TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
E.T. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2023/11631)
Karar Tarihi: 10/12/2025
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan
:
Basri BAĞCI
Üyeler
Engin YILDIRIM
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Metin KIRATLI
Raportör
Merve ARSLANTÜRK
Başvurucu
E.T.
Vekili
Av. Nurullah ÇELEN
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, sınır dışı etme işlemine karşı yargı yoluna başvurulması beklenmeden yabancının rızaya aykırı olarak sınır dışı edilmesi nedeniyle yaşam hakkının, kötü muamele yasağının ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Suriye uyruklu başvurucu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca DEAŞ'a ve çatışma bölgeleriyle bağlantılı faaliyetler yürüttükleri değerlendirilen şahıslara yönelikoperasyon kapsamında 30/11/2022 tarihinde yakalanmıştır. İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan başvurucu, DEAŞ terör örgütü mensubu olmadığını beyan etmiş; adli işlemlerin ardından idari işlemlerin tesisi için İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğüne (Göç İdaresi) bağlı Binkılıç Geri Gönderme Merkezine teslim edilmiştir.
3. Göç İdaresi 1/12/2022 tarihinde, 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi (kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar) uyarınca sınır dışı etme ve idari gözetim kararı almıştır. Sınır dışı etme kararında başvurucunun menşe ülkesine gönderilmesinin 6458 sayılı Kanun'un 4. maddesi ve 55. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi kapsamında sakınca olduğu, bu nedenle güvenli üçüncü bir ülkeye gönderilmesine veya gönüllü olması hâlinde menşe ülkesine çıkışının sağlanmasına karar verilmiştir.
4. Başvurucu 2/12/2022 tarihinde parmak izi basmak suretiyle gönüllü geri dönüş formunu imzalamıştır. Ayrıca Arapça yazılmış bir metinde ve onun tercümesi olduğu anlaşılan diğer belgede "İsmim E.T. Suriyeliyim. Suriyeye dönmek istiyorum ve Türkiye'deki hukuki haklarımdan vazgeçiyorum." şeklinde bir ifade yer almıştır. Başvurucunun gönüllü geri dönüş formuna istinaden 4/12/2022 tarihinde Hatay'ın Cilvegözü Kara Hudut Kapısından çıkışı sağlanmıştır.
5. Başvurucu 3/2/2023 tarihinde sınır dışı etme kararının iptali talebiyle İstanbul 16. İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. İdare Mahkemesi, sınır dışı etme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 19/12/2023 tarihinde davanın kesin olarak reddine karar vermiştir.
6. Başvurucu 15/2/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
7. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
8. Göç İdaresi 3/10/2025 tarihinde başvurucu hakkında alınan 1/12/2022 tarihli sınır dışı etme kararının kaldırılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
9. Anayasa Mahkemesi tarafından adli yardım talebinin kabul edilebilmesi için gerekli şartlar Mehmet Şerif Ay ([2. B.], B. No: 2012/1181, 17/9/2013, § 23) kararında, yabancıların adli yardım talepleri konusunda benimsenen ilkeler ise Nadali Aghelı Kohne Shahrı ([1. B.], B. No: 2014/12633, 9/9/2015, §§ 17, 18) kararında yer almaktadır. Anılan ilkelere göre adli yardım için gerekli şartlar mevcutsa karşılıklılık şartı gerçekleşmese bile yabancının adli yardım talebi kabul edilmelidir. Somut başvuruda da yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
A. Yaşam Hakkı ve Kötü Muamele Yasağı ile Aile Hayatına Saygı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
10. Başvurucu, gönüllü geri dönüş adı altında zorla Suriye'ye gönderildiğini, belgelerdeki imza ve el yazılarının kendisine ait olmadığını, ülkesinde devam eden iç savaş nedeniyle 16/1/2023 tarihinde yasa dışı yollarla Türkiye'ye döndüğünü beyan etmiştir. Hukuka aykırı şekilde sınır dışı edildiğini, sınır dışı edilmesi nedeniyle aile bütünlüğünün bozulduğunu belirterek yaşam hakkı, kötü muamele yasağı ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
11. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde başvurucunun iddialarının değerlendirilmesinde Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda benimsediği ilkelerin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.
12. Sınır dışı etme kararının uygulanmasının olası sonuçları ve/veya bu kararın iptali için açılan davayla ilgili yargı sürecine yönelik iddiaların incelenebilmesi için sınır dışı kararının uygulanması ya da uygulanmasının önünde bir engel bulunmaması gerekir (benzer değerlendirme için bkz. M.L. ve diğerleri [1. B.], B. No: 2019/20735, 28/12/2021, § 23).
13. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasında başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi hâlinde de düşme kararı verilebileceği belirtilmiş ancak aynı maddenin (2) numaralı fıkrasında Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde incelemeye devam edilebileceği hüküm altına alınmıştır.
14. Başvurucu hakkında Göç İdaresince sınır dışı etme kararı alınmış ve başvurucunun ülkesine çıkışı sağlanmıştır ancak başvurucu 16/1/2023 tarihinde ülkemize yasa dışı yollarla girmiş; hakkındaki sınır dışı etme kararı da Göç İdaresince kaldırılmıştır. Dolayısıyla başvurucunun daha önce alınan sınır dışı etme kararı uyarınca sınır dışı edilmesi artık hukuken mümkün değildir. O hâlde başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmamaktadır. Ayrıca Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygı, başvurunun incelenmesini gerekli kılmamaktadır.
15. Açıklanan gerekçelerle yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı ile aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmaması nedeniyle başvurunun bu kısmının düşmesine karar verilmesi gerekir.
B. Diğer İhlal İddiaları
16. Başvurucunun idari gözetim kararının hukuka aykırı olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasının, başvurucunun idari gözetiminin 4/12/2022 tarihinde ülkesine çıkışı ile sonlandırıldığı ve bireysel başvurunun otuz günlük başvuru süresinin sona ermesinden sonra 15/2/2023 tarihinde yapıldığı gözetilerek süre aşımı nedeniyle, başvurucunun geçici koruma statüsünde yasal olarak Türkiye'de kaldığını belirterek sınır dışı etme işlemlerindeki usul güvenceleri kapsamında yerleşme hürriyetiyle bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasının ise geçici koruma kimlik belgesinin korunana Türkiye'de kalma hakkı sağlamakla birlikte ikamet izni sayılmadığı dikkate alınarak Khalıl Khalıl Abdan ([2. B.], B. No: 2024/11437, 25/6/2025, § 30) kararı doğrultusunda konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,
C. Yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı ile aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmaması nedeniyle DÜŞMESİNE,
D. Diğer ihlal iddialarının kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
E. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 10/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.