde yer alan her türlü ateşli silah, mermi, patlayıcı madde, kesici, delici, yaralayıcı, bereleyici alet, yakıcı, aşındırıcı, boğucu, bayıltıcı, kör edici gaz ve ecza, her türlü zehir ve uyuşturucu ilaç ve madde, cep telefonu, telsiz ve sair elektronik haberleşme aracını kuruma sokmak, bulundurmak ve kullanma disiplin suçunu işlediği gerekçesiyle 11 gün hücreye koyma cezası vermiştir. Kararda; başvurucu her ne kadar cep telefonunu doküman almak için kullandığını beyan etmişse de bu beyana itibar edilmediği, başvurucunun mevcut durumunu ve telefon kullanamayacağını öğretim görevlisine beyan etmesi durumunda dokümanların CD ortamına aktarılabileceği, ceza infaz kurumunda bu belgeleri bilgisayar ortamında izleyip görebileceği, ayrıca ücreti tarafınca karşılanmak şartıyla çıktı alabileceği belirtilmiştir. Bununla birlikte uzun yıllardır hükümlü olarak çeşitli ceza infaz kurumlarında kalan başvurucunun cep telefonunun yasak olduğunu öğrenmiş olacağı, ceza infaz kurumlarına kabullerinde tutuklu ve hükümlülere Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü İyileştirme ve Topluma Kazandırma Daire Başkanlığınca hazırlanan Hükümlü ve Tutuklu El Kitabı'nın verildiği ifade edilmiştir. Öte yandan, başka bir mahpusun telefonundan gösterilen mesajda başvurucuya "Mesut ayık ol, kontrole geldiler, memet telefonu yakaladı" şeklinde mesajdan başvurucunun söz konusu cep telefonunu kullandığı tespitine yer verilmiştir.

6. Başvurucu, hakkında verilen hücreye koyma disiplin cezasına karşı 28/10/2022 tarihinde Kahramanmaraş İnfaz Hâkimliği (Hâkimlik/İnfaz Hâkimliği) nezdinde şikâyet başvurusunda bulunmuştur. Dilekçede; cep telefonu kullanmanın yasak olduğunu bilmediğini, bilakis eğitim görmesi sebebiyle serbest olduğunu düşündüğünü, diğer hükümlü arkadaşının attığı mesajı görmediğini, kurum görevlilerine telefon kullandığını kendisinin söylediğini ifade etmiştir.

7. İnfaz Hâkimliği 3/11/2022 tarihinde şikâyeti reddetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir:

"...her ne kadar hükümlü ceza infaz kurumunda cep telefonu kullanmanın yasak olduğunun kendisine tebliğ edilmediğini belirtmiş ise de, kanunları bilmemenin mazeret olarak kabul edilemeyeceği, savunmalarında da geçtiği üzere ders çalışmak amacıyla cep telefonu kullandığını ikrar etmiş olması karşısında eylemi sabit olduğundan usul ve yasaya uygun karara karşı yapılan itirazın reddi ile cezanın onanmasına..."

8. Başvurucu 11/11/2022 tarihinde İnfaz Hâkimliği kararına itiraz etmiştir. Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) 21/11/2022 tarihinde Hâkimlik kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir.

9. Başvurucu, nihai hükmü 29/11/2022 tarihinde tebellüğ ettikten sonra 6/12/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

10. Komisyonca, adli yardım talebinin kabulü ile başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

11. Başvurucu; diğer öğrenciler gibi eğitim amaçlı cep telefonunu kullanması nedeniyle cezalandırıldığını, cep telefonu kullanımının yasak olduğunun tarafına bildirilmediğini belirterek eğitim hakkı kapsamında eşitlik hakkı ile bilgi edinme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

12. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, ifade özgürlüğü ve ifade özgürlüğü ile birlikte eşitlik hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

13. Başvurunun gerekçeli karar hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

14. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

15. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı, kişilerin hakkaniyete uygun bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve bu amaca uygunluk yönünden yargılamanın denetlenmesini amaçlamaktadır. Mahkeme kararlarının, davanın temel maddi ve hukuki sorunları ile taraflarca ileri sürülen ve davanın sonucunu etkileyen iddia ve itirazlar hakkında delillerle bağ kurulmak suretiyle yeterli gerekçe içermesi zorunludur. Uyuşmazlığın hukuki ve maddi sorunlarıyla ilgisiz değerlendirmelere kararda yer verilmesi de gerekçeli karar hakkıyla bağdaşmamaktadır. Karar gerekçesinin belirtilen unsurları taşıması, yargılamanın adil yargılanma hakkı güvencelerine uygun şekilde yürütülüp yürütülmediğinin taraflarca öğrenilmesini sağladığı gibi ayrıca demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).

16. Diğer taraftan kanun yolu incelemesi yapan merciin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterli görülebilir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan veya ancak ilk defa kanun yolu merciine ileri sürülebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazların kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açabilir (bazı farklılıklarla birlikte bkz. Mehmet Yavuz [1. B.], B. No: 2013/2995, 20/2/2014, § 51).

