logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Talip Yazar ve Yasemin Yazar [1. B.], B. No: 2022/68583, 9/12/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

TALİP YAZAR VE YASEMİN YAZAR BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/68583)

 

Karar Tarihi: 9/12/2025

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

Selahaddin MENTEŞ

 

 

İrfan FİDAN

 

 

Muhterem İNCE

Raportör

:

Abdurrahman Remzi AKPINAR

Başvurucular

:

1. Talip YAZAR

 

 

2. Yasemin YAZAR

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirine karar verilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucular hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı başvurucular hakkında adli kontrol kararı verilmesini talep etmiştir.

3. İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği (Hâkimlik) 16/8/2016 tarihinde talebi kabul etmiş,4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a) bendi gereğince başvurucular hakkında yurt dışına çıkamamak şeklinde adli kontrol kararı vermiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucuların üzerine atılı suçun 5271 sayılı Kanun'un 100. maddesinde belirtilen katalog suçlardan olduğu, şüphelilerin anlatımı, İhbar ve Kolluk Tutanağı içeriğine göre kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterir delillerin mevcut olduğu belirtilmiştir. Kararda son olarak anılan tedbirin orantılı bulunduğu ifade edilmiştir. Başvurucuların adli kontrol kararının hukuka aykırı olduğu ve kaldırılması talebiyle süreç içinde sundukları itiraz dilekçeleri ilgili yargı mercilerince reddedilmiştir.

4. Yargılama sonucunda İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 6/2/2020 tarihinde başvurucuların örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçundan cezalandırılmalarına karar vermiştir. Bununla birlikte Mahkeme başvurucular hakkındaki adli kontrol tedbirinin karar kesinleşinceye kadar devamına hükmetmiştir.

5. Başvurucular, söz konusu hükmün Yargıtay önünde incelemesi devam ederken 21/3/2022 tarihinde bir kez daha adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep etmiştir. Talep dilekçelerinde; sabit ikametgâh sahibi olduklarını, kendiliğinden ifade vermeye geldiklerini ve kaçacakları şüphesinin bulunmadığını belirtmişlerdir. Ayrıca ekonomik ve sosyal durumlarına uygun bir kefalet miktarı karşılığında anılan tedbirin kaldırılmasını istemişlerdir. Mahkemece 15/4/2022 tarihinde talep reddedilmiştir. Ret kararının gerekçesinde atılı suçun vasıf ve mahiyetine vurgu yapılmış, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut olguların bulunduğu ve dava dosyasının henüz kesinleşmediği ifade edilmiştir.

6. Anılan karara karşı başvurucular itirazda bulunmuştur. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi 24/5/2022 tarihinde itirazı reddederek tedbirin devamına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde usul ve kanuna aykırı bir hususun bulunmadığı ifade edilmiştir.

7. Başvurucular, nihai hükmü öğrendikten sonra süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

8. Bireysel başvurudan sonra Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde, başvurucuların anılan tedbir kararına farklı tarihlerde aynı gerekçelerle (bkz. § 5) itiraz ettikleri ve bu itirazlarının da yukarıda ifade edilen gerekçelerle reddedildiği görülmektedir. Bununla birlikte birinci başvurucu hakkındaki tedbirin 5/10/2023 tarihinde, ikinci başvurucu hakkındaki tedbirin ise 12/10/2023 tarihinde kaldırıldığı anlaşılmaktadır.

9. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

10. Başvurucular; Hâkimlik tarafından savunmaları alınıncaya kadar haklarında tedbir kararı verilmiş olmasına rağmen savunmaları alındıktan sonra tedbir kararının kaldırılmadığını ve uzun süre devam ettirildiğini ileri sürmüştür. Ayrıca itiraz dilekçelerinde belirtmiş oldukları kefalet hususunda bir değerlendirme yapılmadan ve yetersiz gerekçeyle karar verildiğini ifade etmişlerdir. Başvurucular son olarak çocuklarının uzun süredir Amerika'da yaşadığını, Türkiye'ye gelmesi durumunda tekrar vize alabilme durumunun riske gireceğini, tedbir nedeniyle yurt dışına çıkamadıklarını ve çocuklarını göremediklerini belirterek özel hayata ve aile hayatına saygı hakları ile seyahat hürriyetlerinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.

11. Adalet Bakanlığı görüşünde; mevcut başvuru incelenirken Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri, Anayasa Mahkemesi içtihadı ve somut olayın kendine özgü şartlarının dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Başvurucular, bu görüşe karşı beyanda bulunmamıştır.

12. Somut olayda başvurucular, yurt dışında yaşayan ve Türkiye'ye gelebilecek durumda olmayan çocuklarını, haklarında devam eden tedbir kararı nedeniyle ziyaret edemediklerini, bu nedenle aile hayatlarının olumsuz etkilendiğini iddia etmektedir.

13. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek [1.B.],B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

14. Bu bağlamda başvurucuların haklarında verilen adli kontrol tedbirine farklı tarihlerde itiraz ettikleri ve bu itirazlarının reddedildiği sabittir (bkz. §§ 6, 7). Bununla birlikte başvurucuların aile hayatlarına ilişkin kişisel bağlarını öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun şekilde ileri sürmedikleri, söz konusu iddialarını tedbir kararını değerlendiren Sulh Ceza Hâkimliği ve Mahkeme önünde dile getirmedikleri anlaşılmaktadır. Bir başka ifadeyle başvurucular, yurt dışında yaşayan çocuklarını uzun süredir ziyaret edememeleri nedeniyle aile bağlarının zayıfladığına yönelik iddialarını ilk defa Anayasa Mahkemesi önünde dile getirmiştir. Bu nedenle başvurucuların adli kontrol kararına karşı itiraz kanun yolunu usulüne uygun bir şekilde tükettiği söylenemeyecektir.

15. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 9/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Talip Yazar ve Yasemin Yazar [1. B.], B. No: 2022/68583, 9/12/2025, § …)
   
Başvuru Adı TALİP YAZAR VE YASEMİN YAZAR
Başvuru No 2022/68583
Başvuru Tarihi 30/6/2022
Karar Tarihi 9/12/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirine karar verilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Özel hayatın ve aile hayatının korunması hakkı Yurtdışına çıkışın engellenmesi (pasaport, adli kontrol) Başvuru Yollarının Tüketilmemesi
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi