TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
CAN AYDIN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2022/62029)
Karar Tarihi: 24/12/2025
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
İrfan FİDAN
Muhterem İNCE
Raportör
Volkan SEVTEKİN
Başvurucular
1. Can AYDIN
Vekil
Av. Yaşar ÖZER
2. Abdullah KARACA
3. MİKRO KİTAP YAYINCILIK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Vekili
Av. Recep Nazım KOTAN
4. İstanbul Tekstil Yıkayıcılar Sanayiciler Sitesi Yönetimi
Av. Aşkın Efe COŞKUN
5. Orhan KAYA
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; istinaf başvuru süresinin gerekçesi açıklanmayan kararın tefhim edildiği tarihten başlatılarak istinaf talebinin süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucuların açtığı icra memur muamelesine karşı şikâyet ya da takibin iptali davalarında, davanın reddine/şikâyetin kısmen kabulüne şeklinde kararlar verilmiştir. İcra hukuk mahkemeleri kısa kararlarında; “nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere”, “ayrıntıları gerekçeli kararda açıklanacağı üzere” veya “sair hususların gerekçeli kararda ele alınmasına” şeklinde açıklamalar ile tefhim tarihinden itibaren on günlük süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiğini belirtmiştir.
3. Bir kısım icra hukuk mahkemeleri, gerekçeli kararlarını başvuruculara tebliğ etmiş ve sonrasında başvurucular karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf mahkemeleri, kısa kararın tefhim edildiği tarihten itibaren istinaf başvurularının süresi içinde yapılmadığını belirterek başvurucuların istinaf taleplerini kesin olarak reddetmiştir.
4. Bir kısım icra hukuk mahkemeleri de başvuruculara gerekçeli kararları tebliğ etmemiş ve kısa kararların tefhimini esas alarak on günlük yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığından kesinleşme şerhi düzenlemiştir. Sonrasında başvurucular kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuşsa da icra mahkemeleri, ek kararla istinaf kanun yoluna başvurularının süresi içinde yapılmadığını belirterek istinaf taleplerini reddetmiştir. Bu defa başvurucular, söz konusu ek kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf mahkemeleri, başvurucuların ek kararlara ilişkin istinaf taleplerini kesin olarak reddetmiştir.
5. Başvurular süresi içinde yapılmıştır. Komisyonlarca başvuruların esas ve kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
6. Ekli listenin (B) sütununda gösterilen başvuruların 2022/62029 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.
7. Başvurucuların şikâyetinin özünün istinaf talebinin süre aşımından reddedilmesine yönelik olması dolayısıyla iddialar, adil yargılanma hakkının güvenceleri arasında yer alan mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmiştir. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
8. Anayasa Mahkemesi, somut başvuru ile aynı nitelikteki ihlal iddialarını incelediği Rüstem Gül ([2. B.], B. No: 2021/26038, 22/11/2023) kararında, uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi; gerekçesi açıklanmamış bir hükmün tefhim edilmiş bir hüküm olarak sayılmayacağını, gerekçeli karar tebliğ ya da tefhim edilmeden kanun yoluna başvurma süresinin başlamayacağını belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi; başvurucunun kısa kararla birlikte kararın gerekçesini öğrenemediği dolayısıyla karar gerekçesini bilmeyen başvurucudan kısa kararın tefhiminden itibaren istinaf kanun yoluna başvurmasını beklemenin başvurucuya ağır bir külfet yüklediği, bu durumda kanun yolu merciinin somut olayın şartlarında istinaf süresini, ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesi açıklanmadan tefhim tarihinden itibaren başlatmasına ilişkin yorumunun öngörülemez nitelikte olduğu, başvurucunun katlanmak zorunda kaldığı külfetin hedeflenen meşru amaçla orantısız olduğu, müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna ulaşmıştır (Rüstem Gül, §§ 41, 42).
9. Somut başvuruda, anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
10. Başvurucular, ihlalin tespiti ve yeniden yargılama talebinde bulunmuştur. Ayrıca bir kısım başvurucu maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
11. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100). Yeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı açık olduğundan tazminat talebinde bulunan başvurucuların tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
12. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın sonucuyla ilgili olarak bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne, reddine ya da beraate veya mahkûmiyete karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,
B. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
D. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılması için ekli listenin (Ç) sütununda gösterilen Bölge Adliye Mahkemelerine iletilmek üzere Silivri 1. İcra Hukuk Mahkemesi (E.2019/290, K.2022/43), Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesi (E.2022/1134, K.2022/2502), İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi (E.2020/252, K.2020/379) ve İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesine (E.2022/1150, K.2023/685) GÖNDERİLMESİNE,
E. Tazminat talebinde bulunan başvurucuların taleplerinin REDDİNE,
F. Ekli listenin (D) sütunundaki harçların ve (F) sütunundaki vekâlet ücretlerinin listede gösterildiği şekilde başvuruculara AYRI AYRI ÖDENMESİNE,
G. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 24/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.