17. Somut olayda başvurucu, örgün eğitim gördüğü Üniversitede eşine ait cep telefonu kullandığını kurum görevlilerine iletmesi üzerine hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda disiplin cezasıyla cezalandırılmıştır. Disiplin Kurulu, Üniversite ile Ceza İnfaz Kurumu arasında bir ayrımda bulunmaksızın Üniversitede cep telefonu kullanılmasını Ceza İnfaz Kurumunda kullanmak olarak değerlendirerek cezalandırma yoluna gitmiştir. Başvurucu, Üniversitede cep telefonu kullanmanın yasak olduğunu bilmediğini, denetlenecekleri yönünde bilgi verilmesine karşın cep telefonu kullanmanın yasak olduğuna ilişkin yazılı ve sözlü bir bildirim tebliğ edilmediğini disiplin soruşturması ve yargılama sürecinde ileri sürmüş; eşine ait cep telefonunu eğitim amaçlı kullandığını, cep telefonuna başka bir mahpus tarafından gönderilen mesajı görmediğini belirtmiştir. Başvurucuyla birlikte eğitim gören ve cep telefonu kullandığı anlaşılan bir diğer mahpus tarafından da cep telefonu kullanımının yasak olduğunun bildirilmediği beyan edilmiştir.

18. İnfaz Hâkimliğince cep telefonu kullanımının yasak olduğuna yönelik 5275 sayılı Kanun'un 22. maddesinde düzenlenen usulde bildirimde bulunulmadığına ilişkin başvurucunun esaslı iddiasıyla ilgili olarak herhangi bir şekilde değerlendirmede bulunulmadığı anlaşılmaktadır. İnfaz Hâkimliğinin kararına bakıldığında (bkz. § 7), başvurucuya naklen geldiği Ceza İnfaz Kurumunda yapılan tebliğlere yönelik bir araştırmaya gidilmediği, bunun yanında başvurucunun kendisine başka bir mahpus tarafından atılan mesajın görülüp görülmediği ve aralarında bir mesajlaşma olduğuna yönelik inceleme yapılmadığı, kanunu bilmemenin mazeret olmadığı gerekçesiyle şikâyetin reddine karar verildiği görülmektedir. Benzer iddialar öne sürülerek Ağır Ceza Mahkemesine yapılan esaslı itirazların da herhangi bir değerlendirmeye yer verilmeksizin reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, yargı mercilerince en azından başvurucunun iddialarına yönelik neden değerlendirme yapma gereği duyulmadığının kararlarda belirtilmesi, esasa etkili bir iddianın makul ve yeterli bir gerekçeyle karşılanması açısından önem arz etmektedir.

19. Kural olarak mahkeme kararlarında esasa ilişkin hususlarda yeterli gerekçe bulunması hâlinde kanun yolu merciince bu karara atfen değerlendirme yapılması makul görülebilir. Mahkeme kararlarında gerekçe bulunmadığı hâllerde ise kişilerin ileri sürdüğü esaslı itirazların kanun yolu mercii tarafından gerekçeli bir şekilde karşılanması gerekir. Bu itibarla somut olayda yargısal fonksiyonun esasını oluşturan uyuşmazlığın içinde yer alan maddi ve hukuki sorunların bütünüyle ele alınması ve karara bağlanması işlevinin ilgili yargısal mercilerce yeterli bir gerekçe sunulmayarak yerine getirilmediği, böylece gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

20. Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

21. Başvurucu, haksız bir şekilde disiplin cezasına maruz kaldığını belirterek eşitlik ilkesinin ve bilgi edinme hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Mevcut başvuruda gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığından eşitlik ilkesinin ve bilgi edinme hakkının ihlal edildiğine yönelik iddialarla ilgili olarak bu aşamada bir inceleme yapılmasına gerek olmadığına karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

22. Başvurucu, ihlalin tespiti talebinde bulunmuştur.

23. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

24. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın neticesiyle ilgili bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne, reddine ya da beraate veya mahkûmiyete karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Diğer ihlal iddialarının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,

D. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Kahramanmaraş 1. İnfaz Hâkimliğine (E.2022/8775, K.2022/8921) GÖNDERİLMESİNE,

E. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 11/2/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Mesut Hacıdervişoğlu [1. B.], B. No: 2022/104416, 11/2/2026, § …)
   
Başvuru Adı MESUT HACIDERVİŞOĞLU
Başvuru No 2022/104416
Başvuru Tarihi 6/12/2022
Karar Tarihi 11/2/2026

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, ceza infaz kurumu tarafından verilen disiplin cezasına karşı yapılan şikâyette uyuşmazlığın esasına etkili iddiaların ilgili ve yeterli gerekçeyle karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) Gerekçeli karar hakkı (ceza) İhlal Yeniden yargılama
İfade özgürlüğü Bilgi Edinme Hakkı İncelenmesine Yer Olmadığı
Ayrımcılık yasağı Ayrımcılık İncelenmesine Yer Olmadığı
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi