logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Hüseyin Sayar, B. No: 2020/5186, 11/5/2023, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

HÜSEYİN SAYAR BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2020/5186)

 

Karar Tarihi: 11/5/2023

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

M. Emin KUZ

 

 

Yıldız SEFERİNOĞLU

 

 

Basri BAĞCI

 

 

Kenan YAŞAR

Raportör

:

M. Emin ŞAHİNER

Başvurucu

:

Hüseyin SAYAR

Vekili

:

Av. Gökhan KACAR

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; yargı makamlarının ödenmesi gereken tazminat miktarını belirtmemeleri, kesinleşen mahkeme kararıyla hüküm altına alınan sosyal denge tazminatının davalı idare tarafından ödenmemesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma, makul sürede yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Alaşehir Belediyesi (Belediye) personeli olarak görev yapmakta iken emekli olan başvurucu, Belediye ile Türkiye Yerel Yönetim Hizmetleri Kolu Kamu Görevlileri Sendikası (Sendika) arasında imzalanan 1/4/2014-31/3/2016 dönemine ait sosyal denge tazminatı sözleşmesinden yararlandırılarak 15/4/2014-15/10/2015 tarihleri arası döneme ait sosyal denge tazminatının ödenmesi istemiyle 19/10/2015 tarihinde Belediyeye başvuruda bulunmuştur. İdare cevap vermemek suretiyle başvuruyu zımnen reddetmiştir. Başvurucu 28/1/2016 tarihinde Manisa 2. İdare Mahkemesinde, Belediye işleminin iptali ve 15/4/2014 ile 15/10/2015 tarihleri arasında ödenmeyen sosyal denge tazminatının ödenmesi istemiyle dava açmıştır.

3. Mahkeme 28/2/2019 tarihinde davanın kabulü ile davanın 29/9/2015 tarihinden sonraki ilk uygulamanın yapıldığı tarihten önceki döneme ait sosyal denge tazminatı ödenmesi talebi yönünden kabulüyle, 15/4/2014-15/10/2015 tarihleri arasındaki döneme ilişkin sosyal denge tazminatının idareye başvuru tarihi olan 19/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Belediye, karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdare Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) istinaf başvurusuna konu kararın hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı tespitiyle 27/6/2019 tarihinde istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiştir.

4. Başvurucu, kararın kesinleşmesi üzerine 1/8/2019 tarihinde Belediyeye müracaat etmiş ve yargı kararına istinaden hükmedilen tazminat miktarlarının hesaplanarak kendisine ödenmesini talep etmiştir. İdare cevap vermemek suretiyle başvuruyu zımnen reddetmiştir. Başvurucu müracaatının bu şekilde cevap verilmemek suretiyle reddedilmesi üzerine bu defa 13/9/2019 tarihinde Manisa 1. İdare Mahkemesinde tam yargı davası açmıştır.

5. Mahkeme; davanın tarafları, dava sebepleri ve konusu ile daha evvel başvurucunun Manisa 2. İdare Mahkemesinde açtığı 2019/75 sayılı dosyanın taraflarının, dava sebeplerinin, konusunun aynı olması ve kesinleşen mezkûr kararın kabule ilişkin hüküm fıkrası ile bu davaya ilişkin dava dilekçesindeki talep bölümünün aynı olduğu gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar vermiştir.

6. Başvurucu, bu karara karşı da istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge İdare Mahkemesi 12/12/2019 tarihli kararı ile istinaf başvurusunu kesin olarak reddetmiştir.

7. Başvurucu 30/1/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

8. UYAP üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuruda bulunulduktan sonra Belediye tarafından 7/10/2022 tarihinde başvurucuya 17.021,31 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.

9. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

10. Başvurucu, sosyal denge tazminatı ödenmemesine ilişkin işlemi iptal eden Manisa 2. İdare Mahkemesinin 28/2/2019 tarihli kararında söz konusu tazminatın ödenmesine hükmedilmişse de mezkûr kararda ödenmesi gereken tazminat miktarının belirtilmemesi nedeniyle bu kararın hukuki anlamda icra edilebilir bir karar olmadığını belirtmiştir. Başvurucu, daha sonra açtığı tam yargı davasında da hatalı bir yorum yapılarak davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verildiğini ifade etmiştir. Başvurucu sonuç olarak kesinleşmiş bir yargı kararına rağmen hükmedilen tazminat tutarlarının kendisine ödenmemesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma, makul sürede yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

11. Bakanlık görüşünde, somut olayda 7/10/2022 tarihinde başvurucuya 17.021,31 TL ödeme yapılmış olmakla kesinleşen mahkeme kararıyla hüküm altına alınan sosyal denge tazminatının tamamının başvurucuya ödendiği ifade edilmiştir. Bu durumda başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinde başvurucunun mağdur sıfatının devam edip etmediğinin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru formundaki iddiaları tekrarlamış ayrıca ödenen alacağının faiz hesaplanmadan değer kaybına uğratılarak ödendiğini iddia etmiştir.

12. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Veysi Ado ([GK] B. No: 2022/100837, 27/4/2023) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'un geçici 2. maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile yapılan değişikliğe göre 9/3/2023 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla derdest olan, yargılama sürelerinin uzunluğu ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi ya da icra edilmemesi konularında yapılan başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı neticesine varmıştır.

13. Somut başvuru yönünden de söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

14. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle REDDİNE,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

C. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 11/5/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Hüseyin Sayar, B. No: 2020/5186, 11/5/2023, § …)
   
Başvuru Adı HÜSEYİN SAYAR
Başvuru No 2020/5186
Başvuru Tarihi 30/1/2020
Karar Tarihi 11/5/2023

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru; yargı makamlarının ödenmesi gereken tazminat miktarını belirtmemeleri, kesinleşen mahkeme kararıyla hüküm altına alınan sosyal denge tazminatının davalı idare tarafından ödenmemesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma, makul sürede yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Mülkiyet hakkı Ücret uyuşmazlıkları Başvuru Yollarının Tüketilmemesi
  • pdf
  • udf
  • word
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi