TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ABDULJABAR ULUS BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2023/28512)
Karar Tarihi: 18/11/2025
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
İrfan FİDAN
Yılmaz AKÇİL
Raportör
Volkan SEVTEKİN
Başvurucu
Abduljabar ULUS
Vekili
Av. Erdal DEVELİOĞLU
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, Türk vatandaşlığına kabul edilme talebinin reddine ilişkin işleme karşı açılan davada adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucunun Türk vatandaşlığına kabul edilme isteminin reddine dair işleme karşı açtığı dava Ankara 5. İdare Mahkemesinin 30/11/2022 tarihli kararı ile kabul edilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:
“…Uyuşmazlıkta, davacı hakkında düzenlenen Türk Vatandaşlığını Genel Olarak Kazanmak İsteyenlere İlişkin Mülakat Formunda, davacının 5901 sayılı Kanunun 11. maddesindeki şartları taşıdığı belirtilerek olumlu yönde kanaat belirtildiği, davacı hakkındaki Milli İstihbarat Teşkilatı nezdinde yapılan arşiv araştırmaların olumlu olduğu; ancak Emniyet Genel Müdürlüğü nezdinde yapılan arşiv araştırması sonucunda davacının eşi [S. U.] isimli yabancının radikal eğilimli Selefi kesim ile bağlantılı olduğunun istihbar olunduğunun belirtildiği görülmüş olup, Mahkememizin 21.10.2022 tarihli ara kararı ile davalı idareden ve Emniyet Genel Müdürlüğünden, davacının eşi [S. U.un] kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakıncalı görülebilecek bir durumunun bulunup bulunmadığının ve ayrıca davacının eşinin bağlantılı olduğu radikal eğilimli bir grup var ise bu gurubun ülkemiz açısından kamu düzenini ve güvenliğini ihlal ettiğine, tehdit ve tehlike oluşturduğuna, milli güvenliği tehlikeye atacak nitelikte faaliyetlerde bulunup bulunmadığının sorulduğu, Mahkememiz ara kararına karşı Emniyet Genel Müdürlüğünün Mahkememiz kayıtlarına 14.11.2022 tarihinde giren cevabi yazısı ve ekleri incelendiğinde, davacı ve eşine ilişkin 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında herhangi bir bilgi/belgeye rastlanılmadığının belirtildiği görülmüş olup, davalı idarece, davacının eşi hakkında, ‘radikal eğilimli Selefi kesim ile bağlantılı olduğunun istihbar olunduğu’ bilgi notuna istinaden, bu durumun, milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakınca doğurabileceği iddiasına ilişkin somut bir bilgi ve belge sunulmadığı, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre de davacının kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakıncalı görülebilecek bir durumunun olmadığı anlaşılmaktadır…”
3. Davalı idarenin istinaf istemi Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 22/3/2023 tarihli kararıyla kabul edilerek mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:
“…Uyuşmazlıkta, davacının, genel olarak Türk vatandaşlığına alınma talebinin, Emniyet Genel Müdürlüğü'nce davacının eşi hakkında yapılan arşiv araştırmasında, ‘kamu güvenliği ve kamu düzeni bakımından sakıncalı olabileceği’ tespitlerine yer verilmesi üzerine milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil ettiği gerekçesiyle takdir yetkisi kapsamında reddedildiği anlaşılmakta olup, vatandaşlığa kabul konusunda idarenin egemenlik hakkına dayalı mutlak bir takdir yetkisi bulunduğu, mevzuatta öngörülen tüm şartların sağlanması halinde dahi yabancıyı vatandaşlığa alıp almamanın idarenin takdirinde olduğu, idareye tanınan takdir yetkisinin devletin hükümranlık hakkının kullanımının doğal bir sonucu olduğu, bu nedenle vatandaşlığa kabul hususunda idarenin yargı kararıyla zorlanamayacağı hususları ile mevzuatta öngörülen koşulları taşıyan herkesin isteği halinde Türk vatandaşlığına mutlak bir şekilde kabul edilebileceği yolunda pozitif hukukumuzda idareye bağlı yetki tanıyan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu durumda, mevzuat kapsamında davalı idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki istinafa konu idare mahkemesi kararında da hukuki isabet bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.”
4. Başvurucu, nihai hükmü 12/4/2023 tarihinde öğrendikten sonra 2/5/2023 tarihinde süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
5. Başvurucu; Türk vatandaşlığına kabul edilme talebinin reddedilmesi suretiyle suçta ve cezada şahsilik ve eşitlik ilkesi, masumiyet karinesi, hak arama hürriyeti ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuruya ilişkin olarak İçişleri Bakanlığından temin edilen ilgili belgeler ile görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
6. Başvurucunun özel veya aile hayatı gibi maddi bir hakka ilişkin bir iddia da ileri sürmediği dikkate alındığında başvuru, adil yargılanma hakkı yönünden incelenmiştir.
7. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre bireysel başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeye ek protokoller kapsamına da girmesi gerekir. Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan hak ihlali iddiasını içeren başvurular bireysel başvurunun kapsamında değildir (Onurhan Solmaz [1. B.], B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).
8. Sözleşme’nin adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesinde adil yargılanmaya ilişkin hak ve ilkelerin medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların ve bir suç isnadının esasının karara bağlanması süreçleri bakımından geçerli olduğu belirtilerek hakkın kapsamı bu konularla sınırlandırılmıştır. Bu ifadeden hak arama hürriyetinin ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilmek için başvurucunun ya medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili bir uyuşmazlığın tarafı olması ya da başvurucuya yönelik bir suç isnadının esasının incelenmiş olması gerektiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bahsedilen hâller dışında kalan adil yargılanma hakkının ihlali iddiasına dayanan başvurular Anayasa ve Sözleşme kapsamı dışında kalacağından bireysel başvuruya konu olamaz (Onurhan Solmaz, § 22).
9. Yabancıların ülkeye girişleri, ülkede ikametleri, ülkeden sınır dışı edilmeleri, vatandaşlığa kabul ve askere alma gibi devletin egemenlik yetkisinin tezahürü olan ve müdahaleye kapalı bulunan çekirdek alana dâhil olan işlemleri konu alan uyuşmazlıklara dair yargılama süreçleri Sözleşme’nin 6. maddesinin koruma alanı dışında yer almaktadır. Bu çerçevede başvurucunun vatandaşlığa kabul edilmemesi işlemine karşı açtığı dava sürecine dair adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların konusunun Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında olduğunun kabul edilmesi gerekir. Dolayısıyla uyuşmazlığın özünün devletin vatandaşlığa kabul yetkisinin kullanımıyla ilgili olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla devletin salt egemenlik yetkisinin kullanımının tezahürü mahiyetinde olan vatandaşlığa kabul yetkisiyle doğrudan bağlantılı görülen uyuşmazlığın medeni hak ve yükümlülük kapsamında değerlendirilemeyeceği açıktır (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Z.M. ve I.M. [1. B.], B. No: 2015/2037, 6/1/2016; Yusuf Gürkan [GK], B. No: 2014/11067, 18/10/2017). Somut başvuru da başvurucunun vatandaşlığa kabul edilmeme işlemine karşı açmış olduğu davada adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin olup anılan kararlardan ayrılmayı gerektirecek bir husus bulunmamaktadır.
10. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 18/11/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.