|
Başkan y.
|
:
|
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
|
|
Üyeler
|
:
|
Selahaddin MENTEŞ
|
|
|
|
İrfan FİDAN
|
|
|
|
Muhterem İNCE
|
|
|
|
Yılmaz AKÇİL
|
|
Raportör
|
:
|
Hikmet Murat AKKAYA
|
|
Başvurucu
|
:
|
Erdoğan AKAR
|
|
Vekili
|
:
|
Av. Selim GEZER
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, kimlik sorulması nedeniyle başlayan tartışmada polis memurlarının fiziksel şiddete başvurması sonucunda meydana gelen yaralanma ve bu olay hakkında yürütülen ceza soruşturmasının etkili olmaması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Bir grup polis memuru 9/3/2020 tarihinde saat 19.30 sularında Siirt'in merkezinde yer alan bir kıraathanede bulunan kişilerin kimlik sorgusunu yapmaya başlamıştır. Polis memurları kıraathanenin üst katına çıktığı esnada 1995 doğumlu olan başvurucu da üç akrabası ile birlikte oyun oynayarak vakit geçirmektedir. Başvurucunun olayların olduğu dönemde izinli olarak Siirt'te bulunduğu, izin haricî zaman diliminde ise "Barış Pınarı Harekâtı" kapsamında Suriye'de uzman çavuş olarak görevli olduğu anlaşılmaktadır.
3. Olayın oluş biçimi ile ilgili olarak kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen bir tutanağa rastlanılmamıştır. Başvurucunun Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) nezdinde müşteki sıfatıyla 10/3/2020 tarihinde alınan beyanına göre kimlik sorgusu esnasında bir polis memurunun başvurucunun akrabalarından birisi olan Y.A.ya yönelik olarak "Her yerini arayabilirim, buna yetkim var." şeklinde söylemde bulunduğu, bunun üzerine yaşanan sözlü münakaşada başvurucunun ayağa kalkarak "Abi, sakin ol! Ben de uzman çavuşum, buna gerek yok.'' şeklinde araya girmek istediği anlaşılmaktadır. Yine başvurucunun beyanına göre başvurucunun sözlü müdahalesi üzerine iri yapılı diğer bir polis memurunun başvurucuyu boğazından tutarak duvara vurduğu, daha sonra başvurucunun yere yatırılarak elleri arkasından kelepçelenerek polis arabasına götürüldüğü, polis otosuna bindirilirken polis memurunun sağ dizi ile vurması sonucu başvurucunun sol gözünden yaralandığı iddia edilmiştir. Başvurucunun müşteki sıfatıyla verdiği İfade Tutanağı'nda ayrıca "...hastahaneye darp raporu almak üzere gittik. Hastahaneden emniyete götürüldük. Bu polis 'Şimdi git, savcılıkta ifade ver' diyerek beni ve akrabalarımı serbest bıraktılar." şeklinde beyanda bulunmuştur. Diğer taraftan başvurucunun kardeşi olan A.A. da olaya engel olmak istemesi üzerine kıraathanenin dışında elleri arkasından kelepçeli hâlde tutulduğunu, sol kulağına bilerek zarar verildiğini Başsavcılık nezdinde dile getirmiş ve şikâyetçi olmuştur.
4. Yürütülen soruşturmada kıraathanenin güvenlik kamerası görüntüleri ile işletme sahibinin beyanlarının bilgi veren sıfatıyla alınması Başsavcılık tarafından ilgili bir polis merkezinden 10/3/2020 tarihinde istenmiştir. Siirt İl Emniyet Müdürlüğünden kimlik kontrolü yapan polis memurlarının kimlik bilgileri de istenmiştir.
5. Kimlik kontrolü yapan polis memurlarının kimlik bilgileri 20/3/2020 tarihli yazıyla gönderilmiştir. Buna göre bir komiser yardımcısı ve on iki polis memurunun kimlik kontrolü yaptığı anlaşılmıştır. Kamera görüntüleri de DVD formatında 4/6/2020 tarihinde Başsavcılığa teslim edilmiştir.
6. Başsavcılık, Siirt İl Emniyet Müdürlüğünden görüntülerin tutanağa bağlanmasını istemiştir. İki polis memuru tarafından 28/12/2020 tarihinde düzenlenen CD izleme tutanağı dosyaya sunulmuştur. Burada tartışmanın büyüyerek masadaki şahıslar ile polisler arasında itişmelerin olduğu, bir şahsın yere yatırılarak etkisiz hâle getirildiği ve ayağa kaldırılarak polis memurları eşliğinde kollarından tutularak iş yerinden ayrıldıkları, toplanan kimliklerin sahiplerine geri verildiği belirtilmektedir.
7. Başsavcılık, başvurucu ile başvurucunun kardeşi olan A.A.nın en yakın devlet hastanesine sevklerinin sağlanmasını29/1/2021 tarihinde Siirt İl Jandarma Komutanlığından istemiştir. Bu kapsamda "olay tarihli olmak kaydıyla" kati hekim raporlarının aldırılmasını talep etmiştir.
8. Başvurucunun aynı zamanda kardeşi olan diğer müşteki A.A. hakkında kati hekim raporu alınabilirken başvurucunun Suriye'de görevli olması nedeniyle hastaneye sevk edilemediği hususu bir tutanağa bağlanmıştır. A.A. hakkında düzenlenen adli raporda ise kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu belirtilmektedir.
9. Başsavcılık tarafından basit yaralama suçu kapsamında asayiş şube polisleri hakkında 3/3/2021 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Bu kapsamda kararın ilgili kısımları şu şekildedir:
"Olay günü şüpheli polis ekiplerinin ... isimli işyerine ait09/03/2020 tarihindeki saat 19:30-21:00 sıralarında rutin kontrol yaptıkları esnada müştekiler ile görevli polis memurları arasında münakaşa yaşandığı, münakaşa neticesinde müştekilerin fiilen direnmesi ile de şüphelilerin müştekilerin direncini kırarak eylemlerine devam etmesini engelledikleri, şüphelilerin eylemi neticesinde müşteki [A.A.].nın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, bir diğer müştekinin ise piyade uzman çavuş olarak Barış Pınarı Harekatı Kapsamında Suriye'de olması nedeniyle olay tarihinden bu yana adli raporunun alınamadığı, meydana gelen olay nedeniyle müştekilerin şikayetçi olduğu olay ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma işlemlerine başlanılmış ise de;
... bu kapsamda kendilerine fiziken ve sözlü olarak direnen müştekiye yetkileri çerçevesinde ve orantılı olarak kullandıkları cebir neticesinde müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı ve ve yukarıda bahsedilen gerekçelerle yetkileri çerçevesinde cebir kullanan şüphelilerin üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı anlaşılmakla; Yukarıda bahsedilen nedenlerle unsurları oluşmayan suç açısından şüpheliler hakkında KAMU ADINA KOVUŞTURMA YAPILMASINA YER OLMADIĞINA, ... itirazı kabil olmak üzere karar verildi."
10. Başvurucu, söz konusu karara itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde, direnmenin mevcut olmadığını ifade ederek kamera görüntülerinden bahsetmiş ve darp olayından hemen sonra hastaneden alınan ve dosyada sunulan adli raporda darp sonucunda vücudunda izler oluştuğunun sabit olduğunu belirtmiştir.
11. Başvurucunun itirazı neticesinde Siirt Sulh Ceza Hâkimliğince (Hâkimlik) 25/3/2021 tarihinde soruşturmanın genişletilmesine ve kararında belirtilen eksiklikler giderildikten sonra itiraz hakkında karar vermek üzerine dosyanın Hâkimliğe gönderilmesine dair karar verilmiştir. Bu kapsamdaki gerekçesinde CD İnceleme Tutanağı'nda olay anına ilişkin görüntülerin bulunmadığı, tutanağın polis memurlarının anlatımlarından ibaret olduğuna vurgu yapılmış; şüphelilerin eylemlerinin zor kullanma yetkisi sınırları dâhilinde olup olmadığının belirlenebilmesi amacı ile tarafsız bir bilirkişi raporu alınması istenmiştir.
12. Söz konusu karara istinaden yeni bir soruşturma kaydı oluşturulmuştur. Bu soruşturma dosyası kapsamında 6/4/2021 tarihinde Siirt İl Jandarma Komutanlığı nezdinde görevli iki uzman çavuş tarafından CD İnceleme Tutanağı düzenlenmiştir. Başsavcılık tarafından Hâkimliğe 20/5/2021 tarihinde bilgi verilerek ve olay yeri görüntülerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı belirtilerek yapılan itirazın değerlendirilmesi talep edilmiştir.
13. Hâkimlik; yeniden düzenlenen Görüntü İnceleme Tutanağı'nda şüphelilerin eylemlerinin incelenmesi neticesinde suç unsuruna rastlanıldığına dair tespitin bulunmadığı, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek 24/5/2021 tarihinde itirazı reddetmiştir.
14. Başsavcılık, yaşanılan hukuki süreci aktararak ikinci kez açılan soruşturma dosyası kapsamında 25/5/2021 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair kesin olarak karar vermiştir.
15. Başvurucu, Başsavcılığın 25/5/2021 tarihli kararına ilişkin olarak 30/6/2021 tarihinde bireysel başvuru yapmıştır. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasının gerekmesi nedeniyle kabul edilebilirlik hususu karara bağlanmadan başvurunun Bölüme gönderilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
16. Eldeki başvuru yönünden bazı eksiklikler olduğunun tespit edilmesi üzerine başvurucuya Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) 66. maddesi uyarınca eksiklik bildiriminde bulunulmuştur. Bu yazıda bildirimin tebliğinden itibaren on beş gün içinde eksikliklerin tamamlanması gerektiği ifade edilerek tespit edilen eksikliklerin geçerli bir mazeret olmaksızın süresinde tamamlanmaması durumunda başvurunun reddedileceği açıklanmıştır. Bu kapsamda başvurucudan istenen hususlar şu şekildedir:
"1. Başvurucu Erdoğan AKAR hakkında alınmış adli raporların tümünün (geçici veya kat'i vs. fark etmeksizin) sunulması gerekmektedir. Dosya içeriğinde sadece [A.A.] adına alınmış adli rapor bulunmaktadır.
2. Meydana gelen olay nedeniyle başvurucunun kolluk kuvvetleriyle bulunduğu yerden bir yere götürülüp götürülmediği, bir yerde tutulup tutulmadığı, tutulduysa süresi, gözaltına alınıp alınmadığı, gözaltına alındıysa gözaltına alınması sırasında ve serbest bırakılması öncesinde doktor raporunun bulunup bulunmadığı ile başvurucu hakkında yürütülen adli bir işlem olup olmadığı konularında bilgi vermeniz ve elinizde varsa ilgili belgeleri sunmanız gerekmektedir.
3. Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 25/5/2021 tarihli ve S.2021/3209, K. 2021/2745 sayılı kararına ilişkin tebellüğ belgesinin sunulması gerekmektedir.
4. Sunulan DVD içeriğinde video kaydın bulunmadığı, DVD içeriğinin boş olduğu anlaşılmakla video kayıtlarını gösteren dijital materyalin sunulması gerekmektedir.
5. İki jandarma uzman çavuş tarafından hazırlanan 6/4/2021 tarihli kamera inceleme tutanağının içerisinde eksik ya da yanlış olduğunu düşündüğünüz bir husus var ise bunları bu yazıya sunacağınız belgelerle birlikte belirtmeniz gerekmektedir."
17. Yapılan eksiklik bildirimi 1/9/2025 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Ancak başvurucunun anılan eksikliklerin bir kısmını tamamlamadığı görülmüştür.
II. DEĞERLENDİRME
18. Başvurucu; etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlal edildiğini, bir direnmenin söz konusu olmadığını, kamera görüntülerinde darp olayının gerçekleştiğinin sabit olduğunu, hastaneden alınan darp raporunun dosyada mevcut olduğunu, polis memurlarının yetkilerini aştığını, kötü muamele yasağı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
19. Somut olayda başvurucu, her ne kadar hastaneden alınan raporun dosyada mevcut olduğunu belirtse de başvuru formunun ekindeki belgelerde herhangi bir hekim raporu bulunmamaktadır. Bu durum da dikkate alınarak başvurucuya hitaben düzenlenen eksiklik bildirim yazısı 1/9/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, bir, üç ve dört numaralı eksiklikler hakkında 12/9/2025 tarihinde beyanda bulunmuş; hakkında herhangi bir adli rapora rastlanılmadığını belirtmiş ve DVD örneğini de yazının ekinde sunmuştur. Ancak diğer eksiklikler hakkında Anayasa Mahkemesine herhangi bir bilgi vermemiş ve açıklama yapmamıştır.
20. Başvuru evrakındaki eksikliklerin tamamlanmasıyla ilgili mevzuat hükümleri şöyledir:
i. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru usulü” başlıklı 47. maddesinin (6) numaralı fıkrasına göre başvuru evrakında herhangi bir eksiklik bulunması hâlinde Anayasa Mahkemesi Yazı İşleri Birimi, eksikliğin giderilmesi için başvurucu veya varsa vekiline on beş günü geçmemek üzere bir süre verir ve geçerli bir mazeret olmaksızın bu sürede eksikliğin tamamlanmaması durumunda başvurunun reddine karar verileceğini bildirir.
ii. Anayasa Mahkemesi, İçtüzük'ün “Form ve Eklerinin Ön İncelemesi ve Eksiklikler" başlıklı 66. maddesi uyarınca başvuru formunda veya eklerinde herhangi bir eksiklik tespit edilmesi hâlinde bunların tamamlattırılması için başvurucuya, varsa avukatına veya kanuni temsilcisine on beş günü geçmemek üzere kesin bir süre verilir. Eksikliklerin tamamlattırılmasına dair yazıda, başvurucuya verilen kesin sürede eksiklikleri geçerli bir mazereti olmaksızın tamamlamadığı takdirde başvurusunun reddine karar verileceği bildirilir. Tespit edilen eksikliklerin verilen kesin sürelerde tamamlanmadığı hâllerde Komisyonlar başraportörü tarafından başvurunun reddine karar verilir ve bu durum başvurucuya tebliğ edilir. Bu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde Komisyona itiraz edilebilir. Bu konuda Komisyonların verdiği kararlar kesindir.
21. İçtüzük’te eksikliklerin verilen kesin sürelerde tamamlanmadığı hâllerde başvurunun Komisyonlar başraportörü tarafından reddedileceği belirtilse de eksikliklerin süresinde tamamlanıp tamamlanmadığı bireysel başvurunun her aşamasında resen gözetilmesi gereken bir husustur. Bu bağlamda eksikliklerin süresinde tamamlanması başvurunun esastan incelenebilmesi için ön şarttır (Mehmet Encu ve diğerleri [2. B.], B. No: 2014/11864, 24/2/2016, § 36).
22. Bireysel Başvuru Bürosu önünde yapılan inceleme sonrasında ilgili bilgi ve belgeler, eksikliklerin giderilmesi için en az on beş gün süre verilerek başvurucudan istenebilir. Başvurunun esasını ilgilendirmesi hâlinde daha sonra ilgili evrak yine aynı şekilde başvurucudan talep edilebilir. Özellikle dosya içeriğinin incelenmesi sonucu tespit edilemeyen ya da başvuru formunun ekinde mevcut olmayan belgeler başvurucu tarafından ibraz edilmelidir. Dolayısıyla Bölüm nezdinde incelemenin devam ettiği sırada da başvurucudan özel olarak istenilen belgelerin verilen süre zarfında tamamlanması gerekir. Başvurucu, istenilen belgeleri herhangi bir nedenle sunamayacak ise bunun gerekçelerini belirterek varsa buna ilişkin bilgi ve belgeleri eklemesi gerekmektedir.
23. Anılan tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde somut başvuruya dönüldüğünde; eksiklik bildirim yazısını 1/9/2025 tarihinde tebliğ alan, başvuruda tespit edilen eksiklikleri tamamlaması için kendisine on beş günlük süre verilen ve eksiklik bildirim yazısının tebliğinden itibaren on beş gün içinde mazeret olmaksızın bildirilen eksikliklerin giderilmemesi hâlinde başvurunun reddine karar verileceği hususu kendisine ihtar edilen başvurucu, verilen kesin süre 16/9/2025 tarihinde dolmasına rağmen iki ve beş numaralı eksiklikler için istenilen bilgileri beyan etmemiştir. Bu konuda herhangi bir açıklama yapmadığı gibi konuyla ilgili hiçbir belge de sunmamıştır.
24. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuruların Kanun’a ve İçtüzük’te belirtilen düzenlemelere uygun olarak yapılması zorunludur. Başvurucu, eksiklik bildirim yazısına beyanda bulunmuş olmasına karşın anılan süre içinde eksikliklerin bir kısmını tamamlamadığı gibi bu süre içinde herhangi bir mazeret de ileri sürmemiştir. Bu durumda başvurucu vekilinin, eksiklik bildiriminin tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş günlük kesin sürede geçerli bir mazeret olmaksızın başvurunun incelenmesi için gerekli ve temel nitelikteki eksik belgeleri sunmadığı anlaşılmıştır.
25. Açıklanan nedenlerle başvurunun reddine karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Geçerli mazeret olmaksızın bildirilen bazı eksikliklerin süresinde giderilmemesi nedeniyle başvurunun REDDİNE,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 4/3/2026tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.