logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Mihi Darga [1. B.], B. No: 2022/21721, 24/12/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MİHİ DARGA BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/21721)

 

Karar Tarihi: 24/12/2025

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

Selahaddin MENTEŞ

 

 

İrfan FİDAN

 

 

Muhterem İNCE

Raportör

:

Tuğba YILDIZ

Başvurucu

:

Mihi DARGA

Vekili

:

Av. Adar ADIBELLİ

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, yargı kararının icra edilmemesi nedeniyle kararın icrası ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Türkiye 2015 yılı Haziran ayından itibaren yoğun bir şekilde terör saldırılarına maruz kalmıştır. Bu kapsamda PKK tarafından Şırnak'ın merkezi ile Cizre, Silopi ve İdil ilçelerinde, Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinde, Diyarbakır'ın Silvan, Sur ve Bağlar ilçelerinde, Mardin'in Dargeçit, Nusaybin ve Derik ilçelerinde, Muş'un Varto ilçesinde cadde ve sokaklara hendekler kazılıp barikatlar kurularak bu barikatlara bomba ve patlayıcılar yerleştirilerek teröristler tarafından bu yerleşim yerlerinin bir kısmında öz yönetim adı altında hâkimiyet sağlanmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda çok sayıda terörist, halkın bu yerlere giriş ve çıkışını engellemek istemiştir. Güvenlik güçleri, hendeklerin kapatılması ve barikatların kaldırılması suretiyle yaşamın normale dönmesini sağlamak amacıyla operasyonlar yapmış; teröristlerle çatışmaya girmiştir. Aylarca devam eden bu operasyon ve çatışmalar sırasında yaklaşık iki yüz güvenlik görevlisi hayatını kaybetmiş, tonlarca bomba ve patlayıcı imha edilmiştir (Figen Yüksekdağ Şenoğlu [2. B.], B. No: 2016/25187, 4/4/2018, § 18).

3. Başvurucu, Hendek olaylarının yaşandığı döneme ilişkin oluşan zararları nedeniyle 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuş ve talebinin zımnen reddedilmesi üzerine Mardin 1. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 10/4/2018 tarihli kararla başvurucunun ev, bahçe duvarları ve ev eşyaları yönünden tazmini gereken bir zararın bulunup bulunmadığının detaylı bir inceleme ve araştırma yapılarak ortaya konulması ve tazmini gereken bir zararın tespit edilmesi durumunda karşılanması gerekirken Komisyonca herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek işlemin iptaline karar vermiştir. Kanun yoluna başvurulmadan karar kesinleşmiştir.

4. Başvurucu, gelinen süreçte iptal kararı üzerine Komisyon tarafından yeni karar alınmadığını ileri sürerek 18/2/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

5. Birinci Bölüm İkinci Komisyon, adli yardım talebinin kabulüyle başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına; mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının kabul edilemez olduğuna; diğer ihlal iddialarının kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

6. Başvurucu, yargı kararının uzun süredir yerine getirilmemesi nedeniyle kararın icrası hakkının ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

7. Bakanlık görüşünde; başvuruya konu mahkeme kararı üzerine başvurucuya ait iki katlı dört adet bağımsız bölümün ağır hasarlı olarak tespitinin yapıldığı belirtilmiştir. İdare tarafından başvurucuya ait evin yıkılması hâlinde zararının ayni olarak karşılanacağı ifade edilmesine rağmen başvurucu tarafından yıkımın gerçekleştirilmeyip ağır hasar tespiti yapılan taşınmazın tamirat ve tadilatının yapıldığı vurgulanmıştır. Ayrıca başvurucunun söz konusu yapının onarımı için 262.080 TL; bahçe duvarı, ortak alanlar ve ev eşyasından oluşan zararlar için ise 10.000 TL ödenmesi istemiyle Komisyona bir başvuru daha yaptığı anılan başvuru üzerine Komisyonun bahçe duvarı ve ev eşyalarının zarar görmesine karşılık 10.483,20 TL ödenmesi teklifinde bulunduğu başvurucunun kabul etmediği ve karar aleyhine yargı yoluna da başvurmadığı ifade edilmiştir.

-Bakanlık görüşünde ayrıca başvurucunun oluşan zararlarının karşılanmadığı iddiasıyla Mardin 3. İdare Mahkemesinde onarım için 262.080 TL; bahçe duvarı, ortak alanlar ve ev eşyasından oluşan zararlar için ise 10.000 TL olmak üzere 272.080 TL tazminatın ödenmesi istemiyle dava açtığı belirtilmiştir. Mardin 3. İdare Mahkemesinin 22/6/2023 tarihli kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Karar gerekçesinde yargı kararının ifası için idarece gerekli araştırma ve inceleme yapılarak başvurucuya ait taşınmazda tazmini gereken bir zararın olduğunun tespit edildiği ve bu suretle yargı kararının yerine getirildiği anlaşılmakla oluşan zararın ayni olarak karşılanmasının esas olduğu ifade edilmiştir. Başvurucunun ayni yardımı kabul etmeyerek yapının yıkımını gerçekleştirmediği bu hususa ilişkin taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı vurgulanmıştır. İdarenin zararının tazmin borcunun öncelikli olarak ayni yardım kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ayrıca başvurucu tarafından da söz konusu maddi zarara ilişkin talep edilen miktarı ispata yarar bilgi ve belgelerinde ortaya konulmadığı anlaşılmakla maddi zararın karşılanma olanağının bulunmadığı ifade edilmiştir.

-İstinaf talebi üzerine Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi 23/11/2023 tarihinde istinaf başvurusunun kabulüne, Mardin 3. İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Karar gerekçesinde, oluşan maddi zararın terör eylemlerinden kaynaklandığının açık olduğu bu nedenle başvurucunun taşınmazında oluşan maddi zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması gerektiği belirtilmiştir. Mülkiyet hakkını ilgilendirmesi nedeniyle uyuşmazlık konusunu oluşturan taşınmazlar için zararın bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi, resen araştırma yapılması gerekirken eksik inceleme ve araştırma üzerinden verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığı ifade edilmiştir. Dosya, Mardin 3. İdare Mahkemesinde hâlen derdest bulunmaktadır.

- Bakanlık; anılan kararlardan bahsederek Mardin 1. İdare Mahkemesi kararının icra edildiğini, idarenin gerekenleri yaptığını ve başvurucuya oluşan zararlarına karşılık 10.483,20 TL ödenmesi teklif edildiğini ancak başvurucunun kabul etmediğini bu durumun bildirilmemesi nedeniyle başvuru hakkının kötüye kullanılmasına ilişkin ilkelerin dikkate alınabileceğini, makul sürede yargılanma hakkı bakımından Anayasa Mahkemesi içtihadının ve somut olayın kendine özgü şartlarının dikkate alınması gerektiğini ifade etmiştir.

8. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı beyanında Komisyonun 10.483,20 TL ödenmesine ilişkin teklifinden haberinin olmadığını, kendisine bu konuda herhangi bir bilgi verilmediğini belirtmiştir. Hendek olayları nedeniyle evinden uzun süre ayrı yaşadığını, ayni yardıma ilişkin teklifin taşınmazın tüm tadilat işlemleri yapıldıktan sonra sunulduğunu, bu durumda ayni yardımı kabul etmenin mümkün olmadığını, uzun süre kararın yerine getirilmemiş olması nedeniyle de maddi zararı olduğunu ve makul sürede yargılamaların sonuçlandırılmamış olmasının hakkaniyete uygun olmadığını ileri sürmüştür.

9. 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'un geçici 2. maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile yapılan değişikliğe göre 9/3/2023 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla derdest olan, yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi ya da icra edilmemesi şikâyetiyle ve aynı şekilde yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarıyla yapılan başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolu etkili ve tüketilmesi gereken bir yol olarak kabul edilmelidir. Bu durumda söz konusu başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesi, bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacaktır (makul sürede yargılanma hakkı ile ilgili başvurular yönünden benzer değerlendirme için bkz. Veysi Ado [GK], B. No: 2022/100837, 27/4/2023; kararın icrası hakkı yönünden bir örnek için bkz. Hayrullah Gürleyik [1. B.], B. No: 2019/1554, 16/11/2023).

10. Bu durumda somut başvuru özelinde gelinen süreçte başvurucunun yargı kararının geç icra edildiği iddiası ile yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması iddiası yönünden aynı sonuca varılması gerekir.

11. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kapsamının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kararın icrası hakkının ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 24/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Mihi Darga [1. B.], B. No: 2022/21721, 24/12/2025, § …)
   
Başvuru Adı MİHİ DARGA
Başvuru No 2022/21721
Başvuru Tarihi 18/2/2022
Karar Tarihi 24/12/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, yargı kararının icra edilmemesi nedeniyle kararın icrası ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Mahkemeye erişim hakkı (idare) Başvuru Yollarının Tüketilmemesi
Makul sürede yargılanma hakkı (idare) Başvuru Yollarının Tüketilmemesi
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi