logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Yiğit Aksakoğlu, B. No: 2019/7132, 3/12/2020, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

YİĞİT AKSAKOĞLU BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/7132)

 

Karar Tarihi: 3/12/2020

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

 

 

Hicabi DURSUN

 

 

Muammer TOPAL

 

 

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

Yusuf Enes KAYA

Başvurucu

:

Yiğit AKSAKOĞLU

Vekilleri

:

Av. Aslı KAZAN

 

 

Av. Serkan CENGİZ

 

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması ve soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 28/2/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

A. Gezi Olaylarına İlişkin Genel Bilgiler

8. Türkiye İnsan Hakları Kurumu tarafından 2014 yılı Ekim ayında yayımlanan Gezi Parkı Olayları Raporu’nda yer alan bazı tespitler şöyledir:

- Gezi Parkı, İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde Taksim Meydanı yakınında bulunan bir şehir parkıdır. Gezi Parkı’nda gerçekleşen değişimler, Gezi Parkı olayları ile gündeme gelmiş; konuya ilişkin birçok açıklama yapılmış ve tartışma yürütülmüştür.

- Gezi Parkı olayları, İstanbul Taksim Meydanı’nda bulunan Gezi Parkı’nda İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmak istenen çevre ve imar düzenlemelerine engel olmak amacıyla -düzenleme yapacak olan iş makinelerinin Gezi Parkı’na girmesi üzerine- 27/5/2013 tarihinde başlamış ve haziran-temmuz aylarında yoğunlaşarak Türkiye’nin birçok iline yayılmış toplantı ve gösteri yürüyüşleridir.

- Kamuoyunda olayların çevreci bir saikle başladığını ve bireylerin yaşadıkları çevreye ilişkin kararların kendilerine sorulması talebini ortaya koyduklarını ifade edenler olduğu gibi yerleri değiştirilen ağaçların bahane olarak kullanıldığını, hareketin iktidara karşı yurt dışı destekli bir kalkışma olduğunu belirtenler ve polisin müdahalesini Başbakanlık binasının ele geçirilmeye çalışılması, kamunun ve özel kişilerin mallarına zarar verilmesi ile ilişkilendirenler de mevcuttur.

- İçişleri Bakanlığı verilerine göre 28/5/2013 ile 6/9/2013 tarihleri arasında 80 ilde, Gezi Parkı olayları çerçevesinde 5.532 eylem/etkinlik gerçekleştirilmiş; bu eylem ve etkinliklere 3.611.208 kişi katılmış, olaylara ilişkin 104.519 emniyet personeli görevlendirilmiş, söz konusu gösterilerden 164’üne müdahalede bulunulmuş, bir komiser yüksekten düşme nedeniyle şehit olmuş, üçü silahla ve ikisi bıçakla olmak üzere 697 güvenlik görevlisi yaralanmış, olaylar sırasında yaşamını yitiren 4 sivil vatandaşın ölümüyle ilgili adli ve idari soruşturma yürütülmüş, olaylarda gözaltına alınan 5.513 kişiden 148’i tutuklanmış, görevlendirilen polislerden 127’si hakkında uygulamaları nedeniyle araştırma/soruşturma işlemleri yapılmıştır.

B. Başvurucuya İlişkin Süreç

9.Gezi olayları ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2013 yılında 2013/1120 sayılı soruşturma başlatılmıştır. Bu soruşturma daha sonra 2014/40852 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülmüştür.

10. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliği şüpheli ve müdafileri ile diğer soruşturma süjelerinin soruşturma dosyasını incelemeleri ve örnek almalarının soruşturmanın selametini tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 153. maddesine dayanarak31/3/2017 tarihinde soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanmasına karar verilmiştir.

11. Mehmet Osman Kavala, Hükûmeti devirmeye yönelik bir girişim olarak değerlendirilen Gezi olaylarının azmettiricisi ve lideri olmak suçlamasıyla 1/11/2017 tarihinde tutuklanmıştır.

12. Mehmet Osman Kavala hakkındaki soruşturma devam ederken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/40852 sayılı soruşturma dosyası kapsamında başvurucunun da dâhil olduğu 20 kişi hakkında Kasım 2018 tarihinde gözaltı kararı verilmiştir. Gözaltılar ile ilgili olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklama şöyledir:

"Açık Toplum Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Anadolu Kültür A.Ş. isimli şirketin sahibi Mehmet Osman Kavala isimli şahsın 27/5/2013 tarihinde başlayan Gezi Parkı Olaylarını Türkiye geneline yaymak ve yurt genelinde kaos ve kargaşa ortamı meydana getirmek ve bu şekilde Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasına kısmen veya tamamen engellemeyi amaçladığı, Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür A.Ş. isimli vakıf ve şirketi kullanarak olayları finanse ve organize ettiği tespit edilmiştir.

Mehmet Osman Kavala ile hiyerarşik bir düzen içerisinde şüphelilerin;

-Gezi Parkı olaylarını derinleştirmek ve yaygınlaştırmak için Anadolu Kültür AŞ’ye ait DEPO isimli yerde toplantılar düzenledikleri,

- Sivil İtaatsizlik ve Şiddetsiz Eylem başlıkları altında Gezi Parkı olaylarının devamlılığını sağlamak için yurt dışından aktivizm eğiticileri, kolaylaştırıcılar ve profesyonel eylemciler getirttikleri (Duran Adam, Piyano Çalan Adam, Kırmızılı Kadın vs.),

- Yeni medya oluşturma faaliyetleri içerisine girerek Gezi Parkı sürecinin devamı ve yaşanması muhtemel Gezi benzeri olayların kendi medyaları üzerinden gündem oluşturulmasının amaçladıkları,

- Mehmet Osman Kavala’nın Avrupa’da birçok kurum ve şahısla görüşme yaparak, Gezi Parkı olaylarında gündeme gelen biber gazının Türkiye’ye ithalinin durdurularak, yasaklanması için çalışmalar yaptıkları tespit edilmiştir."

13.Başvurucu 16/11/2018 tarihinde gözaltına alınmıştır.

14. İstanbul Emniyet Müdürlüğünde 16/11/2018 tarihinde başvurucunun ifadesi alınmıştır. İfade alma işlemi sırasında başvurucunun iki müdafii de hazır bulunmuştur. Başvurucuya hakkındaki suçlamalarla ilgili ayrıntılı sorular sorulmuş, başvurucu da bu sorulara ayrıntılı cevaplar vermiştir. Başvurucuya dinleme tapeleri ve teknik takip notlarından sorular yöneltilmiştir. Bu kapsamda başvurucuya Mehmet Osman Kavala ile irtibatı olup olmadığı, Mehmet Osman Kavala’nın yönetiminde olduğu Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür A.Ş. ile irtibatı olup olmadığı, Gezi olaylarının derinleştirilip yaygınlaştırılması için Garaj İstanbul, Anadolu Jam, Baraka gibi forumlara katılıp katılmadığı, bu amaçla etkinlikler düzenleyip düzenlemediği, şiddetsiz eylem, sivil itaatsizlik ve kolaylaştırıcılık eğitimi verilmesi için yurt dışından eğitimci getirilmesi amacıyla toplantılar yapıp yapmadığı, bu konuda Alevilere, Süryanilere, gayrimüslimlere eğitim verip vermediği ve bu suretle Gezi olaylarını geniş kitlelere ulaştırmaya çalışıp çalışmadığı, şiddetsiz eylem adlı internet sitesini ne amaçla kurduğu, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV) ile olan bağlantısı, Marc adlı kişiyle olan bağlantısı ve bu kişiyle yaptığı etkinliklerin kapsamı, Diyalog ve Uzlaşma Derneği ve Helsinki Yurttaşlar Derneği ile olan bağlantısı, konuşmalarda geçen ''Şebeke'' adlı oluşum, Taksim Dayanışması ve Taksim Platformu ile bir bağlantısının olup olmadığı ve katıldığı birçok toplantı ve etkinliğe ilişkin sorular sorulmuştur.

15. Başvurucu ifadesinde Mehmet Osman Kavala'yı tanımadığını, Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür A.Ş. ile bir ilişkisinin olmadığını, Garaj İstanbul’daki toplantıya kolaylaştırıcı olarak ve mesleki katkıda bulunmak amacıyla katıldığını, bu toplantının düzenleyicisi olmadığını, bu toplantının o dönemde düzenlenen sayısız toplantıdan birisi olduğunu, Anadolu Jam, Baraka gibi forumlara ise katılmadığını, Alevilerle ilgili toplantıların Gezi olayları ile bir ilgisinin olmadığını, Avrupa Birliği projesi kapsamında Bilgi Üniversitesi bünyesinde yapılan toplantılar olduğunu, Helsinki Yurttaşlar Derneği kapsamındaki toplantıların ise Hükûmetin o dönem yürüttüğü çözüm sürecine destek amaçlı gerçekleştirildiğini, Diyalog ve Uzlaşma Derneğinin faaliyetlerinin de Gezi ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu Derneğin çözüm sürecine destek olmak amacıyla kurulduğunu, TÜSEV ile ilgili toplantıların da Gezi olaylarıyla bir ilgisinin bulunmadığını, bu toplantının Yapı Kredi Bankasının desteğiyle yapılan sivil toplumda yeni yaklaşımlar adlı bir çalışma olduğunu, Marc adlı kişinin, çalıştığı Bernard Van Leer Vakfının Türkiye Temsilcisi olduğunu, bu kişiyle olan görüşmelerinin Gezi olayları ile ilgisinin olmadığını, vakıf çalışmalarına ilişkin olduğunu, Şebeke’nin kişilerden oluşan bir örgütlenme değil Bilgi Üniversitesi bünyesinde yürütülen bir Avrupa Birliği projesi olduğunu, projenin gençlerin hayata katılımını desteklediğini, şiddetsiz eylem adlı site üzerinden hiçbir paylaşımda bulunmadığını, bu sitenin alan adına sahip olduğu 2013 ile 2015 yılları arasında faaliyete geçmediğini, bu site üzerinden hiçbir yayın yapılmadığını, Gezi olaylarının derinleştirilip yaygınlaştırılması gibi bir faaliyet yürütmediğini belirtmiştir.

16. Savcılık 17/11/2018 tarihinde gözaltı kararı verilen 20 kişiden başvurucu ile birlikte bir başka şüpheliyi Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından tutuklanması istemiyle İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk etmiştir. Tutuklamaya sevk yazısında şu değerlendirmelerde bulunulmuştur:

"Ayrıca bu konularla ilgili M.A.A. ile Mehmet Osman Kavala arasındaki telefon görüşmesinde Mehmet Osman Kavala’nın 'bir ara bu yani bu hadisenin önümüzdeki şeyleri ne olur hani hep Avrupalılar her gördüğüm şey soruyor iyi tamamda hani bu siyasi durumu nasıl değiştirecek diye sorup duruyor bir ara bir yani bir kaç arka.. kişi oturup bir konuşsak mı' diyerek görüşmek istediği tespit edilmiştir. Bu görüşmeden de anlaşılacağı üzere yapılan eylemlerin tamamıyle önceden hazırlanmış bir plan dahilinde gerçekleştirildiği, nihai amacın ise Arap ülkelerinde olduğu gibi kaos ve kargaşa çıkartarak bir hükümet değişikliği olduğu açıkça görülecektir.

Yapılan çalışmalar neticesinde çıkan olayların bir tertibat olduğu ve bu tertibatta Gürcistan, Sırbistan, Ukrayna ve Arap ülkelerinde meydana gelen halk ayaklanmalarında önemli bir aktör olduğu değerlendirilen George Soros tarafından kurulmuş olan Açık Toplum Enstitüsü Danışma Kurulu üyesi Mehmet Osman Kavala'nın organizatör şahıs ve finansör olduğu; M.A.A ve eşi A.P.A. ile arkadaşlarının Mehmet Osman Kavala’nın direktifleri doğrultusunda olayların örgütlenmesini gerçekleştirdikleri değerlendirilmektedir. M.A.A.nın ve birlikte hareket ettiği şahısların çıkan olayların alevlendirilmesi için Twitter üzerinde örgütlenme gerçekleştirdiği, PKK, DHKPC, MLKP gibi sol terör örgüt üye ve yandaşlarını, Oyuncular Sendikası aracılığı ile tiyatro ve sinema oyuncularını sokak eylemlerine çekmeye çalıştığı tespit edilmiştir. Amaç marjinal gruplar ve terör örgütleri vasıtasıyla şiddetin fitilini ateşleyip, kaos oluşturmaktır ve nitekim öyle de olmuştur.

İlerleyen dönem içerisinde Mehmet Osman Kavala’nın Gezi sürecinin devam etmesi, eylemlerin Anadoluya yayılarak derinleştirilmesi, bir taraftan da sözde sivil itaatsizlik olarak adlandırılan şiddet eylemlerinin yaygınlaştırılması amacıyla faaliyetlerde bulunduğu, bu faaliyetlerle ilgili finans desteğini de yöneticiliğini yaptığı Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür A.Ş. tarafından sağladığı anlaşılmaktadır. Bu planı yapan kişilerin yasal görünüm içerisinde hareket ediyormuş izlenimi vermek için sivil itaatsizlik söylemleri ile faaliyetlerine başladıklarını duyurmuş iseler de, Gezi Parkı olaylarında da görüldüğü üzere eylemlerin başlatılması ile birlikte terör örgütlerinin cebir ve şiddet içeren Molotof atma, mala zarar verme, güvenlik güçlerine ve kendilerine destek olmayan sivil halka saldırı şeklinde şiddet içeren eylemleri gerçekleştirdikleri görülmüştür.

Şahısların bu kapsamda Garaj İstanbul, Anadolu Jam, Baraka şeklinde oluşum ve organizasyonlar yaparak forum toplantıları, eğitim vb. faaliyetlerde bulundukları, bunun için yurt dışından da eğitimcilerin geldiği anlaşılmıştır.

Gezi olaylarıyla ilgili Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca 15/6/2013 tarihinde gönderilen bir yazıda; Occupy(İşgal) hareketi olarak bilinen ve teorisyenliğini Gene Sharp’ın yaptığı sözde 'Sivil Başkaldır' yönteminin kullanıldığı, söz konusu hareketin uygulayıcısının ise OTPOR/CANVAS (Direniş) adı verilen grup olduğu, Sırp asıllı İvan Maroviç tarafından kurulan OTPOR isimli örgütün, Gürcistan ve Arap dünyasında yaşanan ve sosyal medyanın etkin bir şekilde kullanıldığı, ayaklanma ve devrimlerde etkin olduğu, bu kapsamda OTPOR lideri İvan Maroviç’in, 18-21/6/2012 tarihleri arasında ülkemizde bulunduğu, daha sonraki dönemde yani 7-15/7/2012 tarihleri arasında Mısır’ın başkenti Kahire’de, Gezi Parkı Eylemlerinde ön planda bulunan bir kısım şüphelilerle görüştüğü, George Soros isimli şahıs tarafından Dünya çapında kurulmuş olan ve Türkiyede de faaliyet gösteren Açık Toplum Enstitüsü Danışma Kurulu üyesi olan Mehmet Osman Kavala’nın bu olaylarda organizatör ve finansör olduğu, bahsedilen olaylarda adı geçen şahısları yönlendirdiği, şahısların Mısır’da olduğu sırada, Mehmet Osman Kavala’nın da 11-14/7/2012 tarihleri arasında yurtdışında olduğu, Türkiye dönüşünse ise Mi Minör isimli tiyatro oyunu provalarına başladıkları, bu oyunda temsili ülkenin başkanına karşı ayaklanmanın teşvik edildiği, bu süreçte şahısların TV programlarında 'Twitterla devrim olasılığı var' '140 karakterle ülkeler devriliyor' şeklinde ifadelerde bulundukları anlaşılmıştır.

Yine M.A.A.nın gezi olayları sırasında, Twitter hesabından; 'Mesele sadece gezi parkı değil arkadaş, sen hala anlamadın mı' şeklinde provakatif paylaşımlarda bulunmuş, adı geçen diğer şahısların da bu şekilde paylaşımlarının olduğu görülmüştür.

Gezi olaylarında en çok kullanılan hashtag ler ile ilgili yapılan araştırmalarda; #occupygezi isimli etiketi (hashtag) M.O.E.nin açtığı ve bu hashtag’in Twitter üzerinde 500 binin den fazla tweet aldığı, #DirenGeziParki isimli etiketi (hashtag) açan şahısla ilgili yapılan araştırmada, ilk açan kişinin tespit edilemediği ancak, AliEthamAbdocnMehmet isimli @lauronay twitter profil hesabının ilk paylaştığı, bu şahsın ayrıca Aylin Yılmaz Al Otoibi ismini kullandığı, bu isimle facebook hesabının da olduğu, #DirenGeziParki hashtag ile ilgili ilk gün 2.619.000 tweet atıldığı, toplamda ise 7.285.000 tweet atıldığı tespit edilmiştir.

Diğer yandan M.A.A.nın da yer aldığı 2011 tarihli, Gezi parkında çekilmiş video görüntülerinin olduğu ve görüntülerde Ayaklan İstanbul ibaresinin yer aldığı, bu nedenle 2011 yılında gündem oluşturma çabalarının başladığı ve 27 Mayıs 2013 tarihinde uygun ortam oluşturularak gezi olaylarının başlatıldığı anlaşılmaktadır.

Elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; şahısların birbirleri ile irtibatlı oldukları, aralarında hiyerarşik bir ilişkilerinin bulunduğu, koordineli olarak hareket ettikleri, Gezi eylemlerini genişletmek, derinleştirerek Anadolu’ya ve tüm Türkiye ye yaymak için gizli ve açık toplantılar ve eğitimler yaptıkları, 2011 yılından günümüze faaliyetlerinin devam ettiği bu şekilde örgütün sürekliliği olduğu, Mehmet Osman Kavala’nın gerek M.A.A. ve gerekse diğer şüpheli şahıslarla irtibatlı olarak hareket ettiği ve örgütsel bir yapıda oldukları anlaşılmıştır. Buna göre şahısların;

I- Olayları Organize Etmek, Başlatmak ve Derinleştirerek Anadoluya yaymak

II- Yalan Haber Üretmek suretiyle Halkı Kışkırtmak (Dezenformasyon faaliyetleri)

III- Halkı Suç İşlemeye Alenen Teşvik ve Tahrik Etmek (Provokasyon Faaliyetleri)

IV- Gezi ve benzeri protestoların devam etmesi ve gündemde tutulması için, gizli toplantılar, kurslar/etkinlikler/forumlar düzenlenmek (örgüt faaliyetlerinin devamlılığı) gibi bir kısım faaliyetlerde bulundukları tespit edilmiştir.

Benzer faaliyetlerin; Gürcistan’daki 'Turuncu Devrimi' ile 2012 yılında Mısır, Tunus, Yemen gibi ülkelerde görülen ve 'Arap Baharı' olarak adlandırılan, sosyal medyanın vasıtasıyla halkın mevcut yönetimlere karşı şiddet eylemleri kullanılarak ayaklanmasını sağlayan hareketlerde de etkin olduğu gözlenmiştir.

Eylemlerin ilk başladığı tarihlerde gösteri grubunun önünde polisle tartışan bazı kişilerin taktığı kasklarda ve giydikleri tişörtlerde '#OCCUPYTURKEY' yazısı yer almaktadır. Gösterilerin temel olarak örgütlendiği alan olan Twitter'da da en çok kullanılan etiketlerden birisi '#occupyturkey' dir. Söz konusu hashtag 28 Mayıs 2013 günü başlatılmış ve hashtag’in altında toplam 500.000 civarında tvveet atılmıştır. Türkiye ve dünya gündemi twitter listesinde ise günler boyunca en üstte '#DirenGeziParkı' hashtag’i bulunmaktadır. Facebook'ta ise 'OccupyTurkey' adlı sayfa, bu eylemler hakkında en hızlı bilgilerin paylaşıldığı, güncel gelişmelerin aktarıldığı sayfa olmuştur.

Eylemlerin gidişatının yönlendirildiği sayfaya bir iki gün içerisinde on binlerce üye kaydolmuştur. 'Occupy' İngilizce'de işgal etmek anlamına gelmektedir. Bu slogan ilk kez 2011’de Amerika'da Wall Street’teki eylemler için kullanılmış, ardından tüm dünyaya yayılmıştır. Mısır, Gürcistan, Kazakistan ve daha birçok ülkede 'Occupy' protestoları düzenlemeye başlamıştır.

Dünya çapına Occupy hareketi olarak bilinen sözde 'sivil başkaldırı' yönteminin teorisyenliğini ABD'de faaliyet gösteren ve Boston Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Gene Sharp isimli şahıs yapmaktadır. Yazar kitabında bunun yöntemlerini detaylıca anlatmaktadır. Bugün dünyada olup biten pek çok toplumsal hareketin ana kaynağı da bu kitaplarda anlatılanlardır. Büyük maddi destek ile dünyaya ihraç edilen bu projenin uygulayıcıları ise Otpor/Canvas adı verilen ve Türkçesi 'direniş' anlamına gelen gruptur. İvan Maroviç isimli Sırp tarafından kurulan örgütün Gürcistan ve Arap dünyasında yaşanan devrimlerin de mimarı olduğu bilinmektedir.

...

Gezi Parkı eylemlerinin, başından itibaren en etkili bir parçası olan 'OccupyTurkey' sayfasının tam adresine bakıldığında; [url]facebook.com/DirenAnadolu[/url] ibaresi karşımıza çıkmaktadır.

Görüldüğü üzere sayfa Aralık 2012'de ilk kez kurulduğunda 'DirenAnadoIu' bağlantı adını seçerken, livestream adlı video-yayın sitesindeki hesaplarının adı da 'revoltistanbur’dur. 'Revolt' İngilizce; 'ayaklan' veya 'diren' demektir. Yani sayfa ilk kurulduğunda 'diren' sözü belirlenmiştir. Türkiye'de ve dış dünyada en çok kullanılan '#DirenGeziParkı' hashtagi de buradan çıkmıştır.

Aslında 'OccupyTurkey' facebook sayfası Aralık 2012’de kurulmadan çok önce, Wall Street eylemlerinin başladığı dönemde Ekim 2011’de 'Ayaklan İstanbul / Occupy İstanbul' adıyla başka bir sayfa daha oluşturulmuştur. Sayfa üyeleri bu tarihten itibaren çeşitli aralıklarla 'Revolt (Ayaklan) İstanbul' eylemleri düzenlemişlerdir.

'Occupy Turkey' sayfası ise ODTÜ'de 18 Aralık 2012 tarihinde başlayan ve günlerce süren öğrenci eylemleri sırasında kurulmuştur. Kamuoyunu günlerce meşgul eden ve polisin uygulamalarının Gezi Parkında olduğu gibi tartışma konusu yapıldığı o tarihteki paylaşımlara bakıldığında söz konusu grubun ODTÜ'ye destek eylemlerine de yön vermeye çalıştığı gözlenmiştir. Grubun ODTÜ olaylarına karşı gelişen tepkilerle de bir halk hareketi oluşturmayı düşündükleri ve sayfayı o dönemde açtıkları değerlendirilmiştir. Kısaca ülkemizde 2012 yılı içerisinde OTPOR/CANVAS denetiminde bir halk hareketi için defalarca nabız yoklanmıştır.

OTPOR/CANVAS’m ülkemizde uygulamayı planladığı senaryonun aktörleri genel olarak muhalif kimlikleri ile tanınan sanatçılar, reklamcılar, ajans sahipleri-çalışanları ile sosyal medya ve bilişim uzmanlarıdır. Söz konusu şahısların Otpor lideri İvan Maroviç isimli ve Sırp uyruklu şahsın öncülük ettiği bir grup tarafından eğitildiği, olaylar öncesinde farklı mecralarda çeşitli oyun, etkinlik ve eylemlerle adeta prova yaptıkları ve Gezi Parkı eyleminin ilk gününden itibaren meydanlarda ve sosyal medyada en önde oldukları görülmüştür.

Türkiye Grubunun aktörleri olan M.A.A. ve eşi A.P.A. yazar H.M.A. reklamcı M.O.E. isimli şahısların 07 Temmuz 2012 tarihinde İstanbul ilinde birlikte ayrılarak uçakla Mısır’ın başkenti Kahire'ye gittikleri ve 15 Temmuz 2012'de ülkemize döndükleri1 tespit edilmiş olup bu sırada İvan Maroviç'in de Mısır’da olduğu anlaşılmıştır.

Söz konusu şahıslar ülkemize geldikten hemen sonra 30 Temmuz 2012 tarihinde Mi Minör isimli bir tiyatro oyununun provalarına başlamışlardır. H.M.A.nın yazdığı ve M.A.A. yönetmenlik yaptığı Mi Minör, izleyiciyi sosyal medya aracılığı ile örgütleyip sergilenecek oyuna davet eden ve seyircinin de interaktif olarak katıldığı bir tiyatro oyunudur. Nisan 2013'e kadar gösterimde kalan oyunda izleyici sosyal medya aracılığı ile örgütlenip, temsili ülkenin başkanına karşı ayaklanmaya teşvik edilmektedir. Gerek oyunun içeriğine gerekse oyuncuların yaptığı açıklamalara bakıldığında oyun çerçevesinde gezi parkı eylemlerinin provasının yapıldığı tespit edilmiştir.

Mi Minör adlı tiyatro oyununun gösterimde olduğu günlerde NTV ve CNN Türk kanallarındaki programlara katılan M.A.A, A.P.A ve H.M.A.nın; 'twitterla devrim olasılığı var', '140 karakterle ülkeler devriliyor', 'Pinima çok yabancısı olduğumuz bir yer değil', 'yapılamayanların bir alıştırması olur', 'tiyatroya telefonlarınızla gelin diyoruz' vb ifadelerinin de maksatlı olduğu anlaşılmıştır.

Ayrıca internette yer alan Ayaklan İstanbul isimli video görüntüsünde 2011 Kasım ayında İstanbul-Taksim'de bir grupla beraber eylem yapan M.A.A. A.P.A ve H.M.A. isimli şahıslarla röportaj yapıldığı, bu röportajda şahısların Arap Baharının bölgesel olmadığı, küresel olduğu, eninde sonunda ülkemizde de olmasını arzu ettiklerini açıkça dile getirmişlerdir.

Elde edilen bulgular ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde Gezi Eylemleri olarak bilinen olayların Mehmet Osman Kavala önderliğinde Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür A.Ş tarafından gerçekleştirilen organizasyonlar neticesinde planlı ve sistematik bir şekilde gerçekleştirildiği, nihai amacının ülkede şiddet eylemlerinin marjinal gruplar ve terör örgütlerini kanalize etmek suretiyle tüm ülke geneline yayıp kaos ve kargaşa yaratarak mevcut hükümeti işlevsiz hale getirmek, ortadan kaldırmakolduğu anlaşılmıştır.

Bu kapsamda aşağıda açık kimlik bilgileri yazılı şüpheliler;

Yiğit Aksakoğlu’nun; Gezi eylemlerinin derinleştirilmesi ve Anadolu’ya yayılmasına yönelik faaliyetler yürüttüğü, bu kapsamda eylemciler yetiştirmek ve kullanmak için projeler yürüttüğü ... [anlaşılmıştır]."

17.Başvurucunun sorgusu 1/11/2017 tarihinde İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliğince yapılmıştır. Sorgu işlemi sırasında başvurucunun müdafileri de hazır bulunmuştur. Başvurucunun Hâkimlikteki ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Gezi hareketlerinin yaygınlaştırılması ile ilgili herhangi bir faaliyete katılmadım, herhangi bir organizasyon düzenlemedim, sorularda sık sık tekrar edilen Osman Kavala'yı tanımıyorum, benim kendisi ile herhangi bir görüşmem olmadı, Anadolu Kültür ve Anadolu cem ile herhangi bir ilgim olmadı, Helsinki Yurttaşlar derneği üyesi değilim, Taksim Platformu üyesi değilim, ben yüksek lisansımı yurt dışında STK yönetimi üzerine yaptım, dönüşte Bilgi Üniversitesinde çalıştım, kolaylaştırıcılık kılavuzu ile ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nın kılavuzunun ilk sayfasını okumak istiyorum, kolaylaştırıcı diye geçen şey toplantının katılımcılarına karar vermez, çağrı yapmaz, toplantının yürütülmesine modarötör olarak toplantıyı yürütür, ben bunu Bilgi Üniversitesi ve çeşitli kuruluşlarda profosyonel olarak yaptım halen de yapıyorum, benim bir kısım arkadaşımla kurup daha sonra kapattığım Diyalog ve Uzlaşma Merkezi derneğini hükümetin yürüttüğü çözüm süreci ile ilgili olarak kurdum çözüm süreci sona erince kapattım ama herhangi bir faaliyet yürütmedim, Helsinki Yurttaşlar Derneği ile tek bir toplantı yaptık, bu toplantıda farklı toplumsal guruplarda çözüm sürecini nasıl sürdürebilirz diye konuştuk bu toplantının Gezi eylemleri ile herhangi bir ilgisi yoktur, ayrıca bu derneğinde üyesi değilim, Açık Toplum Vakfı ve Taksim Dayanışması ile bir ilişkim yoktur, Garaj İstanbul toplantısı ile ilgili olarak burada kolaylaştırıcılık olarak katkıda bulundum, bu toplantı temel olarak bütün bu iş doğasever balışçıl bir hareketten böyle bir şiddetli harekete nasıl dönüştü onu konuşmak için yapılmıştı, ben de bu yönde mesleki katkıda bulunmak üzere katıldım, çağrıcı olmadım, düzenleyici olmadım, kararlar aldırmadım, kararlar almadım, katılanların isimleri vardır, akademisyenlerdir, olan biteni anlamlandırmaya yönelik katılımlardı, biten Gezi olaylarını yeniden canlandırmaya yönelik bir görüşme yoktur, ben Gezi eylemlerine katılmadım, ben o dönemde Cihangir 'de oturuyordum, evimin önünde bile gaz bombası atıldı, 3 yaşında küçük bir çocuğum vardı, eylemlerin nereye gittiğini gözlemlemek zorundaydım, Aleviler ile ilgili toplantıda alevi derneklerine yönelik derneklerin kendi yürüttüğü toplantılar ile ilgili olarka Bilgi Üniversitesinden destek aldılar, bende burada kolaylaştırıcı olarak görev aldım, bu toplantıların gezi ile alakası yoktur, Avrupa Birliğinin finansmanı ile Alevi derneklerinin kendi yürüttüğü toplantılardı, bende Bilgi Üniversitesinin görevlendirmesi ile kolaylaştırıcı olarak görev aldım, çözüm sürecine katkı amacı ile sorunun şiddetten arındırılması amacı ile şiddetsiz eylem sitesini satın aldım herhangi bir şey yayınlamadan bu siteyi kapattım, şiddetsiz eylem sitesini tam tarihlerini hatırlamıyorum ama Gezi olaylarından önce çözüm süreci ile ilgili olarak satın aldım, sonrasında kapattım, dediğim gibi oradan bu konuya katkıda bulunmak gibi bir isteğim vardı, herhangi bir şey yayınlamadan bu siteyi kapattım, bu dernek ve veb sitesi çözüm sürecine etki etmek amacıyla giriştiğim şeylerdi, TÜSEV ile olarak Türkiye'de vakıfların kurduğu vakıftır, bu vakıf içinde profosyonel olarak bir araştırma yürüttüm, bu çalışmayı Yapı Kredi bankası desteklemişti, TÜSEV'e bir araştırma yaptım, bunun da sonuçları yayınlandı, Şebeke diye geçen konu ile ilgili Şebeke Avrupa birliği destekli İstanbul Bilgi Üniversitesinin yürüttüğü gençlerinde katıldığı bir projedir, bu proje kapsamında ben bilgi üniversitesine Türkiye Büyük Millet Meclisinin nasıl çalıştığına dair bir veb sitesi hazırladım ve çalışmalar yaptım, son olarak Mark diye geçen şahısla ilgili tapeler Mark Bernard Van Leer vakfının o zamanlar Türkiye Temsilcisidir, bu vakıf Hollanda merkezli vakıftır, 0-6 yaş dönemi çocuklarla ilgili çalışmalara teknik ve finansal destek sağlar, o dönem Beyoğlu belediyesinin kurduğu kültür kenti vakfını destekliyordu, ben de vakfa profosyonel olarak destek veriyordum, tapelerde geçen çeşitli konuşmalar, afiş vs. gibi şeyler ya Boğaziçi Üniversitesinin yürüttüğü bir araştırma için, ya Ankara Üniversitesinin yürüttüğü bir araştırma için ya da Beyoğlu Belediyesinin yürüttüğü araştırma için yapılan konuşmalardır, Gezi hareketi ve Gezi eylemleri ile bir ilişkisi yoktur, son olarak avukat arkadaşlar nasıl farklı davalara giriyorlar, ben de o dönem farklı kuruluşlar için danışmanlık hizmetleri yapıyordum, bunların Gezi ile alakası yoktur, Gezi ile ilgili olarak sadece Garaj İstanbul toplantısı sayılabilir bu toplantıda bahsettiğim gibi nasıl derinleştirilmesi ile ilgili bir toplantı değildir, anlaşılması için bir toplantıdır, şuanda halen Bernard Van Leer vakfı için tam zamanlı olarak çalışıyorum, başka bir vakıfta çalışmıyorum, bu vakıfla Sultanbeyli, Sarıyer, Beyoğlu, Maltepe belediyelerine 0-6 yaş dönemi çocuklarına yönelik çalışmalarda danışmanlık yapıyorum."

18.İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği, sorgusunun ardından başvurucunun Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan tutuklanmasına karar vermiştir. Tutuklama kararının gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Şüpheli Yiğit Aksakoğlu'nun üzerine atılı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçunun niteliği, şüpheli hakkında yapılan iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması, fiziki takip tutanak ve tespitleri, bu tespitlerde gezi olayları bittikten sonra gerçekleştirilen çeşitli toplantıların organizasyonunda modaratör ve kolaylaştırıcı adı altında görev aldığı, her ne kadar toplantıların içeriğine ulaşılamamış ve karanlıkta kalan yönleri olsa da iletişimin tespiti tutanaklarında bu toplantıların geziden sonra tekrar sivil itaatsizlik, şiddetsiz eylem adı altında yeniden çeşitli gösteri ve eylemlerin yapılmasına yönelik bir takım eğitimler ve konuşmalar düzenlendiği kanaatine ulaşıldığı, şüphelinin çeşitli şahıslarla bu toplantıların düzenlenmesinde aktif olarak görev aldığı bu sebeplerle şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu, atılı suçun CMK 100/3 katolog suçlardan olması, atılı suçun yasada öngörülen cezasının alt ve üst sınırı, bu aşamada adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından CMK'nın 100 ve devamı maddeleri uyarınca şüphelinin tutuklanmasına ... [karar verildi.]"

19. Başvurucu 20/11/2018 tarihinde tutuklama kararına itiraz etmiştir. Başvurucu itiraz dilekçesinde, şiddetsiz eylemler yoluyla Hükûmeti devirme suçunun oluşmasının mümkün olmadığını, FETÖ/PDY üyesi savcılarla başlatılan usulsüz dinleme ve takiplerle delil üretildiğini, toplantıların Gezi olaylarıyla ilgiliymiş gibi gösterilemeye çalışıldığını, Alevilere yönelik toplantıların Gezi olayları ile ilgisinin olmadığını, Helsinki Yurttaşlar Derneğinde gerçekleştirilen toplantının çözüm sürecine destek amaçlı yapıldığını, Marc isimli şahsın, çalıştığı vakfın yöneticisi olduğunu, bu kişiyle çocuklarla ilgili olan vakfın çalışmaları kapsamında görüştüklerini, Garaj İstanbul toplantısına kolaylaştırıcı olarak katıldığını, bu toplantının suç oluşturmadığını, Mehmet Osman Kavala'yı tanımadığını, Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür A.Ş. ile bir bağının bulunmadığını, 5 yıllık bir soruşturmada tüm deliller 2013 yılına ait iken neden tutuklama tedbirinin gerekli hâle geldiğinin makul bir gerekçesinin sunulmadığını, tutuklanmasının hukuksuz ve ölçüsüz olduğunu belirtmiştir.

20. İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği 29/11/2018 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"İstanbul 6.Sulh Ceza Hâkimliği'nin 17/11/2018 tarih ve 2018/844 Sorgu sayılı tutuklama kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kararın gerekçesine göre yerinde olduğu, kararda değişiklik yapılmasını gerektirir herhangi bir neden bulunmadığı ve itirazın yerinde olmadığı kanaatine varıldığından itirazın reddine, şüphelinin tutukluluk halinin devamına ... [karar verildi.]"

21. Başvurucu 13/12/2018 tarihinde yapılacak tutukluluk incelemesinde tahliye edilmesi için dilekçe sunmuştur. Başvurucu bu dilekçesinde, ifade alma işlemi sırasında sorulan sorulardaki toplantıların içeriklerinin Gezi olayları ile ilgisi olmadığına ilişkin belgeler ve uzman mütalaası sunmuştur.

22. İstanbul 11. Sulh Ceza Hâkimliği dosya üzerinden yaptığı incelemede 14/12/2018 tarihinde başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir.

23. 18/12/2018 tarihinde başvurucu hakkındaki soruşturma 2014/40852 sayılı soruşturmadan tefrik edilerek 2018/211876 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülmüştür. Savcılık aynı tarihte 2018/211876 sayılı soruşturmanın 2018/210299 sayılı soruşturma ile birleştirilmesine ve soruşturmanın 2018/210299 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine karar vermiştir.

24. Başvurucu 21/12/2018 tarihinde tutukluluğun devamı kararına itiraz etmiştir. İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliği 21/12/2018 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir.

25. Başvurucu 10/1/2019 tarihinde yapılacak tutukluluk incelemesinde tahliye edilmesi talebinde bulunmuştur.

26. İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliği 11/1/2019 tarihinde dosya üzerinden verdiği kararla başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir.

27. Başvurucu 21/1/2019 tarihinde bu karara itiraz etmiştir. İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği 29/1/2019 tarihinde itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir.

28.Başvurucu 28/2/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

29.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 19/2/2019 tarihli iddianame ile başvurucu ve diğer on altı kişi hakkında aynı yer ağır ceza mahkemesinde kamu davası açmıştır. İddianamede;

i.Gezi olaylarında Occupy Hareketi olarak bilinen ve teorisyenliğini Gene Sharp’ın (pasif direniş teorisi ve yöntemleri üzerine çalışan Amerikalı siyaset bilimci) yaptığı sivil başkaldırı yönteminin kullanıldığı, söz konusu yöntemlerin OTPOR (Sırbistan’da 1998-2004 yılları arasında faaliyet gösteren, dönemin lideri Slobodan Miloseviç’in devrilmesine neden olan sokak hareketlerinin önemli bileşenlerinden bir gençlik hareketi) ve CANVAS (Centre for Applied Nonviolent Action and Strategies/Şiddet İçermeyen Eylem ve Stratejiler Uygulama Merkezi, eski OTPOR liderlerinden Slobodan Djinoviç ve Srdja Popoviç tarafından 2004 yılında kurulan bir sivil toplum örgütü) adı verilen gruplar tarafından Arap dünyasındaki kalkışma hareketleri sırasında uygulandığı ileri sürülmüştür. George Soros’un Orta Doğu ve Baltık ülkelerinde gerçekleşen ve özgürlükçü hareket olarak nitelenen halk hareketleri kapsamında OTPOR/CANVAS’a finans desteği sağladığı belirtilmiştir. CANVAS’ın aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülkede faaliyet gösterdiği, OTPOR/CANVAS denetiminde bir halk hareketi için Türkiye’de de nabız yoklandığı iddia edilmiştir.

ii. Bu kapsamda 2012 yılı Aralık ayında Orta Doğu Teknik Üniversitesinde başlayan öğrenci eylemleri sırasında Occupy/Turkey adlı hareketin kurulduğu, bu hareketin sosyal medya faaliyetleri yürüttüğü iddia edilmiştir. Occupy/Turkey’den önce 2011 yılında Ayaklan İstanbul/Occupy İstanbul adıyla bir internet sayfası oluşturulduğu, bu harekete üye olan kişilerce çeşitli aralıklarla eylemler düzenlendiği, Gezi eylemleri başlamadan önce M.A.A. gibi bir kısım şüphelinin 2011 yılı içinde Taksim Gezi Parkı’nda çekilmiş eylem video ve görüntülerinin bulunduğu, M.A.A.nın da yer aldığı bu görüntülerde "Ayaklan İstanbul" ibaresinin olduğu, Gezi Parkı’nda eylemde bulunma daveti yapıldığı, bu nedenle 2011 yılında gündem oluşturma çabalarının başladığı ve 2013 yılındaki Gezi olaylarına uygun ortam hazırlandığı ileri sürülmüştür. Gezi olayları sırasında da Occupy/Turkey hareketinin etkili olduğu, özellikle sosyal medya üzerinden eylem çağrılarında bulunduğu belirtilmiştir.

iii. Gezi olaylarında ön plana çıkan şahıslar ile OTPOR/CANVAS eğitmenleri arasında irtibat olduğu ifade edilmiştir. Bu bağlamda OTPOR yöneticilerden I.M.nin 18-21 Haziran 2012 tarihlerinde Türkiye’ye geldikten sonra 7-15 Temmuz 2012 tarihlerinde Mısır’a gittiği, aynı tarihlerde Gezi olaylarında ön planda bulunan M.A.A. ve birlikte hareket ettiği şahısların da I.M.den halk ayaklanması ile ilgili eğitim almak üzere Mısır’da bulundukları ileri sürülmüştür. Aynı zaman dilimi içinde başvurucunun da -yaklaşık yirmi beş günlük süreçte- Gezi olaylarının koordine edilmesi maksadıyla Belçika, Almanya ve ABD’ye gittiği vurgulanmıştır. Başvurucunun daha sonraki süreçte de Fransa, Belçika, Ermenistan, Macaristan ve Fas’a gittiği iddia edilmiştir.

iv. İddianameye göre yurt dışı seyahatlerinden sonra 30/7/2012 tarihinde “Mi Minör” isimli bir tiyatro oyununun provalarına başlanmıştır. Şüphelilerden H.M.A.nın yazdığı ve M.A.A.nın yönetmenliğini yaptığı oyunda izleyici sosyal medya aracılığı ile temsilî ülkenin başkanına karşı ayaklanmaya teşvik edilmektedir (Oyunda Pinima adlı bir ülke ve bu ülkenin başında zalim bir diktatör bulunmaktadır. Diktatörün itici demokrasi konuşmaları, tutuklamalar, adam öldürmeler, susturmalar, bağrışmalar halkın canını sıkar ve halk başkana karşı ayaklanır. Bu esnada seyirciler tarafından akıllı telefonlar aktif olarak kullanılır ve sosyal medyada izleyiciler başkan aleyhine mesajlar yazarak isyan ederler.). Bu oyun ile Gezi olaylarının provasının yapıldığı iddia edilmiştir.

v. Gene Sharp’ın belirlediği ve OTPOR/CANVAS hareketinin uygulandığı 198 şiddetsiz protesto ve ikna yönteminin Gezi olayları sırasındaki eylemlerle bire bir eşleştiği iddia edilmiştir. George Soros’un finanse ettiği OTPOR’un da bu olaylarda ön planda yer aldığı, başvurucunun da George Soros’un Türkiye’deki bağlantısı ve Açık Toplum Vakfı üzerinden para aktardığı kişi olduğu ifade edilmiştir.

vi. 16 şüphelinin gevşek de olsa hiyerarşik ve iş bölümüne dayanan bir ilişki içinde bulunduğu, Gezi eylemlerini toplumsal eylem ve kaosa dönüştürülmek istenen olaylar sürecinin başlangıç noktası olarak belirlediği ve bu doğrultuda çalıştığı ileri sürülmüştür. Profesyonel eylemci yetiştirmek amacıyla gizli ve açık toplantılar düzenledikleri, eğitim çalışmaları yürüttükleri, sosyal etkinlikler düzenledikleri, Avrupa kurumlarında görev yapan kişilerle görüşerek Gezi eylemleri lehine kamuoyu oluşturma çabasına giriştikleri iddia edilmiştir. Başvurucunun yöneticiliğini yaptığı Açık Toplum Vakfının bu faaliyetlere finans desteği sağladığı belirtilmiştir.

vii. Başvurucunun İstanbul Bilgi Üniversitesinde Sivil Toplum Kuruluşları (STK) Eğitim ve Araştırma biriminde çalıştığı, toplumsal eylem ve kaosa dönüştürülmek istenen olaylar sürecinin başlangıç noktası olarak belirledikleri iddia edilen eylem biçimi olan sivil itaatsizlik üzerine çalışmalarının bulunduğu ileri sürülmüştür.

viii. Başvurucunun H.H.G. (Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği yöneticileri arasında iletişim koordinatörüdür.), Helsinki Yurttaşlar Derneği ve İ.E.(H.H.G. ile aynı ofisi kullandığı ileri sürülmüş.) ile irtibatlı olduğu belirtilmiştir.

ix. Başvurucu ile H.H.G. arasında 4/2/2013-30/6/2013 tarihleri arasında toplamda 42 adet, İ.E. ile arasında 22/11/2012-10/6/2013 tarihleri arasında toplamda 8 adet, Mehmet Osman Kavala ile arasında 3/12/2012 tarihinde toplamda 1 adet iletişim kaydının mevcut olduğu, bu suretle de başvurucunun Gezi olayları başlamadan önce de diğer şüphelilerle irtibat hâlinde bulunduğu ve faaliyetler yürüttüğü ileri sürülmüştür.

x. Mehmet Osman Kavala'nın talimatıyla H.H.G. ile birlikte Gezi olaylarının derinleştirilip yaygınlaştırılması için Garaj İstanbul, Anadolu Jam, Baraka gibi forumların yapılması, toplumsal eylem ve kaosa dönüştürülmek istenen olaylar sürecinin başlangıç noktası olarak belirledikleri eylem biçimi olan sivil itaatsizlik ve kolaylaştırıcılık eğitimi verilmesi için yurt dışından eğitimci getirilmesi ve bu amaçla toplantılar yapılması gibi birçok faaliyette görev aldığı iddia edilmiştir.

xi. H.H.G., başvurucu, F.T., A.G.nin Gezi parkı eylemlerini derinleştirip yaygınlaştırmak amacıyla çeşitli çalışma grupları içinde yer aldıkları, Gezi eylemleri süreci sonrasında oluşan toplumsal hareketliliği kendi istekleri doğrultusunda yönlendirebilmek amacıyla İstanbul ve Türkiye genelinde yapılmakta olan forumlara katıldıkları, bu forumların Taksim Dayanışmasının çatısı altında daha derli toplu hâle getirilebilmesi için karar alındığı, Forum Koordinasyon toplantıları yapıldığı, H.H.G.nin yaptığı görüşmelerinde Gezi direnişi ile ilgili bir grup insanla sürekli toplantı hâlinde olduklarını, organizasyonla uğraştıklarını, Mehmet Osman Kavala, T.T. gibi şahıslarla bir çalışma grubu oluşturarak toplantılar yaptıklarını, bu toplantılarda Gezi hareketinin nasıl daha derinleştirilip genişletilebileceği ve Anadolu’da yaygınlaştırılacağını konuştuklarını aktararak "Gezi ile ilgili hem kişisel hem örgütsel olarak yoğun çalışıyorum…" dediği, çalışmalarla ilgili başvurucu ve H.H.G.nin Diyalog ve Uzlaşma Merkezi Derneğini kurdukları, değişik tarihlerde toplantı ve forumlar düzenledikleri, yapılacak son toplantının 27/6/2013 tarihinde olacağından bahsettikleri, toplantı için Mehmet Osman Kavala'nın sahibi olduğu Cezayir Restoran veya Garaj İstanbul isimli işyerlerinin isminin konuşulduğu ancak toplantının Garaj İstanbul'da yapılmasının kararlaştırıldığı ve 27/6/2013 günü 18-21 saatleri arasında H.H.G., başvurucu, F.T., A.G. organizesinde 31 kişinin katılımı ile toplantının gerçekleştirildiği belirtilmiştir.

xii. İddianamede H.H.G., F.T. ve başvurucunun birlikte hareket ederek birçok çalışmayı organize ettikleri, toplumsal eylem ve kaosa dönüştürülmek istenen olaylar sürecinin başlangıç noktası olarak belirledikleri eylem biçimi olan şiddetsiz eylem konusu ile ilgili eğitimler verdikleri, başvurucunun "siddetsizeylem.org" internet sitesinin sahibi olduğu belirtilmiştir. Bu eylem biçimleri ile ilgili yurt dışından gelen bazı eğitmenlerden "büyük grup kolaylaştırıcılığı ve konsensüs eğitimi" adı altında eğitim aldıkları, bu amaçla başvurucunun Çukurcuma'da bulunan ofisinde 26/6/2013 günü saat 19.00'da başvurucu, H.H.G., F.T., A.G. ile birlikte yaklaşık on sekiz (18) kişinin katılımı ile şiddetsiz eylemler ile ilgili eğitim verildiği belirtilmiştir. Bu kapsamdaki telefon görüşmeleri özetle şöyledir:

- 26/6/2013 tarihli görüşme:

 [H.H.G.] Saat 7’de Çukurcuma’da bir grup insan büyük grup kolaylaştırıcılığı ve konsensüs üzerine bir eğtim alacağız yurt dışından bir kolaylaştırıcı gelmiş .. F. dedi ki E. de gelsin Anadolu Jam’den yatırım olur ileriki dönem için.

- 26/6/2013 tarihinde H.H.G. ile A.G. arasında yapılan görüşme:

 [H.H.G.] Peki akşam ne yapacaksın?

 [A.G.] Belli değil yani burda kalma ihtimalim var hayırdır.

 [H.H.G.] Ya Yiğit bahsediyordu ya bu yurtdışından konsensüs şiddetsiz eylemle ilgili falan bir eğitmen gelecek toplantı yapacak diye. Onlar o toplantı yapmışlar bir tane kolaylaştırıcı eğitimi yapalım diyorlar bu akşam büyük grup kolaylaştırıcılığı ve konsensüs saat 7’de Çukurcuma’daki ofisite F. geliyor E. geliyor.

 [A.G.] Çok güzel. Ben arayım sizi o zaman çünkü daha yeni baya uzak burası daha yeni geldim giremedim bile eve girmeye çalışıyorum yani.

 [H.H.G.] Saat 7’de

 [A.G.] Tamam ben sana haber veririm o zaman son durumu.

- 26/6/2013 tarihinde F.T. ile H.H.G. ve başvurucu arasında yapılan görüşme:

 [F.T.] Forumlardan var mı insan bu akşama gelebilecek?

 [H.H.G.] Hangi forumlardan?

 [F.T.] Mahalle forumlarından.

 [H.H.G.] Buradaki insanların bir kısmı mahalle forumlarına gidiyorlar zaten forumlardan insan dediğin onları organize eden falan gibi.

 [F.T.] Yani evet böyle her forumdan birkaç kişi var çünkü yani öne çıkmış ya da baya emek veren.

 [H.H.G.] Yiğit bence gerek yok diyor çünkü burdaki ekip zaten ne biliyim F. var mesela.

 [F.T.] Anladım bi yani aklıma gelen isimler var ama hani eğer müsaitse.

 [H.H.G.] Dur vereyim ben Yiğit’i.

 [Başvurucu] Hani şey insanları dahil etmek gibi bir derdim var bir yandan da sayıyı makul ve kullanışlı birşeyde tutmak gibi de bir derdim var.

 [F.T.] Bir iki isim daha geliyor H.H.G. ile konuştuklarımız haricinde yani eğer çok sıkışıklık yaratmayacaksa.

 [Başvurucu] Bir iki isim hiç sorun değil ama hani böyle forumlara çağrı ırdan işte ne biliyim böyle … bir iki isim he ya isim üzerinden gidelim olur öyle tamam.

 [F.T.] Tamam L. diye bir arkadaşım var yaz okulu fikrini birlikte konuştuğumuz insan o da kolaylaştırıcı onu önerecektim sonra S.E. var bizim yine şey hareketlerimizden yani Permakültür falan.

 [Başvurucu] Tabi tabi direkt çağır ben şimdi e mail atacağım davet gibi yani böyle ne olduğunu anlatan.

xiii. Başvurucunun toplumsal eylem ve kaosa dönüştürülmek istenen olaylar sürecinin başlangıç noktası olarak belirledikleri iddia edilen eylem biçimlerinin tüm ülke çapına yayılması amacıyla özellikle Alevi kökenli vatandaşlara da bueylem biçimlerinin eğitimini verdiği ileri sürülmüştür. Bu kapsamda başvurucu ve beraberindeki bazı şahıslar tarafından 13-14/7/2013 tarihlerinde Taksim'de bir otelde yaklaşık 20 kişilik bir gruba eğitim verildiği belirtilmiştir. Bunların yanı sıra başvurucunun Süryaniler ve Rumlar gibi bazı gayrimüslim vatandaşları da bu tür eğitimlerden geçirmeye çalıştığı, konuyla ilgili H.H.G., Z.M., N.E.,M.F.B., B.K.ile de görüşmeler yaptığı iddia edilmiştir.

-30/6/2013 tarihinde başvurucu ile B.K. arasında yapılan görüşme şöyledir:

 [B.K.] Eğitim iyiydi genel olarak iyi geçtiğini söyleyebilirim gayet güzel geçti yöntem şu bu ta ki son 15-20 dakikaya kadar.

 [Başvurucu] Gerçekten ne oldu?

 [B.K.] Çok sakindim hiç ihtilaf yaşamadık bilmem ne şu bu ondan sonracığıma Uğur’un araçlarını kullandım güzel çalıştılar üzerine konuştuk hazırlığımı yaptım metinler okudum yasal çerçeve zart zurt ondan sonra herşey iyi gidiyordu din ve inanç özgürlüğü sizce ne diye sordum hani neden bahsediyoruz neyi talep ediyorsunuz diye işte ibadethane işte başka derdiniz yok mu hani başka talebiniz yok mu ibadethane iyi peki tamam hani siz dillendirmiyorsanız ben hani kendi okuduğum yerden bildiğim yerden birşeyler söyleyeyim gibi bir yere girdim ve ondan sonra pişman oldum yani çünkü oraya girmeden daha bir takım insanlar işte siz biliyor musunuz ne kadar biliyorsunuz ya işte Alevi cemaatini işte siz Alevi misiniz böyle hani anlata ... bu dertleri biz yaşıyoruz mağdur olan biziz hep böyle mağdurluk şeyinden yerinden ama bunlar bir iki kişi ama yetiyor yani sinirlerini bozmaya tam böyle çekmeye çalışıyorsun onlar işte başka bir şey diyor diyorum ki hani burada sadece azınlıklar yok Rumlar var Süryaniler var başka cemaatler var onlar sizin gibi din adamı yetiştiremiyor işte hani böyle bir okula ruhban okuluna ihtiyaçları var filan hani bu bir ihtiyaç pedagojik olarak yanlış biz Eğitimsen olarak işte din eğitmesi yahu pedagojik olarak yanlış olması başka bir şey talep olarak gelmesi bununve bunu sosyal devlet olarak karşılanması başka bir şey yasaklansın filan yani yasaklanınca ne farkı kalıyor bi şey cemevinin yasaklanmasından Kur'an kursunun yani niye yasaklıyoruz arkadaş filan derken böyle bir sesler yükselince tamam dedim hani benim daha başka söyleyecek birşeyim yok … İyi oldu ve sadece hani daha böyle bireysel bir yerden konuştuk hani kendimize bakalım edelim ikinci eğitimde daha böyle örgütlülük üzerinden katılım üzerinden sivil toplum üzerinden konuşacağız deyip oralara hiç girmedim.

 [Başvurucu] Güzel çok güzel

 [B.K.] E. hoca birara yurttaşlık birşeyler konuştu E. hocanın şeyi de iyiydi konuşması da iyiydi gayet tatlı tatlı bir eğitim geçirdikson böyle bir sürtüşme oldu ama no problem o da nazarlık artık diyelim böyle özetleyebilirim sana.

 [Başvurucu] Tamam çok sevindim bunlar çok iyi haberler yaptığımız kurgular artık yapmamız gerekmiyor oluyor bunlar çok iyi haberler yani … iyi çok sevindim çok iyi olmuş biz de şeyde ne derler ona ya çok acayip şeyler oldu güzel bağlantılar oldu onu söyleyeyim böyle central fordimanti ..dais diye bir yer varmış Cenevrede o herif çok ilgi gösterdi. Katılmış yani yapılacak şeyler var diyor orda bizim Fıratlar muhtar murat falan vardı onlarla hem görüştüm hem denk getirdim gençlik bahçesinde çay içtik falan başındaki adamla bu sabah konuştum o da hani elimizden geleni yapalım falan birşeyler söyledi o da neyse yani konuşşun falan filan diye böyle ondan sonra yani çok çok acayip bağlantılar oldu çok iyi şeyler oldu güzel oldu yani hani çok para eder bir şey değildi ama iyi oldu.

 [B.K.] Evet herkes zaten o yüzden gitti muhtemelen şüreka ordaydı gibi hissetim Twiterda ben.

 [Başvurucu] Şey bir ortamdı yani güzel bir ortamdı ondan sonra.

 [B.K.] Dün burası da çok güzel yani Taksim de harika bir ortamdı çünkü hani bir saniye bekle hem Kürtçe sloganlar vardı hem de Türk bayrakları falan böyle inanılmaz bir kalabalık böyle tüyler ürperticiydi çok mutlu oldum filan.

 [Başvurucu] Orda hep bunu söyledik yani toplantıda falan bunlar hatta ben söz aldım söyledim yani şimdi … diye slogan atılıyor Beşiktaş’ta Kadıköy’de yani Gezi ruhunu küçümsemeyin falan gibi şeyler söyledim yani.

 [B.K.] İyi demişsin ve öylede olduğunu göstermek için iyi oldu gerçekten.

 [Başvurucu] Aynen aynen hadi görüşürüz.

- 8/7/2013 tarihinde H.H.G ile başvurucu arasındaki görüşme şöyledir:

 [Başvurucu] Bu hafta sonu İstanbul’da olmak gibi bir ihtimalin yok değil mi?

 [H.H.G.] Hayır 12 Temmuz'daki toplantı için mi diyorsun?

 [Başvurucu] Hayır 13-14 ünde Alevilere eğitim yapacağız ücretli mücretli iş yani onun için ilgilenirsen gel diyeceğim.

 [H.H.G.] Bakayım dönecek gibi olursam şey yaparım.

[Başvurucu] Yok öyle değil uğun söylemen lazım ki ben de ikinci eğitmen ayarlayacağım yani ya sen olacaksın ya da başkasını ayarlayacağım yani şey değil … olarak öyle not almaya falan değil.

 [H.H.G.] Bayağı da iyi bir fırsatmış ya ben Alevi olduğu için şey yaptım.

 [Başvurucu] Yaa yaa kim Alevi?

 [H.H.G.] Niye böyle zorluyorsun insanları?

 [Başvurucu] Neyi zorluyorum.

 [H.H.G.] Ya şu anda arada kaldım işte tatili yarıda bırakıp gelmek.

 [Başvurucu] Biliyorum hadi 15 dakika o zaman bir sigara içeyim sen bir düşün ondan sonra sen cevap ver bana.

 [H.H.G.] Tamam mı?

- 8/7/2013 tarihinde başvurucu ile N.E. arasında yapılan görüşme şöyledir:

 [N.E.] Ben seni şey için arayacaktım ne oldu bu eğitimler ne bitti nasıl bir süreç işliyor ne oluyor ne bitiyor diye sana genel anlamda hem bir durum değerlendirme hem gelecek projeksiyonu sormak için aramıştım.

 [Başvurucu] Eğtimler dediğin Alevilere yaptığımız mı tamam ben de onun için aradım. Gerçekten olaylar tesadüfler vesaire şimdi bu hafta sonu tekrar 13-14ünde tekrar eğitim yapıyoruz devam eğitimi yani aynı gruba bu sefer başka konu yapacağız dolayısı ile müsait misin?

 [N.E.] Haftaya müsaitim ama bu hafta değilim.

 [Başvurucu] Anladım haftaya alamıyoruz onlar da bu hafta yapacaklar işte sonra Eylül'e falan kalacak süreç şöyle biz bu eğitimleri aynı şekilde yani iki artı iki gün olarak dört şehirde daha yapacağız. Ankara İzmir Dersim Mersin dolayısıyla hani ama Eylül’de başlayacağız ondan sonra tarihlere göre hani işte senin B.nin benim ve şimdi bir üçüncü dördüncü kişiyi de dahil edeceğimiz daha geniş bir ekiple onları paylaş belki paralel eğitimler yaparız yani aynı hafta sonu başka şehir eğitim olur falan hep aynı içerikleri tekrar edeceğiz olay budur genel olarak mevzu bu ama Eylül'de başlayacağız … senin geldiğin görüştüğümüz ofiste derneği kurduk orada çalışmaya başladık ilgilenirsen onun da yazışmalarına seni dahil edeyim orada da hem iş ye Kürt sorununa çözümüne sivil toplum katkısı üzerine işler hem de şiddetsiz eylem yöntemlerinin teşvik edilmesi yaygınlaştırılması ile ilgili işler yapmaya çalışacağız burada yani o dernekte gelir yok dolayısıyla herkes gönüllü çalışıyor hani iş olarak değil ama gönüllü olarak orada bir şeyler yapmak istersen de orada öyle bir alan var onu da söyleyeyim.

- 8/7/2013 tarihinde başvurucu ile F.B. arasında yapılan görüşme şöyledir:

 [Başvurucu] Bilgi Üniversitesi ile beraber Alevi Kültür Derneklerine bir eğitim yapıyoruz din ve vicdan özgürlüğü işte ayrımcılık savunuculuk sivil toplum örgütleri vesaire ile ilgili bunun ilkinin iki hafta önce hafta sonu yaptık ikincisini yapacağız yine aynı ekibe fakat arkadaşlar diyorlar ki başka cemaatlerden de arkadaşlar olsa hani hem bir iletişim alanı olur hem işte aynı konulara benzer yerlerden bakmaya başlarız falan filan gibi sen de Agos’ta çalışıyorum demiştin acaba Ermeni cemaatinden böyle bir iki genç arkadaş hani bu konularla ilgilenen eğitime yönlendirmek mümkün olur mu diye seni arayayım dedim nedir durumun.

 [F.B.] İyi yapmışsın şimdi şöyle söyleyeyim bunlar katılanlar genelde gençler mi katılıyor?

 [Başvurucu] Ya biz öyle tercih ettik ama işte hani çok genç olamadı hepsi ben katılamadın o eğitime hepsi çok genç olamadı ama gençlerde vardı dolayısıyla tercihen genç ve kadınları hani öncelik verelim diyoruz zaten bir iki kişi ama hani zaten dernekçi olan bu işlerle ilgilenen falan birileri varsa işte erkek veya orta yaş ve üzeri onları da kabul ederiz yani ne yapalım ama dediğimi gibi bir iki kişi zaten durum budur. Ben bir çağrı da gönderirim sana hani şey resmi bir davetiye derneğin hazırladığı sende onunla davet edebilirsin eğer istersen.

 [F.B.] Anladım anladım benim aklıma hep Agos’un bu haftasonu internet sitesine organize ediyorlar şapgir diye bir şey var bu gezide de hani Twitter falan şeyi kurmuşlardı orada T.N. var Anadolu Kültür’de çalışıyor hani orda onun olması daha iyi şimdi mesela direk Agos’tan olacağına sonuçta gazeteci yani.

 [F.B.] Mesela o biraz daha bir şeyiyle sivil toplum Anadolu Kültür'den ona ulaşabilirsin ya da ben sana telefonunu atarımsen bana hani o duyuruyu da istersen gönder.

 [Başvurucu] Tamam ben sana şimdi davetiyeyi gönderiyorum sen tamar’ın da telefon yada mailini gönderirsen daha kolay ulaşırım haftasonu olduğu için çok da vakit yok hani bir an evvel direk bağlantı kurayım tamam.

 [F.B.] Tamam haberleşiriz.

- 9/7/2013 tarihinde başvurucu ile Z.M. arasında yapılan görüşme şöyledir:

 [Başvurucu] Bu şey Bilgi Üniversitesine bu Alevi Kültür Dernekleri Federasyonuna geliyorlar. İşte biz bir proje aldık bunun eğitimlerini beraber yapalım diyorlarA. hoca da buluyor işte bunları nasıl yaparız falan filan biz onlara proje metnine uygun ama hani bizce daha doğru bir eğitim modeli işte içeriği önerdik onların derdi din ve vicdan özgürlüğü üzerine yoğunlaşmak biz de dedik hani bu tek başına bir işe yaramıyor yaramaz hani işte ayrımcılığa bakmamız lazım ondan sonra ya da onunla beraber din ve vicdan ondan sonra işet ve sivil toplum gibi de hani böyle biraz bireysel dersler biraz da kurumsal kapasite gelişimine katkıda bulunacak  bir eğitim programı önerdik bu eğitim beş şehirde yapılacak ilki İstanbul’da oluyor 29-30'unda birinci ve ikinci gün yapıldı. Hem din özgürlüğü hem ayrımcılık üzerine yaklaşık galiba ya on beş ya on sekiz kişi vardı genelde Alevilerden oluşan bir ekipti bunlar ben katılamadım B. ile N. diye başka bir arkadaşımız yaptılar.

xiv. Başvurucunun bir telefon konuşmasında OTPOR’un lideri İvan Maroviç'in Türkiye’ye getirilmesinden bahsettiği ileri sürülmüştür. Başvurucunun bu suretle kalkışmanın yeniden alevlendirilmesi, genişletilmesi ve toplumun geniş kitlelerinin katılımının sağlanması gayreti içinde olduğu, bu kapsamda yurt dışı bağlantılarını da devreye sokmaya çalıştığı iddia edilmiştir.

- 31/7/2013 tarihinde başvurucu ile H.K.Ö. arasında yapılan görüşme şu şekildedir:

 [H.K.Ö.] Bizim bu o şey vardı ya Nonviolence dersini veren Yörgen hani ... Hasta ... Nonviolence (şiddet karşıtlığı) dersimize gelemeyecek herhâlde … onun için senden şeyi rica edecektim bu Nonviolence dersini verecek bize böyle bir iyi bir isim verebilir misin?

 [Başvurucu] İvan Maroviç'i getirebiliriz o ağustos sonunda zaten gelecek gibi görünüyor şimdi ee bu otpor hareketinden…bu işi profesyonel olarak yapıyor yani orada ... ama tabibiliyorsunuz OTPOR ismi şey olarak geçti bu Gezi olaylarına hani onlar düzenlediler CIA miaey falan filan diye geçti ismi yani bilmiyorum duydunuz mu denk geldiniz mi öyle bir tarafı var.

xv. Başvurucunun H.H.G. ile Diyalog ve Uzlaşma Derneğini kurduğu belirtilmiştir. Başvurucunun bir telefon görüşmesinde "dört beş tane toplantı yapıldı böyle işte hani ne bileyim sanatçılar gazeteciler vesairenin olduğu 40-50 kişilik toplantılar onlarda da işte kolaylaştırıcılık yaptım ne bileyim toplantı çağırıcılığı yaptık sanatçıları topladık bizim ofiste hani Gezide iş yapmış sanatçıları falan filan böyle ufak tefek girişimler de oldu zaten sonrasında da bir şey kurduk dernek kurduk Diyalogcu Uzlaşma Merkezi diye işte … Hem Kürt sorununun çözümüne hani sivil toplum katkısı gibi bir şeyler konuşalım üretelim istedik hem de bu Park sırasındaki olaylarda ortaya çıkan şiddetsiz eylem biçimlerini böyle daha geliştirmek yaygınlaştırmak falan istiyoruz ondan sonra hani bu böyle bir senedir gündemimizde vardı da bir kaç arkadaş hani Parktan sonra artık ya Allah dedik biz de onun gazıyla derneği falan kurduk işte …" diyerek Derneğin kuruluş amacını anlattığı ileri sürülmüştür.

xvi. Başvurucunun Gezi kalkışmasında eylem biçimi olan sivil itaatsizlik ile ilgili belge toplayarak bu konuda kitap hazırlamaya çalıştığı, maddi kaynak arayışıyla ilgili olarak yaptığı bir telefon görüşmesinde "Michael’dan falan hani şeyden Amerika’dan para geliverirse cart diye onu nasıl geçireceğiz hesap açmamız lazım hani bir ton" diyerek Amerika’dan gelecek olan 25.000 dolar para yardımının kendi hesabına yatmaması, başka hesap açılması, yoksa başının belaya gireceği şeklinde konuşmaların yer aldığı, bu paranın yeni kurdukları Diyalog ve Uzlaşma Merkezi Derneği hesabına yatması konusunda konuştukları, H.H.G., F.T. ile yapılan çalışmalarda da Diyalog ve Uzlaşma Merkezi Derneğinin adının geçtiği belirtilmiştir. Bu kapsamda yapılan telefon görüşmeleri şöyledir:

- 17/7/2013 tarihinde başvurucu ile H.Ö. arasında yapılan görüşme:

 [Başvurucu] Şimdi şöyle oldu adamın adı Michael bizim şeydeki Washington'daki adamımızın adı Michael mail attı ve işte bu akşam görüşmeye gidiyorum bir an evvel bana bir bütçe gönder dedi işte timeline için dur bakayım kaç para istedim yani yapılabilir bir para istedim ama dur şimdi tam söyleyeyim sana açıyorum 25 bin dolar istedim. Bir dakika toplamda çeviri ve şey için 25 istedim yani kitap için yani birkaç kitap çeviririz bir de işte şey yaparız kendimiz hazırlarız gibi dolayısıyla ama henüz buna yanıt gelmedi gelince şey yapacağız ama buna bir an evvel başlamak iyi olabilir yani istersen işte Burcu ya sana falan bir mail atayım şey yapmaya başlayalım hani paylaşmaya başlayalım hani yazmaya başlayalım.

 [H.Ö.] Tamam yani biz buna bir preoje metni yazmıyoruz.

 [Başvurucu] Hayır şu anda yazmıyoruz.

 [H.Ö.] Ha süper tamam.

 [Başvurucu] Yani bir çıkaralım ama işte yani pazar aramaya giderken hiç olmazsa böyle bir şey yapacağız diye arayabiliriz yani büyük kısmını zaten parasız yapacağız aslında hani olur da para bulursak o zaman telif alırız falan filan anlatabildim mi hani yazdığımız için.

 [H.Ö.] Tamam ha zaten öyle yapacaktık başta zaten.

 [Başvurucu] Evet evet aynen öyle.

 [H.Ö.] Para şey olur yani.

 [Başvurucu] Evet olursa bonus olur olmazsa zaten çok ilginç şey olur  onun için bence mailleşmeye başlayalım derim ben senin aklında birşeyler varsa istersen oradan başla hani sen yaz başla hani şöyle birşeyler var benim aklımda diye beni çok.

 [H.Ö.] Tamam okey ben baya bir şey çıkarttım bile yani hani şey.

 [H.Ö.] Ya ilgimizi çektiği için okumaya falan başladım birkaç öyle.

 [Başvurucu] Evet yani böyle tanıklıklar toplasakfalan çok güzel olmaz mı yani hani bazıları yazılı olur da.

 [H.Ö.] Evet evet ya video çekilebilir falan şeyin S.nin dediği hikaye için.

 [Başvurucu] Tamam sen onu o zaman elindekini bir toparlayıp postalarsan biz onun üzerine yazmaya konuşmaya başlayalım defterleri de yeni verdim yani işte tüzüğü almaya gittiğimde defter de alınacakmış onları aldım hızlıca verdim onaylanmış gidip almam gerekiyor ama sonra ne yapacağımızı bilmiyorum özellikle bu michaelden falan şeyden Amerika’dan para geliverirse cart diye onu nasıl geçireceğiz hesap açmamız lazım hani bir ton işte bürokratik işi var ve ben onların hiçbirini bilmiyorum onları nasıl yapacağız ne yapacağız eğer yol gösterirsen harika olur bildiğin kadarıyla.

 [H.Ö.] Okey yani şey hesap açalım bir an önce senin üzerinden çıksın şu.

 [Başvurucu] Tamam.

 [H.Ö.] Çünkü senin başın belaya girecek yani.

 [Başvurucu] Tabi çünkü benim hesabıma yatacak ondan sonra ben oradan şey yapmak zorunda kalacağım yani bağış yapmak zorunda kalacağım.

 [H.Ö.] Aynen öyle bir an önce bir hesap aç.

 [Başvurucu] Tamam.

 [H.Ö.] Michael falan da o hesabı söyle yani biz şöyle şöyle bir şey var yani ceza gelmemesi için yapacağımız en önemli şey yurtdışı yardım bildirme meselesi bizim o bankaya yani derneklere de bildirdiğimiz hesabımıza para girdikten sonra bir kuruşunu dahi harcamadan önce bildirim yapmamız gerekiyor yapmadığımız her bildirim için yönetim kurulu başkanına400 mü 700 lira mı ne ceza geliyor o yüzden hani ona yani şimdi başka iş yapmadığınız için onu düşünüyorum vergi dairesi geldi mi ofise.

 [Başvurucu]Yok.

 [H.Ö.] Peki vergi numarası aldın mı?

 [Başvurucu] Yok nereden alacağız.

 [H.Ö.] Tamam onları falan yapmak gerekiyor.

xvii. Yine bir telefon görüşmesine dayanılarak başvurucunun kurduğu dernekle ilgili yaptığı faaliyetlerden bahsettiği belirtilmiştir. İddianamenin bir başka bölümünde bu görüşme ile ilgili Gene Sharp yöntemleri olarak bilinen ve olaylarda simge hâline getirilen duran adam, yeryüzü iftarları, piyano çalan adam, kırmızılı kadın vb. birtakım faaliyetlerde bulunulduğu ileri sürülmüştür.

- 31/7/2013 tarihinde A.Ö. ve N. ile başvurucu arasındaki görüşme şöyledir:

 [Başvurucu] A. ofise geldi mi bilmiyorum ama ofisimiz bayağı böyle dershane gibi aslında her yerde işte panolar yazılacak yerler işte kara tahtalar bilmem neler falan açık alanlar var dolayısıyla işte hemen yine sonbaharda bir yani kürtçe derslerine başlayalım biraz dilde öğrenelim falan gibi böyle kendi içimizden gelen ufak tefek talepler var falan bu birinci ayak ikinci ayak ta asıl varoluş ve kurulma sebebimiz yani bize ilk böyle bir yer kursanıza diyen uluslararası bir derneğin aslında şeyi ön ayak olmasıyla oluştu o da şiddetsiz eylem şiddetsizlik üzerine ... şiddetsiz eylem işte bütün bu duran adamlar işte ne bileyim piyano çalan adam efendim başka ne olabilir yeryüzü iftarları falan hani bir siyasi bir kamusal alanda yapılan her türlü siyasi aktivite aslında ama şiddet içermeyen yani taş atmadan direnmek aslında bir nevi şiddetsiz eylem biçimi ve biz bunları yaygınlaştırmak istiyoruz bunun dünyada çok sağlam şeyi var literatürü var örnekleri var bununla ilgili de yine.

 [A.Ö. ve N.] Yiğit birşey soracağız … şimdi şiddetsiz eylem diye bir site var zaten ve siz orayı güncelliyorsunuz.

 [Başvurucu] Onu işte daha güncel ...

 [A.Ö. ve N.] Bağlayacak mısınız birbirine öyle bir şey mi?

 [Başvurucu] Tabi tabi yani o şiddetsizeylem.org bizim ilk ürünümüz aslında bir yandan hani piyasa diliyle konuşmak gerekirse çünkü bir şeyi yaygınlaştırmak için hani ne olduğunu anlatmak gerekiyor ya ki benzer bir site daha varmış gerçi de hani onları belki konuştururuz birbiriyle görüştürürüz bir iki site benzer şekilde bu eylem türlerinin bir kere temel metinleri Türkçe'ye çevireceğiz ondan sonra Türkiye'de şiddetsiz eylemin tarihçesiyle ilgili bir çalışma yapıp hani böyle ne derler orjinal bir metin üreteceğiz işte Türkiye bugüne kadar işte Cumartesi Anneleri de bir şiddetsiz eylem biçimi aslında bütün Gezi direnişinde taş atılmayan kısım molotof atılmayan kısımları şiddetsiz eylem ... falan filan hani Türkiye'de bunu tarihçesini yazacağız ki hani bakın biz CIA'den OTPOR'dan oradan buradan bir şey ithal etmiyoruz bunun yerlisi yapılmışı var şimdi bunu biz.

xviii. Başvurucunun Mark isimli şahısla irtibatlı olduğu diğer telefon görüşmelerinde de bu şahıs ile irtibatlandırılan projelerle ilgili para yardımı ve kaynak konusu geçtiği ileri sürülmüştür. Bu konudaki telefon görüşmeleri şöyledir:

- Başvurucu ile G. arasında yapılan görüşme şu şekildedir:

 [Başvurucu] Ben de iyiyim sağol akşam görüşüyoruz değil mi?

 [G.] Tabi tabi görüşüyoruz bir problem yok.

 [Başvurucu] İyi çok iyi tamam,… bir şey diyeceğim yedisi haftası 7 Ekim haftası Mark burada olacak şimdi sizi şey ile Konda ile beraber görelim hani hep beraber oturup konuşalım istiyoruz.

 [G.] Tamam bugün planlama yaparız beraber ben ona göre programımı ayarlarım benim için sorun yok yani ... istediklerinizi de ayarlarım.

 [Başvurucu] E. de geliyor mu?

 [G.] Z. gelecek

 [Başvurucu] Hı Z. gelecek peki sen bana.

 [G.] Ona göre Konda ile konuş.

 [Başvurucu] Bir tarih söyleyebilir misin yani bugün toplantıda karışıklık olmasın diye diyorum … yedisi hariç sekizi dokuzu ve on biri müsait şimdilik.

 [G.] Sekiz dokuz on biri müsait benim saha çalışmam var mı o tarihte 6sında ne varmış bir saniye 6-7 olmadığına göre sanıyorum o Cuma olabilir ya on biri.

 [Başvurucu] On biri Cuma tamam ben bir bakayım.

 [G.] On biri olabilir ama ben akşama kadar bir daha bir şey yaparım bakarım hani bir değişiklik varsa söylerim çünkü ... şimdi araya çıktı ben daha yemeğe çıkmadım asıl programımı o biliyor yani Y. olmasa hakikaten öldüm(gülüyor) o yüzden bir sorayım ona da toplantı bir şey var mı diye on biri olur gibi görünüyor şuan.

 [Başvurucu] Tamam hı hı tamam ben şimdi E. ile de konuşmaya çalışacağım ondan sonra ona da uyuyorsa onbirinde görüşürüz tamam.

- 19/9/2013 tarihinde başvurucu H.A. arasında yapılan görüşme şöyledir:

 [Başvurucu] abi işte Mark gelecek bir yandan onun hazırlıkları bir yandan bu işte şeylerin Bürge’lerin falan da yürüttüğü bu saha araştırmasının sonuçlarını önümüzdeki sene duyuracağız ama şimdiden hazırlıklara başlamak lazım ... var falan bir de dediğim gibi yani rahat rahat çalışmaya alışmıştık şimdi her şey üst üste geldi falan haftaya işte Genç hayatın bir konferansı var orada da danışmanlık yapıyorum falan hepsi bir arada yani çok iş var.

 [H.A.] Hı Genç Hayat şu şey şiddet şiddet ile ilgili olan,…,Ona bizden bana birisini istediler bende birisini önerdim yurt dışından ama o geliyor mu gelmiyor mu haberim yok yani.

 [Başvurucu] Yani dur bakalım peki bir şey diyeceğim … Sen onunla ilgileniyor musun yani o gün buraya gelme ihtimalin olur mu?

 [H.A.] Ya açıkçası şöyle çok böyle hani ilgimi çek çekiyor desem yalan olur.

 [Başvurucu] İyi o zaman tamam.

 [H.A.] Bi.. yani bir de bu ara hani biraz fazla gidip geliyorum şeye.

 [Başvurucu] İstanbul’a değil mi?

 [H.A.] Ya İstanbul değil sadece şey de öyle yani bu işte Ankara var gene bayram dan önce bir kere sonra yine iki üç defa bu Adalet Bakanlığına bir eğitim yapıyoruz biz 2 senedir... Unicef’le beraber,… şimdi onu onun yani çok kulis yaptım Pendik’deki Green Park da yapalım bütün eğitimleri diye inşallah öyle olacak.

 [Başvurucu] Hadi bakalım.

 [H.A.] Ama olmazsa yine şey başlayacak dolayısı ile Genç Hayatınkini es geçeceğim.

 [Başvurucu] Hı oku Eyvallah Eyvallah.

 [H.A.] Veya bu hafta sonu çok güzel bir şey var o geldi duyurdu mu bilmiyorum,…,Bu toplumsal dayanışma için psikologlar güzel bir çalıştay yapıyorlar bu gezi direnişi sonrası falan işte politik psikoloji falan gibi bir şey.

 [Başvurucu] Gördüm de gidemeyeceğim herhalde ben de Azizelerin şeyi var bir eğitimi var Büyükada’da bu ÇAÇA'cıların işte Dersim’den Diyarbakır’dan falan çocuklarla çalışan örgütlerden gençleri topluyorlar hani o çocuklarla çalışan gençleri,… onlarla böyle birazcık işte ha savunuculuk ayrımcılık falan öyle şeyler konuşacağız bu hafta sonu,…Onun için Büyükada’ya gideceğim herhalde gelemem yani o şeye ilginç olurdu ama.

 [H.A.] Anladım bende belki ona giderim diye düşündüm hani Cumartesi günü çünkü.

 [Başvurucu] Ha yok bende Çarşamba hani gelebilecek olursan seni moderatör yapabiliriz bir oturumda diyecektim onun için söyledim aslında ya hani izleyici olarak değil de.

- 11/9/2013 tarihinde başvurucu ile G. arasında yapılan görüşme şu şekildedir:

 [Başvurucu] Ben iyiyim şimdi Mark'la konuştum … ödemeni iletmiş finans departmanına yarın öbür gün hesabınızda olur tamam.

 [G.] Tamam bir problem yok yani tamamı ile zaman olarak yoğun olduğu için.

 [Başvurucu] Tabi tabi arada İsrail’e falan gitti geldi onun için hani bir süre şey yapamadı ama eee geri geliyor yani Türkiye işine.

 [G.] Tamam süper.

 [Başvurucu] Ondan sonra herşey yolunda belki ay sonunda ziyaret edecek o zaman yine şey yaparız eee görüşürüz tamam.

 [G.] Tamam tamam toplantı büyük ihtimal Salı olacak gibi herkes Salı'ya okey dedi.

- 11/9/2013 tarihinde başvurucu H.A. arasında yapılan görüşme şöyledir:

 [Başvurucu] Şimdi bu ikinci ee konuşmacı yani bizim konuşmacı için Mark ile bir konuştuk da bu ee sizin verdiğiniz bütçeye dahil değil mi yani bütçe artı bir birinin karşılamayacak.

 [H.A.] Hı hıyok içinde.

 [Başvurucu] Ha içinde yani biz birini önereceğiz siz onun giderlerini karşılayacaksınız gibi bir durum var.

 [H.A.] Evet evet aynen öyle yani ona ne kadar koymuştuk çok bilmiyorum da herhalde 350 euro gidiş geliş bilet koymuştuk ekstra bir şey koymadık ona hani konuşma için ona … falan koymadık yani.

 [Başvurucu] Peki önemli değil tamam şimdi şunu söylüyor Mark tamam bizim taraftan birazcık gecikmeler oldu hani şeyde yani vakıf tarafında falan kısa zamanda birini bulmak da belki zorlanırız sizin önereceğiniz birisi varsa biz onu da kabul edebiliriz gibi bir şey söyledi hani aklınızda birisi varsa eğer onu da.

 [H.A.] Hı ya açıkçası şöyle çok net olma hani ben de daha sormadım açıkçası kimseye hani daha belli olmadan ama Hollanda da bizim zaten sıklıkla hani vakıf da Hollanda vakfı … merkezi çok hani iyi bir ilişkiye sahip olduğumuz Utrecht de bir okul var onlara hani sorabilirim diye açıkçası benim aklımdan geçiyor ama onlar da bana diyebilir ki ya biz bu konuda bizde çalışan yok da diyebilir.

 [Başvurucu] Tamam.

- 16/9/2013 tarihinde başvurucu ile S.B. arasında yapılan görüşme şöyledir:

 [Başvurucu] Ama hani anaokulu falan daha ilkokulu diyeyim neyse Mark’ın maili ile ilgili aradım senin kaç tane görüşmen olacak nedir var mı belirlediğin bir şey ona göre şey yapalım diyecektim seninle bir koordine olalım şimdi de mail yazdım beş altı tane görüşme olacak çünkü bizim tarafta senin durum nedir onu merak ettim.

 [S.B.] Şimdi biz bizim şöyle bir şey var .

 [Başvurucu] Senin kaç tane var.

 [S.B.] Bir tanesi sosyal amma uydurdum ha Hayata Destek Derneği diye bir dernek var.

 [Başvurucu] Evet biliyorum.

 [S.B.] Onlar bizimle bir başka projede işbirliği falan yapmak istemişlerdi gerçi onlar şey yapamadık angaje olamadık maddi durumdan dolayı fakat onlarla bir tanıştırmak istiyorum Mark’ı çünkü hem bizim projelerimize ilgi duyuyorlar hem belki ileride ortak birşeyler yapabiliriz diye onlara bir toplantı koymak istiyorum ben.

 [Başvurucu] Tamam.

- 17/9/2013 tarihinde başvurucu ile H.A. arasında yapılan görüşme:

 [Başvurucu] Şimdi birincisi geçen gün C. ile karşılaştık... Sivil Düşün galiba oraya da başvurmuşsunuz bizden para aldı.

 [H.A] Evet ama onu kullanmayacağız.

 [Başvurucu] Ha onu söyledin mi peki haberi yok gibi geldi bana.

 [H.A] Söylemedim çünkü sizinki belli olmadığı için daha doğrusu onlarınki de belli değildi dolayısıyla gerçi ordan şu var tam ne istediğimizi hatırlamıyorum da sanıyorum 3 kalem aynıydı ama ikisi değildi herhalde

 [Başvurucu] Yani bizim için şey değil bu bir sorun değil yani hani burada yani o parayı alsanız da başka yere kullanacağınıza eminiz hani de Cengiz için sorun olabilir sonra da başka şey için almak isterseniz hani ilişkiyi sağlam tutmakta fayda var.

 [Başvurucu] Doğru sıkıntı olur yo yo yo onu ordan çok şey yani her ikisinden de onu biz Gündem Çocuk adına başvurmuştuk herhalde tama hatırlamıyorum şimdi ama.

 [H.A] Hı hı yani veriyorum diye de biliyor ama o kendisi yani vereceğini düşünüyor. Onun için hani aklında olsun bir C. ile konuşmakta fayda var tamam.

 [Başvurucu] Tamam onunla ben bir görüşeyim tamam olur olur.

 [H.A] Birincisi buydu ikincisi 7 Ekim haftası Mark burada olacak çok zor olamayacak.

- 18/9/2013 tarihinde başvurucu ile C.D. arasında yapılan görüşme şöyledir:

 [Başvurucu] Müsait misin bir şey soracaktım.

 [C.D.] Tabi ki buyur

 [Başvurucu] 7 Ekim haftası Mark geliyor da on biri Cuma öğleden sonra müsait misin toplantı yapabilir miyiz diyecektim.

 [C.D.] bu bayramdan önceki hafta oluyor değil mi Çarşamba oluyor.

 [Başvurucu] Tam evet evet bir önceki hafta peki ben şimdi o zaman bir mail atayım herkese öyle bir şey yapalım madem.

 [C.D.] Tamam oldu.

- 31/10/2013 tarihinde başvurucu ile H. adlı kişi arasındaki görüşme şu şekildedir:

 [H.] Ben de şimdi Mark’e mail yazıyordum.

 [Başvurucu] Ne yazıyordun.

 [H.] İşte raporları toparladım hazırladım.

 [Başvurucu] Tamam.

 [H.] Onu göndermek üzere işte bir mail yazıyordum.

 [Başvurucu] Tamam harika.

 [H.] Daha önce seninle konuştuk ya hepsini bir arada.

 [Başvurucu] Evet evet tamam ben bir bunun için aramıştım.

 [H.] İleteceğim inşallah ha ha seni de CC ye koydum zaten.

 [Başvurucu] Rapor hazırlıyoruz biz de bu sene burada olan bitenlerle ilgili sizin işte bir önceki o 3 eğitimin şeyi var raporu var hani bununla da ilgili birkaç sayı soracaktım sana madem raporu gönderdşn artık oradan alırız ondan sonra gönderdiğin diğer da ancak haftaya şey yapabileceğiz Mark şeye çıkıyor izne çıkıyor bir hafta ondan sonra öbür hafta ben orada olacağım zaten ondan sonra gittiğimde bunu da ayrıca konuşuruz tamam.

 [H.] Tamam tamam oldu.

 [Başvurucu] İyi o zaman senden mail bekliyorum.

- 26/9/2013 tarihinde başvurucu ile B.A. arasında yapılan görüşme şöyledir:

 [B.A.] Şimdi şu an ki bütçe bizim her şeyi öngördüğümüz şekilde koyarsak senin medyayı eklemen haricinde 41000 Euro.

 [Başvurucu] Ne diyorsun?

 [B.A.] Evet.

 [Başvurucu] Koordinatörü ekledin mi?

 [B.A.] Her şeyi ekledim bir tek medya ... yok.

 [Başvurucu] Oo ... medyacıyla sadece 5000 Euro gider kalemi çıkardık 30 ... o çalışacak işte 6-10000 Euro da oradan geliyor yani.

 [B.A.] Gider kalemi 5000lik ne var peki benim acaba ... koymuş koyduğumuz bir şey var mı?

 [Başvurucu] Ha onları tabi tabi ya posterler bakılacak işte flaş diskler basılacak ne bileyim böyle ya gönderirim zaten tabi ki hepsini çifte kontrol ederiz yani ...kalemler falan filan diye yani çıkarırız ama 5000.. ne bileyim 2000 3000 çıkar yani yine en iyi ihtimal yani fakat evet yani.

 [B.A.] Toplam yani 45000 Euro ya falan gelecek toplamda bu hadi 4000 olsun.

 [Başvurucu] Yani neyse artık evet benden gelen.

 [B.A.] Şunun için söyledim acaba yani böyle biraz oradan buradan şimdi biz ... o gün hesapladığımız gibi yani işte 15 kişilik konferans katılır. Konferansa işte ne bileyim uçak bileti yok 9 kişilik bilmem ne ... o gün hesapladığımız gibi biraz böyle kısayım mı onları.

 [Başvurucu] Hayır hayır hayır hepsini koyalım hepsini koyalım.

 [B.A.] Hı onun için yani şimdi bir gönderdikten sonra kısmak mümkün olmaz onun için.

 [Başvurucu] Sizin ilk gönderdiğiniz işler listesi vardı ya yanında da günler vardı falan,…,Ha onun altına ekleyivermiş aynı yöntemle sadece dolayısıyla hani onu eklememizde kolay olacak gerekirse lafa da dökerim ben onları bütçe de eğer çalıştığın üzerine çalıştıysan dün biz yine oturduk Ç. ile o bütçe üzerinden de eklemeler yaptık hepsini bir araya getiririm ben bu şey derim Mark’a gönderirim drafconfiden.. hani ne düşünüyorsun bunu şey olarak ... etsinler mi derim resmi olarak ... etsinler mi derim ondan sonra etsinler devam edelim yada şu kalemleri kısalım vesaire bir şey der onun üzerine hani somut şey hale getirir resmi hale getirir göndeririz tamam.

xix. Diyalog ve Uzlaşma Merkezi Derneğinin faaliyetleri kapsamında "Kürt sorunun çözüm sürecinde sivil toplum katkısı" ile ilgili 16/11/2013 tarihinde Helsinki Yurttaşlar Derneğinde başvurucu, H.H.G. ve H.Ö.nün de katılımı ile bir yuvarlak masa toplantısı yapılacağından bahsedildiği, teknik takipler neticesinde anılan şahısların bu toplantıya katıldıkları ileri sürülmüştür. Bu kapsamda yapılan telefon görüşmeleri şöyledir:

- 7/11/2013 tarihinde başvurucu ile H.Ö.K. arasında yapılan görüşme:

 [Başvurucu] Müsait misin 5 dakika bir şey anlatacağım.

 [H.Ö.K] Ha söyle.

[Başvurucu] Bu şey dernekten bahsetmiştim bizim de Kürt sorunu ile ilgili birşeyler yapacağımızdan haftaya o toplantıyı yapıyoruz ufak bir yuvarlak masa toplantısı yapalım diyoruz cumartesi 2 ile 5 arası şişhane tarafında Helsinki Yurttaşlar derneği ofisinde nedir zamanın gelebilecek misin diye sormak için.

- 6/11/2013 tarihinde başvurucu ile E. adlı kişi arasında yapılan görüşme:

 [Başvurucu] Haftaya Cumartesi toplantıyı yapıyoruz ondan sonra işte Diyarbakır’dan şurdan burdan insan da getiriyoruz 6-7 tane birazcık fon bulduk işte helsinki Yurttaşlar Derneği'nden insanlar olacak ondan sonra işte ne yapabiliriz çözüm sürecinde falan filan diye bir yuvarlak masa toplantısı yapıyoruz.

 [E.] Ayın kaçı oluyor?

 [Başvurucu] 16'sı saat 2’de Helsinki’de.

- 7/11/2013 tarihinde başvurucu ile E.S.W. arasındaki görüşme:

 [Başvurucu] Bizbaşka bir iş daha yapıyoruz onun ile ilgili arıyorum seni bir tane dernek kurduk belki bahsetmişimdir diyalog ve uzlaşma merkezi derneği diye bu Kürt sorunun çözüm sürecinde sivil toplum katkısı üzerine işler yapmak istiyoruz bununla ilgili ilk böyle yuvarlak masa toplantısını da hani neler yapabiliriz birazcık gücümüzü birleştirelim diye sivil toplum kuruluşları falan yapalım dedik on altısı haftaya Cumartesi İstanbul'da isen iki ile beş arası Helsinki'nin ofisinde toplanacağız seni de çağırıyoruz onun için aradım.

- 7/11/2013 tarihinde başvurucu ile Ö.S.G. arasında yapılan görüşme:

 [Başvurucu] Seni haftaya bizim derneğin toplantısını ilk toplantısını yapıyoruz bu çözüm sürecine sivil toplum katkısı ne olur ne olmaz diye.

 [Ö.S.G.] Hangi gün peki?

 [Başvurucu] Cumartesi 2-5 arası 16 Kasım.

 [Ö.S.G.] 16 Kasım'da İstanbul’da gibiyim şimdilik ama sen bana ne olur mail at.

 [Başvurucu] İlk etkinlik bu yazacağım şimdi Şubat’ta da böyle uluslararası bir konferans yapalım hani Kuzey İrlanda Bask Bölgesi falan oralardan sivil toplum hani onlar ne yaptı ona bakalım falan ama burda bir şey oluşturmak istiyoruz hani bu işi yapalım biz de katkıda bulunalım falan bir irade oluşturmak istiyoruz bu toplantı tek başına altına giremeyiz çünkü.

- 6/11/2013 tarihinde H.H.G. ile K.K. arasında yapılan görüşme:

 [H.H.G.] Kolay gelsin ya ben biraz Gezi'den sonra dağıldım... şimdi yavaş yavaş toplamaya çalışıyorum ya ben Gezi sırasında istifa etmiştim bilmiyorum hatırlıyor musun … Ondan sonra da böyle sivil toplumda profesyonel olarak çalışayım mı çalışmayayım mı şu anda biraz öyle bir dönemdeyim ... … kendime böyle bir alan yaratabildim seneler sonra ilk defa kararsızlığa müsaade ettiğim bir andayım yani … ama tabi onun dışında gönüllü işler devam ediyor seni de onlardan biriyle ilgili aradım İstanbul’da mısın?

 [K.K.] Tabi buyur İstanbul’dayım.

 [H.H.G.] Şimdi K. 16 Kasım’da bir yuvarlak … masa toplantısı yapıyoruz ... olarak yapıyoruz bunu ... Yurttaşlar Derneğini biliyorsundur … Helsinki Yurttaşlar Derneğiyle benim üyesi olduğum Diyalog ve Uzlaşma Merkezi Derneğini kurduk biz Gezi sırasında … Zaten Gezi'den önce de şiddetsiz eylem ve diyalog ve uzlaşmayla ilgili çalışmalar başlamıştı dernek kapsamında …İkimizin ortak bir çalışması …Çalışma şu aslında çalışmanın ana başlığı çatışmalara karşı sivil çözümler yani Helsinki bu kapsamda 2010'dan beri toplantılar yapıyor … bunun altında bizimle beraber yaptıkları 16 kasımda Helsinki Yurttaşlar Derneğinin ofisinde gerçekleşecek … Kürt sorununun çözüm sürecinde sivil toplum katkısı … hani sen diyeceksin ki benim konuyla ne alakam var ben daha çok işte Kaf.. ve diğer kim.. için uğraşıyorum.

 [K.K.] Yok ben Kürt sorunu ile ilgileniyorum.

 [H.H.G.] Zaten bizde öyle tahmin ettik bide farklı bir bakış açısı getirmek ve mevzuya gerçekten kimlik ve nefret suçları kimlikle ayrımcılık yani kapısından bakacağız aslında mevzunun Kürt olmakla Kafkas olmakla Ermeni ve Rum olmakla alakası olmadığına biraz daha dikkat çekecek bir başka insanlarında meselesi bu meseleye ışığı tutacak bir grup insanında orda bizimle olmasını istiyoruz … aslında hani bir sürü tabi Kürt illerinde çeşitli çalışmalar yapan insanlarda olacak … iki grup olsun yuvarlak masa toplantısı olsun ama daha sonra yine bizim Diyalog ve Uzlaşma Derneğinin Şubat 2014'de sivil toplumun katkısını inceleyen yurt dışında ki örneklerde … Uluslararası bir konferans yapacağız atölye çalışması … onun bir ön hazırlığı gibi olacak bu 16 Kasımdaki … hafif bir hani saha da ne oluyor durumunu …konuşmak için gelir misin?

xx. İddianamede Mehmet Osman Kavala’nın, Gezi sürecinin devam etmesi, eylemlerin Anadolu’ya yayılarak derinleştirilmesi, bir taraftan da kendilerince kurgulanan ve toplumsal eylem ve kaosa dönüştürülmek istenen olaylar sürecinin başlangıç noktası olarak belirledikleri eylem biçimi olan ve sözde sivil itaatsizlik olarak adlandırılan eylemlerin (Gene Sharp metotlarının Türkiye’de uygulanması) yaygınlaştırılması amacıyla Garaj İstanbul forum toplantıları, Anadolu Jam, Baraka forum toplantıları, Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür A.Ş. desteği ve fonlamasıyla Gezi olaylarıyla ilgili belgesel-film çekimi, sergi vb. hazırlanması, Avrupa milletvekilleriyle görüşmeler, biber gazının Türkiye'ye ihracının yasaklanması uluslararası ambargo kararı aldırılmasıyla ilgili çalışmalar, Türkiye'yi uluslararası alanda zor durumda bırakmak için yapılan faaliyetler (Avrupa ve dünyada kamuoyu oluşturmak için yapılan faaliyetler) ve medya-televizyon kurulması gibi çok sayıda faaliyette bulunduğu ya da bunlara dolaylı destek verdiği, bu faaliyetlerle ilgili finans desteğini de yöneticiliğini yaptığı Açık Toplum Vakfından ve yine yönetiminde bulunduğu Anadolu Kültür A.Ş. üzerinden sağladığı ileri sürülmüştür. Bu değerlendirmelerin maddi gerçeklikle uyuştuğuna dair ise başvurucu ile H.H.G. arasındaki görüşmeye yer verilmiştir.

- 30/6/2013 tarihli görüşme şöyledir:

 [H.H.G.] Ya on iki kişiydik,…, a gidip geldiğimizde sekiz kişi falandık ve çok az sanatçı vardı düşün onlar dört kişilerdi zaten ama biz böyle yetenekleri bulmuşken kendi aklımızdaki soruları soralım ee occupy da moküpay da onlar ne yaptılar iyice bir öğrenelim İspanya'da falan onları biz söyledik …oradan da geyiğe bağlandı yani biraz böyle bir kaç tane yaratıcı aktivzm fikri verdiler … sanatçıları nasıl toplayabileceğimizle ilgili fikir verdiler,… onları böyle listeledik … ondan sonra işte onların zaten yarın sabah ofise tekrar geri döneceğim tahta da kalan notları da ekleyip bütün ekibe göndereceğim bunları da ekiple tanıştırmış olacağım ki çocuklardan bir tanesi Washington'dan gelen ... onun ee Şon mu hayır Şon değil diğeri.

 [Başvurucu] Şon değil mi Kanada'dan gelen.

 [H.H.G.] Kanada'dan gelen değil Washington'dan gelen, S.nin işi zaten 7 yıldır yaratıcı aktivizm danışmanlığıymış.

 [Başvurucu] Vay bu işten para mı kazanıyor lan insanlar.

 [H.H.G.] Amerika'daki zengin ... lara satıyormuş bize bedava verir misin dedim ayıp ettin ya uzun zamandır bu kadar ... bir ortamda bulunmamıştım dedi.

 [Başvurucu] Bizim ki gibi ha.

 [H.H.G.] Yani ... evet bizimkini yani Occupy'dan falan daha ileri görüyorlar yaratıcılık anlamında.

 [Başvurucu] Hangi bizimkini haa şey geziyi diyorsun,…,tabii ki de.

 [H.H.G.] Biz burada yapılanları ve çok uzun zamandır dünyada bu kadar yenik bir şey ya çok ... etki var falan dedi ondan sonra ama düşün sahadan gelen şey var daha Boğaziçi Caz Korosu'ndan gelen M. vardı.

 [Başvurucu] Evet o şey.

 [H.H.G.] Herif küçük çaplı ee evet çapulcu musun vay vay,…,... vay vay o vardı herif baya bildiğin yani küçük çaplı demeyeceğim baya büyük çaplı şöhret olmuş yani sokakta millet m. m. diye bağırıyor falan …ondan sonra onlar ikinci bir şarkı yapmışlar şöyle bir fikir geldi ha inanç bu iletişim ekibinin koordinasyon koordinatörlüğünü alıyor.

 [Başvurucu] Hangi iletişim ekibinin?

 [H.H.G.] Ve daha büyük bir ya bu bizim şeyde kurduğumuz vardı ya bizim toplantı da bir iletişim ekibi kuralım dedik,…,ona bir tane bu insanları kovalayacak ve bir araya getirecek birisi lazımdı yani ben gideceğim sonra kalır o iş ... İ.ye o toplantıyı anlattım notları falan paylaştı biz toplantıdan biraz erken buluştuk inanç gayet atladı ben yaparım bu işi dedi birde eski iletişimci zaten.

 [Başvurucu] Bu iletişim dediğin şey Babilon'da yaptığımız falan şey Babilon diyorum Garaj da yaptığımız da mı?

 [H.H.G.] Evet Garaj'da yaptığımız şeyden biz bir tane iletişim ekibi kuracağız diye bir fikir çıkmıştı ya oradan.

 [Başvurucu] Ha oradaki küçük ekibi diyorsun tamam.

 [H.H.G.] Orada ki küçük ekip ama herkes o ekibe isim önerdi yarın onun da notlarını tamamlayacağım ve insanlara göndereceğim yarın iki tane not gönderme işim var o iletişim ekibinin koordinasyonunu insanlara hadi hadi ayrıca iletişim ekibi olarak toplanalım şeyini inanç yapacak.

 [Başvurucu] Okey iyi.

 [H.H.G.] Ve bu iletişim ekibinin altına da bu kent forumlarını dolaşıp bizim böyle bir ekip kuruluyor falan deyip oradan sanatçıların yaptığı bu aktivist hareketleri de bu iletişim ekibinin altına koymayı düşündüm ben,…,abi çok iyi fikirler var İspanya'da Bankiya diye bir yer varmış bu banka battıktan sonra devlet 20 milyon euroyu bankayı ... etmek için sağlık bakanlığından kesmiş abi herifler gidip bankada hesabını kapatan bir müşteri bulmuşlar güvenliği en az olan bankada millet içeride böyle şey bekliyor sıra bekliyor zannediyorsun sen video ya çekmişler hesabı kapatıyor abi zarfı alıyor bir anda bir müzik palyaçolar ... konfetiler.

 [Başvurucu] Bravo tebrik ediyoruz hesabı.

 [H.H.G.] Bir anda kadının kafasına bir tane prenses tacı eline bir çiçek ondan sonra omuzlara alıp şubeden çıkıyorlar abi şube çalışanlarına şampanya falan ikram ediyorlar aynısını istinye park daki garanti bankasının şubesinde yapmaya karar verdik.

 [Başvurucu] Bravo tamam çok güzel hareketler bunlar.

 [H.H.G.] Öyle çok bombastik fikirler çıktı ... onları yarın yazacağım işte neler yapılabilir ne yapılmaz daha tabi ayağı yere basan fikirler de çıktı yarın görürsün zaten işte bir yarın sabah ofise gideceğim erkenden eee o notları notları toplayacağım sonra öyle yani sonra da önümüzdeki hafta senin burada olduğun bir zaman için bu geçen haftaki ekipten.

 [Başvurucu]Okey tamam hı hı okey iyi öbür hafta buradayım önümüzdeki hafta yokum.

 [H.H.G.] Neyse öteki ekibi şey yapmak lazım koparmamak lazım.

 [Başvurucu] Sekizinde geleceğim evet ... toparlaman lazım.

 [H.H.G.] Bu arada çarşamba günü Osman Kavala'ya gidiyoruz.

 [Başvurucu] Bu çarşamba mı?

 [H.H.G.] Evet.

 [Başvurucu] Evet ne isteyeceksiniz para.

 [H.H.G.] Para istemeyeceğiz doğrudan ... Osman Kavala bu toplantılara dahil olmak istiyordu … ona bu toplantının sonuçlarını işte toplantıda neler konuşuldu ne olabilir ne olamaz falan.

 [Başvurucu] Yarattın be...yani olmayan bir şey için ... yarattın yani gerçekten.

 [H.H.G.] Daha daha daha ... yarattık denmez abi daha bunu bıraksak yüzmez.

 [Başvurucu] Doğru diyorsun.

 [H.H.G.] Yüzene kadar ittireceğiz ittireceğiz böyle şimdi bu hafta böyle ... bir şekilde toplantıya katılanlarla bire bir görüşmeler yapmayı planlıyorum … bu hareketin şu kısmını siz alın mesela yarın T.yi arayacağım.

 [Başvurucu] T. zaten yürüyecek yani bekliyor yani görev görev ver.

 [H.H.G.] Hukuk o yürüyecek aynen öyle ona diyeceğim ki bir grup hukukçuyu bir araya getir biz kolaylaştırmaya gelelim hukuk için kapalı devre bir toplantı yapalım ... bir de İ.ye iletişimi vereceğim o onu yüzdürecek verdim bile yani bugün.

 [Başvurucu]Çok cinsin ha adam çarpıyorsun.

 [H.H.G.] Ondan sonra öyle ittir ittir Osman Kavala'yı da biraz daha bu teşkilatlanma ve şey konusunda ne yapabiliriz yani yerel örgütlenme işte bu yaz okulu … ... mesela bir tane turne yapabilsek ve bunu turneye para bulsak internette en çok hit almış Gezi hareketi performanslarına Anadolu turuna çıkartsak abi.

 [Başvurucu] Bak Anadolu turunu boşver şey ... sokak sanatları festivali olacak sonbaharda oraya gideceğiz.

 [H.H.G.] Ne zaman nerde.

 [Başvurucu] Sonbaharda Mardin'de olacak hem hem international.

 [H.H.G.] Mardin desin değil mi sen P.orada mı?

 [Başvurucu] Ben geldim geldim P. yoktu burada.

 [H.H.G.] Aaa Mardin de P.nin hayvan gibi festival tecrübesi var.

 [Başvurucu] İşte tamam bunları konuşacağız ... biraz hem destek olacağız falan filan danışma kurulumuza da oradan birilerini koyacağız böyle hikayeler ... Ben de çok insanla konuştum öyle ben de yatmadım yani.

 [H.H.G.] Ya ... benim müdürüm ya ... yapar mı ben sana yarın bu arada TÜSEV'in notlarını da göndereyim de sonra koparız moparız sen çıplak kalma ortada.

 [Başvurucu] Bravo bravo gönder tamam okey tamam.

xxi. H.H.G. ile başvurucunun yaptığı bir telefon görüşmesinde yapılan faaliyetlerin amacının, kendilerince kurgulanan ve toplumsal eylem ve kaosa dönüştürülmek istenen olaylar sürecinin başlangıç noktası olarak belirledikleri eylem biçimlerinin özetlendiği ileri sürülmüştür. İddianamede bu konuşmayla ilgili olarak ayrıca başvurucunun ve diğer şüphelilerin Gezi olaylarının yeniden alevlendirilmesi, genişletilmesi ve toplumun geniş kitlelerinin katılımının sağlanması gayreti içinde oldukları, bu kapsamda yurt dışı bağlantılarını da devreye sokmaya çalıştıkları iddia edilmiştir.

- 19/7/2013 tarihli telefon görüşmesi şöyledir:

 [H.H.G.] Ya işte bu DÜD işl… çünkü şöyle biz bu Anadolu Jam organizasyonunu yapıyorduk ya bizim Amerika’daki ayağımıztitiese göndermiş.

 [Başvurucu] O ne demek?

 [H.H.G.] Ya bu Turkish Philanthropy Fundsvar ya Newyork’taki paralıgiller … H.T.falan

 [Başvurucu] Tanımıyorum.

 [H.H.G.] Neyse onlar şimdistgm’den ayrılmışsın,…,whatsupp DÜD Anadolu Jam'de mi çalışıyorsun gibi bir mail atmışlar da ... şimdi onlara bizim bu Diyalog ve Uzlaşma Derneği'nden nonviolence internationaldan falan bahsediyorum biraz ... onlarda manginez bol ... evet.

 [Başvurucu] Ama Kürt sorunu falan filan konusunda nerde oldukları önemli.

 [H.H.G.] İlgilenebilirler ilgilenebilirler.

 [Başvurucu] İyi çok iyi o zaman bahset istediğin gibi.

 [H.H.G.] Bahsediyorum Talimhane ekibinden de bahsediyorum.

 [Başvurucu] Tamam yoo Talimhane bu işin hani içinde değil Talimhane bizim şeyimiz şirketimiz fatura kestiğimiz başka hiçbir alakası yok ki anlatabildim mi?

 [H.H.G.] Peki o zaman yeni kurduğumuz Diyalog ve Uzlaşma derneği olarak diyorum.

 [Başvurucu] Aynen öyle yani biz şirket olarak bu işte yokuz aslında.

 [H.H.G.] Ama nonviolence iyi nonviolence.

 [Başvurucu] Anlatabildim mi?

 [H.H.G.] Tamam peki senin yaptığın çalışmalar diyor,…,o zaman şöyle bahsedeyim bir bu yeni kurduğumuz Diyalog ve Uzlaşma Derneği ile nonviolence ınternational çalışmaları kapsamında çeşitli şiddetsiz eylem eğitimleri ve özellikle çözüm süreci kapsamında etkinlik organizasyonu yapıyoruz diyorum bu kasım’daki konferansı bahsederek.

 [Başvurucu] Tamam şöyle nonviolence ben sana yani benim yazmam lazım aslında bunları ki herkes copy paste edebilsin ama hazır yazmaya başlamışken nonviolence işini promot etmeye teşvik etmeye çalışıyoruz özellikle Gezi'den sonra ortaya çıkan ihtiyacı göre.. ama zaten bir senedir işte nonviolence ınternational ile görüşme halindeydik dolayısı ile şiddetsiz eylem türlerinin yaygınlaştırılması için aracılık etmek istiyoruz gibi bir şey var hani çeviri yayın eğitim ve eylemlerde beraber eylemlilik hali falan gibi bir şeyimiz var yani biz.

 [H.H.G.] Profesyonel şiddetsiz eylemci yetiştirmek istiyoruz.

 [Başvurucu] Hayır böyle deme tabi de.

 [H.H.G.] Anladık ya.

 [Başvurucu] Yani bu birinci track ikinci track da Kürt sorunun çözümünde.

 [H.H.G.] Yeni kurduğumuz Diyalog ve Uzlaşma Derneği ile non violence international çalış.

 [Başvurucu] Uzlaşma Merkezi Derneği lütfen.

 [H.H.G.] Uzlaşma Merkezi illa merkezini koyacan stgm hatırlatıyor bana … dur o zaman bir şey söyleyeceğim parantez içinde DÜD de yazarım.

 [Başvurucu] Ya olur yaz yani hani kendi aramızda kullandığımız kod adı olarak DÜD falan diye böyle sevimlileştirebilirsin.

 [H.H.G.] DÜD demeyeyim bunlara ya bunlar paralıgiller ciddi kalalım yeni kurduğumuz Diyalog ve Uzlaşma Merkezi Derneği ile nonviolence ınternational çalışmaları kapsamında … özellikle şiddetsiz eylem türlerinin Türkiye’de yaygınlaştırılması için yaygınlaştırılmasını desteklemek için çeşitli şiddetsiz,… desteklemek için yayın.

 [Başvurucu] Eğitim.

 [H.H.G.] Eğitim.

 [Başvurucu] Ve pilot eylemler projeler yapmayı düşünüyoruz.

 [H.H.G.] Abi bu arada bugün bizim sanatçılarla beraber yaptığımız şiddetsiz eylem… örnekleri toplantısını takip eden bir grup genç arkadaşlar hangi bankayı occupy ediyoruz diye mail atmış şuanda bir bankayı o occupy etmek üzere bir film ekibi hazırlanmış.

 [Başvurucu] Occupy değil de hani orda şey yapacaklardır hesabını kapattı diye falan hı Occupy.

 [H.H.G.] Kampanya dışında işte işte o Occupy dediğim o işte anladın sen.

 [Başvurucu] Vallaha bizim bu işlerle hiç bir alakamız yok gidip orda tutuklanıp da ondan sonra biz bunları şurda bir dernekte konuştuk falan derlerse bilmiyorum yani…anlatabildim mi?

 [H.H.G.] O işte bu Occupy ekibinin başımıza açtığı iş oldu yani bu.

 [Başvurucu] Evet yani de hani biz böyle bir şeyi bizimle alakası yok bu işin yan… hayır hayır yani ee şey Occupy ... bir ... yapmak istiyor ya hiç bir şey demeyeceksin bunun bizimle bir alakası yok.

 [H.H.G.] Tamam peki.

 [Başvurucu] Biz orda bireyleri bir araya getirdik dernekten orda bahsedilir.

 [H.H.G.] Tamam özellikle şiddetsiz eylem türlerinin Türkiye’de yaygınlaştırılmasını desteklemek için yayın çeşitli şiddetsiz eylem eğitimleri ve.

 [Başvurucu] Hayır yayın eğitim ve model pilot şiddetsiz eylem etkinlikleri düzenlemeyi düşünüyoruz tamam bu birinci bölüm bir de ikinci bölüm var.

 [H.H.G.] Model oluşturacak pilot ya Yiğit yazıyorum aynı zamanda gözünü seveyim model oluşturacak pilot.

 [Başvurucu] Tamam etkinlik eylem etkinlikleri.

 [H.H.G.] Şiddetsiz etkinlikleri düzenlemeyi düşünüyoruz düzenlemeyi planlıyoruz.

 [Başvurucu] Evet bunun yanı sıra… Kürt sorununun çözümüne sivil toplum katkısı ile ilgili de çalışmalar başlattık… sonbahar da bu konu ile ilgili farklı ülke örneklerini bir araya getireceğimiz.

 [H.H.G.] Farklı ülke örnek ve tecrübelerini.

 [Başvurucu] Bir araya getireceğimiz bir konferans düzenleyeceğiz …. bu konu ile ilgili de sivil toplumun çeşitli paydaşları ile bir arada çalışmayı planlıyoruz gibi bir şey ... gibi bir cümle.

 [H.H.G.] Tamam Diyalog ve Uzlaşma Derneğinden bahsediyorum bizim Anadolu Jam ile ilgili bunlar… Anadolu Jam ile ilgileniyorlar bunlar Anadolu Jam'e para vermek için aslında onun için yazmışlar.

 [Başvurucu] Tamam on.. versin de tamam ona versinler bir de işte yani nasıl dersin demek ister misin bilmiyorum seneye de bir yaz okulu yapmayı düşünüyoruz falan hani nonviolence şeylerle ilgili diye diyebilirsin yada demeyebilirsin… Ağustos sonundaki eğitime de kimleri çağıracağımızı konuşmamız lazım çünkü ... şey olacak.

 [H.H.G.] Ağustos sonundaki bunlar hep DÜD aktivitesi değil mi şimdi benim önümde DÜD işleri tamam mı fotoğrafçı işleri anadolu jamı bitirmem lazımAğustos’ta.

xxii. Savcılık; başvurucunun da dâhil olduğu şüphelilerin birbiri ile bağlantısız gözüken yasal, yasa dışı ve legal görünümlü illegal yapılarla aynı amaç etrafında birleşerek faaliyetlere giriştiklerini, başta şiddet içermeyen biçimde sahnelenen eylemlerle halkı sokağa dökmeye ve algı oluşturmak suretiyle kitlesel eylemlere katılımı artırmaya çalıştıklarını, oluşan bu karmaşada sahada eylem yapmaya müsait sol terör örgütlerinin bu faaliyetlerine uygun ortam sağlamak suretiyle 1960 ve 1980 darbelerinde olduğu gibi toplumu ve devleti kaos ortamına sokarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs ettiklerini iddia etmiştir. Ayrıca şüphelilerin Gezi olaylarını organize ettikleri gerekçesiyle Türkiye genelinde gerçekleşen mala zarar verme, nitelikli mala zarar verme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet, nitelikli yağma, nitelikli yaralama, 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçlarından da dolaylı fail olarak sorumlu oldukları iddia edilmiştir.

30. İddianame, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2019 tarihinde kabul edilmiş ve E.2019/74 sayılı dosya üzerinden kovuşturma başlamıştır.

31.Mahkemece 25/6/2019 tarihli duruşmada adli kontrol tedbirlerinin yeterli ve ölçülü kalacağı gerekçesiyle başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir.

32.Başvurucunun kovuşturma aşamasındaki savunmaları özetle şöyledir:

- Mehmet Osman Kavala’dan talimat ve yönlendirme aldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, bununla ilgili bir delil bulunmadığını, bu talimat ve yönlendirmeleri 2012 yılında kendisine ait sabit bir hatla 35 saniye süren ve içeriği herhangi bir dosyada bulunmayan görüşmeden aldığının ima edildiğini, 35 saniyede aldığı talimat ve yönlendirmeyle tüm bu faaliyetleri yapmasının mümkün olamayacağını, emniyetteki ifadesinde sorulan bir telefon görüşmesinden Osman Kavala’yı tanımadığının anlaşıldığını, kaldı ki Osman Kavala’yı tanımanın suç olmadığını ileri sürmüştür.

- Başvurucu; hakkındaki dinlemelerde şiddet kullanımıyla ilgili herhangi bir görüşme geçmediğini, www.siddetsizeylem.org site adını satın almış olmasının suçmuş gibi anlatıldığını, sunduğu uzman raporunda da görüleceği üzere bu siteye sahip olduğu süre boyunca burada herhangi bir şey yayımlanmadığını, şiddetsiz eylem konusunda bir yayın hazırlama girişiminin suç oluşturmadığını ileri sürmüştür.

- Kitap hazırladığı iddiasıyla ilgili olarak iddianame boyunca tekrar edilen sivil itaatsizliğin şiddetsiz eylemle birebir aynı şey olmadığını, sadece şiddetsizlikten bahsettiğini, dinlemelerin herhangi bir yerinde ne Hükûmetten ne Hükûmet üyelerinden ne de herhangi bir siyasi otoriteden bahsedildiğini yani şiddetsiz eylemi ve bu eylem türlerini yaygınlaştırma meselesini Hükûmete diz çöktürmek için değil çeşitli sosyal konulara faydalı olacağını düşünerek belgelemeyi planladığını fakat sonuçta böyle bir yayın da hazırlanmadığını, bu yayın için alınması planlanan fonun da alınmadığını, Derneğin banka hesap dökümünde de bu fonun Derneğe gelmediğinin ispatlandığını belirtmiştir.

- Piyano çalan adam, duran adam ve yeryüzü iftarlarına atıfta bulunduğu konuşmayla ilgili olarak bu konuşmanın şiddetsiz eylemin Gezi olayları sırasında ortaya çıkan örnekleriyle ilgili olduğunu, bu görüşmenin park boşaltıldıktan bir buçuk ay sonra gerçekleştiğini, bu eylemleri kendisinin teşvik etmediğini, bu eylemlerle nasıl bir ilişkisinin olduğunu ortaya koyan herhangi bir delilin bulunmadığını, kaldı ki bu eylemlerin de suç oluşturmadığını ileri sürmüştür.

- Kurmuş olduğu Diyalog ve Uzlaşma Merkezi Derneğinin o zamanlar Hükûmetin yürüttüğü çözüm sürecine mütevazı bir katkıda bulunmak üzere kurulduğunu, Derneğin kuruluş başvurusunu 26 Haziran 2013 tarihinde yani Gezi olaylarından sonra yaptıklarını, sivil toplumun başka ülkelerde geniş çaplı çözüm ve barışma süreçlerinde oynadıkları rolü göstermek ve şiddetin sona ermesine katkıda bulunmak üzere belgelenmesinin iyi bir fikir olduğunu düşündüğünü, bunun için her sivil toplum kuruluşunun yaptığı gibi fon aradıklarını, uluslararası alanda diyalog ve barışma süreçleri konusuna destek veren çeşitli kuruluşlarla görüştüklerini, polis sorgusunda geçen Sivil Düşün adlı Avrupa Komisyonu’nun sivil toplum kuruluşlarına yönelik bir fonundan etkinlik desteği aldıklarını, bu destekle 16/11/2013 tarihinde, Helsinki Yurttaşlar Derneği ev sahipliğinde bir toplantı gerçekleştirdiklerini, bu toplantının daGezi olaylarıyla bir ilişkisinin olmadığını belirtmiştir.

- İvan Maroviç’i Türkiye’ye getirmekten bahsetmiş olduğu iddiasıyla ilgili olarak bu kişiyi tanımadığını, OTPOR’la veya Occupy’la ilişkisinin olmadığını, telefon görüşmelerinden de bunun anlaşıldığını, bahsedilen telefon görüşmesinde zamanlar Hacettepe Üniversitesinde Doç. Dr. olan bir hocayla konuştuğunu, bu kişinin yürüttüğü Çatışma Çözümü ve Barış İnşası Yüksek Lisans Programı için şiddetsizlik dersini verecek kişinin hasta olması üzerine dersi kimin verebileceği konusunda konuştuklarını, bu konuşmanın 26/6/2013 tarihinde yani Gezi olaylarından sonra gerçekleştiğini, konuşmadan da anlaşılacağı üzere İvan Maroviç ile ilgili şüphelerinin olduğunu da belirttiğini, bu alanda dünyada yürütülen çalışmalarda bu ismin adının geçtiğini, kaldı ki böyle bir dersin de zaten yapılmadığını, söz konusu dersin standart bir ders olduğunu, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinin hâlihazırda yürüttüğü Çatışma Çözümü Programı'ndan da bu durumun görülebileceğini belirtmiştir.

- Başvurucu; Gezi olayları ile ilgili katıldığı tek etkinliğin Garaj İstanbul’da gerçekleşen toplantı olduğunu, bu toplantıda Gezi olayları sırasında neler olduğunun akademisyen, aktivist ve hukukçularla tartışıldığını, toplam katılımcı sayısının 31 olduğunu, bu toplantıya kolaylaştırıcı olarak katıldığını, bu toplantının Gezi olaylarından sonra gerçekleşen belki yüzlerce toplantıdan sadece biri olduğunu, tek bir toplantıyla Gezi olaylarını Anadolu’ya yaymaya ve derinleştirmeye çalışılmasının mümkün olmadığını, Gezi olaylarını Anadolu’ya yaymaya ve derinleştirmeye yönelik bir delilin de bulunmadığını, kolaylaştırıcılık yapmanın ve toplantı düzenlemenin suç olmadığını belirtmiştir.

- Başvurucu; iddianamede, Gezi olaylarının öncesinde, sırasında ve sonrasında herhangi bir aşamada isminin geçmediğini, iddianamede ve dinlemelerde Taksim Dayanışması, Taksim Platformu, Anadolu Jam, Baraka, Anadolu Kültür, Açık Toplum Vakfı, OTPOR/Canvas ile de bir ilişkisinin olduğuna yönelik delilin bulunmadığını, tüm bunların yanında Gezi’de bulunduğuna dair bir delilin de olmadığını dile getirmiştir. Bu davada yargılananlardan sadece üç kişiyi aynı sektörde çalıştıkları için tanıdığını, diğerleriyle hiçbir ilişkisinin olmadığını belirtmiştir.

33. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi 18/2/2020 tarihinde başvurucunun üzerine atılı tüm suçlardan beraatine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Dosyamızın soruşturma aşamasında 5271 sayılı CMK'nin 135. maddesi kapsamında 53 adet dinleme kararının bulunduğu, verilen ilk dinleme kararının 18/6/2013 tarihinde 5237 sayılı TCK'nin 220. maddesinde düzenlenen 'suç örgütü kurma ve yönetme' suçuna ilişkin olarak verildiği, TCK'nin 312. maddesi kapsamında 'Hükûmete karşı suç' suçundan verilmediği, daha sonra dinlemenin uzatılması talep ve kararlarında ayrıca TCK'nin 312. maddesinin de eklendiği, ancak bu tarihlerde 5271 sayılı CMK'nin 135/8 maddesinde sayılan ve yasal dinlemeye konu suçlardan olmadığı, 'Hükûmete karşı suç' suçunun 2/12/2014 tarihinde eklendiği, bu tarihten sonra verilmiş bir dinleme kararının da bulunmadığı, bu haliyle dinleme kayıtlarının kanuna ve hukuka aykırı delil niteliğinde bulundukları, CMK 206/2-a, 217/2, 230/1-b maddeleri doğrultusunda yapılan değerlendirme ve bu konudaki yerleşik (Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun; 29/11/2018 tarihli 2016/18-1097 Esas ve 2018/591 Karar, 13/6/2006 tarihli 2006/4.MD-122 Esas ve 2016/162 Karar, 3/7/2007 tarihli 2007/5.MD-23 Esas ve 2007/167 karar, 22/1/2008 tarih 2007/5.MD-101 Esas ve 2008/3 nolu kararları ile Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2019/12042 Esas ve 2020/412 Karar, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/38286 Esas ve 2020/538 Karar, Yargıtay 13.Ceza Dairesi'nin 2019/8433 Esas ve 2019/19226 Karar, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2015/14642 Esas ve 2019/15560 Karar sayılı ilamları)Yargıtay içtihatları ve 'zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' ilkesi de gözönüne alındığında iddianameye konu tapelerin yasak delil mahiyetinde bulundukları kabul edilmiştir. Yine dosyamız kapsamında, aynı hukuka aykırı yöntemle soruşturma aşamasında verilen 5271 sayılı CMK'nin 140. maddesi uyarınca teknik araçla izleme kararlarının da aynı gerekçelerle hukuka aykırı olduğu kabul edilmiştir.

Sanık Mehmet Osman Kavala'nın Gezi olaylarının finansörü olduğu yönündeki iddia üzerine dosya kapsamında MASAK raporunun alındığı, MASAK tarafından 18/1/2018 tarihli rapor incelendiğinde; Gezi olaylarının Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür A.Ş. üzerinden finanse edildiğini gösteren herhangi bir delilin sunulmadığı, sanık Mehmet Osman Kavala'nın ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılan Anadolu Kültür A.Ş.'nin Türk Ticaret Kanunu'na göre anonim şirketi olarak kurulduğunun, şirketin genel kurul kararıyla kâr amacı gütmediğinin, elde edilen gelirlerin organize edilecek kültür etkinlikleri için kullanılmasına karar verildiğinin tespit edildiğinin, para transfer hareketlerinin 2005 yılı ile 2016 yılı arasında yapıldığının, bu hususun tablo şeklinde belirtildiğinin, ancak iddianamede iddia edildiği şekilde Gezi eylemlerinin öncesinde veya sonrasında hangi transfer ile kime ne surette finans sağladığının hiçbir şekilde izahının yapılmadığı, tespitlerin afaki anlatım boyutunda bırakılıp delil ve takdirin savcılıkça değerlendirileceğinin bildirilmiş olduğu, yine bu kuruluşların herhangi bir suç veya terör örgütüyle bağlantıları olduğuna dair iddianamede tespit ve değerlendirmeye de yer verilmediği, bu nedenle Gezi eylemlerini finanse ettiği şeklindeki iddianın soyut ve havada kaldığı, ayrıca iddianamede sanık Mehmet Osman Kavala'nın Gezi olaylarına katılan şahısları finanse ettiği, eylemde kullanılacak malzemelerin temini için hesap numarası açtırdığını, masa, ses sistemi, yiyecek yardımında bulunduğunu, bu hususun tape kayıtlarında tespit edildiği iddia edilmiş ise de; hukuka aykırı delil olarak kabul ettiğimiz tape görüşmelerinde geçen eylemlere ilişkin hiçbir somut tespit ve belirlemenin de yapılmadığı, açılmış herhangi bir hesabın da tespit edilemediği, bu nesnelerin şiddet eylemlerinde kullanıldığını gösteren bilgi ve belgenin de bulunmadığı anlaşılmıştır.

Yine her ne kadar haklarında hüküm kurulan sanıklar için 5237 sayılı TCK'nin 312/2. maddesi uyarınca ayrıca, olaylar kapsamında gerçekleşen eylemlerden sorumlu tutulacağına dair değerlendirme yapılmış ise de; yukarıda izah edildiği şekilde, hakkında hüküm verilen sanıklarımızın 5237 sayılı TCK'nin 312/1 maddesindeki hukuka aykırı tapeler dışında kalan, hüküm kurmaya yetersiz deliller nedeniyle 312/2 kapsamında bulunan ve iddianamede sevk tablosunda gösterilen suçlar nedeniyle hukuksal değerlendirmeler yapılmamıştır.

...

Taksim Platformu üyeleri olan sanıklarımızdan; A.M.Y, T.K., Ş.C.A., M.Ö., Açık Toplum ve Anadolu Kültür A.Ş.'den Mehmet Osman Kavala'nın da iştirak etmek suretiyle, A.H.A., Yiğit Aksakoğlu, Y.A.K. ve Ç.M.U.nun halkı kanuna aykırı olarak toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleyerek ve bunları yöneterek güvenlik kuvvetlerine veya toplantı ve yürüyüş safahatının teknik araç ve gereçlerle tespiti için görevlendirilenlere, bu görevlerini yaptıkları sırada tehdit eylemlerinde bulunup, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar edip, yasa dışı toplantıyı organize ettikleri hususunda iddianamede yer alan görüntü tespit tutanakları ve video kayıt çözüm tutanaklarıyla nedeniyle dosya kapsamında bu suç yönünden kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu, bu hususları kovuşturma aşamasında dosya kapsamında öğrenilmesi nedeniyle ve bu yönde de sevk maddesinde bu suç türü belirtilmeyip dava açılmamış olması nedeniyle, Mahkememizin 18/2/2020 tarihli celsedeki hükmünün 6. maddesi ile bu yönlerden gereğinin takdir ve ifası için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.

Yukarıda izah olunan ve heyetimizce kabul edilen gerekçeler doğrultusunda tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; kanuni zorunluluk nedeni ile hükme esas alınamayan hukuka aykırı tape delilleri haricinde kalan delillerin değerlendirmesi ile haklarında hüküm kurulan sanıkların; kamu düzeninin işleyişine karşı vahim nitelikte şiddet ve cebir içeren eylemlerde bulunan 'marjinal grupları' ve 'yasadışı sol örgütleri' yöneterek, yönlendirerek veya azmettirerek Hükûmetin icra kabiliyetini engelleyecek düzeyde bir girişimde bulunduklarına dair, mahkumiyetlerine yeter derecede hukuka uygun, somut ve kesin delil elde edilemediği zarureti ile sanıklar ... Yiğit Aksakoğlu ... hakkında anılan suçlardan 5271 sayılı CMK'nin 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiştir. "

34. Bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla istinaf incelemesi devam etmektedir.

IV. İLGİLİ HUKUK

35.İlgili ulusal ve ulusal hukuk için bkz. Mehmet Osman Kavala [GK], B. No: 2018/1073, 22/5/2019, §§ 28-39.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

36. Mahkemenin 3/12/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Tutuklamanın Hukuki Olmadığına İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

37. Başvurucu; tutuklama kararında sivil itaatsizlik ve şiddetsiz eylem adı altında eylem yapılması için eğitimler, konuşmalar düzenlediğinden bahsedildiğini, bu eylemlerle cebir ve şiddet yoluyla işlenebilen atılı suçun oluşmasının mümkün olmadığını, maddedeki suç tanımına uyan eylem isnadında bulunulmadığını, kuvvetli belirti şartı bulunmadan tutuklandığını, delillerin karartılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, delillerin tamamının 2013 yılına ait kayıtlardan oluştuğunu, 5 yıldır devam eden soruşturmada delillerin toplanmamasının söz konusu olamayacağını, bu gerekçeye dayanılarak tutuklanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

38. Başvurucu kendisine yöneltilen suçlamaların 17-25 Aralık soruşturmasını yürüten FETÖ/PDY üyesi savcılar tarafından oluşturulduğunu, usulsüz dinleme ve teknik takip kararlarıyla delil üretildiğini, alakasız toplantıların Gezi olaylarıyla irtibatlandırılmaya çalışıldığını, bu soruşturmayı yürüten savcının kanuna aykırı dinleme ve teknik takipler yaptığını, şu anda da yargılandığını, dolayısıyla tüm bu dinleme ve teknik takip kararlarının hukuka aykırı olduğunu, bu tapelere değer verilerek soruşturma yürütülmesinin ve tutuklanmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

39. Başvurucu 2/4/2019 ve 5/7/2019 tarihli ek beyan dilekçeleriyle bireysel başvuruda bulunduktan sonraki süreç yönünden yeni ihlal iddialarında bulunmuştur. Başvurucu; hakkındaki soruşturmanın özenli yürütülmediğini, soruşturmanın basına sızdırılarak hakkında peşin bir kanaat yaratılmaya çalışıldığını belirterek masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Tutukluluğun devamı kararlarının ve itirazın reddi kararlarının hukuk devleti ilkesini karşılamaktan uzak olduğunu, tutuklamanın hukuki olmadığını, tutukluluğun makul süreyi aştığını, tek kişilik hücrede ve ağır tecrit koşullarında tutulduğunu, tutuklamaya itiraz incelemesinin dosya üzerinden duruşmasız yapıldığını, Cumhuriyet Başsavcılığının mütalaasının itiraz öncesinde tebliğ edilmediğini, hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin sivil toplum kuruluşlarına ilişkin gerek kişisel gerekse profesyonel olarak yürüttüğü faaliyetlerle doğrudan ilgili olduğunu, şiddet içermeyen eylemlerin kaos yaratarak dönemin Hükûmetini devirme planının bir parçası olarak değerlendirildiğini belirterek Anayasa’nın 10., 17., 25., 26., 33., 34., 36., 38., 40. ve 141. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

40.Bakanlık, başvurucunun yargılama neticesinde beraat ettiği hususu da gözönüne alındığında 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesindeki tazminat yolunun tüketilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Bakanlık; başvurucu hakkında verilen tutuklama kararında açıklanan gerekçeler, tutukluluğun gözden geçirilmesi kararlarında değinilen hususlar ile bu eylemlere ilişkin olarak dayanılan delillerin içeriği dikkate alındığında tutuklamaya esas alınan delillerin objektif bir gözlemciyi, başvurucunun üzerine atılı suçu işlediği konusunda ikna edecek yeterlilikte olduğunu ve tutuklama anında da somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu ileri sürmüştür. Bakanlık tutuklama kararında tutuklama nedenleri ve adli kontrol hükümlerinin uygulanması konusunda da değerlendirme yapıldığını, bu kapsamda tutuklama kararında soruşturma dosyasında somut deliller ve ilgili Kanun'a göre bir tutuklama nedeninin bulunması nedeniyle başvurucu hakkında adli kontrol uygulanması hâlinde istenen amaca ulaşılamayacağının ve adli kontrole ilişkin hükümlerin yeterli olmayacağının belirtildiğini, bu itibarla tutuklama kararının gerekçesiz olduğunun söylenemeyeceğini vurgulamıştır. Bakanlık bu gerekçelerle tutuklamanın hukuki olmadığı iddiasına ilişkin olarak Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası ile güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerektiğini değerlendirmiştir.

41. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesindeki tazminat yolunun tutuklamanın hukukiliği şikâyeti bakımından etkili bir yol olmadığını, Anayasa Mahkemesinin içtihadının da bu yönde olduğunu belirtmiştir. Esas bakımından ise başvurucu, başvuru ve ek beyan dilekçelerindeki açıklamalarına benzer açıklamalarda bulunmuştur.

2. Değerlendirme

42. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

43. Anayasa'nın "Kişi hürriyeti ve güvenliği" kenar başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:

"Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.

...

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir."

44. Anayasa Mahkemesi olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun bu bölümdeki iddialarının Anayasa’nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası bağlamında, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

45. Başvurucunun ek beyan dilekçelerinde belirttiği tutuklamanın hukuki olmadığı ve tutukluluğun makul süreyi aştığına yönelik ihlal iddiaları dışındaki ihlal iddiaları -yeni bir bireysel başvuru formunu doldurmak, başvuru harcını yatırmak gibi usul yükümlülüklerini yerine getirmek koşuluyla- bireysel başvuru konusu edilecek önceki şikâyetlere bağlı olmayan yeni iddialar niteliğindedir. Belirtilen nedenle başvurucunun sonradan ileri sürdüğü bu şikâyetler yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

46. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden bulunmadığı anlaşılan bu iddiaların kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

47. Genel ilkeler için bkz. Mehmet Osman Kavala, §§ 51-64; Zafer Özer, B. No: 2016/65239, 9/1/2020, §§ 38-45.

ii. İlkelerin Olaya Uygulanması

48. Başvurucu, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 100. maddesi uyarınca tutuklanmıştır. Dolayısıyla başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin kanuni dayanağı bulunmaktadır.

49. Kanuni dayanağı bulunduğu anlaşılan tutuklama tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığı ve ölçülülüğü incelenmeden önce tutuklamanın ön koşulu olan suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir.

50. Tutuklama kararında iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması, fiziki takip tutanak ve tespitlerine atıf yapılarak başvurucunun Gezi olayları bittikten sonra gerçekleştirilen çeşitli toplantıların organizasyonunda moderatör ve kolaylaştırıcı adı altında görev aldığı, her ne kadar toplantıların içeriğine ulaşılamamış ve karanlıkta kalan yönleri olsa da iletişimin tespiti tutanaklarında, bu toplantıların Gezi olaylarından sonra sivil itaatsizlik, şiddetsiz eylem adı altında yeniden çeşitli gösteri ve eylemlerin yapılmasına yönelik birtakım eğitimler ve konuşmalar düzenlendiği kanaatine ulaşıldığı, başvurucunun çeşitli şahıslarla bu toplantıların düzenlenmesinde aktif olarak rol aldığı belirtilmiştir.

51. İddianamede ise başvurucunun sivil itaatsizlik üzerine çalışmalarının bulunduğu, H.H.G., İ.E. gibi kişilerle ve Helsinki Yurttaşlar Derneğiyle irtibatlı olduğu, Mehmet Osman Kavala ile bir adet iletişim kaydının olduğu, Osman Kavala'nın şüphelilerden H.H.G.ye verdiği talimat çerçevesinde H.H.G. ile birlikte Diyalog ve Uzlaşma Derneği isimli sivil toplum kuruluşunu kurduğu, bu Dernek aracılığıyla şiddetsiz eyleme ilişkin faaliyetlerde bulunduğu, Gezi olaylarının derinleştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla Garaj İstanbul, Anadolu Jam, Baraka gibi forumların yapıldığı, 27/6/2013 tarihinde Garaj İstanbul adlı yerde Gezi olaylarının derinleştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla yapılan toplantıya katıldığı, Osman Kavala'nın talimatlarıyla hareket ettiği, sivil itaatsizlik ve kolaylaştırıcılık eğitimi verilmesi için eğitimci getirme ve bu amaçla yapılan toplantılara iştirak etme eylemlerinde bulunduğu, sivil itaatsizlik eylemlerini kaosa dönüştürmeyi amaçladığı, sivil itaatsizlik, şiddetsiz eylem biçimlerinin tüm ülke çapına yayılması amacıyla özellikle Alevi kökenli vatandaşlara eğitim verdiği, iletişim kayıtlarına göre OTPOR'un liderinin Türkiye'ye getirilmesinden bahsettiği, sivil itaatsizliğe ilişkin yaptığı çalışmalarla ilgili belge toplayarak bu konuda kitap hazırlamaya çalıştığı ve bunun için maddi kaynak arayışına girdiği, Marc isimli bir kişiyle irtibatlı olduğu ileri sürülmüştür.

52.Gezi olayları sırasında birtakım şiddet olaylarının gerçekleştiği, kamu mallarının zarar gördüğü, çok sayıda kişinin yaralandığı, güvenlik görevlisi ve sivillerden ölenlerin olduğu ve söz konusu olaylara ilişkin olarak birçok kişi hakkında çeşitli suçlardan soruşturma başlatıldığı ve kamu davalarının açıldığı bilinmektedir (bkz. § 8).

53.Öte yandan Gezi olayları sırasında çok sayıda toplantı ve gösteri yürüyüşünün düzenlendiği, bunların bir kısmının barışçıl nitelik taşıdığı Anayasa Mahkemesi kararlarına da yansımıştır. Anayasa Mahkemesinin Gezi olaylarıyla ilgili olarak toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verdiği başvurular bulunmaktadır (örneğin bkz. Ali Orak ve İrfan Gül, B. No: 2014/10626, 18/4/2018, Özge Özgürengin, B. No: 2014/5218, 19/4/2018; Duran Eren Şahin, B. No: 2016/11928, 20/11/2019; Ender Ergün, B. No: 2016/1849, 19/11/2019; Eda Ayşegül Kılıç, B. No: 2015/12263, 16/1/2020; Egemen Budak, B. No: 2016/14870, 9/6/2020).

54. Şiddet içermeyen barışçıl eylemlerin yapılmasının ve organize edilmesinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı kapsamında korunduğu yadsınamaz bir gerçekliktir. Dolayısıyla barışçıl toplantıların düzenlenmesinin, organize edilmesinin ve bunlara katılınmasının suçlama konusu olmaması gerekir. Ancak barışçıl olmayan veya barışçıl bir şekilde başlayıp sonradan şiddete evrilen gösterilerin ceza hukuku mevzuatında veya özel kanunlarda yer alan bir hükmü ihlal etmesi durumunda bunların suçlama konusu edilebileceği tabiidir. Bu bağlamda şiddet içeren bir toplantıyı düzenleyen, düzenlenmesine yardım eden ve buna katılanların orantılı bir ceza ile cezalandırılmasının demokratik toplumda mümkün olduğu vurgulanmalıdır. Bununla birlikte barışçıl olmayan ve şiddet içeren eylemlere katılımın bir suçlamaya konu edilmesi durumunda bunun dayanaklarının somut olgularla gösterilmesi gerekir. Öte yandan cebir ve şiddet, bu davadaki en önemli husustur zira başvurucunun tutuklandığı ve daha sonra yargılandığı suçun en temel unsuru cebir ve şiddet kullanımıdır. Kuvvetli suç şüphesinin var olup olmadığının değerlendirilmesinde bu hususlar dikkate alınmalıdır.

55. Somut olayda başvurucuya söz konusu olaylarda meydana gelen şiddet eylemlerine olası iştirakiyle ilgili herhangi bir soru yöneltilmediği hatta başvurucunun Gezi olaylarına katıldığına ilişkin bir tespitin dahi bulunmadığı görülmektedir. Dosyada, özellikle de ilk tutuklama ve tutuklamanın uzatılması kararlarında veya iddianamede; başvurucunun güç veya şiddet kullandığı, söz konusu şiddet eylemlerine azmettirdiği veya bu eylemleri yönettiği ya da böylesi suç oluşturan davranışları desteklediği konusunda delil bulunmamaktadır. Öyle ki başvurucunun sivil itaatsizlik, şiddetsiz eylem adı altında yeniden çeşitli gösteri ve eylemlerin yapılmasına yönelik birtakım eğitimler verdiği ileri sürülmüştür.

56.Soruşturma mercilerince telefon görüşmelerine dayanılarak başvurucunun sivil itaatsizlik konusunda çalışmaları olan bir kişi olarak Gezi olaylarının hemen sonrasında bazı eğitim faaliyetlerinde bulunduğu ve toplantıların tertibinde ve icrasında rol aldığı ileri sürülmüş, bu bağlamda şiddet içermeyen eylemlerin yaygınlaştırılmasının amaçlandığı ifade edilmiştir. Soruşturma mercileri başta şiddet içermeyen biçimde sahnelenen bu faaliyetlerin eylemlerle halkı sokağa dökmek ve algı oluşturmak suretiyle kitlesel eylemlere katılımı artırma amacı güttüğüne; oluşan bu karmaşa sonucunda -önceki askeri darbelerde olduğu gibi- toplum ve devletin kaos ortamına sokularak Hükûmetin devrilmesinin hedeflendiğine işaret etmişlerdir. Ancak soruşturma mercileri Gezi olaylarının yatışmasından hemen sonra başvurucu yönünden şiddet içermeyen bazı etkinliklerin yaygınlaşmasını sağlamaya yönelik girişimlerini gösteren olgulara erişmişlerse de bunların Hükûmeti devirmeye yönelik bir girişimin parçası olarak yapıldığını ortaya koyan olguları gösterememişlerdir.

57.İfade alma işlemi sırasında başvurucuya yöneltilen soruların dayanağı olarak belirtilen ve sonrasında Savcılığın başvurucunun işlediğini iddia ederek iddianameye konu ettiği olaylar birbiriyle bağlantısı olmayan, bir kısmı Gezi olayları ile ilgisi bulunmayan, münferit ve yasal faaliyetler ya da açıkça Anayasa'dan kaynaklanan bir hakkın kullanımına ilişkin (kitap çıkarma girişiminde bulunma, dernek kurma, internet sitesi açma, dernek faaliyetleri için fon arayışı, dernek faaliyetlerine katılma, toplantı düzenleme) faaliyetlerdir. Her hâlükârda söz konusu faaliyetlerin şiddet içermeyen faaliyetler olduğu görülmektedir.

58. İddianamede atıf yapılan STK'lar ve bunlarla başvurucu arasındaki ilişkiye gelindiğinde söz konusu STK’ların hâlen veya söz konusu dönemde faaliyetlerini serbestçe yürütmekte olan yasal kuruluşlar olduğu anlaşılmaktadır. Başvurucunun irtibatta olduğu, telefon görüşmesi yaptığı ve çeşitli suçlamalar yöneltilen kişilerin ise masumiyet karinesinden faydalandıkları da gözden kaçırılmamalıdır. Söz konusu görüşmelerde, başvurucunun bu kişilerle birlikte Gezi olaylarını Hükûmete karşı yaygın ve şiddet içerikli bir ayaklanmaya çevirmeye çalıştığına dair herhangi bir belirtiye rastlanmamıştır.

59. İddianamede, Gezi olaylarının 2013 yılından önce planlandığı da iddia edilmektedir. Gezi olaylarının daha önceden planlandığına ilişkin olarak Savcılıkça ortaya konulan olaylar silsilesinde başvurucuya yönelik bir tespit bulunmamaktadır. Öte yandan başvurucunun Gezi olaylarından önce herhangi bir faaliyetinin olduğu da gösterilebilmiş değildir. Başvurucunun Mehmet Osman Kavala'nın talimatıyla hareket ettiği iddiasının da bir temelinin olmadığı görülmektedir. İddianamede, başvurucu ile Mehmet Osman Kavala arasında sadece bir kez gerçekleşen -3/12/2012 tarihinde- iletişime dair kaydın olduğu belirtilmiş, bu kaydın içeriğine ilişkin bir bilgi verilmemiştir.

60. Savcılık; başvurucunun da dâhil olduğu şüphelilerin Gezi olaylarını organize ettikleri gerekçesiyle Türkiye genelinde gerçekleşen mala zarar verme, nitelikli mala zarar verme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme, nitelikli yağma, nitelikli yaralama, 2863 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından da dolaylı fail olarak sorumlu olduklarını iddia etmiştir. Ancak söz konusu eylemler ile başvurucu arasında bir illiyet bağı olduğu ortaya konulamamıştır.

61. Bu itibarla soruşturma belgelerinde yer alan tespit ve değerlendirmeler kapsamında somut olayda tutuklama için gerekli olan suç işlendiğine dair kuvvetli belirtinin ortaya konulamadığı sonucuna varılmıştır.

62.Tutuklama tedbirinin hukukiliğinin ön şartı olan başvurucunun suç işlediğine dair kuvvetli belirtinin ortaya konulması söz konusu olmamakla birlikte somut olayın koşullarında tutuklamanın hukukiliğinin belirlenmesinde tutuklama nedenleri ve ölçülülük bağlamında da bir inceleme yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir.

63. Bu kapsamda başvurucu hakkındaki tutuklama kararında atılı suçun tutuklama nedeni varsayılabilen katalog suçlardan olmasına, atılı suçun yasada öngörülen cezasının alt ve üst sınırına dayanılmıştır. Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasında, tutuklama kararının kaçma ya da delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önleme amacıyla verilebileceği belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 100. maddesine göre şüpheli ya da sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların bulunması, şüpheli ya da sanığın davranışlarının delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, tanık, mağdur ya da başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli şüphe oluşturması hâllerinde tutuklama kararı verilebilecektir. Maddede ayrıca işlendiği konusunda kuvvetli şüphe bulunması şartıyla tutuklama nedeninin varsayılabileceği suçlara ilişkin bir listeye yer verilmiştir. Başvurucuya isnat edilen suç tutuklama nedeninin varsayılabileceği bir suç ise de somut olayın niteliği itibarıyla tutuklama nedeni bakımından sadece bu hususa dayanılması yeterli görülmemiştir.

64. Somut olayda başvurucu, Gezi olaylarından ve 2013 yılında başlatılan ceza soruşturmasından 5 yılı aşkın bir süre sonra tutuklanmıştır. Bu süre zarfında başvurucunun kaçma girişiminde bulunduğuna yönelik bir olgu tespit edilememiştir.

65. Başvurucunun tutuklanmasına dayanak oluşturan delillerin tamamının 2013 yılına ait olduğu ve bu tarihte toplandığı anlaşılmaktadır. Kamu davasının açılması sonrasında, yetkililerin bu soruşturmanın seyrini değiştirebilecek önemli yeni deliller topladıklarını gösteren herhangi bir bilginin dava dosyasında bulunmadığı görülmektedir. Dolayısıyla başvurucunun delilleri karartma şüphesinin bulunduğunu söylemek de mümkün değildir.

66. Son olarak başvurucunun tutuklanmasına konu eylemlerin 2013 yılına ilişkin olması, iddia edilen suçların işlendiği tarihten uzunca bir süre sonra tutuklama tedbirine başvurulması nedeniyle somut olayda ayrıca soruşturma süreci bakımından tutuklamanın ölçülülük ilkesinin bir unsuru olarak gerekli olup olmadığının da incelenmesi gerekir. Nitekim Anayasa Mahkemesi benzer durumdaki (suç tarihi ile tutuklama tarihi arasında önemli zaman diliminin bulunduğu) bazı olaylara ilişkin başvurularda tutuklamanın gerekliliğine dair incelemede bulunmuştur.

67. Bu kapsamda Erdem Gül ve Can Dündar ([GK], B.No: 2015/18567, 25/2/2016) kararında, başvurucular hakkında soruşturma başlatıldığının kamuoyuna duyurulmasından sonra tutuklama tedbirinin uygulandığı tarihe kadar geçen yaklaşık altı aylık sürede soruşturma makamlarının suça konu edilen haberler dışında hangi delile ulaştığının, dolayısıyla tutuklama tedbirinin uygulanmasının neden gerekli olduğunun somut olayın özelliklerinden ve tutuklama kararının gerekçelerinden anlaşılmaması hususu, başvurucuların kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği sonucuna varılırken dikkate alınan olgulardan biri olmuştur (Erdem Gül ve Can Dündar, §§ 79-81). Eren Erdem (B. No: 2019/9120, 9/6/2020)kararında da başvurucunun suça konu olayların yaşandığı tarihten dört yıl kadar sonra -yeni bir olguya ulaşılmadan- tutuklanması ölçüsüz bulunmuş ve tutuklamanın hukuki olmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan bir mülki idare amiri hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin hukukiliğinin incelendiği A.C. (B. No: 2016/64868, 27/2/2020)kararında başvurucunun hakkında soruşturma başlatılmasından yaklaşık iki yıl sonra tutuklanması ölçüsüz bulunmuştur. Anılan kararda ayrıca soruşturma sürecinde yaklaşık iki yıl boyunca soruşturma mercilerince başvurucunun tutuklanmasına gerek görülmediği, yine soruşturmanın başlaması ile tutuklama tedbirinin uygulanması arasındaki iki yıllık dönemde suça ilişkin yeni bir olgunun tespit edildiğinin soruşturma mercilerince ortaya konulmadığı belirtilmiş, buna göre başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin süreç yönünden ölçülü olmadığı değerlendirilmiştir.

68. Anayasa Mahkemesi buna karşılık Mehmet Baransu (2) (B. No: 2015/7231, 17/5/2016, §§ 139-141) ve Süleyman Bağrıyanık ve diğerleri (B. No: 2015/9756, 16/11/2016, §§ 228-232) kararlarında suçun işlendiği tarih ile tutuklama tedbirinin uygulandığı tarih arasında uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen bu süre içinde soruşturma işlemlerinin devam ettiğini ve soruşturma makamlarının hareketsiz kalmadığını dikkate alarak bu tutuklamaların süreç bakımından gerekli olmadığı sonucuna varmamıştır. Yine Gülser Yıldırım (2) ([GK], B. No: 2016/40170, 16/11/2017) kararında Anayasa Mahkemesi başvurucunun tutuklanmasına konu suçların genel olarak 2014 yılı Ekim ayı ile 2016 yılı Mart ayı arasındaki eylemlere ilişkin olması nedeniyle tutuklamanın gerekli olup olmadığını incelemiştir. Anayasa Mahkemesi başvurucunun Anayasa'nın 83. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca yasama dokunulmazlığından yararlandığı sürece başvurucu hakkında tutuklama tedbirinin uygulanmasının mümkün olmadığını ve yasama dokunulmazlığının belirli aşamadaki dosyalar için uygulanmayacağına ilişkin Anayasa değişikliğinin 8/6/2016 tarihinde yürürlüğe girmesinin akabinde kamu makamlarının hareketsiz kalmadıklarını gözeterek tutuklamanın gerekliliği hususunda bir sorun görmemiştir (Gülser Yıldırım (2), §§ 160-163).

69.Somut olayda başvurucu 2013 yılında gerçekleşen Gezi olaylarına ilişkin olarak tutuklanmıştır ve Gezi olayları ile ilgili olarak 2013 yılında aralarında başvurucunun da bulunduğu şüpheliler hakkında 2013/1120 sayılı soruşturma başlatılmıştır. 2013/1120 sayılı soruşturma kapsamında başvurucu hakkında birçok iletişimin tespiti ve fiziki takip kararı verilmiştir. Ancak daha sonra bu soruşturma 2014/40852 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülmeye devam etmiştir. Bu soruşturmalar kapsamında başvurucunun ifadesi alınmamış, başvurucu hakkında gözaltı ya da tutuklama gibi tedbirlere başvurulmamıştır. Savcılık tarafından düzenlenen 9/2/2019 tarihli iddianamedeki delillerin ilk soruşturma dosyasındaki deliller olduğu anlaşılmaktadır. Bu deliller soruşturma makamlarının elinde olmasına rağmen başvurucu bu ilk soruşturmadan 5 yılı aşkın bir süre sonra 17/11/2018 tarihinde tutuklanmıştır. Başvurucunun bu eylemlerin üzerinden 5 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra tutuklanmasının neden gerekli olduğu, somut olayın özelliklerinden ve tutuklama kararının gerekçelerinden anlaşılamamaktadır (benzer değerlendirmeler için bkz. Erdem Gül ve Can Dündar, §§ 79-81).

70. Açıklanan gerekçelerle tutuklama tedbirinin hukuka aykırı olması nedeniyle Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

71. Başvurucu ayrıca hukuka aykırı delillere dayalı olarak tutuklandığını ileri sürmüş ise de yargılama süreci devam ederken delillerin hukuka uygun olup olmadığı konusunda hukuki kesinliğin yapılacak yargılama ve kanun yolu incelemesi sonucunda ortaya çıkacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda aynı dava sürecine ilişkin iddiaların farklı düzlemlerde hem Anayasa Mahkemesince hem de derece mahkemeleri tarafından yargısal incelemeye tabi tutulması, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurudaki ikincil nitelikteki rolüne uygun olmayacağından başvurucunun anılan iddiasının bu aşamada incelenmesi mümkün görülmemiştir.

72. Başvurucu, tutukluluğunun makul süreyi aştığından da şikâyetçi olmuştur. Yukarıda belirtilen tespitler dikkate alındığında derece mahkemelerin başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verirken sundukları gerekçelerin ilgili ve yeterli olup olmadığı hususunu ayrıca incelemeye gerek görülmemiştir.

B. Soruşturma Dosyasına Erişimin Kısıtlandığına İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

73. Başvurucu; soruşturma dosyasında kısıtlama kararı olduğu için tutukluluğa etkili itiraz hakkının kısıtlandığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

74. Anayasa'nın "Kişi hürriyeti ve güvenliği" kenar başlıklı 19. maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:

"Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir."

75. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, § 16). Bu itibarla başvurucunun bu bölümdeki iddiasının Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası bağlamındaki kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

a. Genel İlkeler

76. Genel İlkeler için bkz. Turhan Günay [GK], B. No: 2016/50972, 11/1/2018, §§ 58-72.

b. İlkelerin Olaya Uygulanması

77. İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliği 31/3/2017 tarihinde 5271 sayılı Kanun'un 153. maddesi gereğince dosyaya erişimin kısıtlanmasına karar vermiştir. Kısıtlılık durumu iddianamenin kabul edilmesiyle sona ermiştir.

78. Somut olayda başvurucunun ifadesi ve savunması alınırken başvurucuya erişimi kısıtlanan belgelerin içeriğine ilişkin sorular sorulmuş ve başvurucu da ayrıntılı bir ifade vermiştir. Bu kapsamda soruşturmaya konu olaylarla ilgili teknik takip sonucu yapılan dinlemelerin ilgili kısımlarının ve fiziki takibe ilişkin fotoğrafların gösterildiği görülmektedir. Öte yandan başvurucu, Sulh Ceza Hâkimliğinde yapılan sorgusunda ayrıntılı bir şekilde ifade vermiş; tutukluluğa itiraz dilekçelerinde de suçlamalara cevap vermiştir.

79. Bu itibarla suçlamalara dayanak olan temel unsurların ve tutmanın hukukiliğinin değerlendirilmesi için esas olan bilgilerin başvurucuya veya müdafilerine bildirilmiş ve başvurucuya bunlara karşı savunma ve itirazlarını ileri sürme imkânı verilmiş olması dikkate alındığında soruşturma aşamasında dosyanın incelenmesine izin verilmemesi nedeniyle başvurucunun tutukluluğa karşı etkili bir şekilde itirazda bulunamadığının kabulü mümkün görülmemiştir.

80. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun dosyanın incelenmesine izin verilmemesi nedeniyle tutukluluğa etkili bir şekilde itirazda bulunamadığı iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

81. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

 (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

82. Başvurucu, başvuru dilekçesinde 100.000 TL ve ek beyan dilekçelerinde ise 1.000.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

83. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

84. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

85. Başvuruda, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Başvurucunun 26/9/2019 tarihinde tahliyesine karar verilmiş ve başvurucunun tutukluluk hâli sona ermiştir.

86. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin başvurucunun uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağı açıktır. Başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik müdahale nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

87. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

88. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.964,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 30.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 364,60 harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.964,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2019/74, K.2020/34) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 3/12/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Yiğit Aksakoğlu, B. No: 2019/7132, 3/12/2020, § …)
   
Başvuru Adı YİĞİT AKSAKOĞLU
Başvuru No 2019/7132
Başvuru Tarihi 28/2/2019
Karar Tarihi 3/12/2020

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması ve soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı Tutukluluk (suç süphesi ve tutuklama nedeni) İhlal Manevi tazminat
Tutulan kişinin yargı merciine başvuru hakkı (hakim önüne çıkarılma) Açıkça Dayanaktan Yoksunluk

IV. İLGİLİ HUKUK



Mevzuat Türü Mevzuat Tarihi/Numarası - İsmi Madde Numarası
Kanun 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu 100
109
153
5237 Türk Ceza Kanunu 309
312
3713 Terörle Mücadele Kanunu 19
KHK 668 Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname 3
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi