logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Turan Paşaoğlu [1. B.], B. No: 2022/4972, 24/12/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

TURAN PAŞAOĞLU BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/4972)

 

Karar Tarihi: 24/12/2025

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

Selahaddin MENTEŞ

 

 

İrfan FİDAN

 

 

Muhterem İNCE

Raportör

:

Gökhan SÖNMEZ

Başvurucu

:

Turan PAŞAOĞLU

Vekili

:

Av. Zekai AFYONOĞLU

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, hukuk kurallarının açık bir biçimde hatalı uygulanması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Başvurucu aleyhine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin konusu binanın geç teslimi nedeniyle 6/3/2005 tarihinde alacak davası açılmıştır. Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 17/3/2005 tarihinde, başvurucu adına kayıtlı iki taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar vermiştir.

3. Mahkeme; kira kaybına ilişkin taleplerin kabulüne, sair taleplerin reddine, ayrıca karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbirin devamına 30/4/2013 tarihinde karar vermiştir.

4. Tarafların temyiz kanun yoluna başvurması üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi (Daire) kararın bozulmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmının gerekçesi şöyledir:

"1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2) Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Harç yatırılarak açılmış davalar daha sonra birleştirilseler de, esas itibariyle bağımsızlıklarını korurlar. Bu itibarla asıl ve birleşen davadaki talepler hakkında ayrı ayrı hüküm tesisi gerekirken, her iki dava için birlikte tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Her iki davada da talep edilen alacaklara avans faiz uygulanması talep edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan arsa payı karşılığı inşaat yapım işi ticari iş mahiyetinde olduğundan davacının 3095 sayılı Kanun’un 2. maddesi gereğince avans faizi isteme hakkı bulunmaktadır. Hal böyle iken, verilen kararda hüküm altına alınan faizin cinsinin belirtilmemesi hatalı olduğu gibi, hüküm yerinde de varsa temerrüt ile dava ve ıslah tarihleri dikkate alınarak faiz başlangıcının tayini gerekirken, faiz başlangıcının açıkça gösterilmemesi de doğru olmamıştır.

Ayrıca HMK’nun 389/1. ( HUMK’nun 101/b.1 ) maddesi gereğince, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebileceği halde taraflar arasındaki davada böyle bir çekişme bulunmamasına rağmen davalı adına kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulması yerinde değilse de, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının dava değeri ile orantılı olarak bir başka taşınmaz üzerine kaydırılmasına ilişkin talebi üzerinde durulmadan, eksik inceleme ile sonuca varılması da hatalı olmuştur."

5. Başvurucunun bozma kararına karşı karar düzeltme istemi reddedilmiştir.

6. Mahkeme; bozma ilamına uyarak kira kaybına ilişkin taleplerin kabulüne, sair taleplerin reddine 9/6/2015 tarihinde karar vermiştir. Hükme bağlanan asıl alacağın miktarında bir değişiklik olmamış, bozma ilamı doğrultusunda asıl dava ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmuş, hükümde faizin türü ve başlangıç tarihi açıkça gösterilmiştir. Karara karşı taraflarca temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

7. Davacı vekili 2/9/2015 tarihinde, başvurucunun adına kayıtlı iki adet taşınmaz üzerine konulan tedbirlerin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkeme de talebi kabul ederek başvurucu adına kayıtlı taşınmazlar üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasına 3/9/2015 tarihinde karar vermiştir.

8. Daire, tarafların temyiz kanun yolu başvurusunu reddederek ilk derece mahkemesi kararını onamıştır. Tarafların karar düzeltme başvurusu üzerine başvurucunun vekâlet ücretine ilişkin düzeltme talebi yönünden mahkeme hükmü düzeltilerek onanmış, diğer itirazları reddedilmiştir.

9. Başvurucu, nihai hükmü 14/12/2021 tarihinde öğrendikten sonra 13/1/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

10. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

11. Başvurucu, ihtiyati tedbirin uzun sürmesinden yakınmaktadır.

12. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir (Yasin Yaman [1. B.], B. No: 2012/1075, 12/2/2013, §§ 18, 19). Bireysel başvurunun kabul edilebilirlik koşullarından olan başvuru süresine riayet edilmesi, bireysel başvuru incelemesinin her aşamasında resen nazara alınmalıdır (Taner Kurban [2. B.], B. No: 2013/1582, 7/11/2013, § 19).

13. Bireysel başvuru süresinin işlemeye başlaması yönünden nihai kararın gerekçesinin tebliği, öğrenme şekillerinden biridir (Mehmet Ali Kurtuldu [2. B.], B. No: 2013/5504, 28/5/2014, § 27). Ancak öğrenme, gerekçeli kararın tebliği ile sınırlı olarak gerçekleşmez; başka şekillerde de söz konusu olabilir. Başvurucunun kendisi de nihai kararın gerekçesini bir vesileyle öğrendiğini beyan edebilir. Başvurucuların nihai kararın gerekçesini öğrendiklerini beyan ettikleri tarih de bireysel başvuru süresinin başlangıcı olarak ele alınabilir (İlyas Türedi [1. B.], B. No: 2013/1267, 13/6/2013, §§ 21, 22).

14. Somut olayda başvurucu, 17/3/2005 tarihinde konulup 3/9/2015 tarihinde kaldırılan tedbirin on yılı aşkın bir süre devam etmesinden yakınmıştır. Mahkeme 3/9/2015 tarihinde davacı tarafın talebi üzerine tedbiri kaldırmış ve kararın icrası için tapu müdürlüğüne bildirmiştir. Başvurucu, bireysel başvuru formunda taşınmazları üzerindeki ihtiyati tedbirin 3/9/2015 tarihinde kaldırıldığını ifade etmiştir. Dolayısıyla tedbirin 3/9/2015 tarihinde kaldırılmasından yaklaşık 7 yıl sonra 13/1/2022 tarihinde gerçekleştirilen bireysel başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

15. Başvurucu; delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının uygulanmasında bariz takdir hatası yapılarak maddi gerçekler ile dosya kapsamına aykırı ve aleyhine olacak şekilde karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

16. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3), 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamu gücünün neden olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı, bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir [1. B.], B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20). Başvurucuların ihlal iddialarını hukuki ve maddi yönden temellendirme zorunluluğu bulunmaktadır (Cemal Günsel [GK], B. No: 2016/12900, 21/1/2021).

17. Somut olayda başvurucu kararda delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının uygulanmasında nasıl bir bariz takdir hatası yapıldığına ilişkin bir beyanda bulunmamış, dolayısıyla bu iddialarını temellendirememiştir. Bu nedenle bu konudaki iddiaların temellendirilmemiş şikâyet mahiyetinde olduğu değerlendirilmiştir.

18. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 24/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Turan Paşaoğlu [1. B.], B. No: 2022/4972, 24/12/2025, § …)
   
Başvuru Adı TURAN PAŞAOĞLU
Başvuru No 2022/4972
Başvuru Tarihi 13/1/2022
Karar Tarihi 24/12/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, hukuk kurallarının açık bir biçimde hatalı uygulanması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Mülkiyet hakkı Geçici hukuki koruma (İhtiyati tedbir, haciz, ihtiyati haciz) Süre Aşımı
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı (bariz takdir hatası, içtihat farklılığı vs.-hukuk) Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi