logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Hüseyin Haluk Aşkaroğlu [1. B.], B. No: 2020/9840, 14/10/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

HÜSEYİN HALUK AŞKAROĞLU BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2020/9840)

 

Karar Tarihi: 14/10/2025

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Recai AKYEL

 

 

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

İrfan FİDAN

 

 

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Kamber Ozan TUTAL

Başvurucu

:

Hüseyin Haluk AŞKAROĞLU

Vekili

:

Av. Mehmet Gökay BAŞ

 

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bakanlık müşaviri kadrosundan veteriner hekim kadrosuna atanması işleminin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılan iptal davasında Anayasa'ya aykırılık iddiasının karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 16/3/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu 1963 doğumlu olup Ankara'da ikamet etmektedir.

6. Başvurucu; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında daire başkanı olarak görev yapmaktayken 8/6/2011 tarihli ve 27985 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 639 sayılı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 3. maddesi uyarınca 8/6/2011 tarihinde bakanlık müşaviri kadrosuna atanmıştır.

7. Başvurucu 9/8/2018 tarihinde 9/7/2018 tarihli ve 30473 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 179. maddesi ile 30/6/1989 tarihli ve 20211 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 33. madde kapsamında veteriner hekim kadrosuna atanmıştır.

8. Başvurucu 6/9/2018 tarihinde yürütmenin durdurulması talebiyle birlikte atama işleminin iptali için Tarım ve Orman Bakanlığına karşı dava açmıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde mesleki kariyerine zarar veren ve kazanılmış haklarını elinden alan atama işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş; ayrıca atama işlemine dayanak düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğunu belirterek iptal edilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmasını istemiştir.

9. Davaya bakan Ankara 5. İdare Mahkemesi (Mahkeme) 2/11/2018 tarihinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının olayda gerçekleşmediğini belirterek yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 5/12/2018 tarihinde yürütmenin durdurulması talebinin reddi hakkındaki kararı ilgili kanuna uygun bularak başvurucunun itirazını reddetmiştir.

10. Mahkeme 1/3/2019 tarihinde davayı reddetmiştir. Mahkeme öncelikle başvurucunun Anayasa'ya aykırılık iddiasını yerinde görmediğini belirterek davanın esasına geçildiğini açıklamıştır. Kararda; ilgili mevzuatın idareye takdir yetkisi bırakmadığını, idarenin söz konusu hükümleri aynen yerine getirmekle yükümlü olduğu durumların bağlı yetki olarak nitelendirildiğini kaydetmiştir. Ardından Anayasa Mahkemesinin kural işlemlerdeki değişikliklerin ilgililere geleceğe yönelik kazanılmış hak vermeyeceğine dair12/12/1989 tarihli ve E.1989/11, K.1989/48 sayılı kararına yer vermiştir. Kamu personelinin statüsünün değiştirilmesinin kanun koyucunun takdirinde olduğunu belirtmiş ve kişilerin bakanlık müşaviri kadrosuna atanmış olmasının kazanılmış bir hak teşkil etmeyeceğini ifade etmiştir. Bu bağlamda Mahkeme, 375 sayılı KHK'nın geçici 33. maddesi kapsamında kalan başvurucunun bağlı yetki çerçevesinde veteriner hekim kadrosuna atamasının anılan hüküm gereği olduğunu ve idarenin benzer hukuki durumda olan herkese aynı ve eşit şekilde işlem yaptığını belirtmiştir.

11. Başvurucu, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Başvurucu, davaya konu iddialarının yeterince incelenmediğini ve 375 sayılı KHK'nın geçici 33. maddesinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesinde açılan iptal davasını Mahkemenin bekletici mesele yapmadan karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

12. Bölge İdare Mahkemesi 25/12/2019 tarihinde kararı usul ve hukuka uygun bulduğunu belirterek istinaf başvurusunu kesin olmak üzere reddetmiştir.

13. Başvurucu, nihai hükmü 20/2/2020 tarihinde öğrenmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. İlgili Mevzuat

14. 375 sayılı KHK'nın geçici 33. maddesi olay tarihinde şöyledir:

"Bu maddenin yayımı tarihine kadar, bakanlık müşaviri kadrolarına atanmış veya çeşitli kanun, kanun hükmünde kararname veya diğer mevzuat hükümlerine göre bakanlık müşaviri veya müşavir kadrolarına ya da diğer şahsa bağlı yönetici veya müşavir/danışman kadro veya pozisyonlarına atanmış sayılıp da bu maddenin yayımı tarihinde anılan kadro veya pozisyonlarda bulunmakta olanların görevleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sona erer. Bunlardan;

a) Daha önce 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin 'Ortak Hükümler' bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan kadrolar ile mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri ve yeterlilikleri aynı veya benzer nitelik arz eden kadro veya pozisyonlarda bulunanlar daha önceki bu kadro veya pozisyonlarına,

b) (a) bendi kapsamına girmeyenler, yönetici kadro ve pozisyonları dışında daha önce bulundukları veya öğrenim durumları itibarıyla ihraz etmiş oldukları unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara,

ilgili kurumlarca bir ay içerisinde atanır.

Birinci fıkrada sayılanlardan, anılan fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına girmeyenler görev yaptıkları kurumların araştırmacı kadrolarına atanmış sayılır. Atama işlemi gerçekleşinceye kadar bunların almakta oldukları her türlü ödemelerin görev yaptıkları kurum tarafından yapılmasına devam olunur.

Bu madde kapsamında yapılacak atamalar için uygun boş kadro veya pozisyon bulunmaması halinde söz konusu kadro veya pozisyonlar ihdas edilmiş ve kurumların kadro cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır.

Bakanlık müşavirliği kadrolarında bulunmakla birlikte malî haklarını 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga ek 18 inci maddesine göre almaya devam edenler hariç olmak üzere, bu fıkra kapsamında atananlara malî hakları, atandıkları söz konusu kadrolarda bulunmaları kaydıyla atandıkları tarihi takip eden ay başından itibaren ikinci yılın sonuna kadar fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç, önceki görevlerine ait ödeme unsurları esas alınarak verilmeye devam edilir."

15. 18/6/2020 tarihli ve 7247 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile 375 sayılı KHK'nın geçici 33. maddesinin son fıkrasında yer alan "ikinci yılın sonuna kadar" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

16. 8/5/2025 tarihli ve 7547 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile değiştirilen 375 sayılı KHK'nın geçici 33. maddesi şöyledir:

"9/7/2018 tarihinden önce bakanlık müşaviri kadrolarına atanmış veya çeşitli kanun, kanun hükmünde kararname veya diğer mevzuat hükümlerine göre bakanlık müşaviri veya müşavir ya da danışman kadro veya pozisyonlarına atanmış sayılanlardan bu maddenin önceki hükümleri uyarınca atanmış olup 11/4/2025 tarihi itibarıyla atandıkları söz konusu kadro veya pozisyonlarda bulunanlar; atanma şartlarını kaybedenler, ceza kovuşturması veya disiplin soruşturması sonucunda görevden alınanlar veya görevleri sona erenler hariç olmak üzere, 31/7/2025 tarihine kadar kurumlarına başvurmaları hâlinde atamaya yetkili amirler tarafından 9/7/2018 tarihinden önceki kadro veya pozisyonlarına atanırlar. Bu maddenin önceki hükümleri çerçevesinde şahsa bağlı yönetici kadro veya pozisyonlarına bağlı mali haklardan yararlananlar ile bu fıkra kapsamında başvuruda bulunmayanların mali hakları hakkında önceki hükümlerin aynı usul ve esaslar çerçevesinde uygulanmasına devam edilir.

Birinci fıkraya göre atanacakların kadro veya pozisyonları başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilmiş ve kurumların kadro ve pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır. İhdas edilmiş sayılan kadro ve pozisyonlar herhangi bir şekilde boşalmalarını müteakiben, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş ve kurumların kadro ve pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerinden çıkarılmış sayılır. Birinci fıkraya göre atanacakların mevcut kadro veya pozisyonları başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş ve kurumların kadro ve pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerinden çıkarılmış sayılır.

Bu madde kapsamında önceki kadro veya pozisyonlarına atananlar, 657 sayılı Kanunun 92 nci maddesinin beşinci fıkrası hükümlerinden yararlandırılırlar.

Bu maddenin uygulanması, geçmişe yönelik herhangi bir ödeme yapılmasını gerektirmez."

B. Anayasa Mahkemesi Kararı

17. Anayasa Mahkemesinin 7/12/2023 tarihli ve E.2018/117, K.2023/212 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"7. Geçici 33. Maddenin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

1280. Dava dilekçesinde, kuralın 375 sayılı KHK’nın ek 24. maddesine yönelik gerekçelerle Anayasa’nın mülga 91. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

i. Birinci, İkinci ve Üçüncü Fıkralar

1281. 375 sayılı KHK’nın geçici 33. maddesinin birinci fıkrasında, bu maddenin yayımı tarihine kadar, bakanlık müşaviri kadrolarına atanmış veya çeşitli kanun, KHK veya diğer mevzuat hükümlerine göre bakanlık müşaviri veya müşavir kadrolarına ya da diğer şahsa bağlı yönetici veya müşavir/danışman kadro veya pozisyonlarına atanmış sayılıp da bu maddenin yayımı tarihinde anılan kadro veya pozisyonlarda bulunmakta olanların görevlerinin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sona ereceği belirtilmiştir.

1282. Fıkranın (a) bendinde bu personelden daha önce 657 sayılı Kanun’un 36. maddesinin 'Ortak Hükümler' bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan kadrolar ile mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri ve yeterlikleri aynı veya benzer nitelik arz eden kadro veya pozisyonlarda bulunanların daha önceki bu kadro veya pozisyonlarına, (b) bendinde de (a) bendi kapsama girmeyenlerin, yönetici kadro ve pozisyonları dışında daha önce bulundukları veya öğrenim durumları itibarıyla elde etmiş oldukları ünvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara ilgili kurumlarca bir ay içerisinde atanacakları hüküm altına alınmıştır.

1283. Maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkrada sayılanlardan, anılan fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına girmeyenlerin görev yaptıkları kurumların araştırmacı kadrolarına atanmış sayılacağı, atama işlemi gerçekleşinceye kadar bunların almakta oldukları her türlü ödemelerin görev yaptıkları kurum tarafından yapılmasına devam olunacağı belirtilmiştir.

1284. Maddenin üçüncü fıkrasında ise bu madde kapsamında yapılacak atamalar için uygun boş kadro veya pozisyon bulunmaması hâlinde söz konusu kadro veya pozisyonların ihdas edilmiş ve kurumların kadro cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılacağı düzenlenmiştir.

 1285. KHK’nın 12. maddesinin (z) bendiyle 3289 sayılı Kanun’a eklenen ek 13. maddeye yönelik gerekçeler dava konusu kural bakımından da geçerlidir.

1286. Kuralların 7142 sayılı Kanun’un (1) numaralı fıkrasının (d) bendinin 'Kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde yer alan bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının … personeli[ne] ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin sağlanması …' hükmü kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Ancak kuralların 6771 sayılı Kanun ile Anayasa’da yapılan değişikliklerle ilgisinin olduğu söylenemez.

1287. Bu itibarla kurallar 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasında belirtilen Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlamak amacı taşımadığından Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca verilen KHK çıkarma yetkisinin amaç ve kapsamı içinde değerlendirilmemektedir.

1288. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırıdır. İptalleri gerekir.

...

Kurallar, Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı görülerek iptal edildiğinden Anayasa’nın 128. maddesi yönünden ayrıca incelenmemiştir.

ii. Dördüncü Fıkrada Yer alan '…ikinci yılın sonuna kadar…' ibaresi

1289. 375 sayılı KHK’nın geçici 33. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan '…ikinci yılın sonuna kadar…' ibaresi 7247 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle fıkradan çıkarılmıştır.

1290. Açıklanan nedenle konusu kalmayan ibareye ilişkin iptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.

iii. Dördüncü Fıkranın Kalan Kısmı

1291. Kuralda bakanlık müşavirliği kadrolarında bulunmakla birlikte mali haklarını 375 sayılı KHK’nın mülga ek 18. maddesine göre almaya devam edenler hariç olmak üzere, bu fıkra kapsamında atananlara mali haklarının, atandıkları söz konusu kadrolarda bulunmaları kaydıyla atandıkları tarihi takip eden ay başından itibaren fiilî çalışmaya bağlı ödemeler hariç, önceki görevlerine ait ödeme unsurları esas alınarak verilmeye devam edileceği hüküm altına alınmıştır.

1292. KHK’nın 6. maddesinin (b) bendiyle 6004 sayılı Kanun’un başlığıyla birlikte değiştirilen 8. maddesine yönelik gerekçeler dava konusu kural bakımından da geçerlidir.

1293. Bakanlık müşavirlerinin mali haklarına ilişkin düzenleme öngören kural, Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde yer alan mülkiyet hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.

1294. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Kural, Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı görülerek iptal edildiğinden Anayasa’nın 128. maddesi yönünden ayrıca incelenmemiştir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Anayasa Mahkemesinin 14/10/2025 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

19. Başvurucu, 375 sayılı KHK’nın geçici 33. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ilişkin itirazlarının ve itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına dair taleplerinin gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini iddia etmiştir. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri, Anayasa Mahkemesi içtihadı ve somut koşullarının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.

20. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı, kişilerin hakkaniyete uygun bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve bu amaca uygunluk yönünden yargılamanın denetlenmesini amaçlamaktadır. Mahkeme kararlarının, davanın temel maddi ve hukuki sorunları ile taraflarca ileri sürülen ve davanın sonucunu etkileyen iddia ve itirazlar hakkında delillerle bağ kurulmak suretiyle yeterli gerekçe içermesi zorunludur. Uyuşmazlığın hukuki ve maddi sorunlarıyla ilgisiz değerlendirmelere kararda yer verilmesi de gerekçeli karar hakkıyla bağdaşmamaktadır. Karar gerekçesinin belirtilen unsurları taşıması, yargılamanın adil yargılanma hakkı güvencelerine uygun şekilde yürütülüp yürütülmediğinin taraflarca öğrenilmesini sağladığı gibi ayrıca demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).

21. Diğer taraftan kanun yolu incelemesi yapan merciin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterli görülebilir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan veya ancak ilk defa kanun yolu merciine ileri sürülebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazların kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açabilir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Mehmet Yavuz [1.B.], B. No: 2013/2995, 20/2/2014, § 51).

22. Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı mahkemelerin, önlerindeki uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralını Anayasa'ya uygunluk yönünden de denetimden geçirmesi şeklinde bir güvence içermediği gibi anayasallık denetiminden geçirmesi için Anayasa Mahkemesine başvurmalarını da teminat altına almamaktadır (Hilmi Kocabey ve diğerleri [1. B.], B. No: 2018/27686, 17/11/2021, § 83). Bununla beraber adil yargılanma hakkının bu şekilde bir güvence içermemesi başvurucuların medeni hak ve yükümlülüklerine ilişkin uyuşmazlığın esasını etkileyen iddiaları karşılama yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Bu bağlamda yürürlüğe girdiği anda derdest olan uyuşmazlıklara uygulanan ve idari otoriteler ile mahkemelere takdir yetkisi tanımayan bir kuralın anayasal hükümleri ihlal ettiği şikâyetinin esaslı bir iddia olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle mahkemelerin tarafların Anayasa'ya aykırılık iddialarını karşılamaması somut olayın koşulları çerçevesinde gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açabilir (Hilmi Kocabey ve diğerleri, § 84).

23. Anayasa'ya uygunluk değerlendirmesinin yapılması Anayasa Mahkemesinin tekelinde olmasa da kuralın Anayasa'ya aykırı olduğunun tespiti hâlinde bunu iptal etme yetkisi sadece Anayasa Mahkemesine aittir. Dolayısıyla tesis edilmiş idari işlemleri hükümsüz kıldığı kabul edilen ve derdest davaların sonucunu etkileyen kanun hükümlerinin Anayasa'ya aykırı olduğu itirazının öne sürülmesi durumunda mahkemelerin bu itirazları ilgili ve yeterli gerekçeyle karşılaması oldukça önemlidir. Nitekim Anayasa'nın mahkemelerin itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurmasına ilişkin hükümleri düzenleyen 152. maddesinin ikinci fıkrasında mahkemenin Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi görmemesi durumunda bu iddianın temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanacağı düzenlenmekle davanın taraflarınca ileri sürülen ve yeterli ölçüde temellendirilebilen Anayasa'ya aykırılık iddialarının karşılanması gerekliliğine işaret edilmiştir. Mahkemelerin itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma zorunluluğu bulunmasa da kanun hükümlerini iptal etme konusunda tek yetkili merci Anayasa Mahkemesi olduğuna göre Anayasa Mahkemesine başvurulmasını gerekli görmediklerinde bunu gerekçelendirmeleri beklenir. Aksi takdirde başvurucuların medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili esaslı iddiaları cevaplandırılmamış, uyuşmazlığın esası tam manasıyla çözüme kavuşturulmamış olacaktır (Hilmi Kocabey ve diğerleri, § 85).

24. Somut olayda başvurucunun dava dilekçesinde diğer Anayasa'ya aykırılık iddialarının yanında ayrıca atama işlemine dayanak olan düzenlemenin yetki kanununa aykırı olduğunu ileri sürdüğü ve Anayasa'ya aykırı olması nedeniyle itiraz yoluyla dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği görülmektedir. Buna karşılık Mahkemenin Anayasa'ya aykırılık iddiasını yerinde görmediğini belirterek davanın esasına geçtiğini açıklamakla yetindiği anlaşılmaktadır. Yine başvurucunun istinaf yolunda da Anayasa'ya aykırılık iddialarını ileri sürdüğü, bununla birlikte Bölge İdare Mahkemesinin söz konusu iddialara yönelik ayrı bir gerekçeye yer vermeksizin karar verdiği görülmektedir. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 7/12/2023 tarihli ve E.2018/117, K.2023/212 sayılı kararıyla başvurucunun yakındığı kuralın Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca verilen KHK çıkarma yetkisinin amaç ve kapsamı içinde değerlendirilmeyeceğinden iptaline karar verdiği kaydedilmelidir.

25. Tüm bu hususlar gözetildiğinde başvurucunun ilgili KHK hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğuna ilişkin iddiasının temellendirilmiş ve esasa etkili bir iddia olduğu belirtilmelidir. Buna karşılık Mahkeme ve Bölge İdare Mahkemesinin başvurucunun söz konusu iddiasını ilgili ve yeterli bir gerekçeyle karşılamadığı anlaşılmaktadır.

26. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

27. Başvurucu ayrıca kazanılmış haklarının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesine aykırı olarak yapılan atama işlemiyle ortadan kaldırıldığını, yürütmenin durdurulması kararında ilgili ve yeterli bir gerekçeye yer verilmediğini, kadrosunun değişmesine bağlı olarak mali haklarında azalma meydana geldiğini ileri sürmüştür. Başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılması ve bireysel başvuru sonrasında 375 sayılı KHK'nın geçici 33. maddesinde değişiklik yapılması karşısında başvurucunun diğer ihlal iddiaları hakkında inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

VI. GİDERİM

28. Başvurucu, ihlalin tespiti ve yeniden yargılama yapılmasını talep etmiştir.

29. Anayasa Mahkemesinin 7/12/2023 tarihli ve E.2018/117, K.2023/212 sayılı kararı ve bireysel başvuru tarihinden sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 33. maddesinde yapılan değişiklik gözetildiğinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı değerlendirilmiştir.

30. Başvurucu, tazminat isteminde bulunmadığından ihlalin tespitiyle yetinilmesi gerekir.

VII. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Diğer ihlal iddialarının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,

D. 446,90 TL harç ve 30.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 30.446,90 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Ankara 5. İdare Mahkemesine (E.2018/1855, K.2019/508) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 14/10/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Hüseyin Haluk Aşkaroğlu [1. B.], B. No: 2020/9840, 14/10/2025, § …)
   
Başvuru Adı HÜSEYİN HALUK AŞKAROĞLU
Başvuru No 2020/9840
Başvuru Tarihi 16/3/2020
Karar Tarihi 14/10/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, bakanlık müşaviri kadrosundan veteriner hekim kadrosuna atanması işleminin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılan iptal davasında Anayasa'ya aykırılık iddiasının karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Gerekçeli karar hakkı (idare) İhlal İhlalin tespiti

IV. İLGİLİ HUKUK



Mevzuat Türü Mevzuat Tarihi/Numarası - İsmi Madde Numarası
KHK 375 - 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Geçici 33
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi