logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Halil Erbil [1. B.], B. No: 2022/20556, 4/12/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

HALİL ERBİL BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/20556)

 

Karar Tarihi: 4/12/2025

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

Selahaddin MENTEŞ

 

 

İrfan FİDAN

 

 

Muhterem İNCE

Raportör

:

Ayça GANİDAĞLI DEMİRCİ

Başvurucu

:

Halil ERBİL

Vekili

:

Av. Alican USTAOĞLU

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, ceza mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 14/4/2021 tarihli iddianamesinin kabulü ile başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır. Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesince (Mahkeme) görülen yargılamada başvurucunun hazır bulunduğu 1/12/2021 tarihli celsede başvurucunun çocukların kullanıldığı müstehcen yayınları depolamak suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Kararda hüküm fıkrasında kanun yoluna ilişkin şu hususlara yer verilmiştir:

"... sanığın ve Cumhuriyet Savcısının huzurunda, mütalaaya uygun olarak verilen kararın huzurda bulunanlar yönünden tefhim, yokluğunda verilenler yönünden tebliğ tarihinden itibaren 7 (yedi) gün içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ya da zabıt katibine yapılacak bir beyan üzerine tutanak tanzim ve hakimce tasdik olunmak suretiyle (hükümlü veya tutuklu olanların ise bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta mahkememize gönderilmek üzere dilekçe vererek) İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere karar verildi."

3. Başvurucu 3/12/2021 tarihli dilekçesi ile dosyanın bir suretinin tarafına verilmesini talep etmiştir. Başvurucu müdafii 9/12/2021 tarihinde süre tutum dilekçesi sunmuştur. Gerekçeli karar başvurucu müdafiine 10/12/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu müdafii 15/12/2021 tarihinde ise gerekçeli istinaf dilekçesi sunmuştur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi (Daire) 5/1/2022 tarihinde hükmün tefhiminden itibaren yasal süresi içerisinde başvuru yapılmadığından istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Anılan kararın gerekçesi şöyledir:

"... Sanık Halil Erbil'in yüzüne karşı kararın 01/12/2021 tarihinde tefhim edildiği,sanık müdafii tarafından 08/12/2021 tarihli istinaf dilekçesi sunulmuş ise de, söz konusu istinaf dilekçesinde 08/12/2021 tarihli Hakim havalesi olmadığı gibi uyaptan yapılan kontrolde evrak oluşturma tarihinin de 09/12/2021 olması ve de sanığın müdafiine 09/12/2021 tarihinde vekaletname verdiğinin anlaşılması karşısında, sanık müdafiisinin yasal süre geçtikten sonra 09/12/2021 tarihinde istinaf başvurusu yaptığı anlaşılmakla; ..."

4. Başvurucunun itirazı hakkında inceleme merci olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi 28/1/2022 tarihli kararında, istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığını ve mahkemelerce yapılan değerlendirmenin yerinde olduğunu belirterek itirazın reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:

" ...İlk derece mahkemesince duruşmada hazır olan sanığa kısa kararın kanun yolu bildirimi de usulüne uygun şekilde yapılarak 01/12/2021 tarihinde tefhim edilmesine rağmen sanık müdafinin 7 günlük istinaf süresi geçtikten sonra 09/12/2021 Perşembe günü istinaf talebinde bulunması ve İzmir BAM 15. Ceza Dairesinin kararında gösterilen gerekçeye göre, sanık müdafisinin itirazı yerinde görülmediğinden, itirazının REDDİNE,."

5. Nihai karar 7/2/2022 tarihinde başvurucu müdafi tarafından Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden okunarak öğrenilmiş ve 16/2/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

6. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

7. Başvurucu, kısa kararda gerekçenin tefhim edilmemesi hâlinde istinaf süresinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlaması gerektiğini belirterek adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

8. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile yargısal kararlara değinilerek ihlal iddiaları değerlendirilirken bu hususların yanı sıra somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanında, bireysel başvuru formunda ileri sürdüğü iddialarını yinelemiştir. Ayrıca 1/6/2024 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 12/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanunu'nun “İstinaf İstemi ve Süresi” başlıklı 273. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ve “temyiz istemi ve süresi” başlıklı 291. maddesinin yeniden düzenlendiğini ve bağlantılı maddelerde yapılan değişiklikler çerçevesinde artık kanun yoluna başvuru süresinin hükmün tefhiminden değil, hükmün tebliğinden itibaren başlatılmakta olduğunu belirtmiştir.

9. Başvuru, adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmiştir.

10. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

11. Anayasa Mahkemesi 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 273. maddesinin (1) numaralı fıkrası ve birinci cümlesinde yer alan "istinaf istemininhükmün açıklanmasından itibaren…” yapılacağını düzenleyen kurala ilişkin yapılan başvuruda anılan kuralı anayasallık denetimine tabi tutmuştur. Bu bağlamda, hükmün gerekçesiyle birlikte açıklanmadığı sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği durumlarda, istinaf kanun yoluna başvuru süresini hükmün açıklanmasından itibaren başlatan ve kanun yoluna başvuracak tarafa öncelikle süre tutum dilekçesi, gerekçeli kararın tebliğinden sonra ise istinaf nedenlerini bildirir ikinci bir dilekçe sunma zorunluluğu öngören kuralın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmadığı, mahkemeye erişim hakkına gerekli olmayan bir sınırlama getirdiği belirtilmiştir. Kanun yoluna başvuru süresinin hükmün açıklanmasından başka bir ifadeyle tefhim tarihinden itibaren başlatılacaksa hükümde taraflara tefhim edilen kararın hüküm kısmına dayanak oluşturacak hukuki bir gerekçenin bulunması zorunlu olduğu ifade edilmiştir. Kanun yoluna başvuru süresinin hükmün tefhimiyle başladığı durumlarda, hükmün gerekçesini bilmeyen tarafın istinaf kanun yoluna başvuru hakkını gereği gibi kullanabileceğinin söylenemeyeceği, başvurucunun istinaf kanun yoluna başvurma hakkını gereği gibi kullanabilmesi için kararın hangi gerekçe ile verildiğini bilmesi gerektiğine değinilmiştir. Nitekim kanun yolunda ileri sürülecek istinaf sebeplerinin, hükmün yalnızca sonucuyla değil gerekçesiyle de ilgili olabileceği bu bakımdan ceza yargılamasında esaslı belgelerden olan ve hükmün maddi ve hukuki temelini oluşturan gerekçeyi içerir hükmün kanun yoluna başvuru hakkını kullanabilmesi için taraflara bildirilmesi gerekeceği sonucuna ulaşarak kuralın iptaline karar vermiştir (AYM, E.2022/144, K.2023/137, 26/7/2023, bkz. §§ 45, 50).

12. Anayasa Mahkemesi Hüseyin Volkan Kurt ([G.K], B. No: 2019/42687, 8/3/2023) kararlarında mahkemeye erişim hakkı kapsamında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi somut başvuru ile benzer nitelikteki ihlal iddialarını medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin yargılamalar yönünden incelediği Rüstem Gül ([2. B.], B. No: 2021/26038, 22/11/2023) kararında, gerekçesi açıklanmamış bir hükmün tefhim edilmiş sayılmayacağını, gerekçeli karar tebliğ ya da tefhim edilmeden kanun yoluna başvurma süresinin başlamayacağını belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi başvurucunun kısa kararla birlikte kararın gerekçesini öğrenemediği, dolayısıyla karar gerekçesini bilmeyen başvurucudan kısa kararın tefhiminden itibaren istinaf kanun yoluna başvurmasını beklemenin başvurucuya ağır bir külfet yüklediği bu durumda kanun yolu merciinin somut olayın şartlarında istinaf süresini, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini açıklamadan tefhim tarihinden itibaren başlatmasına ilişkin yorumunun öngörülemez nitelikte olduğu, başvurucunun katlanmak zorunda kaldığı külfetin hedeflenen meşru amaçla orantısız olduğu, müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna ulaşmıştır (anılan kararda bkz. §§ 41, 42). Somut başvuruda suç isnadı yönünden de anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

13. Somut olayda Daire, 1/12/2021 tarihli celsede başvurucunun yüzüne karşı verilen (tefhim edilen) hükme karşı -yedi günlük- yasal süre geçtikten sonra istinaf sebeplerini gösterir dilekçe sunulduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 273. maddesi uyarınca istinaf isteminin reddine karar vermiştir.

14. Bununla birlikte başvurucunun kısa kararla birlikte kararın gerekçesini öğrenemediği, gerekçeli kararın da başvurucu müdafiine 10/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla karar gerekçesini bilmeyen başvurucudan kısa kararın tefhiminden itibaren istinaf kanun yoluna başvurmasını beklemenin de başvurucuya ağır bir külfet yüklediği tespit edilmiştir. Bu durumda kanun yolu mercilerinin somut olayın koşullarında istinaf süresini, ilk derece mahkemesi tarafından karar gerekçesi açıklanmadan tefhim tarihinden itibaren başlatmasına ilişkin yorumlarının öngörülemez nitelikte olduğu sonucuna ulaşılmıştır (Rüstem Gül ,§ 42). Somut başvuruda suç isnadı yönünden de anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

15. Öte yandan olay tarihinde yürürlükte bulunan -7499 sayılı Kanun'la 5271 sayılı Kanun'da yapılan ve 1/6/2024 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikler öncesinde- 5271 sayılı Kanun'un 273. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurmak için istinaf talebinin hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün içinde yapılacağı belirtilmiştir. Ancak 1/6/2024 tarihinde yürürlüğe giren değişikliklerle birlikte “hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün” ibaresi “hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta” şeklinde değiştirilmiştir.

16. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

17. Başvuruda mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verildiğinden ulaşılan sonuç ve uygun görülen giderim gözetilerek gerekçeli karar hakkı ve özel hayata ve aile hayatına saygı hakkına ilişkin diğer şikâyetler hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

III. GİDERİM

18. Başvurucu, ihlalin tespiti ile yeniden yargılama yapılması ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

19. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

20. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın sonucuyla ilgili olarak bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır.Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne, reddine ya da beraate veya mahkûmiyete karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak, yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.

21. Eldeki başvuruda ihlalin sonuçlarının giderilmesi bakımından yeniden yargılama yapılması yeterli olduğundan başvurucunun manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucunun diğer ihlal iddialarının İNCELENMESİNE GEREK BULUNMADIĞINA,

D. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15.Ceza Dairesine (E.2022/41, K.2022/6) iletilmek üzere Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesine (E.2021/686, K.2021/1403) GÖNDERİLMESİNE,

E. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,

F. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

G. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 4/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Halil Erbil [1. B.], B. No: 2022/20556, 4/12/2025, § …)
   
Başvuru Adı HALİL ERBİL
Başvuru No 2022/20556
Başvuru Tarihi 16/2/2022
Karar Tarihi 4/12/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, ceza mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) Mahkemeye erişim hakkı İhlal Yeniden yargılama
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi