TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
R.A. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2022/106565)
Karar Tarihi: 4/3/2026
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan y.
:
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üyeler
Selahaddin MENTEŞ
İrfan FİDAN
Muhterem İNCE
Yılmaz AKÇİL
Raportör
Merve ARSLANTÜRK
Başvurucu
R.A.
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, sınır dışı etme kararı nedeniyle yaşam hakkı ve kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olan başvurucu hakkında Osmaniye İl Göç İdaresi Müdürlüğünce 23/6/2022 tarihinde 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi uyarınca sınır dışı etme kararı verilmiştir. Sınır dışı etme kararında, başvurucunun menşe ülkesine gönderilmesinde 6458 sayılı Kanun'un 4. maddesi ve55. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi kapsamında sakınca bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle başvurucunun gidebileceği güvenli üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilmesine veya gönüllü olması hâlinde menşe ülkesine çıkışının sağlanmasına karar verilmiştir.
3. Başvurucunun anılan kararın iptali talebiyle açtığı dava Adana 1. İdare Mahkemesi (İdare Mahkemesi) tarafından 26/10/2022 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Kesin nitelikteki karara ilişkin elektronik tebligat evrakı 14/11/2022 tarihinde başvurucunun vekili tarafından açılmıştır.
4. Başvurucu 19/12/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
5. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Bölüm 21/12/2022 tarihinde Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 73. maddesi uyarınca sınır dışı etme işleminin tedbiren durdurulmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
6. Anayasa Mahkemesi tarafından adli yardım talebinin kabul edilebilmesi için gerekli şartlar Mehmet Şerif Ay ([2. B.], B. No: 2012/1181, 17/9/2013, § 23) kararında, yabancıların adli yardım talepleri konusunda benimsenen ilkeler ise Nadali Agheli Kohne Shahri ([1. B.], B. No: 2014/12633, 9/9/2015, §§ 17, 18) kararında yer almaktadır. Anılan ilkelere göre adli yardım için gerekli şartlar mevcutsa karşılıklılık şartı gerçekleşmese bile yabancının adli yardım talebi kabul edilmelidir. Somut başvuruda yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
7. Başvurucu, iç savaşın devam ettiği ülkesine gönderilmesi hâlinde yaşam hakkı ve kötü muamele yasağının ihlal edileceğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvurucunun iddialarının değerlendirilmesinde Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda benimsediği ilkelerin dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
8. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereği bireysel başvurunun başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.
9. Anayasa Mahkemesi Mehmet Özcan ([1. B.], B. No: 2019/6266, 15/1/2020, § 27) kararında, tebligatın elektronik tebliğ yöntemiyle yapıldığı hâllerde elektronik tebligatın açıldığı tarihte başvurucuların bireysel başvuruya ilişkin gerekçeli nihai karardan haberdar olunduğunu kabul etmiş ve bireysel başvuru süresinin bu tarihten başlayacağını belirtmiştir.
10. Somut olayda bireysel başvuruya konu edilen İdare Mahkemesi kararına ilişkin tebligatın başvurucunun vekiline Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden 14/11/2022 tarihinde ulaştığı, vekilin tebligatı aynı gün açarak içeriğini öğrendiği anlaşılmıştır. Buna göre başvurucunun elektronik tebligatın yapıldığı 14/11/2022 tarihinden itibaren otuz gün içinde, en geç 14/12/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunması gerekirken bu tarihten sonra 19/12/2022 tarihinde yaptığı bireysel başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmıştır.
11. Açıklanan gerekçelerle başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,
C. Başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
D. Sınır dışı etme işlemine ilişkin verilen tedbir kararının SONLANDIRILMASINA,
E. Kararın bir örneğinin İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE,
F. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 4/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.