TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ALİ ÇİMENOĞLU VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2023/23122)
Karar Tarihi: 24/12/2025
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
İrfan FİDAN
Muhterem İNCE
Raportör
Gökhan SÖNMEZ
Başvurucular
1. Ali ÇİMENOĞLU
2. Gürsel DEMİRCİOĞLU
3. Nuray DUYUCU
4. Sevinç DAMGACI
Vekili
Av. Alaiddin KÖLGESİZ
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
A. Ortaklığın Giderilmesi Davasına İlişkin Süreç
2. Başvurucuların miras bırakanı M.T. tarafından kök miras bırakan M.S.T.nin ölümü nedeniyle mirasçılar arasındaki ortaklığın giderilmesi talebiyle 3/4/2014 tarihinde dava açılmıştır.
3. Mirasçılardan E.T., terekedeki bir taşınmazın murise ait olmayıp yalnızca kendisine ait olduğu iddiasıyla başvuruya konu davayı açtığını bildirerek bu taşınmaz yönünden ortaklığın giderilmesi davasında başvuruya konu davanın sonuçlanmasının beklenmesini talep etmiştir.
4. Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesi, mirasçı E.T.nin talebini kabul ederek taşınmaz yönünden davanın ayrılarak farklı bir esasa kaydedilmesine 31/3/2015 tarihinde karar vermiştir.
5. Başvuruya konu davanın kesinleşmesi üzerine taşınmazın aynen taksimi mümkün olmadığından açık artırma yoluyla satılarak ortaklığın giderilmesine 24/5/2023 tarihinde karar verilmiştir. Karar, tarafların kanun yoluna başvurmaması üzerine 22/6/2023 tarihinde kesinleşmiştir.
B. Başvuruya Konu Dava Süreci
6. Mirasçılardan E.T. tarafından başvurucuların murisi M.T. aleyhine 20/10/2014 tarihinde, terditli olarak tapu iptali ve tescil davası ve tazminat davası açılmıştır.
7. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/4/2018 tarihinde, davanın reddine karar vermiştir. Karar, kanun yolu incelemesinden geçerek 24/1/2023 tarihinde kesinleşmiştir.
C. Başvuru Süreci
8. Başvurucular nihai hükmü 16/3/2023 tarihinde öğrendikten sonra 30/3/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
9. Komisyon, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
10. Başvurucular, başvuruya konu tapu iptali ve tescil davasında konulan ihtiyati tedbir nedeniyle ortaklığın giderilmesi davasının uzun sürdüğünü ve dava süresince taşınmazı satamadıklarını belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.
11. Başvuru, mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiştir.
12. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3), 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamu gücünün neden olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı, bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir [1. B.], B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20). Başvurucuların ihlal iddialarını hukuki ve maddi yönden temellendirme zorunluluğu vardır (Cemal Günsel [GK], B. No: 2016/12900, 21/1/2021).
13. Somut olayda başvurucular, ihtiyati tedbir nedeniyle taşınmazda tasarrufta bulunamadığını ileri sürmüştür. Bireysel başvuru formu ve ekinde yer alan belgelerde ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulduğu ortaya konulamamıştır. Ortaklığın giderilmesi davasına ilişkin süreç incelendiğinde ise taşınmazın mülkiyetinde ihtilafın giderilmesine değin davanın ertelendiği, ihtilafın sona erdikten sonra ise taşınmazın açık artırma yolu ile satılarak ortaklığın giderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Taşınmazın taraflar arasında davaya konu olması tasarruf yetkisinin kısıtlandığının kabulü için tek başına yeterli gerekçe olmayıp başvurucuların taşınmazın davalı olmasından, davanın uzun sürmesinden ve varlığı iddia edilen tedbirden dolayı mülkiyet hakkının sağladığı hangi hak ve yetkileri kullanamadığını ortaya koyması gerekir. Dolayısıyla Cemal Günsel kararında yer verilen ilkelerden ayrılmayı gerektiren bir durum yoktur. Başvurucuların bireysel başvuru kapsamındaki haklarının ne şekilde ihlal edildiğini ve buna ilişkin gerekçeleri ve delillerini açıklamadığı anlaşıldığından iddiaların temellendirilmemiş şikâyet mahiyetinde olduğu değerlendirilmiştir.
14. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 24/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.