|
Başkan
|
:
|
Hasan Tahsin GÖKCAN
|
|
Üyeler
|
:
|
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
|
|
|
|
Selahaddin MENTEŞ
|
|
|
|
İrfan FİDAN
|
|
|
|
Yılmaz AKÇİL
|
|
Raportör
|
:
|
Ayça GANİDAĞLI DEMİRCİ
|
|
Başvurucu
|
:
|
Hakkı Deniz BAYSAL
|
|
Vekili
|
:
|
Av. Gülsevim BAYSAL
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, trafik kurallarının ihlal edildiği gerekçesiyle kesilen idari para cezalarının ve sürücü belgesinin geçici olarak alınmasına ilişkin işlemin iptali için yapılan başvurularda deliller değerlendirilirken kolluk tutanağına aksi ispat edilemeyecek seviyede üstünlük tanınması nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Kolluk görevlilerince düzenlenen 11/12/2021 tarihli Olay Tutanağı'nda; saat 00.15 sıralarında Konak Mahallesi, Başaran Sokak'ta kavga olduğu anonsu üzerine olay yerine gelindiği, M.U.nun ikamet ettiği evin karşısındaki boş arazide bir kişinin araç içinde alkol alarak yüksek sesle müzik dinlediğini, uyarmak için yanına gittiğinde ise araçtan inip bağırarak üzerine yürüdüğünü ve aralarında itişme yaşandığını söylediği belirtilmiştir. Kolluk ekiplerinin çevrede aracı bulmak için gezindiği sırada karşı taraftan zikzak çizerek gelen aracın ekip otomobilinin önünü kestiği, aracın motoru çalışır bir vaziyette iken içindeki kişinin başvurucu olduğunun tespit edildiği ifade edilmiştir. Başvurucunun araçtan inerek darbedildiğini ve kendisini tedavi ettirmeleri gerektiğini bağırarak söylediği, başvurucuyu sakinleştirmeye çalıştıkları ancak başvurucunun sakinleşmemesi üzerine ona kelepçe takıldığı, hareketlerinden alkollü olduğunun anlaşılması üzerine olay yerine trafik ekiplerinin çağrıldığı, alkol kontrolü yapılmak istendiğinde başvurucunun alkolmetre cihazına üflemeyerek bu teknik cihazın kullanılmasını kabul etmediği, ardından olay yerindeki otomobilin yediemin otoparkına çekildiği, başvurucunun da şikâyetçi olduğunu belirtmesi üzerine doktor raporu alındıktan sonra gerekli işlemlerin tamamlanması için Merkez Amirliğine intikal ettirildiği tespitlerine yer verilmiştir.
3. 11/12/2021 tarihinde saat 01.01'de alkolmetreyi üflemeyi reddettiği gerekçesiyle 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. maddesinin (9) numaralı fıkrası uyarınca başvurucu 3.836 TL idari para cezası ile cezalandırılmış, iki yıl süreyle ehliyetinin geçici olarak alınmasına dair tutanak düzenlenmiştir.
4. Aynı gün başvurucunun trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hakkında başlatılan adli tahkikat sebebiyle saat 02.44'te alınan doktor raporunda başvurucunun 2.43 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. Buna göre son beş yıl içinde ikinci kez alkollü araç kullandığı gerekçesiyle başvurucu, 2918 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (5) numaralı fıkrası uyarınca 1.679 TL tutarında idari para cezası ile cezalandırılmış ve başvurucunun ehliyetinin iki yıl süreyle geçici olarak alınmasına dair tutanak düzenlenmiştir.
5. Başvurucu, idari para cezalarına itiraz etmiştir. İtiraz dilekçelerinde diğer nedenlerle birlikte olay günü darbedildiği gerekçesiyle aracı park hâlindeyken kolluk görevlilerini çağırdığını, kolluk görevlilerinin kendisine alkolmetre üfletmek istediklerini ancak aracının park hâlinde olduğunu, burnunun kırık olduğunu, astım hastası olduğunu ve yoğun kanaması olduğunu belirterek alkolmetre üflemeyi reddettiğini, hastaneye sevkini istediğini belirtmiş; aracı park hâlindeyken alkollü araç kullandığı gerekçesiyle aleyhinde idari para cezası düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek idari para cezalarının iptal edilmesini talep etmiştir.
6. Bursa 1. Sulh Ceza Hâkimliği (Hâkimlik) başvurucunun tutanağın aksini kesin delillerle kanıtlayamadığı, idari yaptırım kararının hukuka uygun olarak verildiği gerekçesiyle her iki itiraz başvurusunun ayrı ayrı reddine karar vermiştir.
7. Başvurucu; Hâkimlik kararlarına itiraz etmiştir. İtiraz dilekçelerinde; -yukarıda belirtilen diğer itiraz nedenleri ile birlikte- İdari Para Cezası Tutanağı'nın saat 01.01'de düzenlendiğini, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan aynı gece başlatılan adli tahkikat sebebiyle saat 02.44'te alınan doktor raporunda 2.43 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, kan alma ve tetkik saatinin çok sonra olduğunu, bu suretle alınan raporun idari para cezasına konu edilemeyeceğini, kaldı ki aracının seyir hâlinde olmadığını, dolayısıyla başvuru konusu idari yaptırım kararlarının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Ayrıca alkolmetreyi o sırada burnunun kırık olması sebebiyle üfleyemediğini ve hastaneye sevkini istediğini, bunun sunulan raporlarda da görüleceğini ileri sürmüştür. Bursa 2. Sulh Ceza Hâkimliği (itiraz mercii) 15/3/2022 ve 10/5/2022 tarihli kararlarında itirazların reddine karar vermiş, kararların gerekçesinde Yargıtay 7. Ceza Dairesinin konu ile ilgili benzer kararları uyarınca verilen kararların usul ve kanuna uygun olduğuna değinilmiştir.
8. Başvurucu; ilk nihai hükmü 16/3/2022, diğer nihai hükmü ise 3/6/2022 tarihinde öğrendikten sonra sırasıyla 14/4/2022 ve 30/6/2022 tarihlerinde bireysel başvurularda bulunmuştur.
9. 2022/70195 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyasının kişi yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2022/45557 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyasıyla birleştirilmesine, incelemenin 2022/45557 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
10. Başvurucu; kolluk görevlilerince düzenlenen tutanaklara aksi ispat edilemeyecek seviyede üstünlük tanındığını, alkol kontrolünün kanundaki düzenleme gereği otomobil sürücülerine yapılabileceğini, olay sırasında sürücü olarak otomobili kullanmadığını, burnunun kırık olması sebebiyle alkolmetreyi üfleyemediğini söylemesine rağmen gelen kolluk görevlilerinin alkol kontrolü yapmak istediğini, bu yöndeki itirazlarının değerlendirilmediğini, Hâkimliğin Olay Tutanağı'na bağlı kalarak itiraz başvurusunu reddetmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
11. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde öncelikle başvurucunun iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bunun yanında Hâkimlik tarafından ilgili kuruma müzekkere yazılarak gerekli bilgi ve belgelerin toplandığı, başvurucunun itiraz dilekçelerinde ileri sürdüğü hususların ve ilgili kurumdan gönderilen bilgi ve belgelerin değerlendirildiği, böylelikle Hâkimliğin gerekçelerini ortaya koymak suretiyle başvurucunun itirazlarının reddine karar verdiği ifade edilmiştir. Başvurucunun anılan kararlara karşı itirazlarını değerlendiren itiraz merciinin kararlardaki gerekçeler gözetildiğinde toplanan deliller ve dosya kapsamına göre verdiği kararların usul ve kanuna uygun olduğunu belirttiği vurgulanmıştır. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
12. Başvurucunun iddiaları adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri yönünden incelenmiştir.
13. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
14. Anayasa Mahkemesi, deliller değerlendirilirken kolluk tutanağına aksi ispat edilemeyecek seviyede üstünlük tanınması hususuyla bağlantılı olarak silahların eşitliği ilkesine ilişkin ilgili hukuka ve genel ilkelere Gurbet Çoban ([1. B.], B. No: 2019/38857, 17/11/2021, §§ 17-39) kararında yer vermiştir. Buna göre mahkemeden başvurucunun iddia ve itirazlarını dikkate alması, bunları ilgili ve yeterli gerekçe ile karşılaması, bu iddialarda da yeterli ölçüde şans tanıdığını ortaya koyması beklenmektedir. İdari işlemlerin ve bu bağlamda kamu ajanları tarafından düzenlenen tutanakların içeriğinin hukuka/gerçeğe uygunluk karinesinden yararlanacağı hukukun bilinen bir ilkesi olmakla birlikte idari işlemin hukukiliğinin veya tutanağın içeriğinin gerçekliğinin dava konusu edildiği bir yargılamada hâkimin değinilen karineyi uygulaması bu davanın açılmasını anlamsız hâle getirecektir. İdare tarafından tanzim edilen belgelerin içeriğinin gerçekliği karinesinin yargılamanın sonucu yönünden belirleyici olması bireyi devlete karşı dezavantajlı bir konuma sokacağından silahların eşitliği ilkesini zedeleyebileceği gibi suç isnadıyla ilgili yargılama söz konusu olduğunda masumiyet karinesini de ihlal edebilecektir (Gurbet Çoban, § 44).
15. Kuşkusuz adil yargılanma hakkı suç isnadıyla ilgili yargılamalarda bile mahkemelerin fiilî ve hukuki karinelere dayanmasını bütünüyle yasaklamamaktadır. Ancak suç isnadına ilişkin bir yargılamada karinenin adil yargılama hakkını ihlal etmemesi için karineyle kişinin otomatik olarak suçlu ilan edilmemesi, bu bağlamda karinenin aksinin ispat edilebilir nitelikte olması ve başvurucunun karinenin aksini ispatlama gayesiyle yaptığı açıklama ve sunduğu delillerin mahkeme tarafından titizlikle ele alındığının gösterilmiş olması gerekir (Gurbet Çoban, § 47).
16. 2918 sayılı Kanun'un 48. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit etmek amacıyla kollukça teknik cihazların kullanılmasını kabul etmeyen sürücülere idari para cezası verileceği ve ehliyetlerine iki yıl süreyle el konulacağı öngörülmüştür. Bu hüküm, başvurucunun iptal başvurusuna konu cezaların kanuni dayanağını oluşturmaktadır. Aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde sürücü kavramının ise "karayolunda, motorlu veya motorsuz bir aracı veya taşıtı sevk ve idare eden kişi" olduğu ifade edilmiştir.
17. Somut olayda Hâkimlik, kolluk tarafından tutulan 11/12/2021 tarihli tutanakları dikkate alarak başvurucunun idari yaptırıma konu kabahatleri işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle başvuruların reddine karar vermiştir. Anılan kararlara yapılan itirazlar, itiraz mercii tarafından reddedilmiştir. Somut olayda başvurucuya isnat edilen eylem, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen Olay Tutanağı'na dayanılarak delillendirilmiştir. Hâkimlik de itirazı reddederken idare tarafından sunulan olay sürecine ilişkin Olay Tutanağı'na, başvurucunun itirazlarının soyut nitelikte olduğuna ve bu belgenin aksine yeterli ve geçerli belge sunulamadığına vurgu yapmıştır. Başvurucu ise kolluk görevlileri tarafından otomobil kullanırken durdurulmadığına, aracının park hâlinde olduğuna, dolayısıyla olay anında 2918 sayılı Kanun uyarınca sürücü konumunda olmadığına ve burnu kırık olduğu için alkolmetreyi üfleyemediğine, ayrıca kan alım ve tetkik saatinin İdari Para Cezası Tutanağı'ndan sonra düzenlendiğine dair çeşitli iddialar öne sürmüştür.
18. Kamu görevlilerince düzenlenen tutanağın gerçekliği karinesi aksi ispat edilebilir nitelikte olup başvurucu, olay anına dair tutanağın gerçeği yansıtmadığına dair çeşitli argümanlar ileri sürmüştür. Bununla birlikte başvurucunun Olay Tutanağı'nda yer verilen tespitlerin aksine aşamalarda ve bireysel başvuru formunda; kolluk ekiplerinin çevrede aracı bulmak için gezindiği sırada karşı taraftan zikzak çizerek gelen aracın sürücüsü olmadığına ilişkin bir açıklama yapmadığını, bir diğer ifadeyle aracı sevk ve idare ettiğine ilişkin tespite karşı bir itirazda bulunmadığını da vurgulamak gerekir. Ayrıca başvurucunun kanındaki alkol miktarının tespitine karar verilmesinin olay anında sergilediği hareketler itibarıyla kolluk görevlilerince alkollü olduğunun değerlendirilmesinden kaynaklandığına, teknik cihazın kullanılmasını kabul etmemesi hâlinde kendisine verilecek cezalar hakkında bilgilendirilmediğine dair de herhangi bir itiraz ileri sürmediğinin de altı çizilmelidir.
19. Bu durumda Olay Tutanağı ile alkol raporunda tespit edilen olguların önemli ölçüde başvurucunun itirazına konu olmadığı, başvurucunun bu temel olgular hakkında aşamalarda herhangi bir açıklamada bulunmadığı dikkate alındığında Hâkimliğin başvurucunun olay anında sürücü olmadığına dair itirazı ve bunun tespiti için delil toplanması talepleri hakkında -ayrı ve açık bir değerlendirme yapmaksızın- kanındaki alkol miktarının tespitine yönelik kontrol öncesinde olay yerine kendi sevk ve idaresindeki otomobille geldiğine ilişkin kolluk görevlilerince tutulan tutanaklara ve rapora atıfla yetinmesinin maddi olayın tespiti bakımından -somut olayın özel şartları itibarıyla- başlı başına bir eksiklik olmadığı vurgulanmalıdır. Dolayısıyla başvurucunun belirtilen iddiasının ve bu husustaki delillerin toplanmasına ilişkin taleplerinin kararda karine olarak dayanılan olguların ya da belgelerin içeriğinin gerçekliğine ve itibar edilebilirliğine gölge düşürecek, Hâkimliğin açık yanıt vermesini gerektirecek mahiyette olmadığı değerlendirilmiştir.
20. Diğer yandan kendisine aleyhindeki belgelere karşı savunma imkânının da tanındığı başvurucunun aşamalarda ve bireysel başvuru formunda, kolluk görevlilerinin alkol ölçüm cihazı ile ölçüm yapmak istemesine rağmen ölçüm yapılmasına izin vermediğine ilişkin tutanak ve raporlarda yer alan olguyu açıkça kabul ettiğinin de altı çizilmelidir. Belirtilen nedenlerle somut olaydaki uygulanma tarzı itibarıyla Hâkimliğin karineye dair bu değerlendirmesinin ispat yükünü ters çevirecek mahiyette olmadığı ve başvurucuyu otomatik olarak kabahatli hâle getirmediği, söz konusu yaklaşımın başvurucunun savunma yapmasını anlamsız hâle getirmediği ve başvurucuyu kamu otoritesi karşısında dezavantajlı konuma düşürmediği anlaşılmıştır.
21. Bu durumda başvurucunun itirazının kamu görevlilerince düzenlenen tutanakların gerçekliği karinesine dayalı olarak reddedilmesinin -somut olayın özel şartları gözetildiğinde- silahların eşitliği ilkesini ihlal etmediği kanaatine varılmıştır.
22. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ilkesinin ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ilkesinin İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,
D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE, 2/10/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.