logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Volkan Ceyli [2. B.], B. No: 2023/24616, 13/1/2026, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

VOLKAN CEYLİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2023/24616)

 

Karar Tarihi: 13/1/2026

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Rıdvan GÜLEÇ

 

 

Kenan YAŞAR

 

 

Ömer ÇINAR

Raportör

:

Fatma Gülbin ÖZTÜRK

Başvurucu

:

Volkan CEYLİ

Vekili

:

Av. Nilhan BAHADIR

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, yurt dışında alınan lisans eğitimine ulusal düzeyde denklik tanınmasının seviye ve yeterlik belirleme sistemi kapsamında belirli koşullara tabi tutulması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, hukuk alanında lisans eğitimini 2014-2018 yılları arasında Kuzey Makedonya Cumhuriyeti'nde bulunan First Private University Fon Skopje'de (FON Üniversitesi) tamamlayarak mezun olmuş; 11/4/2018 tarihinde ise Yükseköğretim Kuruluna (YÖK) lisans diplomasına denklik verilmesi talebi ile başvuruda bulunmuştur.

3. Başvurucunun denklik dosyası YÖK'e bağlı Hukuk Bilim Alanı Danışma Komisyonu tarafından incelenmiştir. Danışma Komisyonu 7/7/2021 tarihli toplantısında başvurucunun hukuk alanında seviye tespit sınavına tabi tutulması ve başarılı olması hâlinde temel hukuk alanında yeterliliğini sağlaması için anayasa hukuku (I ve II), medeni hukuk (I ve II), borçlar hukuku genel hükümler (I ve II), ceza hukuku genel hükümler (I ve II), idare hukuku (I ve II), idari yargı, eşya hukuku (I ve II), medeni usul hukuku (I ve II), ceza usul hukuku (I ve II), ticaret hukuku (I ve II), icra iflas hukuku (I ve II) derslerini tamamlaması gerektiğine ilişkin görüş bildirmiştir.

4. Tanıma ve Denklik Komisyonu 15/9/2021 tarihli raporunda; YÖK Hukuk Bilim Alanı Danışma Komisyonunun görüşü doğrultusunda başvurucunun hukuk alanında seviye tespit sınavına tabi tutulması gerektiği, bu sınavdan 100 puan üzerinden en az 40 puan alması hâlinde ise Danışma Komisyonunun tespit ettiği bu dersleri YÖK tarafından yerleştirileceği hukuk programı olan üniversitelerden birinde başarı ile tamamlaması şartı koşulmuştur. Raporda ancak bu iki şartın gerçekleşmesi hâlinde 5/12/2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği (Yönetmelik) hükümleri uyarınca denklik işleminin yapılması gerektiği belirtilmiştir.

5. Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 15/9/2021 tarihli toplantısında Hukuk Bilim Alanı Danışma Komisyonu ile Tanıma ve Denklik Komisyonu raporları doğrultusunda başvurucunun hukuk alanında yapılacak seviye tespit sınavına girmesine, 100 puan üzerinden en az 40 puan almak suretiyle başarılı sayılması hâlinde belirlenen fark derslerini almak için hukuk bölümü bulunan üç devlet üniversitesi tercihini YÖK'e bildirmesine karar verilmiştir.

6. Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 15/9/2021 tarihli kararı YÖK Başkanlığı Tanıma ve Denklik Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından 24/9/2021 tarihli yazı ile tebliğ edilmiştir.

7. Başvurucu 24/9/2021 tarihli işlemin iptali için dava açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde; YÖK tarafından tanınan diğer bir ifadeyle akademik derece vermeye ehliyetli kılınan bir üniversiteden Türk hukuk eğitimi müfredatında yer alan temel dersleri de alarak mezun olduğunu ve bu durumun transkriptinden açıkça görülebileceğini ileri sürmüştür. Ayrıca başvurucu, YÖK tarafından yapılan eğitimin eş değerliği incelemesinin nasıl ve hangi kriterlere göre yapıldığının belli olmadığını ve incelemenin bilimsel değerlendirmeden uzak olduğunu iddia etmiştir. Transkriptinde yer alan derslerin eş değerliğe tabi tutularak seviye tespit sınavına girmesine gerek kalmadan doğrudan diploma denklik talebinin kabul edilmesi gerektiğini savunan başvurucu, bu uygulamanın uluslararası antlaşmalara ve Danıştay içtihadına aykırılık teşkil ettiğini ifade etmiştir.

8. Ankara 5. İdare Mahkemesi (Mahkeme) 18/10/2022 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Gerekçeli kararda Mahkeme, 5/12/2017 tarihli Yönetmelik'in "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (j) bendine ve 7. maddesinin (5) numaralı fıkrasına atıf yapmıştır. İlgili düzenlemeler sırasıyla şöyledir:

"Seviye ve Yeterlik Belirleme Sistemi (SYBS): Mezun olunan programla ilgili temel kazanımlar, eğitim-öğretimin dili, programın niteliği, teorik ve uygulamalı dersler, stajlar ve projeler yönünden eksiklik tespit edildiğinde ve/veya tereddüt oluştuğunda, söz konusu programın niteliğine göre ders tamamlama, staj tamamlama, proje yapma veya sınava tabi tutma gibi uygulamalardan birinin, birkaçının veya tamamının kullanılarak kazanımların elde edilme düzeyini ölçme, değerlendirme ve belirlemeye yönelik işlemler bütününü,

...

ifade eder."

"Avrupa Bölgesinde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşmeye taraf olan ülkelerden, aşağıda sayılan meslek icrasına izin veren alanlar dışında kalan programlardan mezun olan başvuru sahiplerinin, bu Yönetmelikte geçen diğer şartları ve ilgili program ve derecenin Türkiye’de karşılığı olması ve ülkemizde ilgili program ve derecede gerekli olan asgari eğitim süresi ve asgari krediyi sağlamaları durumunda SYBS işlemlerine tabi tutulmaksızın denklik verilebilir. Buna ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir. Meslek icrasına izin veren tıp, hukuk, mühendislik, mimarlık, diş hekimliği, eczacılık, öğretmenlik ve Kurulun usul ve esaslarla belirlediği klinik uygulaması olan sağlık alanlarından alınan diplomaların denklik başvurularının değerlendirilmesinde ise, başvuru özelinde münferiden inceleme yapılır ve bu inceleme sonucunda aynı programdan mezun farklı kişilere; almış oldukları dersler, uygulamalar ve projeler gibi hususlar göz önünde tutularak farklı SYBS işlemleri gerektiren kararlar alınabilir."

9. Bu düzenlemelere göre tıp, hukuk, mühendislik, mimarlık, diş hekimliği, eczacılık, öğretmenlik alanları ile Kurul tarafından belirlenen diğer bazı sağlık alanlarında alınan diplomalar yönünden, başvuru özelinde ayrı değerlendirme yapılabileceği ve kişilerin almış oldukları dersler, uygulamalar ve projeler dikkate alınarak farklı Seviye ve Yeterlik Belirleme Sistemi (SYBS) işlemleri öngörülebileceği belirtilmiştir. Mahkemece başvurucunun durumunun YÖK Hukuk Bilim Alanı Danışma Komisyonunun görüşü doğrultusunda Tanıma ve Denklik Komisyonunca hazırlanan rapor çerçevesinde değerlendirildiği, yapılan inceleme sonucunda başvurucunun hukuk lisans eğitimi açısından temel eksikliklerinin tespit edildiği ifade edilmiştir. Bu kapsamda başvurucunun önce seviye tespit sınavına tabi tutulmasına, sınavı geçmesi hâlinde ise fark dersleri almasına karar verildiği açıklanmıştır. Mahkeme, YÖK tarafından tespit edilen bu eksikliklerin 23/2/2006 tarihli ve 5463 sayılı Avrupa Bölgesinde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun ile iç hukuka dâhil edilen 11/4/1997 tarihli Avrupa Bölgesinde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşme (Lizbon Tanıma Sözleşmesi) hükümlerine göre de önemli bir farklılık kriterini karşıladığını belirterek dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığını değerlendirmiştir.

10. Başvurucu, bu karara karşı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi 25/1/2023 tarihinde başvurucunun istinaf talebinin kesin olarak reddine karar vermiştir.

11. Başvurucu, nihai kararı 23/2/2023 tarihinde öğrendikten sonra 22/3/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

12. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

13. Başvurucu;

i. 2014 yılında Kuzey Makedonya Cumhuriyeti'nde bulunan Uluslararası Struga Üniversitesinde hukuk alanında lisans eğitimine başladığını, YÖK'ün bu üniversitenin tanınırlığının kaldırıldığına ilişkin 25/7/2014 tarihinde yaptığı duyurunun ardından kaydını YÖK'e tanınırlık konusunda yazılı şekilde danışarak FON Üniversitesine aldırdığını, mezun olduğu FON Üniversitesinin de tanınırlığının 2016 yılında mezun olmasından dört ay önce kaldırıldığını, bu durumun YÖK tarafından verilen kararların çelişkili olduğunu yansıttığını,

ii. YÖK tarafından verilen kararda dikkate alınan Hukuk Bilim Alanı Danışma Komisyonu ve Tanıma ve Denklik Komisyonu raporlarının bilimsellikten uzak bir şekilde maktu ve ön yargılı olarak tanzim edildiğini,

iii. Hukuk Bilim Alanı Danışma Komisyonunun kuruluş ve esaslarına ilişkin denetime müsait yasal bir düzenleme bulunmadığını,

iv. Diploma denklik kararının verilmemesi sebebiyle meslek hayatına başlayamadığını, bu sebeple sosyal çevresinde ve iş hayatında türlü zorluklarla karşılaştığını,

v. Aynı üniversiteden mezun olan birçok kişinin diploma denklik talebinin hiçbir ön koşul ileri sürülmeden YÖK tarafından kabul edildiğini belirterek eğitim hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.

14. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, YÖK'ten temin ettiği bilgi ve belgeleri sunmuştur. YÖK, denklik sürecinde adayların seviye tespit sınavına tabi tutulmasının mevzuata uygun olduğunu ve bu konuda birçok yargı kararı bulunduğunu belirtmiştir. Başvurucunun mezun olduğu üniversitede hukuk eğitimi kapsamında aldığı derslerin Türk hukuk sisteminde mesleki yeterliliği karşılaması bakımından ciddi şüpheler doğurduğunu ifade eden YÖK, başvurucunun seviye tespit sınavına bu nedenle tabi tutulduğunu vurgulamıştır. Eksik olduğu değerlendirilen derslerin ulusal hukuka ilişkin temel dersler olduğuna işaret eden YÖK, farklı hukuk sistemlerine veya yabancı mevzuata dayalı derslerin ulusal hukuk derslerinin yerine kabul edilmesinin yerleşik uygulamalara ve denklik incelemesinde esas alınan kriterlere uygun olmadığını ifade etmiştir. Seviye tespit sınavında asgari başarı düzeyinin 100 üzerinden 40 olarak belirlendiğini, hukuk lisans müfredatına dayalı bir sınavda bu asgari puanın dahi alınamamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını açıklamıştır. YÖK ayrıca başvurucunun diploma denklik talebinin reddedilmesinin mezun olunan üniversitenin tanıma kararının kaldırılmasıyla bağlantılı olmadığını, tanınmış bir yükseköğretim kurumundan mezun olmanın denklik incelemesinin ön koşulu olduğunu ve başvurucunun bu koşulu zaten karşıladığını beyan etmiştir.

15. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı sunduğu cevap dilekçesinde YÖK kararına dayanak alınan Hukuk Bilim Alanı Danışma Komisyonunun nasıl oluşturulduğunun belirsiz olduğu yönündeki iddialarını yinelemiştir. YÖK'ten aldığı görüş yazısına güvenerek yükseköğrenimine başladığını ancak sonrasında kendisinden on bir dersi yeniden almasının ve seviye tespit sınavına girmesinin şart koşulduğunu belirtmiştir. Başvurucu, bu yükümlülüklerin fiilen yeniden üniversite eğitimi almak anlamına geldiğini ileri sürmüştür. YÖK'ün söz konusu uygulamalarının Bologna Süreci ilkeleriyle bağdaşmadığını savunan başvurucu, kararın hem ulusal mevzuata hem de uluslararası düzenlemelere aykırılık teşkil ettiğini ifade etmiştir.

16. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucu, kendisine hangi sebebe dayalı olarak ayrımcılık yapıldığına ilişkin bir açıklamada bulunmamıştır. Adnan Oktar (3) ([2. B.], B. No: 2013/1123, 2/10/2013) kararında ayrımcılık iddiasının incelenebilmesi için başvurucuya kendisiyle benzer durumdaki kişilere yönelik farklı uygulamaların meşru bir temeli olmaksızın ırk, renk, cinsiyet, din, dil vb. ayrımcı bir nedene dayandığının makul delillerle ortaya konulması gerektiği belirtilmiştir (kararda bkz. §§ 46-51). Bu açıklama ışığında başvurucunun ihlal iddiaları eğitim hakkı kapsamında değerlendirilmiş, eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden Anayasa Mahkemesinin Adnan Oktar (3) kararı dikkate alınarak ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir. Başvurunun yalnızca eğitim hakkı yönünden incelenmesine karar verilmiştir.

17. Eğitim, Anayasa tarafından doğrudan güvence altına alınmış bir haktır. Ayrıca eğitim, çok özel bir kamu hizmeti olarak sadece doğrudan faydaları olan bir hizmet değil geniş sosyal fonksiyonları da olan bir hizmettir. Demokratik bir toplumda insan haklarının sağlamlaşması ve devamı için eğitim hakkının vazgeçilmez ve temel bir katkısı olduğu da aşikârdır (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri [2. B.], B. No: 2013/583, 10/12/2014, § 66). Anayasa Mahkemesi; önceki kararlarında eğitim hakkının yükseköğrenim seviyesini de kapsadığına (Hikmet Balabanoğlu [2. B.], B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 28; İhsan Asutay [2. B.], B. No: 2012/606, 20/2/2014, § 36), belli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına erişimin sağlanmasını güvence altına aldığına (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, § 68), kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasını engellememe şeklinde bir negatif ödev yüklediğine (Adem Öğüt ve diğerleri [1. B.], B. No: 2014/20527, 22/11/2017, § 44; Yüksel Baran [2. B.], B. No: 2012/782, 26/6/2014, § 36) karar vermiştir.

18. Bununla birlikte eğitim kurumlarına erişim hakkı, eğitim hakkının sadece bir yönünü oluşturmaktadır. Hakkın etkili olması için buna ilave olarak eğitim alan kişi aldığı eğitimden menfaat sağlama imkânına da sahip olmalıdır. Bu imkâna sahip olabilmek için ise bir ülkede yürürlükte olan kurallara uygun olarak tamamlanan eğitimin ülkenin resmî makamlarınca tanınması gerekmektedir (Rauf Bekiroğlu [1. B.], B. No: 2014/127, 19/7/2017, § 25; Şehmus Altuğrul [2. B.], B. No :2017/38317, 13/1/2021, § 41).

19. Bu bağlamda başvurucunun ulusal düzeyde denkliği tanınan bir üniversiteden aldığı eğitimin sonunda diplomasına denklik verilmesi yönündeki talebi, aldığı eğitimin ülkenin resmî makamlarınca tanınması ve başvurucunun eğitiminden menfaat sağlaması için bir gerekliliktir. Aksi takdirde başvurucu aldığı eğitimden yurt içinde bir kazanım sağlayamayacaktır. Bu nedenle eğitime başladığı tarihte YÖK tarafından tanınan ve denkliği olan bir üniversitede tamamladığı eğitim sonrasında başvurucunun diplomasına denklik verilmesi istemine karşılık seviye tespit sınavına tabi tutularak bu sınavdan 100 puan üzerinden en az 40 puan alması hâlinde belirlenen dersleri yerleştirileceği üniversitenin hukuk bölümünde başarı ile tamamlama şartının öngörülmesinin eğitim hakkına müdahale teşkil ettiği kabul edilmiştir.

20. Başvurucunun eğitim hakkına yönelik müdahale diplomasına denklik verilmesi talebinin şarta bağlanması şeklinde gerçekleşmiş olup müdahalenin dayanağı olarak 5/12/2017 tarihli mülga Yönetmelik'in 7. maddesinin (5) numaralı fıkrası gösterilmiştir. YÖK'e diploma denkliği başvurularıyla ilgili olarak usul ve esasları belirlemek üzere yönetmelik çıkarmak ve karar alma yetkisi 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından alınmış ön lisans, lisans ve lisans üstü diplomaların denkliğini tespit etmek" şeklindeki 7. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendi ile tanınmıştır. Bu doğrultuda müdahaleye dayanak teşkil eden hükmün 2547 sayılı Kanun'un 7. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendi olduğu görülmektedir. Bahsi geçen hüküm, diploma denkliğinin tespiti hususunda münhasıran YÖK'ü yetkilendirmekte ancak bu tespitin hangi usule göre yapılacağına ilişkin ayrıntı içermemektedir. Bununla birlikte üniversite sayısının her geçen gün artması, üniversitelerde verilen eğitimin kalitesinin değişiklik göstermesi, eğitim görülen alanların çeşidi ve kompleks yapısı gibi nedenler oldukça dinamik olan bu alanda usule ilişkin katı bir kanuni çerçeve çizmenin güç olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca diploma denkliğinin tespiti gibi devletin egemenlik yetkisinin ağır bastığı alanlarda bu ağırlığa paralel bir şekilde idarenin takdir yetkisinin de genişlediği kabul edilmelidir. Tüm bu gerekçelerle diploma denkliğinin tespiti hususunda münhasıran YÖK'ü yetkilendiren 2547 sayılı Kanun'un 7. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır (benzer yönde bir değerlendirme için bkz. Abdulaziz Kaya ve diğerleri [GK], B. No: 2018/35913, 9/10/2024, § 35).

21. Anayasa'da diğer haklardan farklı olarak eğitim hakkının sınırlanması hususunda kanun koyucuyu bağlayan belli bir meşru amaçlar listesi bulunmamaktadır. Dolayısıyla kanun koyucunun eğitim hakkının sınırlanması hususundaki takdir aralığının geniş olduğu ve bu bağlamda başvurucunun eğitim hakkına yönelik gerçekleştirilen müdahalenin meşru amacının ulusal ölçekte eğitim kalitesinin korunması olduğu sonucuna varılmıştır (benzer yönde bir değerlendirme için bkz. Özcan Zengin [2. B.], B. No: 2020/4244, 23/2/2022, § 77; Özcan Bayrak [1. B.], B. No: 2019/14060, 3/11/2022, §§ 42-44).

22. Yukarıda da ifade edildiği üzere Anayasa'da eğitim hakkına ilişkin olarak diğer temel hak ve özgürlüklerden farklı biçimde, sınırlamaya konu olabilecek meşru amaçlara dair sınırlı bir liste öngörülmemiştir. Bunun yanı sıra Anayasa'da öğrenim hakkının kapsamının kanunla tespit edilip düzenleneceği de belirtilmiştir. Bu durumda eğitim hakkının sınırlandırılması konusunda kanun koyucuya tanınan takdir yetkisinin diğer temel haklara kıyasla daha geniş olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda ulusal düzeyde eğitim kalitesinin korunması meşru amacı doğrultusunda başvurucunun eğitim hakkına müdahale edilmiş; bu müdahale başvurucunun denklik talebinin SYBS kapsamında belirlenen koşullara tabi kılınması suretiyle gerçekleştirilmiştir.

23. YÖK, yabancı yükseköğretim kurumlarından alınan diploma ve derecelerin denklik işlemlerini yürütme yetkisine sahip anayasal bir kamu otoritesidir. Kurumun bu alandaki temel amacı, sahte veya yetersiz nitelikteki diplomaların Türkiye'de geçerlilik kazanmasını engellemek ve yükseköğretimde ulusal düzeyde kalite güvencesini temin etmektir (Özcan Zengin, § 88). Bu bağlamda YÖK, başvurucunun diplomasını değerlendirirken SYBS kapsamında bazı ön koşullar belirlemiş; başvurucunun hukuk alanında seviye tespit sınavına tabi tutulmasına ve başarılı olması hâlinde eksik görülen dersleri tercihi de dikkate alınmak suretiyle belirlenen bir hukuk fakültesinde tamamlamasına karar vermiştir.

24. Söz konusu ön koşullar 5/12/2017 tarihli mülga Yönetmelik'in 7. maddesinin (5) numaralı fıkrasında düzenlenmiştir. Anılan hükümde meslek icrasına imkân veren tıp, hukuk, mühendislik, mimarlık, eczacılık, diş hekimliği ve öğretmenlik gibi alanlarda düzenlenen diplomalara ilişkin olarak ek değerlendirme süreçlerinin öngörülebileceği, her bir başvurunun münferiden incelenmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.

25. Eldeki olayda başvurucunun kaydolduğu tarih itibarıyla tanıma kararı bulunan bir üniversitenin hukuk programından mezun olduğu ve bu diplomanın -denklik belgesi verilmesi durumunda- Türkiye'de hukuk mesleğini icra etme imkânı sağladığı anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda başvurucunun diplomasına ilişkin olarak SYBS kapsamında yapılan değerlendirmede eğitimin içeriği, düzeyi, amacı, kazanımları ile süresi, yoğunluğu ve kalitesi yönlerinden Türkiye'deki eş değer programlarla karşılaştırma yapılmış, her iki eğitim arasında önemli bir farklılık bulunduğu tespit edilmiştir. Gerekçeli kararda da bu farklılığın Türkiye'nin taraf olduğu Lizbon Tanıma Sözleşmesi'nde öngörülen "önemli farklılık" kriteri ile uyumlu olduğu ifade edilmiştir.

26. Bu tespitler ışığında, başvurucunun diplomasına doğrudan denklik verilmesi yerine SYBS kapsamında belirlenen koşullara tabi tutulmasının amacı başvurucunun mesleki yeterliliğinin Türkiye'deki hukuk fakültesi mezunlarıyla eş değer seviyeye getirilmesidir. Başvurucunun öğrenim düzeyinin ulusal yükseköğretim sistemiyle uyumlu hâle getirilmesini hedefleyen bu tedbirin eğitimde asgari kaliteyi sağlama amacına ulaşmak bakımından elverişli bir müdahale olduğu değerlendirilmiştir. Başvurucunun eğitimine ilişkin münferit değerlendirme sonucunda eksikliklerin tespit edildiği ve talebin doğrudan reddedilmesi yerine bu eksiklikleri gidermesi için makul yükümlülükler öngörüldüğü, başvurucuya tamamlayıcı eğitim alma ve mesleki yeterliliğini ortaya koyabilme imkânı tanındığı da dikkate alındığında müdahalenin meşru amaç bakımından gerekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

27. Ayrıca başvurucuya uygulanması öngörülen seviye tespit sınavında asgari başarı puanının 100 üzerinden 40 olarak belirlendiği ve bu eşik değerin karşılanabilir nitelikte bir yeterlilik seviyesine tekabül ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla başvurucunun mesleki yeterliliğini asgari düzeyde ölçmeyi amaçlayan bu kriterin ölçülü olduğu değerlendirilmiştir. Bunun yanında başvurucunun seviye tespit sınavından başarılı olması hâlinde tamamlaması gereken anayasa hukuku, medeni hukuk, borçlar hukuku, ceza hukuku, idare hukuku, idari yargı, eşya hukuku, medeni usul hukuku, ceza usul hukuku, ticaret hukuku ve icra iflas hukuku gibi alanların hukuk lisans eğitiminin çekirdeğini oluşturan ulusal hukuk sisteminin temelini teşkil eden zorunlu derslerden ibaret olduğu görülmektedir. Bu kapsamda getirilen bu kriterin de ölçülü olduğu değerlendirilmiştir.

28. Tüm bu değerlendirmeler ışığında; başvurucuya yüklenen yükümlülüklerin yabancı bir hukuk sisteminde alınan eğitim ile Türkiye'deki hukuk fakültelerinin müfredatı arasındaki farklılıkları gidermeyi amaçladığı anlaşılmaktadır. Tamamlanması istenen derslerin de yalnızca temel ulusal hukuk alanlarına ilişkin olduğu görülmektedir. Ayrıca denklik talebinin doğrudan reddedilmemiş olması da başvurucuya tespit edilen eksiklikleri giderme olanağı tanındığını göstermektedir. Bu çerçevede aranan asgari başarı puanının makul bir yeterlilik seviyesini yansıttığı ve getirilen koşulların eğitimde kalite güvencesini sağlama amacına uygun, gerekli ve başvurucuya aşırı bir külfet yüklemeyen ölçülü bir müdahale niteliği taşıdığı sonucuna varılmıştır.

29. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda bir ihlal bulunmadığı açık olan başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu, § 24).

30. Açıklanan gerekçelerle eğitim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Eğitim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 13/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Volkan Ceyli [2. B.], B. No: 2023/24616, 13/1/2026, § …)
   
Başvuru Adı VOLKAN CEYLİ
Başvuru No 2023/24616
Başvuru Tarihi 22/3/2023
Karar Tarihi 13/1/2026

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, yurt dışında alınan lisans eğitimine ulusal düzeyde denklik tanınmasının seviye ve yeterlik belirleme sistemi kapsamında belirli koşullara tabi tutulması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Eğitim hakkı Eğitim Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi