logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Hasan Şahin [2. B.], B. No: 2022/51731, 19/11/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

HASAN ŞAHİN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/51731)

 

Karar Tarihi: 19/11/2025

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Yıldız SEFERİNOĞLU

 

 

Kenan YAŞAR

 

 

Metin KIRATLI

Raportör

:

Gülsüm Gizem GÜRSOY

Başvurucu

:

Hasan ŞAHİN

Vekili

:

Av. Önder ERCAN

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, baro genel kurul toplantısının ertelenmesi nedeniyle örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Koronavirüs salgın hastalığının ortaya çıkması ve Dünya Sağlık Örgütünün bu hastalığı pandemi olarak ilan etmesiyle birlikte İçişleri Bakanlığı, hastalığın yayılmasının engellenmesi amacıyla genelgeler yayımlamış, umumi hıfzıssıhha kurulları da aynı amaçla bazı kısıtlayıcı tedbirler içeren kararlar vermiştir.

3. Bu kapsamda başvurucunun başkan adayı olduğu Bilecik Baro Seçimleri Olağan Genel Kurul toplantısı İçişleri Bakanlığı genelgesine istinaden Bilecik Valiliği İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararı üzerine iki ay süreyle ertelenmiştir.

4. Başvurucunun ilgili işlemin iptali talebiyle açtığı dava Sakarya 2. İdare Mahkemesinin21/10/2021 tarihli kararıyla idari işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiş, anılan karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.

5. Başvurucu, nihai hükmü 6/4/2022 tarihinde öğrendikten sonra 29/4/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

6. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

7. Başvurucu; dava tarihinden sonra da ertelemelerin devam ettiğini ve Baro Genel Kurul Toplantısının kanunun emrettiği takvimden altı ay sonra gerçekleştiğini, ilgili kanunlar kapsamında iki yılda bir düzenlenen baro genel kurullarının genelge ile ertelenemeyeceğini, dolayısıyla anılan müdahalenin kanuni dayanağı olmadığını, erteleme nedeniyle seçme ve seçilme hakkının ihlal edildiğini öne sürmüştür.

8. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; başvurunun öncelikle kabul edilebilirlik kriterleri yönünden incelenmesi gerektiği, ardından başvurucunun örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine yönelik şikâyetleri hususunda Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacak incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı bireysel başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.

9. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucunun yukarıda belirtilen şikâyetlerinin özü, idarenin toplantıların ertelenmesine hukuka aykırı olarak karar vermesine ve bu nedenle baro genel kurulunun yapılamamasına ilişkindir. Bu sebeple başvurucunun şikâyetlerinin bir bütün olarak örgütlenme özgürlüğü kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir (benzer değerlendirmeler için bkz. Berrak Pınar Alioğlu [1. B.], B. No: 2021/17928, 23/10/2024, § 37).

10. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

11. Anayasa Mahkemesi Berrak Pınar Alioğlu kararında; baro genel kurulunun ertelenmesine dair İçişleri Bakanlığı ve İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulunun müdahaleye dayanak olan erteleme kararının 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu uyarınca verildiği vurgulanmıştır (anılan kararda bkz. § 48). Kararda; genel nitelikte sınırlandırıcı tedbirin 1593 sayılı Kanun kapsamında olmasına karşın sadece Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı genelgesiyle önerildiği ve İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla alındığı, Anayasa'nın 13. maddesine göre temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceği, bu nedenle idarenin temel hak ve hürriyetleri sınırlandıran bir tedbire karar verebilmesi için zikredilen yetkinin ayrıca ve açıkça bir kanunla öngörülmüş olması gerektiği belirtilmiştir. Bunun yanı sıra kararda, 1593 sayılı Kanun'un 27. maddesinde düzenlenen il umumi hıfzıssıhha kurulunun görevleri arasında örgütlenme özgürlüğünü sınırlandırmaya imkân tanıyan bir yetki bulunmadığı, Kanun'un 77. maddesinin de il umumi hıfzıssıhha kuruluna yapılacak toplantıların sınırlandırılmasına ilişkin açık bir yetki vermediği, başvuruya konu müdahalenin kanuni temelinin ihtiva etmesi gereken unsurlardan olan öngörülebilirlik niteliğini taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır (anılan kararda bkz. § 53).

12. Diğer yandan anılan kararda; 1593 sayılı Kanun'un 64. maddesinde "... bu kanunda mezkür tedabirin kaffesini veya bir kısmını tatbika Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti salahiyettardır." şeklindeki ifadeyle 1593 sayılı Kanun'da zikredilen tedbirlerin hepsini veya bir kısmını almaya Sağlık Bakanlığının yetkili kılındığı, 1593 sayılı Kanun'un 77. maddesi ile idarece dayanılan diğer düzenlemelerin il umumi hıfzıssıhha kurulunun il genelinde yapılacak tüm etkinlikleri ertelemesi şeklindeki müdahalenin kanuni dayanağını oluşturduğunun kabulünün mümkün olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca kamu makamlarının somut müdahalelere yönelik kanuni yetkisi olup olmadığından bağımsız olarak Anayasa Mahkemesine, salgın hastalık ile mücadelede diğer umumi hıfzıssıhha kurullarına, Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda karar alma yetkisini veren başka bir kanun hükmü bulunduğunun da gösterilemediği,İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulunun kararı uyarınca yapılan müdahalenin kanuni temelinin ihtiva etmesi gereken unsurlardan olan öngörülebilirlik niteliğini taşımadığı anlaşıldığından Anayasa'nın 13. maddesinde açıkça emredilen kanunilik ölçütünü karşılamadığı değerlendirilmiştir (anılan kararda bkz. §§ 54-56).

13. Eldeki başvuruda da aynı şekilde İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulunun kararı uyarınca yapılan müdahalenin kanuni temelinin ihtiva etmesi gereken unsurlardan olan öngörülebilirlik niteliğini taşımadığı anlaşıldığından Anayasa'nın 13. maddesinde açıkça emredilen kanunilik ölçütünü karşılamadığı görülmekle Berrak Pınar Alioğlu kararında belirlenen ilkelerden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

14. Başvuruya konu müdahalenin kanunilik şartını sağlamadığı anlaşıldığından söz konusu müdahale açısından diğer güvence ölçütlerine riayet edilip edilmediğinin ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

15. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 33. maddesinde güvence altına alınan örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

16. Başvurucu; ihlalin tespiti ile yeniden yargılama yapılması ve tür belirtmeksizin 10.000 TL tazminat talebinde bulunmuştur.

17. Başvuruya konu baro genel kurul toplantısı kanuni takvimin öngördüğü tarihten altı ay sonra yapılmıştır. Dolayısıyla hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

18. Öte yandan ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için manevi zararı karşılığında başvurucuya taleple bağlı kalınarak net 10.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 33. maddesinde güvence altına alınan örgütlenme özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

D. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Sakarya 2. İdare Mahkemesine (E.2020/853, K.2021/827) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 19/11/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Hasan Şahin [2. B.], B. No: 2022/51731, 19/11/2025, § …)
   
Başvuru Adı HASAN ŞAHİN
Başvuru No 2022/51731
Başvuru Tarihi 29/4/2022
Karar Tarihi 19/11/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, baro genel kurul toplantısının ertelenmesi nedeniyle örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Örgütlenme özgürlüğü Örgütlenme İhlal Manevi tazminat
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi