logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Mustafa Gündem, B. No: 2019/31489, 23/11/2022, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MUSTAFA GÜNDEM BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/31489)

 

Karar Tarihi: 23/11/2022

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

M. Emin KUZ

 

 

Basri BAĞCI

 

 

Kenan YAŞAR

Raportör

:

Muhammed Cemil KANDEMİR

Başvurucu

:

Mustafa Gündem

Vekili

:

Av. Abdulhamit ÇAKAN

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, kasten adam öldürme ve kasten adam öldürmeye teşebbüs etmek suçlarını işlediğinden bahisle tesis edilen meslekten çıkarma cezasına karşı açılan iptal davasının kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararına dayanılarak reddedilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmaktayken kasten adam öldürme ve kasten adam öldürmeye teşebbüs etme suçlarını işlediğinden bahisle Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun 7/7/2015 tarihli kararıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.

3. Başvurucu meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle dava açmıştır. Gaziantep 2. İdare Mahkemesi (Mahkeme) 19/1/2017 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Mahkeme kararının gerekçesi şöyledir:

"... dava dosyasında bulunan soruşturma raporu, ifade tutanakları ve görüntü inceleme tutanağı ile davacının K.G.'ye yönelik kasten öldürme suçunu işlediğinden 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, C.G.'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğinden 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, Ö.G.'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğinden 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, S.G.'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğinden 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, H.G.'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğinden 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, F.G.'ye yönelik kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğinden 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, Ş.G.'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğinden 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 17.11.2015 tarih ve E:2014/138, K:2015/321 sayılı kararı'nın incelenmesi sonucunda, davacının kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs fiileri subuta erdiğinden davacı hakkında eylemi karşılığı meslekten çıkarılma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin konu dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır."

4. Başvurucunun Mahkeme kararına karşı yaptığı istinaf istemi Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin (Bölge İdare Mahkemesi) 29/12/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

5. Danıştay Beşinci Dairesi 4/7/2019 tarihli kararıyla Bölge İdare Mahkemesi kararını kesin olarak onamıştır.

6. Nihai karar başvurucuya 12/8/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 11/9/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

7. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

8. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtlarının incelenmesinden İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde yer verilen Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin (Ağır Ceza Mahkemesi) 2014/138 esas numaralı dosyasında başvurucu hakkında kasten adam öldürme ve kasten adam öldürmeye teşebbüs suçlarından ceza davası açıldığı anlaşılmıştır. Ağır Ceza Mahkemesi 17/11/2015 tarihli kararıyla mezkur suçlar yönünden başvurucu hakkında mahkûmiyet ve beraat hükümleri vermiştir. Başvurucuya ilişkin mahkûmiyet ve beraat kararlarının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15/10/2018 tarihli kararıyla (fazla ceza tayini, suçun nitelemesinde yanılgıya düşülmesi vs. sebeplerle) bozulduğu görülmüştür. Ağır Ceza Mahkemesinin bozma kararına uyarak 11/11/2019 tarihli kararıyla başvurucu hakkında kasten adam öldürme ve kasten adama öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen cezaların Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 9/11/2021 tarihli kararıyla onandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME

9. Başvurucu; hakkında açılan ceza davasının henüz kesinleşmediğini, idari yargıda açtığı davada ceza davasının bekletici mesele yapılması gerekirken yapılmadığını, başvuruya konu kararın gerekçesinde yer verilen ceza mahkemesi kararının Yargıtay tarafından bozulduğunu, hakkında beraat kararı verilme ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürerek masumiyet karinesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir. Adalet Bakanlığı görüşünde, başvurucu hakkında kasten adam öldürme suçundan verilen mahkûmiyet kararının Yargıtayın ilgili dairesince 9/11/2021 tarihinde onandığı, somut olayın kendine özgü koşulları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, bu görüşe ilişkin olarak verdiği cevapta hem delil durumu hem de Bakanlık görüşü dikkate alındığında masumiyet karinesinin ihlal edildiğinin açık olduğunu ileri sürmüştür.

10. Başvuru masumiyet karinesi yönünden incelenmiştir.

11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

12. Masumiyet karinesi, hakkında suç isnadı bulunan bir kişinin adil bir yargılama sonunda suçlu olduğuna dair kesin hüküm tesis edilene kadar masum sayılması gerektiğini ifade etmekte ve hukuk devleti ilkesinin de bir gereğini oluşturmaktadır (AYM, E.2013/133, K.2013/169, 26/12/2013). Anılan karine, kişinin suç işlediğine dair kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan suçlu olarak kabul edilmemesini güvence altına almaktadır. Ayrıca hiç kimse, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar yargılama makamları ve kamu otoriteleri tarafından suçlu olarak nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz (Kürşat Eyol, B. No: 2012/665, 13/6/2013, § 26).

13. Adil yargılanma hakkının bir unsuru olan masumiyet karinesinin sağladığı güvencenin iki yönü bulunmaktadır. Güvencenin ilk yönü; kişi hakkındaki ceza yargılaması sonuçlanıncaya kadar geçen, bir başka ifadeyle kişinin ceza gerektiren bir suçla itham edildiği (suç isnadı altında olduğu) sürece ilişkin olup suçlu olduğuna dair hüküm tesis edilene kadar kişinin suçluluğu ve eylemleri hakkında erken açıklamalarda bulunulmasını yasaklar. Güvencenin bu yönünün kapsamı sadece ceza yargılamasını yürüten mahkemeyle sınırlı değildir. Güvence aynı zamanda diğer tüm idari ve adli makamların da işlem ve kararlarında, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kişinin suçlu olduğu yönünde ima ya da açıklamalarda bulunmamasını gerekli kılar. Dolayısıyla sadece suç isnadına konu ceza yargılaması kapsamında değil ceza yargılaması ile eş zamanlı olarak yürütülen diğer hukuki süreç ve yargılamalarda da (idari, hukuk, disiplin gibi) masumiyet karinesinin ihlali söz konusu olabilir (Galip Şahin, B. No: 2015/6075, 11/6/2018, § 39).

14. Güvencenin ikinci yönü ise ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet dışında bir hüküm kurulduğunda devreye girer ve daha sonraki yargılamalarda ceza gerektiren suçla ilgili olarak kişinin masumiyetinden şüphe duyulmamasını, kamu makamlarının toplum nezdinde kişinin suçlu olduğu izlenimini uyandıracak işlem ve uygulamalardan kaçınmasını gerektirir (Galip Şahin, § 40).

15. Bireysel başvuruya konu olayda, başvurucunun kasten adam öldürme ve kasten adam öldürmeye teşebbüs etmek suçlarını işlediği gerekçesiyle meslekten çıkarıldığı ve hakkında ceza davası açıldığı anlaşılmıştır. Başvurucu hakkındaki ceza yargısı ve idari yargı süreçlerinin eş zamanlı olarak yürütüldüğü ancak meslekten çıkarma işlemine karşı açılan idari davanın ceza yargılaması devam ederken sonuçlandığı, bir başka ifadeyle idare mahkemesi kararının verildiği tarihte başvurucunun suçluluğunun hükmen sabit olmadığı görülmektedir. Bu itibarla somut olayda masumiyet karinesinin birinci yönünün sağladığı güvenceye uygun davranılması gerektiği anlaşılmıştır.

16. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında, idare mahkemesinin iptal davası yönünden davanın reddine gerekçe olarak gösterdiği ceza mahkemesi kararlarının nihai olmadığını, hem idarenin işlemi hem de idare mahkemesi kararı kapsamında tek dayanağın ceza yargılaması sürecinde verilen karar olduğu durumda başvurucular hakkında devam eden bir yargılama sürecine dayanılarak, sanki yargılama tamamlanarak mahkûmiyet kararı kesinleşmiş gibi değerlendirilerek verilen ret kararı ile idare mahkemesinin erken çıkarımda bulunduğuna karar vermiştir. Bu doğrultuda, idare mahkemesinin iptal davasına ilişkin yargılama kapsamında kalan yetki sınırını masumiyet karinesini ihlal edecek şekilde aştığı sonuna ulaşılmıştır (B.S., B. No: 2020/8344, 26/7/2022, § 43-49, Serdar Taşcı, B. No: 2016/517, 23/6/2020, § 54-55).

17. Somut olayda başvurucunun meslekten çıkarılması kararına karşı açtığı davanın reddinin gerekçesinde Ağır Ceza Mahkemesi kararına dayanıldığı ve kararda başvurucunun fiillerinin sübuta erdiği ifadesine yer verildiği görülmüştür.

18. Başvurucu, başvuruya konu kararın gerekçesinde yer verilen Ağır Ceza Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından bozulduğunu belirtmiştir. Nitekim UYAP kayıtlarının incelenmesinden 19/1/2017 tarihli Mahkeme kararının gerekçesinde yer verilen Ağır Ceza Mahkemesinin 17/11/2015 tarihli kararının, Mahkeme kararının verildiği tarihte kesinleşmemiş olduğu görülmektedir. Bu karardaki başvurucuya ilişkin mahkûmiyet ve beraat kararlarının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15/10/2018 tarihli kararıyla (fazla ceza tayini, suçun nitelemesinde yanılgıya düşülmesi vs. sebeplerle) bozulduğu, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bozma kararına uyularak 11/11/2019 tarihli kararıyla başvurucu hakkında kasten adam öldürme ve kasten adam öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen cezaların Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 9/11/2021 tarihli kararıyla onandığı anlaşılmıştır. Ağır Ceza Mahkemesince 20/12/2021 tarihinde, başvurucu hakkındaki mahkumiyet kararlarının Yargıtay'ın onama kararıyla kesinleştiğine ilişkin kesinleşme şerhleri düşülmüştür.

19. Başvurucunun meslekten çıkarılma sebebi ve Mahkemenin bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddinin gerekçesi başvurucunun kasten adam öldürme ve kasten adam öldürmeye teşebbüs etmek suçlarını işlediğidir. Ancak Mahkemenin karar verdiği 19/1/2017 tarihinde başvurucunun anılan suçları işlediği yönünde kesinleşmiş bir mahkeme kararı yoktur. Başvurucu hakkında devam eden bir yargılama sürecine dayanılarak başvurucunun kasten adam öldürme ve kasten adam öldürmeye teşebbüs fiillerinin sübuta erdiği gerekçesiyle verilen ret kararı ile Mahkeme erken çıkarımda bulunmuştur.

20. Burada masumiyet karinesinin ihlaline sebep olan husus, ceza yargılaması sonucu kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı halde idari yargı yerlerince kullanılan "... davacının kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs fiileri subuta erdiğinden..." ifadesiyle başvurucunun suçlu sayılması hususudur. Bir başka deyişle idari yargı yeri başvurucunun suçluluğu hakkında erken çıkarımda bulunmuştur.

21. Açıklanan gerekçelerle masumiyet karinesinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

22. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ve 300.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

23. Başvurucu hakkında açılan ceza davasında verilen mahkumiyet kararlarının 9/11/2021 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. İhlalin tespitine ve başvurucuya 22.500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36 ve 38. maddelerinde güvence altına alınan masumiyet karinesinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin bilgi için Gaziantep2. İdare Mahkemesine (E.2016/291, K.2017/142) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuya 22.500 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. 364,60 TL harç ve 9.900 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 10.264,60 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 23/11/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Mustafa Gündem, B. No: 2019/31489, 23/11/2022, § …)
   
Başvuru Adı MUSTAFA GÜNDEM
Başvuru No 2019/31489
Başvuru Tarihi 11/9/2019
Karar Tarihi 23/11/2022

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, kasten adam öldürme ve kasten adam öldürmeye teşebbüs etmek suçlarını işlediğinden bahisle tesis edilen meslekten çıkarma cezasına karşı açılan iptal davasının kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararına dayanılarak reddedilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (İdare) Masumiyet karinesi (idare) İhlal Manevi tazminat, İhlalin tespiti
  • pdf
  • udf
  • word
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi