logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Ferdi Arasan [2. B.], B. No: 2022/27995, 10/2/2026, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

FERDİ ARASAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/27995)

 

Karar Tarihi: 10/2/2026

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Yıldız SEFERİNOĞLU

 

 

Kenan YAŞAR

 

 

Ömer ÇINAR

 

 

Metin KIRATLI

Raportör

:

Şermin BİRTANE

Başvurucu

:

Ferdi ARASAN

Vekili

:

Av. Cihad BOZKURT

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun Ek 1. maddesinde düzenlenen istihdam hakkından yararlanma isteminin reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucunun babası 1994 yılında terör olayları sonucu vefat etmiştir. 3713 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde terör eylemleri nedeniyle hayatını kaybetmiş olanların yakınlarına memur kadrolarına, sözleşmeli personel pozisyonlarına ve sürekli işçi kadrolarına atanma imkânı verilmiştir. Anılan maddenin üçüncü fıkrasının (ç) bendinde istihdam hakkından hayatını kaybedenlerin eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa anne, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişinin yararlanacağı; dördüncü fıkrasında ise bu madde kapsamında atanacakların, atamalarının yapılacağı kadro veya pozisyonlar için sınavlara ilişkin hükümler hariç olmak üzere ilgili mevzuatında öngörülen nitelik ve şartları taşımalarının zorunlu olduğu düzenlenmiştir. Maddenin sekizinci fıkrasında ihdas edilen kadro ve pozisyonların herhangi bir şekilde boşalması hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılacağı, atama onayı alınmasına rağmen görevine başlamayanlar ile başladıktan sonra herhangi bir sebeple görevden ayrılanların bu madde kapsamında yeniden istihdam edilemeyecekleri öngörülmüştür.

3. Başvurucunun kardeşi, söz konusu istihdam hakkından yararlandırılmış ve16/4/2015 tarihinde memur olarak atanmıştır. Ancak başvurucunun kardeşinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğinden bahisle verilen 3 yıl 4 aylık hapis cezasının Yargıtay tarafından 12/6/2015 tarihinde onanarak kesinleştiğinin anlaşılması üzerine 18/12/2015 tarihli işlemle memuriyetine son verilmiştir.

4. Başvurucu, söz konusu istihdam hakkından kendisinin yararlandırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 7/3/2018 tarihli işlemin iptali talebiyle Ankara 7. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Mahkeme davayı kabul etmiştir. Karar gerekçesinde; kamu kurum ve kuruluşlarının, atama teklifi yapılanların teklif edilen kadro veya pozisyonların gerektirdiği atanma şartlarını taşıyıp taşımadıklarını kontrol etme yükümlülükleri olduğu belirtilmiştir. Başvurucunun kardeşinin 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde aranan kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak koşulunu sağlamadığı, bu sebeple atanma şartlarını en başından beri taşımadığı anlaşılan anılan kişinin istihdam hakkından yararlandığından ve dolayısıyla yalnızca bir kişi tarafından kullanılabilecek hakkın sona erdiğinden bahsedilemeyeceği, netice itibarıyla başvurucunun mevzuatta aranan diğer koşulları sağlaması hâlinde bu haktan yararlandırılması gerektiği ifade edilmiştir.

5. Bu karar, istinaf kanun yolu aşamasında kaldırılmıştır. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 29/12/2021 tarihinde istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermiştir. Kararda, 3713 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin sekizinci fıkrasında atama onayı alınmasına rağmen görevine başlamayanlar ile başladıktan sonra herhangi bir sebeple görevden ayrılanların bu madde kapsamında yeniden istihdam edilemeyecekleri ve ihdas edilen kadro ve pozisyonların herhangi bir şekilde boşalması hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılacağının düzenlendiği, buna göre istihdam hakkından yararlanılması hâlinde bu haktan tekrar yararlanılamayacağı vurgulanmıştır.

6. Başvurucu, nihai kararı 7/2/2022 tarihinde öğrendikten sonra 7/3/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

7. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

A. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

8. Başvurucu; yargı kararlarının gerekçelerinin ayrıntılı olmadığını, yeterli değerlendirme yapılmadan karar verildiğini belirterek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

9. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüş yazısında; konuyla ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından temin edilen görüş ve ilgili belgelerin başvurucunun şikâyetine ilişkin olarak yapılacak incelemede dikkate alınmak üzere sunulduğu belirtilmiştir. Ayrıca başvurucunun temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilip edilmediği konusunda inceleme yapılırken Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü şartlarının da dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

10. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı, kişilerin hakkaniyete uygun bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve bu amaca uygunluk yönünden yargılamanın denetlenmesini amaçlamaktadır. Mahkeme kararlarının, davanın temel maddi ve hukuki sorunları ile taraflarca ileri sürülen ve davanın sonucunu etkileyen iddia ve itirazlar hakkında delillerle bağ kurulmak suretiyle yeterli gerekçe içermesi zorunludur. Uyuşmazlığın hukuki ve maddi sorunlarıyla ilgisiz değerlendirmelere kararda yer verilmesi de gerekçeli karar hakkıyla bağdaşmamaktadır. Karar gerekçesinin belirtilen unsurları taşıması, yargılamanın adil yargılanma hakkı güvencelerine uygun şekilde yürütülüp yürütülmediğinin taraflarca öğrenilmesini sağladığı gibi ayrıca demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).

11. Diğer taraftan kanun yolu incelemesi yapan mercinin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterli görülebilir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan veya ancak ilk defa kanun yolu merciinde ileri sürülebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazların kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açabilir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Mehmet Yavuz [1. B.], B. No: 2013/2995, 20/2/2014, § 51).

12. Somut olayda Bölge İdare Mahkemesinin davanın reddi kararına ne şekilde ulaştığını -dosyadaki bilgi ve belgeler çerçevesinde değerlendirme yapmak suretiyle- esaslı iddiaları karşılayacak ölçüde, objektif, kabul edilebilir nedenlerle açıkladığı görülmüştür. Bölge İdare Mahkemesi, kararında tarafların davanın sonucuna etkili olabilecek tüm iddia ve savunmalarının dikkate alındığı, bu nedenle gerekçeli karar hakkına yönelik bir ihlal olmadığı anlaşılmıştır.

13. Açıklanan gerekçelerle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

14. Başvurucunun; atanma koşullarını en başından beri sağlamayan kardeşinin istihdam hakkından yararlandığından ve yalnızca bir kişi tarafından kullanılacak hakkın sona erdiğinden bahsedilemeyeceği, atama işleminin tesis edildiği andan itibaren yokluk ile malul olduğu sebebiyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının Ahmet Sağlam ([2. B.], B. No: 2013/3351, 18/9/2013) kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. 1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddiasının kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 10/2/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Ferdi Arasan [2. B.], B. No: 2022/27995, 10/2/2026, § …)
   
Başvuru Adı FERDİ ARASAN
Başvuru No 2022/27995
Başvuru Tarihi 7/3/2022
Karar Tarihi 10/2/2026

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun Ek maddesinde düzenlenen istihdam hakkından yararlanma isteminin reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Mülkiyet hakkı Tazminat (kamu kurumlarının tarafı olduğu uyuşmazlıklar) İncelenmesine Yer Olmadığı
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Gerekçeli karar hakkı (idare) Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi