TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
FATMA ÖZALP BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2020/38505)
Karar Tarihi: 24/12/2025
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
İrfan FİDAN
Muhterem İNCE
Raportör
Kamber Ozan TUTAL
Başvurucu
Fatma ÖZALP
Vekili
Av. Ali GENÇ
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, vasinin kısıtlı adına onu borçlandırmadan araç alınması için izin verilmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. İdil Sulh Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 3/3/2014 tarihinde görme engelli başvurucunun kısıtlanmasına ve babasının vasi olarak tayin edilmesine karar vermiştir.
3. Mahkeme 28/7/2020 tarihinde bedeli ve masrafı vasi tarafından karşılanmak üzere başvurucu adına araç alımında gerekli işlemleri yapması için vasiye izin ve yetki vermiştir.
4. Başvurucunun vasisi 15/10/2020 tarihinde kısıtlı adına daha önce alınıp satılan aracın satışından elde edilen ve kısıtlı adına açılmış banka hesabında bulunan 30.750 TL'nin kısıtlı adına yeni araç alımında kullanılması için de yetki verilmesini talep etmiştir.
5. Mahkeme 21/10/2020 tarihinde kısıtlı lehine olmadığını belirterek talebi reddetmiştir. Başvurucunun vasisi karara itiraz etmiştir.
6. İdil Asliye Hukuk Mahkemesi 4/11/2020 tarihinde itirazı reddetmiştir. Kararda; alınacak aracın kısıtlının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kullanılacağı hususunda tereddütlerin oluştuğunu, kısıtlıya ait paranın kullanılmasını zorunlu kılan nedenlerin gösterilemediğini, aracın alımı için bedel ve masrafı vasi tarafından karşılanmak üzere yetki verildiğinden banka hesabındaki paranın kullanılmasından kısıtlının menfaati bulunmadığını belirtmiştir.
7. Başvurucu, nihai hükmü 5/11/2020 tarihinde öğrendikten sonra 2/12/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
8. Vasinin talebi üzerine Mahkeme 17/3/2022 tarihinde başvurucunun banka hesabındaki 30.750 TL'nin yasal faizi ile birlikte çekilmesi yönünde vasiye izin ve yetki vermiştir.
9. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
10. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
11. Başvurucu, ihtiyacını karşılamak üzere kullanacağı aracın alımında harcayacağı paranın banka hesabından çekilmesi talebinin reddedilmesinden yakınmıştır.
12. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) “Düşme kararı” başlıklı 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi gereği Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olması hâlinde başvurunun düşmesine karar verebilir (S.Ö. [2. B.], B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 23; Mehmet Emin Bülbül [2. B.], B. No: 2014/4463, 16/6/2016, §§ 46-48). İçtüzük'ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinde, diğer bentlerde yazılan ve özel olarak düzenlenen sebepler dışında herhangi bir başka gerekçeden ötürü başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi gerekçesiyle düşme kararı verilebileceği belirtilmiştir (Mehmet Haberal (2) [1. B.], B. No: 2014/1050, 28/5/2014).
13. İçtüzük'ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendine göre düşme kararı verilebilmesi için ilk üç bentte yazılı gerekçelerden farklı başka bir gerekçeye dayalı olarak başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir nedenin görülmemesi gerekir. Diğer taraftan anılan maddenin (2) numaralı fıkrası da ayrı bir koşulu düzenlemektedir. İnsan haklarının güvence altına alınması ve korunması, anayasal sistemlerin temel amaçlarından biridir. İddiaya konu olay yönünden hukuk sisteminde bir sorun olduğu, hak ve özgürlüklerin korunması, kapsam ve sınırlarının belirlenmesi noktasında yeni ilke ve yaklaşımların ortaya konulması gerektiği durumlarda veya yapısal bir sorunun çözümünün gerekmesi hâlinde Anayasa Mahkemesi, başvuru hakkında düşme kararı vermek yerine başvuruyu incelemeye devam edebilir. Öte yandan belirtmek gerekir ki temel hakların korunması, esas olarak insan onurunun korunmasına hizmet eder. Anayasa'nın 2. maddesi insan haklarına saygılı olmayı, Cumhuriyet’in temel nitelikleri arasında saymıştır. Buna göre insan onurunun korunması, insan haklarına saygının bir gereğidir. Anayasa Mahkemesi, insan haklarının ve insan onurunun korunmasını gerektiren bir durumun tespiti hâlinde başvuru hakkında düşme kararı vermek yerine başvuruyu incelemeye devam edebilir (Keser Altıntaş [GK], B. No: 2023/18536, 25/7/2023, § 50).
14. Somut olayda başvurucunun ihtiyacını karşılamak üzere araç alımında kullanılması amacıyla banka hesabında bulunan paranın çekilmesine Mahkemece izin verilmediği görülmektedir. Bununla birlikte söz konusu mahkeme kararı nedeniyle temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasıyla yapılan bireysel başvuru tarihinden sonra aynı Mahkemenin başvurucunun bireysel başvuruda şikâyet ettiği konu hakkında kabul kararı verdiği ve banka hesabında bulunan paranın araç alımında kullanılmak üzere çekilmesine izin verdiği görülmüştür. Dolayısıyla başvurucunun yakındığı müdahalenin tüm sonuçlarıyla ortadan kalktığı değerlendirilmiştir.
15. Öte yandan İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen başvurunun incelenmesinin devamında Anayasa'nın uygulanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı herhangi bir durumun da söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
16. Açıklanan gerekçelerle başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir nedenin kalmadığı anlaşıldığından İçtüzük’ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendi gereğince başvurunun düşmesine karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmaması nedeniyle DÜŞMESİNE,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 24/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.