TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ALİ ÖZCAN ALEVLİ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2019/31432)
Karar Tarihi: 1/2/2023
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
Muammer TOPAL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
İrfan FİDAN
Muhterem İNCE
Raportör
Mahmut ALTIN
Başvurucular
1. Ali Özcan ALEVLİ
2. Aylin ALEVLİ
3. Nüket Veliç ERSOY
Başvurucular Vekili
Av. Ertuğrul KAYA
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırma amacına uygun olarak kullanılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvuru konusu taşınmaz 30/11/1977 tarihinde kamulaştırılarak Maliye Hazinesi adına tescil edilmiş ve kamulaştırma amacı doğrultusunda Gaziantep Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü tesisleri inşa edilmiştir.
3. Ardından başvuru konusu taşınmaz 17/2/2012 tarihli imar değişikliğiyle konut alanına çevrilmiştir. Sonrasında ise başvuru konusu Özelleştirme Yüksek Kurulunun 2/5/2014 tarihli kararıyla başvuru konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, taşınmazın satış yöntemiyle özelleştirilmesine ve elde edilecek gelirlerin Maliye Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığına bırakılmasına karar verilmiştir. Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 14/5/2014 tarihli Oluru ile söz konusu taşınmaz, TTA Gayrimenkul A.Ş.ye (TTA Gayrimenkul A.Ş. yargılama aşmasında Sümer Holding A.Ş. bünyesinde birleşmiş.) bedelsiz devredildikten sonra ihale yoluyla satılmıştır.
4. Başvurucular, taşınmazın kamulaştırma amacının, imar değişikliğinin yapıldığı 17/2/2012 tarihinde ortadan kalktığını belirterek 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca tazminat -asıl ve birleşen- davaları açmıştır. Mahkemece, imar değişikliğinin yapıldığı 17/2/2012 tarih itibarıyla kamulaştırma amacının ortadan kalktığı ve başvurucuların mülkiyeti geri alma hakkının doğduğu ancak bu hakkın kullandırılmasına yönelik bildirim ibraz edilmediği gerekçesiyle davaların kabulüne karar verilmiştir. Sonrasında bölge adliye mahkemesinin, 2942 sayılı Kanun'un 22. maddesi uyarınca kamulaştırmanın kesinleşmesinden itibaren beş yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davaların usulden reddine dair kararı, Yargıtayca onanmıştır.
5. Başvurucular nihai hükmü 28/8/2019 tarihinde öğrendikten sonra 29/8/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
6. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
7. Başvurucular; 2942 sayılı Kanun'un 22. maddesi uyarınca kendilerine iade edilmesi gereken taşınmazın, iade hakkı kullandırılmadan satılmasından ve bu satış nedeniyle mülkiyetin bedele dönüşmesi nedeniyle açtıkları tazminat davasının hukuka aykırı olarak reddedilmesinden yakınmaktadır. Bakanlık görüşünde, taşınmaz çok uzun bir süre kamulaştırma amacına uygun şekilde kullanıldıktan sonra başka bir kamu hizmetinin gerçekleştirilebilmesi amacıyla bir kamu Şirketine devredildiği vurgulanmıştır. Öte yandan dava tarihi itibarıyla başvurucuların taşınmaz üzerindeki mülkiyetini otuz sekiz yıl önce kaybettikleri belirtilerek başvurucuların mülkiyet hakkına ilişkin şikâyetlerinin konu bakımından yetkisizlik kapsamında olup olmadığının incelenmesi gerektiğine değinilmiştir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin daha önce Habibe Kalender ve diğerleri kararında açıkladığı ilkeler ile somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınmasının faydalı olacağı ifade edilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru formunda belirttiği iddialarını yinelemiştir.
8. Başvuru, mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiştir.
9. Anayasa Mahkemesi, benzeri nitelikli başvurularda verdiği Habibe Kalender ve diğerleri (B. No: 2013/3845, 1/12/2015) ve Mehmet Mihri Şirvanlı (B. No: 2018/3762, 18/5/2021) kararlarında, uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede kamulaştırıldıktan sonra uzun bir süre kamu yararı amacıyla kullanılan ve değişen koşullar sonrasında idare tarafından üçüncü kişilere devredilen taşınmazın geri verilmesi veya taşınmazın kamulaştırma değeri ile idarece satış değeri arasındaki farkın eski maliklerine ödenmesi taleplerinin somut bir temele dayalı meşru beklenti oluşturmadığı değerlendirilmiştir.
10. Ayrıca değinmek gerekir ki 2942 sayılı Kanun'un 22. maddesinin 6552 sayılı Kanun'un 100. maddesiyle değiştirilen birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının, 6552 sayılı Kanun'un anılan maddesinin yürürlük tarihi olan 11/9/2014 tarihinden önce gerçekleştirilen kamulaştırma işlemleri hakkında da uygulanacağını öngören aynı Kanun'un geçici 9. maddesi hükmü, Anayasa Mahkemesinin 14/5/2015 tarihli ve E.2014/177, K.2015/49 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Yine Anayasa Mahkemesinin 16/3/2016 tarihli ve E.2016/12, K.2016/13 sayılı norm denetimi kararında anılan iptal kararı ve gerekçesine dayanılarak 11/9/2014 tarihinden önce 2942 sayılı Kanun'un 22. maddesi uyarınca tesis edilen kamulaştırma işlemleri hakkında 6552 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanabilmesinin olanaksız hâle geldiği belirtilmiştir.
11. Bu ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde derece mahkemelerince 11/9/2014 tarihinde yürürlüğe giren 2942 sayılı Kanun'un 22. maddesinin üçüncü fıkrasının yürürlük tarihinden önceki başvuru konusu kamulaştırma işlemine de teşmil edilmesi Anayasa Mahkemesinin anılan norm denetimi kararlarına uygun olduğu söylenemez. Buna mukabil Anayasa Mahkemesinin Habibe Kalender ve diğerleri ile Mehmet Mihri Şirvanlı kararlarındaki ilkeler doğrultusunda 1977 yılından 2012 yılına kadar yaklaşık otuz beş yıl gibi uzun bir süre kamulaştırma amacına uygun şekilde kullanılarak değişen koşullar sebebiyle bir kamu şirketine devredilen taşınmazın geri alınmasına veya tazminat ödenmesine ilişkin şartların somut olayda oluşmadığı anlaşılmıştır. Buna göre başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetlerin açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varılmıştır.
12. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 1/2/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.