TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ERDAL DUTLU BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/16471)
Karar Tarihi: 21/9/2016
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
Kamil KAYA
Başvurucu
Erdal DUTLU
Vekili
Av. Hasan Önder SULU
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, tüketici hakem heyeti kararının iptali için açılan davada uyuşmazlığa konu sözleşme örneğinin getirtilip incelenmesi talebi kabul edilmeyerek aleyhe karar verilmesi nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 17/10/2014 tarihinde Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 26/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 25/3/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuruya ilişkin görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu, bir bankadan kredi kullanırken kendisinden tahsil edilen dosya masrafı adı altında 500 TL ile toplu ödeme sırasında erken ödeme cezası olarak ödediği 330 TL’nin haksız alındığını iddia ederek toplam 830 TL’nin iadesi istemiyle Şahinbey Tüketici Hakem Heyetine (Heyet) başvuru yapmıştır. Başvurucu, Heyete sunduğu başvuru dilekçesinde söz konusu krediye ilişkin sözleşme ve diğer belgelerin ilgili bankadan istenmesini talep etmiştir.
8. Heyet, başvurucunun ibraz ettiği belgeler arasında sözleşme örneğinin olmaması nedeniyle dosyada karar vermeye yeterli bilgi ve delil bulunmadığı gerekçesi ile 10/3/2014 tarihli 2014/208 sayılı kararla başvurunun reddine karar vermiştir.
9. Başvurucu, anılan Heyet kararının 500 TL’lik kısım yönünden iptali ve bu paranın davalıdan tahsili için Gaziantep 6. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesinde (Mahkeme) ilgili banka aleyhine dava açmıştır.
10. Mahkeme 18/9/2014 tarihli ve E.2014/513, K.2014/742 sayılı kararı ile “başvurucunun, birer sureti kendisinde bulunan belgeleri ibraz etmemesinin kendi kusurundan kaynaklandığı ve kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceği” gerekçesi ile davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:
“Dava, davalı banka tarafından kredi kullandırılan davacıdan çeşitli adlar altında tahsil edilen ücretin iadesi için yaptığı başvurunun Tüketici Sorunları Hakem Heyeti tarafından reddine ilişkin kararının iptaline ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın dayanağını Tüketici Kredisi Sözleşmesi oluşturmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın çözümü için öncelikle sözleşmenin ibrazı zorunludur. Kredi sözleşmesi hükümlerine göre sözleşme iki nüsha olarak tanzim edilmiş ve sözleşmenin bir nüshası, geri ödeme planının bir sureti ve kredi kullandırım dekontu ile ilgili belgeler davacıya teslim edilmiştir. Davacının sureti kendisinde bulunan belgeleri ibraz etmemesi kendi kusurundan kaynaklanmaktadır. Kimse kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemez.
Bu durumda yasaya uygun olan, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.”
11. Başvurucu kesin nitelikli bu kararı 18/9/2014 tarihinde öğrenmiş; 17/10/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgili Hukuk
12. 12/1/2011 tarihli ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “İspat hakkı” kenar başlıklı 189. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir.”
13. 6100 Sayılı Kanun’un “Başka Yerden Getirtilecek Deliller” kenar başlıklı 195. maddesi şöyledir:
“(1) Tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için, mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle üçüncü kişilere bu husus bildirilir. Mahkemeye getirtilmesi mümkün olmayan deliller, bulunduğu yerde incelenebilir veya dinlenebilir.”
14. 01/08/2003 tarihli ve 25186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nin “Bilgi ve belge isteme yetkisi” kenar başlıklı 21. maddesi şöyledir:
“Hakem heyeti, uyuşmazlık konusuna ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi taraflardan, ilgili kurum ve kuruluşlardan isteyebilir.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
15. Mahkemenin 21/9/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
16. Başvurucu, kullandığı kredi nedeniyle kendisinden haksız olarak tahsil edilen ücretlerin iadesi istemiyle tüketici hakem heyetine yaptığı başvurusunda krediye ilişkin sözleşme ve diğer belgelerin ilgili bankadan istenmesini talep ettiğini ancak belgeler getirtilmeden başvurusunun reddedildiğini, bu kararın iptali için açtığı davada aynı talebini Mahkemeye ilettiğini ancak Mahkemenin de bu talebini dikkate almayıp davanın reddine karar verdiğini, toplanmasını istediği deliller toplanmayarak davasının reddedilmesi nedeniyle Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet ve 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakları ile 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş; ihlalin tespiti ve tazminat talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
17. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetinin özü, hukuk davasında toplanmasını istediği deliller toplanmayarak davanın reddedilmesiyle davanın diğer tarafı karşısında eşitsiz bir duruma düşürüldüğü, bunun sonucunda dava konusu alacağına kavuşamadığına ilişkindir. Bu nedenle başvurucunun iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği ilkesi yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
18. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
19. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Anayasa'da adil yargılanma hakkının kapsamı düzenlenmediğinden bu hakkın kapsam ve içeriğinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 22).
20. Yapılan yargılama sırasında tanık dinletme hakkı da dâhil olmak üzere delillerin ibrazı ve değerlendirilmesi adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olarak kabul edilen silahların eşitliği ilkesi kapsamında kabul edilmekte olup bu hak da makul sürede yargılanma hakkı gibi adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden biridir. Anayasa Mahkemesi de Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle gerek Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan gerek AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen gerekçeli karar hakkı ve silahların eşitliği ilkesi gibi ilke ve haklara Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).
21. Taraflar arasında hakkaniyete uygun bir dengenin sağlanmasını amaçlayan silahların eşitliği ilkesi, mahkeme önünde sahip olunan hak ve yükümlülükler bakımından taraflar arasında eşitliğin sağlanması ve bu dengenin yargılamanın her aşamasında korunmasını ifade etmekte olup bu usul güvencesi gereğince uyuşmazlığın her iki tarafına da savunmasının temel dayanağı olan delilleri sunma imkânı tanınmalıdır (Yüksel Hançer, B. No: 2013/2116, 23/1/2014, § 18).
22. Yargılama makamları yargılamanın taraflarınca ileri sürülen iddiaları ve gösterdikleri delilleri gereği gibi incelemek zorundadır. Bununla birlikte belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisi esasen derece mahkemelerine aittir (Yüksel Hançer, § 19).
23. Mevcut yargılamada geçerli olan delil sunma ve inceleme yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp Mahkemenin görevi başvuru konusu yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığını değerlendirmektir. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ışığında taraflara iddialarını sunmak hususunda uygun olanakların sağlanması şarttır. Taraflara tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma ve inceletme noktasında da uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddialarının da yargılamanın bütünü ışığında değerlendirilmesi gerekir (Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 27).
24. Somut olayda, kullandığı kredi nedeniyle kendisinden haksız ücret tahsil edildiğini iddia eden başvurucu, bu ücretin iadesi istemiyle Tüketici Hakem Heyetine yaptığı başvurusunda ve bu başvurusunun kabul edilmemesi üzerine açtığı davada uyuşmazlık konusu krediye ilişkin sözleşme ve diğer belgelerin ilgili bankadan istenip incelenmesini talep etmiştir.
25. Mahkeme, söz konusu belgelerin davacı tarafından temin edilip dosyaya sunulması gerektiği ancak başvurucunun bu yükümlülüğü yerine getirmediği gerekçesiyle başvurucunun bu talebini haksız bularak Tüketici Hakem Heyeti kararının yerinde olduğuna ve davanın reddine kesin olarak karar vermiştir.
26. Başvurucu, toplanmasını istediği deliller toplanmayarak davasının reddine karar verilmesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
27. Hukuk davalarında ileri sürülen iddiaların ispatına ilişkin usul ve esaslar ilgili usul kurallarıyla belirlenmiş olup derece mahkemelerinin bu konularla ilgili değerlendirmelerinin mevzuata uygun olup olmadığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi değildir (Ali Yanar, B. No: 2013/5216, 14/4/2016, § 49).
28. Öte yandan bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği mevzuatın yorumlanması ve uygulanması derece mahkemelerinin görevi olmakla birlikte bu yorum ve uygulamaların etkilerinin Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanında bulunan hak ve yükümlülüklerle bağdaşıp bağdaşmadığının Anayasa Mahkemesince incelenebileceği tabiidir (Emre Kartal, B. No: 2014/5020, 6/10/2015, § 40). Silahların eşitliği ilkesi yönünden yapılacak böyle bir inceleme somut olayın koşulları çerçevesinde olacaktır.
29. Başvuru konusu davada, başvurucunun iddiasının ispatı için dayandığı kredi sözleşmesi ve diğer belgeleri dosyaya kendisinin sunması gerekip gerekmediğine ilgili usul kurallarını yorumlamak suretiyle karar verme yetkisi davaya bakan Mahkemeye aittir. Somut olayda başvurucu söz konusu belgelerin tüketici hakem heyeti ve Mahkeme tarafından temin edilmesini talep etmiş; Mahkeme ise uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kredi sözleşmesinin ibrazının zorunlu olduğu, kredi sözleşmesi hükümlerine göre iki nüsha olarak tanzim edilen sözleşmenin bir nüshası, geri ödeme planının bir sureti ve kredi kullandırım dekontu ile ilgili diğer belgelerin başvurucuya teslim edildiği, başvurucunun kendisinde bulunan bu belgeleri ibraz edememesinin kendi kusurundan kaynaklandığı, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği gerekçesiyle başvurucunun bu talebini haksız bularak tüketici hakem heyeti kararının yerinde olduğuna ve davanın reddine karar vermiştir (bkz. § 10).
30. Taraflarca getirilme ilkesinin hakim olduğu başvuruya konu yargılama süreci incelendiğinde başvurucuya delillerini sunma ve inceletme imkânı verildiği, başvurucunun gösterdiği delillerle ilgili talebinin ilgili usul kurallarına göre Mahkemece değerlendirilip gerekçesi açıklanmak suretiyle reddedildiği, yapılan bu değerlendirmede herhangi bir keyfîliğin ya da silahların eşitliği ilkesini ihlal eden bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Yargılamanın bir bütün olarak adil olmadığına ilişkin bir bulguya da rastlanmamıştır.
31. Açıklanan nedenlerle adil yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 21/9/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.