logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Mustafa Şahin [1. B.], B. No: 2023/65349, 6/1/2026, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MUSTAFA ŞAHİN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2023/65349)

 

Karar Tarihi: 6/1/2026

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Recai AKYEL

 

 

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

İrfan FİDAN

 

 

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Ömer Faruk NURSAÇAN

Başvurucu

:

Mustafa ŞAHİN

Vekili

:

Av. Hasan Önder SULU

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; yakalamanın ve gözaltının hukukiliği şikâyetlerini de barındıran koruma tedbiri nedeniyle tazminat davasının, ceza soruşturmasının derdest olduğundan bahisle reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, dernek üyeliği dolayısıyla soruşturma yürütülmesi nedeniyle ifade özgürlüğü ve dernek hakkının, soruşturmanın başlatılmasından beş yıl sonra hukuka aykırı arama ve elkoyma tedbirleri uygulanması, kişinin kimlik bilgileri tespit edilerek ifadesinin alınmasından sonra parmak izi ve fotoğraf gibi kişisel verilerinin kaydedilmesi nedeniyle özel hayatın gizliliği hakkının, somut delil olmadan gözaltı koruma tedbiri uygulanması nedeniyle masumiyet karinesinin, uzun süren soruşturma süreci nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

A. Gözaltına Alınma ve Ceza Davasına İlişkin Süreç

2. 13/2/2021 tarihinde başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan gözaltına alınmış; aynı gün ifadesi alınarak yurt dışına çıkış yasağı ve haftanın belirli günleri ikametine en yakın emniyet birimine imza atma şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılmıştır.

3. 3/11/2023 tarihli iddianameyle başvurucunun anılan suçtan cezalandırılması talebiyle hakkında kamu davası açılmıştır.

4. 3/4/2024 tarihinde başvurucu hakkında yargılama sonucunda yüklenen suçun başvurucunun işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat hükmü kurulmuştur. Beraat kararı, istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 16/4/2024 tarihinde kesinleşmiştir.

B. Bireysel Başvuru Öncesi Süreç

5. 15/3/2021 tarihinde başvurucu, Anayasa Mahkemesine gözaltının hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, örgütlenme özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmuştur.

6. 2021/14555 numaralı bu başvuruyu görüşen Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü Üçüncü Komisyonu 19/1/2022 tarihinde başvurunun, gözaltının hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasının başvuru yollarının tüketilmemesi, ifade özgürlüğünün ve özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

C. Bireysel Başvuru Öncesi Açılan Tazminat Davasına İlişkin Süreç

7. Başvurucu, dernek üyeliği dışında başkaca delil bulunmadan 13/2/2021 tarihinde hukuka aykırı olarak gözaltına alındığını, keyfî arama ve elkoyma kararı verildiğini, kimlik bilgilerini söylemesine rağmen kişisel veri niteliğindeki parmak izi ve fotoğrafının kaydedildiğini ifade ederek 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141.-144. maddeleri uyarınca 3/2/2022 tarihinde Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinde tazminat davası açmıştır.

8. Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesi 16/11/2022 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şu şekildedir:

"...El Koyma Kararı Yönünden Yapılan Değerlendirmede, CMK'nın 141/1-j maddesine dayılı olarak talep edilen tazminat isteminde dosyanın kesinleşmesi beklenmeksizin açılabileceği mahkememizce kabul edilerek yapılan incelemede,

Yukarıdaki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere haksız el koyma nedeniyle 141/1-j bendine dayalı olarak tazminat isteminde bulunulabilmesi için 'eşyaya koşulları oluşmadığı halde el konulması", "korunması için gerekli tedbirin alınmaması', 'zamanında geri verilmemesi' dolayısıyla oluşan zararları sebebiyle ve el konulan eşya veya diğer mal varlığı değerlerinin amaç dışı kullanılması durumunda tazminata hak kazanacaktır.

Koşulları oluşmadığı halde eşyaya ve diğer mal varlığına el koymaya hakim kararı olmaksızın yapılan el koyma işleminin 24 saat içinde hakim onayına sunulmamış olması veya 48 saat içerisinde hakim kararının açıklanmaması, şüpheli ve sanık ile tanıklıktan çekinebilecek kişiler arasında yazılan ve bu kişiler nezdinde bulunan belgelere ve mektuplara el konulması, gecikmesinde sakınca bulunmamasına rağmen hakim kararı alınmadan el koyma işleminin yapılması, katalog suçlardan sayılmayan bir suçtan dolayı, taşınmazlara, haklara ve alacaklara el konulması, gecikmesinde sakınca bulunan bir hal bulunmamasına rağmen, Cumhuriyet savcısının emriyle postada el koyma işleminin yapılması, hakim veya mahkeme kararı olmaksızın avukatlık bürosunda el koyma işleminin gerçekleştirilmesi, hakim kararı olmaksızın bilgisayardan bilgisayar programlarının kopyalanması gibi örnekler verilebilecektir.

El konulan eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerinin korunması için gerekli tedbirlerin alınmamasına el konulan eşyanın değerinin muhafazası ve zarar görmemesi için gerekli tedbirlerin alınmaması, el konulan eşyanın iadesine karar verilmiş ve tedbir yetersizliği yüzünden eşyanın değerinde zarara yol açması örnek olarak verilebilecektir.

El konulan eşya veya diğer malvarlığı değerlerinin zamanında geri verilmemesine örnek olarak aracın müsadere edilmesinin imkansız olması halinde, derhal sahibine veya zilyedine teslim edilmemesi, maksat gerçekleştikten sonra eşyanın derhal geri verilmemesi suretiyle zarar oluşumuna sebebiyet verilmesi gibi haller örnek olarak verilebilecektir.

Davacı vekili el koyma işleminin hukuka aykırı bir şekilde yapıldığından bahisle tazminat isteminde bulunmuş ve dilekçe anlatımında el koyma işleminin keyfi yapıldığından bahsetmiş ise de, el koyma işlemi için makul şüphenin yeterli olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği üzere davacının üzerine atılı suçun Terör Örgütü adına eylem ve faaliyette bulunma suçu olması ve davacının 677 sayılı KHK ile kapatılmış olan bir derneğe üye olması gibi hususlar nazara alındığında el koyma işleminin ölçüsüzlüğünden bahsedilemeyeceği, kaldı ki tazminat davalarında zarara uğrayanın zararını ispatlaması gerektiği davacı vekilinin dosya kapsamında zararını ispatlayacak herhangi bir belge sunamamış olması ve kişisel veri niteliğinde fotoğraf ve parmak izinin alınmasının 141/1-jkapsamında değerlendirilemeyeceği hususları nazara alındığında davacı vekilinin bu talebinin reddine karar verilmiştir.

Gözaltı Yönünden Yapılan Değerlendirmede, CMK'nın 142. maddesinde koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda davacı vekili dava dilekçesinde her ne kadar müvekkilinin haksız gözaltına alındığını beyan etmiş ise de, davacı hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının yürütmüş olduğu soruşturma dosyasının halen derdest olduğu, davacı hakkında kesinleşmiş bir nihai kararın bulunmadığı bu aşamada davacının gözaltına alınmasının haksız olarak nitelendirilemeyeceği hususları nazara alındığında davacının bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir...."

9. Davanın reddine ilişkin karara karşı başvurucu, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, kişisel verilerin kaydedilmesinin koruma tedbiri olması sebebiyle tazminata konu olması gerektiğini, çağrı üzerine polis merkezine gidebilecekken meşru derneğe üye olma sebebiyle hukuka aykırı olarak hakkında gözaltı tedbiri uygulandığını, her ne kadar [ceza soruşturması kapsamında] hakkında karar verilmemiş ise de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları gereği koruma tedbirlerinin haksız olması durumunda tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

10. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi 10/7/2023 tarihinde istinaf başvurusunun esastan kesin olarak reddine karar vermiştir.

11. Başvurucu, nihai kararı 21/7/2023 tarihinde öğrendiğini bildirmiş olup 25/7/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

12. Komisyon; adli yardım talebinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

D. Bireysel Başvuru sonrası Açılan Tazminat Davasına İlişkin Süreç

13. Başvurucu, hukuka aykırı şekilde gözaltına alındığını, uzun yıllar adli kontrol tedbiri uygulanarak yargılama sonucunda beraat kararı verildiğini ifade ederek 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141.-144. maddeleri uyarınca 1/5/2024 tarihinde Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinde tazminat davası açmıştır.

14. Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesi yargılama sonucunda 11/7/2024tarihinde 13.213,40 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 13/2/2021'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak başvurucuya verilmesine karar vermiştir. Karar, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 27/6/2025 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddi kararıyla kesinleşmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

15. Başvurucu; dernek üyeliği sebebiyle hukuka aykırı olarak gözaltına alınması sonrasında açtığı tazminat davasının ceza soruşturmasının derdest olmasından dolayı reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

16. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, somut olayın şartları gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiği bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundaki şikâyetlerini tekrar etmiştir.

17. Başvurucunun iddialarının özü, 5271 sayılı Kanun'un 141.-144. maddeleri uyarınca açılan tazminat davasının soruşturma dosyasının derdest olması ve kesinleşmiş nihai kararın bulunmaması sebebiyle gözaltına alma tedbirini haksız olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle reddedilmesine ilişkindir. Başvurucunun iddialarının kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

18. Anayasa Mahkemesi Gülseren Çıtak ([GK], B.No:2020/1554, 27/4/2023) kararıyla içtihat değişikliğine gitmiş, haklarında kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilenlerin 5271 sayılı Kanun’un 141. maddesinde öngörülen tazminat yolunu tükettikten sonra yakalama, gözaltı veyatutuklamanın hukuki olmadığı ve ödenen tazminatın yetersiz olduğu iddiasıyla yaptıkları bireysel başvurularda başvuru yollarının tüketilmiş kabul edilebilmesi için yalnızca 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi kapsamında bir tazminat davasının açılmasının yeterli olacağı sonucuna varmıştır. Zira bu hükümle yakalama, gözaltı ve tutuklamanın daha sonra verilen kovuşturmaya yer olmadığıveya beraat kararıyla hukuka aykırı hâle geldiğinin kabul edildiği, dolayısıyla Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi uyarınca açılan tazminat davalarının Anayasa’nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında olduğu değerlendirilmiştir.Bu çerçevede bu bent kapsamında açılan davalarda hukuka aykırılık kanun gereğince kabul edildiğinden ağır ceza mahkemesince bu bende dayanılarak tazminat ödenmesi durumunda Anayasa’nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında yapılacak inceleme tazminat miktarının yeterli olup olmadığını belirlemekle sınırlı olacaktır.

19. Derece mahkemelerinin tazminat için somut olayın koşullarına göre takdir yetkisi bulunmakla birlikte meydana gelen ihlalle orantılı olmayan önemsiz miktarda bir tazminat Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasına aykırı olacaktır. Öte yandan tazminat miktarı Anayasa Mahkemesinin benzer davalarda verdiği tazminat miktarına göre kayda değer ölçüde düşük olmamalıdır. Bununla birlikte hükmedilen miktarın Anayasa Mahkemesinin benzer durumlarda verilmesine hükmettiği tazminat miktarından düşük olması tek başına Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiği anlamına gelmez. Tazminatın Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla uyumlu olup olmadığını değerlendirirken somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerekir (M.E. [2. B.], B. No: 2018/696, 9/5/2019, § 48).

20. Somut olayda gözaltı sürecinden sonra adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılan ve asıl davada hakkında beraat kararı verilen başvurucu, gözaltı ve adli kontrol tedbirlerinin hukuki olmadığına ilişkin iddialarla ilgili olarak tazminat davası açmıştır (bkz. § 12). Yapılan yargılama sonucunda başvurucu lehine tazminata hükmedilmiştir (bkz. §13). Dolayısıyla yapılacak inceleme bu miktarın yeterli olup olmadığının belirlenmesiyle sınırlı olacaktır. Hükmedilen miktar, Anayasa Mahkemesinin benzer durumlarda ödenmesini kararlaştırdığı tazminat miktarına göre yeterli kabul edilebilecek seviyededir. Tazminat miktarının Anayasa Mahkemesinin benzer durumlarda verilmesine hükmettiği tazminat miktarıyla aynı olması gerekmemekle birlikte somut olayın koşullarında takdir edilen miktarın tazminat hakkının özünü zayıflatacak kadar düşük olduğu söylenemeyecektir. Neticede kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı yönünden açık ve görünür bir ihlalin bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

21. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 19. maddesinin -ikinci fıkrasıyla bağlantılı olarak- dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

22. Başvurucu, suç isnadı olmadan gerekçesiz olarak gözaltına alınması sebebiylemasumiyet karinesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.

23. Başvuru, adil yargılanma hakkının güvenceleri arasında yer alan masumiyet karinesi kapsamında incelenmiştir.

24. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereği bireysel başvurunun başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.

25. Somut olayda başvurucu hakkında 13/2/2021 tarihinde gözaltı tedbiri uygulanmıştır. Koruma tedbirleri nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi uyarınca öngörülen tazminat yolunun masumiyet karinesi yönünden başvurulabilecek etkili yol olduğu söylenemeyecektir.Dolayısıyla başvurucu hakkında uygulanan ve masumiyet karinesinin ihlali iddiasına temel teşkil eden 13/2/2021 tarihli gözaltı koruma tedbiri tarihinden itibaren otuz günlük başvuru süresi geçtikten sonra 25/7/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.

26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları

27. Başvurucu; dernek üyeliği dolayısıyla soruşturma yürütülmesi nedeniyle ifade özgürlüğü ve dernek hakkının, soruşturmanın başlatılmasından beş yıl sonra hukuka aykırı arama ve elkoyma tedbirleri uygulanması, kimlik bilgilerinin tespit edilerek ifadesinin alınmasından sonra parmak izi ve fotoğraf gibi kişisel verilerinin kaydedilmesi nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bununla birlikte başvurucu, aynı ihlal iddialarıyla daha önce bireysel başvuru yapmıştır. Anayasa Mahkemesi söz konusu başvuruda bu iddialar hakkında karar vermiştir (bkz. § 6). Açıklanan gerekçelerle ifade özgürlüğü ve dernek hakkının, özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddialar yönünden başvurunun mükerrer başvuru niteliğinde olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

28. Başvurucunun uzun süren soruşturma süreci nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddialarının Ahmet Kartalkuş ([2. B.], B. No: 2019/39635, 19/3/2024) kararı doğrultusunda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. İfade özgürlüğü ve dernek hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddialar yönünden başvurunun mükerrer başvuru niteliğinde olması nedeniyle REDDİNE,

4. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 6/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Mustafa Şahin [1. B.], B. No: 2023/65349, 6/1/2026, § …)
   
Başvuru Adı MUSTAFA ŞAHİN
Başvuru No 2023/65349
Başvuru Tarihi 25/7/2023
Karar Tarihi 6/1/2026

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, yakalamanın ve gözaltının hukukiliği şikâyetlerini de barındıran koruma tedbiri nedeniyle tazminat davasının, ceza soruşturmasının derdest olduğundan bahisle reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, dernek üyeliği dolayısıyla soruşturma yürütülmesi nedeniyle ifade özgürlüğü ve dernek hakkının, soruşturmanın başlatılmasından beş yıl sonra hukuka aykırı arama ve elkoyma tedbirleri uygulanması, kişinin kimlik bilgileri tespit edilerek ifadesinin alınmasından sonra parmak izi ve fotoğraf gibi kişisel verilerinin kaydedilmesi nedeniyle özel hayatın gizliliği hakkının, somut delil olmadan gözaltı koruma tedbiri uygulanması nedeniyle masumiyet karinesinin, uzun süren soruşturma süreci nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı Tutma nedeniyle tazminat hakkı Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) Masumiyet karinesi (Ceza) Süre Aşımı
Makul sürede yargılanma hakkı (ceza) Başvuru Yollarının Tüketilmemesi
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi