|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
|
|
ANAYASA MAHKEMESİ
|
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
ALİ DOĞAN BAŞVURUSU
|
|
(Başvuru Numarası: 2022/43744)
|
|
|
|
Karar Tarihi: 15/10/2025
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
Başkan
|
:
|
Basri BAĞCI
|
|
Üyeler
|
:
|
Engin YILDIRIM
|
|
|
|
Rıdvan GÜLEÇ
|
|
|
|
Kenan YAŞAR
|
|
|
|
Ömer ÇINAR
|
|
Raportör
|
:
|
Aydın DEMİREL
|
|
Başvurucu
|
:
|
Ali DOĞAN
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, iyi hâl değerlendirmesi yapılmamasına ilişkin karar infaz hâkimliği tarafından iptal edilmesine rağmen karar gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
A. Ceza Davasına İlişkin Süreç
2. Başvurucu, silahlı terör örgütü üyeliği kapsamında yapılan yargılama sonunda neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmış; söz konusu hapis cezasının 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin (9) numaralı fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik denetimi uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay, başvurucu hakkındaki mahkûmiyet hükmünü 20/2/2019 tarihinde onamıştır.
B. İnfaza İlişkin Süreç
4. Başvurucu 4/1/2022 tarihinde ceza infaz kurumuna alınmış, aynı gün düzenlenen müddetnameye göre başvurucunun 12/7/2023 tarihinde koşullu olarak, 26/5/2025 tarihinde ise hak ederek salıverilmesi öngörülmüştür. Müddetnamede, başvurucunun 29/7/2016-8/8/2016 tarihleri arasındaki 10 günlük gözaltı süresi ve 8/8/2016-3/9/2020 tarihleri arasındaki 1.497 günlük tutukluluk süresi mahsup edilmiştir.
5. Başvurucu 29/12/2020 tarihli ve 31349 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 1/1/2021 tarihinde yürürlüğe giren Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik (Yönetmelik) gereğince hakkında iyi hâl değerlendirmesi yapılmasını 7/2/2022 tarihinde talep etmiştir.
6. Başvurucunun talebi 24/2/2022 tarihinde Kayseri 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü (Ceza İnfaz Kurumu) tarafından başvuru tarihi itibarıyla henüz bir gelişim puanı bulunmadığı, gelişim puanının en erken 1/9/2022 tarihinde oluşacağı ifade edilerek reddedilmiştir. Ayrıca başvurucunun erken iyileşmeden yararlanabilmek için öncelikle gelişim puanının üst eşik olarak kabul edilen seksen (80) puanı karşılaması gerektiği, üst eşik puanını karşılamayan hükümlüler hakkında puanlama yönünden mücbir sebep ya da makul neden değerlendirmesi yapılmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
7. 4/3/2022 tarihinde Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığınca yapılan değerlendirme sonucunda başvurucunun gelişiminin ilgili Yönetmelik'in 9. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince en geç altı ayda bir değerlendirilmesine karar verilmiştir.
8. Başvurucunun söz konusu karara karşı itirazı Kayseri 2. İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) tarafından 7/3/2022 tarihinde kabul edilmiştir. Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:
"Tüm dosya kapsamına göre;
Hükümlünün, 04/01/2022 tarihli müddetnameye göre koşullu salıverilme tarihi 12/07/2023 olup, şartları bulunduğu takdirde açık infaz kurumuna ayrılma değerlendirilmesi 12/07/2022 tarihinde yapılabilecektir. Hükümlünün müddetnamesine göre kapalı kurumda geçirmesi gereken süre yaklaşık 4 Yıl 7 ay olup, bu sürenin onda biri kadar daha erken süreyle açık infaz kurumuna ayrılabilmesi halinde istifade edebileceği süre yaklaşık 4 Ay 7Gün'dür. Bu 4 Ay 7 Günlük süreyi koşullu salıverilme tarihinden geriye yürüttüğümüzde hükümlü yaklaşık 05.03.2022 tarihinden itibaren 32/9. madde kapsamından yararlanıp yararlanamayacağının değerlendirilmesine tabi tutulacaktır.
Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 15/2 maddesi; "5275 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca oluşturulan idare ve gözlem kurulu, 14'üncü maddenin ikinci fıkrasında sayılan konularda değerlendirme yapmak üzere süre belgesindeki muhtemel tarihe göre; açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına, kalan cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına ya da ceza infaz kurumundan doğrudan koşullu salıverilmesine en fazla bir ay kala toplanır. Kurul, kurul başkanının daveti ile her zaman toplanabilir." hükmüne amir olup her ne kadar Yönetmelikte erken açık infaz kurumuna ayrılma hali sayılmamış ise de, açık infaz kurumuna ayrılma halini erken açık infaz kurumuna ayrılma halini de içine alacak şekilde düşünmek gerekmektedir.
Bu haliyle, hükümlünün kapalı infaz kurumunda geçirdiği süre dikkate alındığında, 1/10 erken açık infaz kurumuna ayrılmadan yararlanıp yararlanmayacağının İdare ve Gözlem Kurulu tarafından değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmış ve talebin kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur."
9. Başvurucu, İnfaz Hâkimliği kararının gereğinin yerine getirilmesi için aynı gün Ceza İnfaz Kurumuna başvurmuştur.
10. İnfaz Hâkimliği kararına Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 17/3/2022 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir.
11. Başvurucu, nihai hükmü 24/3/2022 tarihinde öğrenmiş; kararın gereğinin yerine getirilmemesi sebebiyle 22/4/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
12. Başvurucu 18/7/2022 tarihinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak ceza infaz kurumundan salıverilmiştir.
13. Komisyonca adli yardım talebinin kabulüne ve başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
14. Başvurucu; İnfaz Hâkimliği kararının yerine getirilmemesi nedeniyle açık ceza infaz kurumuna ayrılamadığını, daha uzun süreyle kapalı ceza infaz kurumunda kalacağını, açık ceza infaz kurumunda çalışarak ailesinin geçimini temin etme imkânının elinden alındığını ifade ederek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, yapılacak incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı başvuru formundaki iddialarını tekrar etmiştir.
15. Başvuruya konu edilen uygulamanın cezayla ilgili değil cezanın infazıyla ilgili olması ve ihlal iddialarının infazın şekline yönelik olarak dile getirilmesi nedeniyle başvuru kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmiştir (aynı yönde değerlendirme için bkz. Ömer Faruk Gergerlioğlu (2) [2. B.], B. No: 2021/30782, 20/11/2024, §§ 46, 47). Öte yandan başvurucunun aile hayatına ilişkin iddialarının soyut nitelikte olduğu ve hakkın ne suretle ihlal edildiğini ortaya koyamadığı anlaşıldığından aile hayatına saygı hakkı, suç isnadı ya da medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin olmayan şikâyete dair de etkili başvuru hakkı yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır (Uğur Eldemir (3) [2. B.], B. No: 2020/25033, 13/5/2025, § 11; Mustafa Takyan [GK], B. No: 2020/27974, 15/12/2021, §§ 40-51).
16. Anayasa Mahkemesinin Ömer Faruk Gergerlioğlu (2) kararında, bir mahkûmiyet kararının infazına ilişkin olarak Anayasa'nın 19. maddesinin açık bir hüküm içermediğini vurgulanmıştır. Anılan kararda, bir kimsenin mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi kapsamında hürriyetinden yoksun bırakıldığının söylenebilmesi için her şeyden önce hürriyeti kısıtlayıcı ceza veya güvenlik tedbirinin bir mahkeme tarafından verilmesinin ve yerine getirilecek kararın hürriyeti kısıtlayıcı ceza veya güvenlik tedbirlerine ilişkin olmasının gerekli olduğu belirtilmiştir. Ayrıca ceza veya güvenlik tedbiri içermeyen bir karara dayanılarak bir kimsenin hürriyetinden yoksun bırakılmasının mümkün olmadığı ve hürriyetten yoksun bırakılmanın mahkemece verilen hürriyeti kısıtlayıcı ceza veya güvenlik tedbirinin kapsamını aşmamasının önemli olduğu ifade edilmiştir (Ömer Faruk Gergerlioğlu (2), § 51; ayrıca bkz. Ercan Bucak (2) [1. B.], B. No: 2014/11651, 16/2/2017, § 40).
17. Ömer Faruk Gergerlioğlu (2) kararında Anayasa Mahkemesi, hürriyetten yoksun bırakmanın niteliğini değiştirmeyecek nitelikteki farklı tür ceza infaz kurumlarındaki tutulmaların müstakil bir hürriyetten yoksun bırakma hâli olarak kabulünün mümkün olmadığını belirtmiştir. Ayrıca hapis cezasının hangi tür ceza infaz kurumunda yerine getirileceği meselesinin, bir mahkûmiyet kararının infazına bağlı olarak hürriyetten yoksun bırakma hâlinin Anayasa'nın 19. maddesinin gerekliliklerine uygunluğu üzerinde herhangi bir etkisinin bulunmadığını da kabul etmiştir. Neticede hapis cezasının infaz şekline ilişkin uygulamaların kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının kapsamı dışında olduğunu belirterek bu yöndeki şikâyetlerin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir (Ömer Faruk Gergerlioğlu (2), §§ 52-56).
18. Anılan ilkeler somut başvuru bağlamında da dikkate alındığında başvurucunun cezasının açık ceza infaz kurumu yerine kapalı ceza infaz kurumunda yerine getirilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetlerinin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 15/10/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.