TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
SALİHA UÇUR VE YILDIZ UÇUR BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2022/99896)
Karar Tarihi: 24/12/2025
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
İrfan FİDAN
Muhterem İNCE
Raportör
Gökhan SÖNMEZ
Başvurucular
1. Saliha UÇUR
2. Yıldız UÇUR
Vekili
Av. Okan OKYAY
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın sonucunun adil olmaması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının, temyiz başvurularının gerekçesiz olarak reddedilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Başvurucular aleyhine 13/5/2010 tarihinde, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptali ve tescil davası açılmıştır. Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 14/5/2010 tarihinde, başvuruculara ait dava konusu taşınmazların tapu kaydına üçüncü kişilere devir ve temliki önler nitelikte ihtiyati tedbir konulmasına karar vermiştir.
3. Mahkeme 19/1/2021 tarihinde, başvurucular adına kayıtlı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacının alacağını tahsil edebilmesi için davalı yüklenici adına tesciline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; davalı yüklenici şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca üzerine düşen tüm edimleri yerine getirmesine rağmen sözleşme uyarınca hak kazandığı bağımsız bölümlerin başvurucular tarafından alacaklılardan mal kaçırma maksadıyla yükleniciye devredilmediğinin sabit olduğu belirtilmiştir.
4. Başvurucular 5/4/2021 tarihinde temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Temyiz başvurusunun reddi ile kararın onanmasına 23/3/2022 tarihinde karar verilmesi üzerine başvurucular, 26/5/2022 tarihinde karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Karar düzeltme dilekçesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri iddialar ve temyiz başvurusu sonrasında sunulan bilimsel mütaala hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığını ve onama kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Karar düzeltme talebi 27/9/2022 tarihinde reddedilmiştir.
5. Başvurucular nihai hükmü 24/10/2022 tarihinde öğrendikten sonra 22/11/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
6. Komisyon makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar hakkının, hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
A. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
7. Başvurucular, dava konusu taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbirin uzun süredir devam etmesinden yakınmıştır.
8. Başvurunun bu kısmı mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiştir.
9. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
10. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti. ([GK], B. No: 2014/17196, 25/10/2018), İhsan Metin ([2. B.], B. No: 2015/7044, 23/1/2019), İbrahim Geçer ([1. B.], B. No: 2014/19056, 19/2/2019) ve Şeyhmus Terece ([GK], B. No: 2017/26532, 23/7/2020) kararlarında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede mülkiyet hakkını sınırlandıran bir tedbirin ölçülü olabilmesi için kapsamı ve süresi itibarıyla orantılı olarak uygulanması gerektiği ve tedbirin makul olmayan bir süre devam etmesinin mülkiyet hakkının tanıdığı yetkilerin kullanılmasının belirsiz olacak şekilde ötelenmesi suretiyle mülk sahibine orantısız bir külfet yüklediği gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Somut başvuruda 14/5/2010 tarihinde konulan ihtiyati tedbirin yaklaşık on iki yıldır devam ettiği ve süresi itibarıyla orantılı olmadığı anlaşıldığından anılan kararlarda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmı yönünden Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
B. Diğer İhlal İddiaları
11. Başvurucuların gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddialarının Yasemin Ekşi ([1. B.], B. No: 2013/5486, 4/12/2013, §§ 53-59) kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle, yargılamanın sonucunun adil olmaması sebebiyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddialarının ise Ahmet Sağlam ([2. B.], B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42) kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
12. Başvurucular, ihlalin tespiti ile 10.000.000 TL tazminat talebinde bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyi ölçüsüz kılan tedbirin uzun sürmesine ilişkin olarak tedbir sürecinde mülkiyet hakkının gerektirdiği ivediliğin ve özenin gösterilmesi bakımından yargısal makamların sorumluluğu olduğuna dikkati çekmektedir (benzer değerlendirme için bkz. Hamit Alihansoy ve diğerleri [1. B.], B. No: 2017/35581, 29/9/2020, § 66). Buna göre başvuru konusu olayda ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvuruculara manevi zararları karşılığında net 70.000 TL manevi tazminatın müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvuruculara net 70.000 TL manevi tazminatın MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 24/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.