TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
VEYSAL KÖR BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2021/23501)
Karar Tarihi: 22/1/2025
Başkan
:
Basri BAĞCI
Üyeler
Engin YILDIRIM
Yıldız SEFERİNOĞLU
Kenan YAŞAR
Ömer ÇINAR
Raportör
Rıdvan DEMİR
Başvurucu
Veysal KÖR
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; gözaltında tutulan şüphelinin fiziksel saldırıya uğraması ve bu olay hakkında ceza soruşturması yürütülmemesi, gözaltı koşullarının kötü olması, gözaltında tutulan kişinin zorla bedenen çalıştırılması nedenleriyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla hakkında yürütülen bir ceza soruşturması kapsamında 24/7/2016-1/8/2016 tarihleri arasında gözaltında tutulmuş; sulh ceza hakimliğince verilen tutuklama kararı nedeniyle ceza infaz kurumuna sevk edilmiştir. Başvurucu hakkında gözaltında bulunduğu süre boyunca her güne ilişkin düzenlenen adli muayene raporlarında darp ve cebir izine rastlanmadığı belirtilmiştir.
3. Başvurucu, gözaltında kötü muameleye uğradığına ilişkin iddiasını hem savcılık ifadesinde hem de sulh ceza hâkimliği sorgusunda dile getirmemiş, ayrıca başvurucu adli muayene raporlarını düzenleyen doktorların gerçeğe aykırı rapor düzenlediklerini de hiçbir aşamada ileri sürmemiştir.
4. Başvurucu 20/3/2020 tarihinde, gözaltında tutulurken uğradığını iddia ettiği kötü muamele nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. İddiasına göre başvurucu gözaltında tutulduğu sırada fiziksel şiddet görmüş, kolluk görevlilerinin hakaret ve tehdidine maruz kalmış, aç bırakılmış, yeterince iaşe verilmemiş, kendisine tuvalet ve spor salonu temizliği yaptırılmıştır. Başvurucu, konuya ilişkin olarak bazı kolluk görevlilerinin ismini vermiş ve spor salonunda bulunan kamera kayıtlarından durumun tespit edilebileceğini belirtmiştir.
5. Başvurucunun 23/3/2020 tarihindeki suç duyurusu üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili bir ceza soruşturmasına başlamıştır. Başsavcılık, emniyet birimlerinden başvurucunun gözaltında bulunduğu sırada hakkında düzenlenen muayene raporlarının, tutanakların ve diğer belgelerin gönderilmesini, varsa kamera kayıtlarının CD ortamında sunulmasını istemiştir.
6. Cumhuriyet Başsavcılığı, bilgi ve belgelerin sunulmasından sonra başvurucunun darp ve cebir gördüğüne dair adli muayene raporu bulunmadığı, olaya ilişkin herhangi bir tanık ismi belirtmediği hususlarını belirterek başvurucunun soyut iddiası dışında gözaltında kötü muamele yaşadığına ilişkin delil olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucunun anılan karara yönelik itirazı sulh ceza hâkimliğince reddedilmiştir. Bu karar, başvurucuya 3/3/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir.
7. Başvurucu 23/3/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
8. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
9. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
10. Başvuru Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağı kapsamında incelenmiştir.
A. Başvurucunun Gözaltında Fiziksel Şiddete Maruz Kaldığına İlişkin İddiası Yönünden
11. Başvurucu, gözaltında bulunduğu sırada kolluk görevlilerinin fiziksel şiddetine maruz kaldığını, bileklerinin çok fazla sıkıldığını ve gözaltı süresi boyunca kelepçelerinin çözülmediğini, araçta sevk sırasında başına vurulduğunu, bedenen zorla çalıştırıldığını belirterek kötü muamele yasağı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinden yakınmıştır. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; başvurucunun yaralandığına dair herhangi bir rapor bulunmadığı, gerçekleştiği belirtilen olaydan çok sonra suç duyurusunda bulunmasına rağmen soruşturmanın özenle yürütülmesi neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında ihlal iddialarını yinelemiştir.
12. İspat külfetinin devlete geçtiği durumların söz konusu olmadığı hâllerde kötü muameleye uğramaları nedeniyle mağdur olduklarını ileri süren kişiler, kötü muamele yasağı kapsamına giren ağırlıkta bir muamele görmüş olabileceklerini gösteren emare ve delilleri -haklı bir gerekçeleri olmadığı sürece- zamanında yetkili makamlara sunma konusunda özenli davranmakla yükümlüdür. Olgulara dayanmayan yetersiz açıklamalar, iddiaların deliller ile desteklenmemesi hatta kimi zaman delillerin uyumsuzluğu veya kötü muamelenin yapıldığı yer, zaman ve diğer konulardaki çelişkili ifadeler gibi hususlar kötü muamelenin gerçekliğini şüpheye düşürür. Bu durumda iddianın savunabilir olduğundan dolayısıyla bu iddialara ilişkin derhâl resmî bir soruşturma başlatılması gerekliliğinden söz edilemez. Kaldı ki iddialarını güçlü bir dayanakla birlikte yetkili merciler nezdinde dile getirmemeleri hâlinde mağdur olduğunu ileri süren kişilerin etkili bir soruşturma yürütülmesine ilişkin meşru (haklı) bir beklentiye girebileceklerinin söylenebilmesi mümkün değildir (Beyza Metin, B. No: 2014/19426, 12/12/2018, §§ 45-47).
13. Somut olayda, başvurucunun yaralandığına ilişkin herhangi bir adli muayene raporu bulunmamaktadır. Başvuru formunda gözaltına alındıktan hemen sonraki süreçte başvurucunun soruşturma aşamasında verdiği ifade veya sorgusunda kötü muameleye maruz kaldığını ya da sağlık raporlarının gerçeğe aykırı düzenlendiğini belirttiğine veya belirtmesine rağmen söz konusu hususların kayda geçirilmediğine dair bir iddiası da bulunmamaktadır. Bu durumda, başvurucunun iddialarının savunulabilir nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
14. Açıklanan gerekçelerle kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Gözaltı Koşullarının Kötü Olduğuna İlişkin İddiası Yönünden
15. Başvurucu; tuvalet ihtiyacının seyyar tuvalette giderilmeye çalışıldığını, atıkların gözaltında bulunduğu yere bırakıldığını, gözaltında bulunduğu süre boyunca kendisine sadece 50 gramlık bir roll ekmek ve küçük paket peynir verildiğini, beton zeminde battaniye bulunmaksızın tutulduğunu belirterek gözaltı koşullarının kötü muamele yasağını ihlal ettiğini belirtmiştir.
16. Başvurucunun gözaltı koşullarının kasıtlı olarak kötüleştirildiğine ilişkin bir iddiasına rastlanmamıştır.
17. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği, Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).
18. Gözaltı işleminden sonra salıverilen veya tutuklanan kişilerin, gözaltında tutuldukları yerin koşullarının kötü muamele oluşturduğuna ilişkin iddiaları hakkında tüketmeleri gereken başvuru yolu tazminat davasıdır (bkz. Nebahat Baysal Gül, B. No: 2016/14634, 28/5/2019, § 23). Uyuşmazlık Mahkemesine göre bu dava, adli yargıda açılmalıdır (bkz. Uyuşmazlık Mahkemesinin 18/4/2022 tarihli ve E.2022/145, K.2022/206 sayılı kararı ile 30/5/2022 tarihli ve E.2022/211, K.2022/295 sayılı kararı). Başvurucu, tazminat davası açmadan bireysel başvuruda bulunduğu için ihlal iddiası hakkında hukuk sistemimde mevcut başvuru yolunu tüketmemiştir.
19. Açıklanan gerekçelerle kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. 1. Başvurucunun gözaltında fiziksel şiddet görmesi sebebiyle kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Gözaltı koşullarının kötü olması sebebiyle kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,
D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığı'na GÖNDERİLMESİNE 22/1/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.