logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanma Kılavuzu English

(Sabri Topdağ, B. No: 2017/22840, 3/6/2020, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

SABRİ TOPDAĞ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2017/22840)

 

Karar Tarihi: 3/6/2020

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

 

 

Hicabi DURSUN

 

 

Muammer TOPAL

 

 

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

Duygu KALUKÇU

Başvurucu

:

Sabri TOPDAĞ

Vekili

:

Av. Şaduman KOÇ

 

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 28/4/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Birinci Komisyon tarafından başvurucunun tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası dışındaki diğer temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine yönelik iddiaların kabul edilemez olduğuna, başvurunun tutuklamanın hukuki olmadığı iddiası bakımından Bölüm'e gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Başvurucu 28/4/2017 tarihli bireysel başvuru dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuş ise de aynı tarihte bireysel başvuru harcının ödendiği anlaşılmıştır.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

8. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

10. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).

11. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 51, 350).

12. Başvurucu, uzman doktor olarak görev yapmakta iken 15 Temmuz 2006 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişimi sonrası 1/9/2016 tarihinde 15/8/2016 tarihli ve 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edilmiştir. Başvurucu hakkında 27/9/2016 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY'ye üye olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, dinî inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık ve 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından soruşturma başlatılmış ve başvurucu gözaltına alınmıştır.

13. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 7/10/2016 tarihinde başvurucuyu tutuklanması talebiyle İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk etmiştir.

14. Hâkimlik aynı tarihte, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından tutuklanmasına karar vermiştir. Başvurucu karara itiraz etmiş, İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hâkimliği 18/10/2016 tarihinde itirazı kesin olarak reddetmiştir.

15. UYAP üzerinden yapılan incelemede devam eden soruşturma sürecinde İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından itiraz yolu açık olmak üzere 3/3/2017 tarihli tutukluluğun devamı kararı verildiği anlaşılmış ancak bu karara karşı itiraz edilip edilmediği hususunda bir belgeye rastlanmamıştır.

16. Başvurucu 28/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

17. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 15/5/2018 tarihli iddianame ile başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, dinî inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açmıştır.

18. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi 2/7/2018 tarihinde davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemenin Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir.

19. Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2018/173 numarasına kaydedilen dava dosyasında 10/8/2018 tarihinde yapılan tensip incelemesi neticesinde başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir.

20. Mahkemece 28/1/2020 tarihinde başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, isnat edilen diğer suçlardan ise beraatine karar verilmiştir.

21. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla istinaf incelemesinde derdesttir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 3/6/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi Yönünden

23. Başvurucu 28/4/2017 tarihli bireysel başvuru dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuş ise de aynı tarihte bireysel başvuru harcını ödediği anlaşıldığından adli yardım talebi hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.

B. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

24. Başvurucu; haksız yere tutuklandığını, dosya kapsamında tutukluluğa dayanak kuvvetli şüphe teşkil edecek herhangi bir bilgi ya da belgenin bulunmadığını, isnat edilen suçları işlediğine dair bir olay veya olguya dayanılmadığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

25. Bakanlık görüşünde, başvurucunun kabul edilebilirlik yönünden 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesindeki tazminat yolunu tüketmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Esas yönünden yapılan değerlendirmede ise tutuklama kararına ve iddianamedeki delillere atıf yapılarak somut olayda suç işlendiğine ilişkin kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu belirtilmiştir.

26. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

C. Değerlendirme

27. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir hak arama yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincillik niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, §§ 16, 17).

28. Somut olayda başvuru formu ve eklerinde, başvurucunun tutuklanmasına ilişkin karar ile bu karara karşı itiraz yoluna başvurup başvurmadığı ve başvurmuş ise itiraz merciince itirazın ne şekilde sonuçlandırıldığı hususlarında bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bu kapsamda 26/10/2018 tarihinde eksikliğin giderilmesi bildirimi ile başvurucudan anılan hususlara ilişkin bilgi ve belge göndermesi talep edilmiştir. Süresi içinde gönderilen cevap yazısından ilk tutuklama kararına itirazın reddedildiği 18/10/2016 tarihli karar ile bireysel başvuru tarihinden sonra yapılan tutukluluk inceleme kararlarının gönderildiği, bu kararların başvurucuya ceza infaz kurumunda tebliğ edildiğinin belirtildiği ancak tebliğ tarihlerine ilişkin bilgi verilmediği anlaşılmıştır.

29. UYAP üzerinden yapılan incelemede başvurucu hakkında İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından itiraz yolu açık olmak üzere 3/3/2017 tarihli tutukluluğun devamı kararı verildiği ancak bu karara karşı itiraz edilip edilmediği hususunda bir belgeye rastlanmadığı gibi başvurucunun da bu yönde bir bilgi vermediği görülmüştür. Bu tespitlerin yanı sıra başvuru formu ve eklerinde başvurucu tarafından tahliye taleplerinin ya da itirazlarının incelenmediği veya kararların tebliğ edilmediği yönünde bir şikâyetinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır.

30. Başvurucunun anılan şikâyetine ilişkin olarak olağan kanun yollarını tüketmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunması, bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmamaktadır.

31. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 3/6/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Sabri Topdağ, B. No: 2017/22840, 3/6/2020, § …)
   
Başvuru Adı SABRİ TOPDAĞ
Başvuru No 2017/22840
Başvuru Tarihi 28/4/2017
Karar Tarihi 3/6/2020

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı Suç isnadı (tutukluluğun hukuki olmadığı) Başvuru Yollarının Tüketilmemesi
  • pdf
  • udf
  • word
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi