logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Ufuk Özcan [2. B.], B. No: 2022/42494, 23/12/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

UFUK ÖZCAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/42494)

 

Karar Tarihi: 23/12/2025

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Yıldız SEFERİNOĞLU

 

 

Kenan YAŞAR

 

 

Metin KIRATLI

Raportör

:

Gülsüm Gizem GÜRSOY

Başvurucu

:

Ufuk ÖZCAN

Vekili

:

Av. Ayşegül ŞENOL CAN

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; iş sözleşmesi feshedilen başvurucunun işe iade ve sendikal tazminat taleplerinin reddedilmesi nedeniyle sendika hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Başvurucunun iddiasına göre davalı, yetki tespitine itiraz sonrası başvurucu ile birlikte çok sayıda işçinin iş sözleşmelerini sendikal nedenlerle sonlandırmıştır. Başvurucu, bu kapsamda işe iade ve sendikal tazminat talepli dava açmıştır.

3. Kocaeli 4. İş Mahkemesi (Mahkeme) davanın kabulüne ve başvurucu lehine sendikal tazminata hükmetmiştir. Mahkeme kararında, başvurucunun üye olduğu sendikanın yetkisinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca tespiti sonrasında işçiler ile işveren arasında gelişen olaylar olduğu, davalının yetki tespitine itiraz ettiği, içlerinde E.E. isimli işçinin de olduğu sözcülerin davalı yetkililerle görüştüğü, aynı zamanda sendikal faaliyet yönünden aktif olduğu anlaşılan E.E.nin iş akdinin feshedildiği belirtilmiştir. Devamında E.E.nin sözleşmesinin feshinden sonra olayların geliştiği, iş çıkış saatinde işyerinin terk edilmediği, belediye başkanı, kaymakam ve emniyet müdürünün işyerine geldiği, işçilerle aynı gün görüştüğü belirtilmiştir. Bu aşamadan sonra davalının işçilerle muhatap olmadığı, belediye başkanının E.E.nin tekrar işe alınacağı sözünü davalının sahiplenmediği ve E.E.yi işe başlatmadığı, diğer işçilerin kendilerine öncülük eden E.E.nin iş akdinin feshi üzerine dayanışma içine girdikleri, eylemlerin barışçıl ve ölçülü olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca başvurucunun kendisini söz ve davranış ile ifade etmesinin kanunsuz grev olarak değerlendirilemeyeceği, her ne kadar verilen görevi yapmadığı ileri sürülmüş ise de barışçıl ve ölçülülüğü aşmayan iş bırakmaların maksadının görevi yapmama olmayıp iş akdi feshedilen E.E.nin işe başlatılması olduğu, iş akitleri feshedilen her bir işçi yönünden görevlerinin hatırlatıldığı ve yapmamakta ısrar ettiğini gösterir kayıt ve belge bulunmadığı, haklarında uzun yıllardır görevi yapmama gibi bir iddia olmayan işçilerin topluca görev yapmama iradelerinin bulunduğu iddiasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davalının oluşan durumu sebep göstererek sendikalı işçilerin tamamını işten çıkarmayı tercih etmesinin fesihlerin sendikal nedenle yapıldığı kanaatini oluşturduğu belirtilmiştir.

4. Kararın istinaf kanun yoluna götürülmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi); feshe konu yapılan 26/10/2016, 27/10/2016, 28/10/2016 ve 31/10/2016 tarihlerinde işveren tarafından işçilere iş verilip verilmediğinin veya önceki günlerde verilmekle birlikte bu günlere sarkan bitmeyen iş emirlerinin olup olmadığının, iş emirlerinin sunulması durumunda iş emirlerinin yerine getirilip getirilmediğinin tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

5. Mahkeme tekrar davanın kabulüne ve başvurucu lehine sendikal tazminata hükmetmiştir. Gerekçeli kararda; dört günlük üretim formlarının bulunmadığını, son sunulan üretim formunun 25/10/2016 tarihine ait olduğunu, iş emirlerinin işçilere değil ustabaşılara verildiğini, üretimde işçilerin ustabaşılar tarafından yönlendirildiğini, işçilerin emir ve talimatları ustabaşılardan aldığını, önceki iş emirlerinden sarkan işler olsa dahi iş emirlerinin takibinin ustabaşıların sorumluluğunda bulunduğunu, ustabaşı tarafından verilen emir ve talimatlara rağmen işçi işini yerine getirmiyor ise ustabaşı tarafından işçinin yapmakla ödevli olduğu görevin işçiye hatırlatılmasının gerektiğini belirtmiştir. Kararda; işverence işçilerin usulüne uygun şekilde uyarılmadıkları, bu konuda tutanak tutulmadığı, işveren tarafından yemekhanede duyuru yapılması, cep telefonlarına kısa mesaj gönderilmesi gibi uygulamanın yasanın aradığı hatırlatma unsuru mahiyeti taşımadığı, işçilere genel olarak değil her bir işçiye somut olarak hangi görevin yapılmadığı, yapılması gereken görevin hangi sürede tamamlanması gerektiği hususunda açık hatırlatmada bulunulmadığına dikkat çekmiştir. Ayrıca Mahkeme; fesih döneminde davalı işyerinde sendikal örgütlenme çalışmalarının olduğu, sendikanın davalı işyerinde çoğunluğu sağlaması ve yetki alması üzerine davalının sendika üyelerinin tamamının iş akitlerini feshetmek suretiyle işten çıkardığı, dava tarihinde davalı işyerinde çalışan sendika üyesinin bulunmadığının altını çizmiştir.

6. Karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi 26/10/2016, 27/10/2016, 28/10/2016 ve 31/10/2016 tarihlerinde başvurucu ve diğer işçilerin tamamlanmayan ve tamamlanması gereken iş emirleri olmasına, dolayısıyla kendilerine iş verilmesine rağmen sözlü ve yazılı uyarılara uymayarak 4 gün iş yapmama eylemine devam ettiklerini ve bu eylemin kanunsuz grev olduğunu değerlendirerek Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar vermiştir.

7. Başvurucu, nihai kararı 7/2/2022 tarihinde öğrendikten sonra 9/3/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

8. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

9. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

10. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Veysi Ado ([GK], B. No: 2022/100837, 27/4/2023) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'un geçici 2. maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile yapılan değişikliğe göre 9/3/2023 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla derdest olan, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarıyla yapılan başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı neticesine varmıştır. Somut başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

11. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Sendika Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

12. Başvurucu; işverenin sendikalaşmayı önlemek adına kendilerini işten çıkardığını ve bu kapsamda sendika hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

13. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

14. Anayasa Mahkemesi başvurucunun şikâyetleri ile aynı kapsamda işten çıkarılan diğer işçilerin bireysel başvurusunun incelendiği Ali Ateş ve diğerleri ([2. B.], B. No: 2022/27930, 8/1/2025) kararında; işçilerin eylemlerinin toplu iş sözleşmesine ilişkin yapısal sorun teşkil eden uyuşmazlıkların dile getirilmesine ve sendikalı arkadaşlarının işten çıkarılmasına ilişkin olup barışçıl nitelikte olduğu sonucuna ulaşmıştır (anılan kararda bkz. §§ 33-39). Anılan kararda; mahkeme kararlarında işçilerin kanunsuz grevde bulundukları sonucuna varılmakla birlikte işçilerin bu eylemleri nedeniyle işyerindeki işlerin ne şekilde azaldığı, üretimde yaşanan kayıpların boyutu ve bunların telafi edilip edilemeyeceği gibi önemli olabilecek hususların açıklanmadığı ve bu bakımdan işçilerin işverene yönelik hak arama amacının ötesine geçen eylemlerde bulunduklarının gerekçeli kararlarda gösterilemediğinin altı çizilmiştir (anılan kararda bkz. §§ 40-43). Sonuç olarak mahkemelerin sendika hakkının gerektirdiği biçimde tarafların menfaatlerini ilgili ve yeterli bir gerekçeyle adil bir şekilde dengelemediği, dolayısıyla devletin pozitif yükümlülüğünün gerektirdiği şekilde yargısal bir değerlendirme yapmadığı anlaşılmıştır (anılan kararda bkz. §§ 44-46).

15. Eldeki başvuruda da başvurucu, Ali Ateş ve diğerleri kararında yer alan ve Anayasa Mahkemesi tarafından sendika hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılan işçiler ile birebir aynı durumdadır. Dolayısıyla somut başvuru bakımından Ali Ateş ve diğerleri kararında belirlenen ilkelerden ayrılmayı gerektirir birdurum görülmemiştir.

16. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

17. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile 50.000 TL manevi ve 150.000 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur.

18. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

19. Öte yandan sendika hakkının ihlal edilmesi nedeniyle yalnızca yeniden yargılamaya karar verilmesiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 34.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar talebi yeniden yargılama kapsamında giderilebileceğinden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin sendika hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesine (E.2021/1161, K.2021/2201) iletilmek üzere Kocaeli 4. İş Mahkemesine (E.2019/546, K.2020/887) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuya net 34.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 23/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Ufuk Özcan [2. B.], B. No: 2022/42494, 23/12/2025, § …)
   
Başvuru Adı UFUK ÖZCAN
Başvuru No 2022/42494
Başvuru Tarihi 9/3/2022
Karar Tarihi 23/12/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, iş sözleşmesi feshedilen başvurucunun işe iade ve sendikal tazminat taleplerinin reddedilmesi nedeniyle sendika hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Makul sürede yargılanma hakkı (hukuk) Başvuru Yollarının Tüketilmemesi
Sendika hakkı Sendikal nedenlerle iş aktinin feshi İhlal Yeniden yargılama
İhlal Manevi tazminat
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi