|
Başkan
|
:
|
Basri BAĞCI
|
|
Üyeler
|
:
|
Engin YILDIRIM
|
|
|
|
Rıdvan GÜLEÇ
|
|
|
|
Yıldız SEFERİNOĞLU
|
|
|
|
Metin KIRATLI
|
|
Raportör
|
:
|
Mutlu ALAF
|
|
Başvurucu
|
:
|
Mesut TURAN
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, istinaf dilekçesi hazırlamak için bilgisayar kullanma talebinin reddedilmesi nedeniyle savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının, mahkeme kararlarının gerekçesiz olması nedeniyle gerekçeli karar hakkının, infaz hâkimliğine yapılan şikâyet sürecinde alınan Cumhuriyet savcısı mütalaasının tebliğ edilmemesi/bildirilmemesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
A. Bireysel Başvuruya Konu Süreç
2. Başvurucu, Kocaeli 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde (Kurum) tutuklu olarak bulunmaktayken 10/6/2022 tarihli dilekçe ile infaz hâkimliğine başvuru yapmıştır. Başvuru dilekçesinde Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararını 9/5/2022 tarihinde tebliğ aldığını, gerekçeli kararın 2.216 sayfa olduğunu bildirmiştir. Dilekçenin devamında gerekçeli kararı incelemek ve istinaf yolu başvurusu için Kurum tarafından kendisine 13/5/2022, 23/5/2022 ve 30/5/2022 tarihlerinde birer hafta günlük üç saat olacak şekilde bilgisayar tahsisi yapıldığını bildirmiştir. Başvurucu, bu sürelerin yeterli olmadığı ve sürelerin uzatılması gerektiği gerekçesiyle Kurumdan 2/6/2022 ve 8/6/2022 tarihlerinde talepte bulunduğunu, Kurumun ise cevap vermediğini ileri sürmüştür. Başvurucu, istinaf başvurusu için sürenin kısıtlı olması nedeniyle infaz hâkimliğinden mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.
3. Kocaeli 2. İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) 17/6/2022 tarihli kararı ile talebin reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde başvurucuya yargılandığı mahkeme tarafından gönderilen evrakları incelemesi ve savunmasını hazırlayabilmesi için İdare ve Gözlem Kurulunun 12/5/2022, 23/5/2022, 30/5/2022 ve 10/6/2022 tarihli kararları gereği üçer saat bilgisayar kullanım imkânı sağlandığı, Kurum tarafından kullandırılan sürenin yeterli olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. Başvurucu; bu karara karşı 27/6/2022 tarihli dilekçe ile itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde özetle yargılandığı davanın 208 celse sürdüğünü, 20.000 sayfa üzerinde Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi çözüm tutanaklarının olduğunu, gerekçeli kararın 2.216 sayfadan oluştuğunu, infaz hâkimliğinin dosya ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmadığını, inceleme yapmadan karar verdiğini belirtmiştir. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) 4/7/2022 tarihli kararı ile kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir.
4. Başvurucu, nihai hükmü 17/7/2022 tarihinde öğrendikten sonra 5/8/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
B. Başvurucunun Savunma Hazırlamak Amacıyla Bilgisayar Kullanmayı Talep Ettiği Davayla İlgili Süreç
5. Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/12/2020 tarihli ve E.2017/46, K.2020/475 sayılı kararı ile başvurucu hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. Başvurucunun bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 26/9/2022 tarihli ve E.2022/488, K.2022/1194 sayılı kararı ile esastan reddedilmiştir. Bu karar, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19/3/2024 tarihli ve E.2023/6441, K.2024/4088 sayılı kararı ile onanmıştır.
6. Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada başvurucunun müdafi ile temsil edildiği, savunma hakkını kullandığı ve istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür.
II. DEĞERLENDİRME
A. Savunma İçin Gerekli Zaman ve Kolaylıklara Sahip Olma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
7. Başvurucu, istinaf başvurusu için kendisine bilgisayar kullanımı hususunda yeterli süre verilmemesinin savunma hakkını kısıtladığını ileri sürmüştür.
8. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; İnfaz Hâkimliğine başvuru esnasında ceza yargılamasının henüz tamamlanmadığını, başvuru yollarının tüketilmediğini beyan etmiştir. Ayrıca başvurucunun bilgisayar kullanımına ilişkin taleplerinin kabul edildiğini ifade etmiştir. Somut başvuruda başvurucunun adil yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediği iddiası konusunda Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacak incelemede yapılan tespit ve değerlendirmelerin de dikkate alınması gerektiğini işaret etmiştir.
9. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru formunda ileri sürdüğü şikâyetleri yinelemiştir.
10. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmak için ihlale neden olduğu iddia edilen işlem veya eylem için idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması gerekir.
11. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle iç hukukta düzenlenen başvuru yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca başvurucunun Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve adli mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması, aynı zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Bayram Gök [2. B.], B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 19).
12. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Erhan ÇAHA (3) ([2. B.], B. No: 2020/15324, 4/2/2025) kararında konuyu incelemiştir. Karara konu bireysel başvuruda, başvurucu savunma hazırlamak için bilgisayar kullanma talebinin reddedilmesi nedeniyle savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Kararda Anayasa Mahkemesi; başvurucunun ihlale neden olduğunu belirttiği iddiasını itiraz, istinaf ve temyiz kanun yollarında ileri sürmediği ve böylece başvuru yollarını usulüne uygun tüketmediği sonucuna ulaşmıştır.
13. Somut olayda başvurucunun tarafı olduğu ceza davası kapsamında istinaf dilekçesi hazırlamak amacıyla bilgisayar kullanma talebi İnfaz Hâkimliğince, İdare ve Gözlem Kurulunun 12/5/2022, 23/5/2022, 30/5/2022 ve 10/6/2022 tarihli kararları gereği üçer saat bilgisayar kullanım imkânı sağlandığı, Kurum tarafından kullandırılan sürenin yeterli olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.
14. Başvurucunun ihlale neden olduğunu belirttiği iddiasının ceza davasına ilişkin olarak istinaf dilekçesi hazırlama kapsamında bulunduğu, söz konusu bu iddianın doğrudan ceza davasıyla ilgili olduğu, ceza yargılamasında savunma ve delillerini sunma hakkı çerçevesinde bu iddianın değerlendirilebileceği anlaşılmıştır. Dolayısıyla başvurucunun anılan iddiasını ceza yargılaması sürecinde ileri sürmesinin ve ceza yargılaması sonucunda verilecek karar üzerine bireysel başvuruda bulunma imkânının bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla yukarıda belirtilen karardan ayrılmayı gerektirecek bir husus bulunmamaktadır.
15. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
16. Başvurucu, İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi kararlarının gerekçesiz olduğunu ileri sürmüştür.
17. Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı gerekçeli karar hakkı güvencesini de kapsamaktadır (daha geniş değerlendirme için bkz. Abdullah Topçu [1. B.], B. No: 2014/8868, 19/4/2017, § 75). Nitekim Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma yükümlülüğü yüklenmiştir. Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı yanıt vermesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak mahkemeler, kendilerine sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de (Yasemin Ekşi [1. B.], B. No: 2013/5486, 4/12/2013, § 56) davanın esas sorunlarını inceledikleri gerekçeli karardan anlaşılmalıdır. Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği davanın niteliğine ve şartlarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili, başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte olması hâlinde davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemeler, makul bir gerekçe ile yanıt vermelidir (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, § 35). Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkili olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında ilgili ve yeterli bir yanıt vermemesi veya yanıt vermeyi gerektiren usul veya esasa dair iddiaları cevapsız bırakması hak ihlaline neden olabilecektir (Sencer Başat ve diğerleri, § 39).
18. Öte yandan istinaf/temyiz merciinin yargılamayı yapan mahkemenin kararını uygun bulması hâlinde bunu ya aynı gerekçeyi kullanarak ya da bir atıfla kararına yansıtması yeterlidir. Burada önemli olan husus istinaf/temyiz merciinin bir şekilde istinafta/temyizde dile getirilmiş ana unsurları incelediğini, ilk derece mahkemesinin kararını inceleyerek onadığını ya da bozduğunu göstermesidir (bazı değişikliklerle birlikte bkz. Yasemin Ekşi, § 57).
19. Somut olayda başvurucunun tarafı olduğu ceza davası kapsamında istinaf dilekçesi hazırlamak amacıyla bilgisayar kullanma talebi İnfaz Hâkimliğince, İdare ve Gözlem Kurulunun 12/5/2022, 23/5/2022, 30/5/2022 ve 10/6/2022 tarihli kararları gereği üçer saat bilgisayar kullanım imkânı sağlandığı, Kurum tarafından kullandırılan sürenin yeterli olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi bu karara yapılan itirazı kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddetmiştir.
20. Başvurucunun İnfaz Hâkimliğine başvurusu incelendiğinde Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararının 2.216 sayfa olduğuna ve kendisine 9/5/2022 tarihinde tebliğ edildiğine, Kurum tarafından 13/5/2022, 23/5/2022 ve 30/5/2022 tarihlerinde birer hafta günlük üç saat olacak şekilde bilgisayar tahsisi yapıldığına ancak bu sürelerin istinaf dilekçesi hazırlayabilmek için yeterli olmadığına işaret ettiği görülmüştür.
21. İnfaz Hâkimliğinin kararında başvurucuya tahsis edilen süreleri yeterli bulduğu, başvuru dilekçesi kapsamında talebin reddedilmesinin objektif ve kabul edilebilir nedenlerle açıklandığı, kararda ilgili ve yeterli gerekçe bulunduğu anlaşılmaktadır.
22. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
C. Silahların Eşitliği ve Çelişmeli Yargılama İlkelerinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia
23. Başvurucu; İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi kararlarından önce savcılık mütalaasının kendisine tebliğ edilmediğini, karşı görüş imkânı verilmediğini, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
24. Anayasa Mahkemesi Selahattin Demirtaş (4) ([2. B.], B. No: 2017/27359, 10/6/2020) kararında, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucuya gönderilen mektupların sakıncalı bulunan kısımları okunmayacak şekilde karalanarak başvurucuya verilmesi üzerine infaz hâkimliğine yapılan şikâyette infaz hâkimliğince alınan Cumhuriyet savcılığı mütalaasının şikâyetçiye bildirilmemesinin anayasal önem taşımadığını, içeriğinde şikâyetçinin cevap vermesini gerektirmeyen ve daha önce ileri sürülmemiş yeni bir olgudan bahsedilmeyen durumlarda savcılık görüşünün şikâyetçiye bildirilmemesinin önemli bir zarara da neden olmadığını ifade etmiş; anayasal ve kişisel önemden yoksun olması nedeniyle başvurucunun Cumhuriyet savcılığı mütalaasının bildirilmemesine dayalı adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair iddiasının kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
25. Somut olayda İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi incelemesi sırasında alınan savcılık görüşlerinin bildirilmediği ileri sürülmüşse de başvuru formu ve eklerinde bu görüş yazısında başvurucunun cevap vermesini gerekli kılan ve daha önce haberdar olmadığı yeni bir olgunun bulunduğu dile getirilmemiştir. Ayrıca İnfaz Hâkimliği kararının savcılık görüşüne dayanılarak verildiği yönünde bir tespit de bulunmamaktadır. Dolayısıyla başvurucunun iddiaları bakımından anılan karardan ayrılmayı gerektiren bir durum mevcut değildir.
26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının anayasal ve kişisel önemden yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
3. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın anayasal ve kişisel önemden yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 3/12/2025tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.