|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
|
|
ANAYASA MAHKEMESİ
|
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
MEHMET SÖNMEZ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
|
|
(Başvuru Numarası: 2023/41095)
|
|
|
|
Karar Tarihi: 24/12/2025
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
|
Başkan
|
:
|
Hasan Tahsin GÖKCAN
|
|
Üyeler
|
:
|
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
|
|
|
|
Selahaddin MENTEŞ
|
|
|
|
İrfan FİDAN
|
|
|
|
Muhterem İNCE
|
|
Raportör
|
:
|
Ahmet Faruk TANYILDIZI
|
|
Başvurucu lar
|
:
|
Mehmet SÖNMEZ ve diğerleri (bkz. ekli tablo)
|
|
Vekilleri
|
:
|
bkz. ekli tablo
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvurular, silahın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucuların bedelini ödeyerek satın aldıkları ateşli silahlarının ruhsatları iptal edilerek 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen ek 4. madde uyarınca silahların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilmiştir. Başvurucular anılan işleme karşı idarelere başvurarak silahların iadesi veya bedelinin ödenmesi ya da silah ruhsatı alabilecek bir yakınına silahları devredebilme imkânı tanınması talebinde bulunmuşlardır. İdarelerin başvuruları reddetmesi üzerine başvuruculardan bir kısmı anılan işlemin iptali için, bir kısmı da zararlarının tazmini için İdare Mahkemelerinde dava açmışlardır. Ekli listenin (D) sütununda yer alan İdare Mahkemeleri muhtelif tarihlerde davaların reddine karar vermiştir. İdare Mahkemeleri kararlarında 3713 sayılı Kanun'un ek 4. maddesi uyarınca silahların mülkiyetinin kamuya geçirildiğini, işlemin hukuka uygun olduğunu belirtmişlerdir.
3. İdare Mahkemesi kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle inceleme yapan Bölge İdare Mahkemeleri; dava konusu işlemin dayanağı kuralın Anayasa Mahkemesinin 30/6/2022 tarihli ve E.2018/137, K.2022/86 sayılı kararıyla iptal edildiğini, oluşan yeni hukuki durum nedeniyle başvurucuların yeniden idareye başvuruda bulunabileceği gerekçesini de ekleyerek kararlar usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf başvurularının esastan reddine kesin olarak karar vermişlerdir.
4. Başvurucular, nihai kararları öğrendikten sonra süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
5. Ekli listenin (E) sütununda yer alan başvurucuların adli yardım talebinin kabulüne, başvurucuların yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına Komisyonca karar verilmiştir.
6. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
7. Ekli listenin (B) sütununda gösterilen dosyalar, konu yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle 2023/41095 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmiş ve inceleme bu dosya üzerinden yürütülmüştür.
A. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
8. Başvurucular; bedelini ödeyerek satın aldıkları silahlarının kendilerine bedeli ödenmeksizin veya üçüncü kişilere devretme imkânı tanınmaksızın mülkiyetinin kamuya geçirilmesinden yakınmıştır. Öte yandan 3713 sayılı Kanun’un ek 4. maddesinin başvuru konusu silahı teslim ettikten sonra yürürlüğe girdiği de vurgulanmıştır. Başvurucular adil yargılanma, mahkemeye erişim, etkili başvuru, özel hayata saygı, konut dokunulmazlığı ve mülkiyet hakları ile masumiyet karinesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
9. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, el konulan silahların ve şarjörlerin başvuruculara iade edilmemesi yönündeki tedbirin kamu güvenliğini gözeten meşru bir amaç taşıdığı, başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklenmediği ifade edilmiş ve mülkiyet hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda inceleme yapılırken Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihadı ve somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı cevaplarında önceki beyanlarını tekrar etmişlerdir.
10. Başvuru, mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiştir.
11. Her ne kadar Bölge İdare Mahkemeleri; dava konusu işlemin dayanağı kuralın Anayasa Mahkemesinin 30/6/2022 tarihli ve E.2018/137, K.2022/86 sayılı kararıyla iptal edildiğini, oluşan yeni hukuki durum nedeniyle başvurucuların yeniden idareye başvuruda bulunabileceğini belirtmiş ise de Anayasa Mahkemesinin ilgili kuralı iptal etmiş olmasının doğrudan başvuruculara idareye başvurmaları hâlinde başarı şansı sunan yeni bir yol olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca başvurucuların ayrı bir dava açmaya zorlanmasının başvuruculara aşırı bir külfet yükleyeceği (Farmasol Tıbbi Ürünler San. ve Tic. A.Ş. [1. B.], B. No: 2017/33177, 12/2/2020, § 51) anlaşıldığından başvurucular tarafından başvuru yollarının tüketildiğinin kabulü gerekmektedir.
12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
13. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Mehmet Raşit Ergun ([2. B.], B. No: 2019/29881, 13/4/2023) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede silahın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi kararı, 3713 sayılı Kanun’un ek 4. maddesine dayandırıldığından müdahalenin kanuni dayanağının bulunduğu, millî güvenlik ve kamu düzeninin sağlanmasını hedeflemesi nedeniyle de kamu yararına dayalı meşru bir amacının mevcut olduğu değerlendirilmiştir. Anılan kararda silahın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi şeklinde uygulanan tedbirin millî güvenlik ve kamu düzeninin sağlanması için elverişli bir araç olduğu tespit edilmiştir.
14. Öte yandan Anayasa Mahkemesi söz konusu kararda devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla bağlantısı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan başvurucunun silah sahibi olmaya devam etmesinin engellenmesinin gerekli olabileceğini ancak herhangi bir giderim yolu veya silahı üçüncü kişilere devir imkânı tanınmaksızın ya da herhangi bir tazminat yolu öngörülmeksizin silahın mülkiyetinin doğrudan kamuya geçirilmesi biçiminde başvurucuya ağır külfet yükleyen bir aracın millî güvenlik ve kamu düzeninin sağlanması ve korunması amacına ulaşılması için en hafif müdahale teşkil eden araç olduğunun söylenemeyeceğini, bu durumda başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin gereklilik kriterini karşılamadığını değerlendirerek mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
15. Somut başvurularda, anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
16. Sonuç olarak başvurucuların bedelini ödeyerek satın aldıkları, ruhsatı iptal edilen silahların üçüncü kişilere devir imkânı veya herhangi bir giderim yolu tanınmaksızın mülkiyetinin kamuya devredilmesinin başvuruculara ağır bir külfet yüklediği, millî güvenlik ve kamu düzeninin sağlanması ve korunması için elverişli olan müdahalenin daha hafif bir müdahale ile aynı amaca ulaşılmasının mümkün olması nedeniyle gereklilik unsurunu sağlamadığı, dolayısıyla ölçülü olmadığı anlaşılmıştır.
17. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
18. Ekli listenin (A) sütununun üçüncü satırında belirtilen başvurucu, yargılama sürecinin makul sürede neticelendirilmediğini belirterek makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
19. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Veysi Ado ([GK], B. No: 2022/100837, 27/4/2023), Ahmet Kartalkuş ([2. B.], B. No: 2019/39635, 19/3/2024, §§ 25-42) kararlarında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'un geçici 2. maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile yapılan değişikliğe göre 9/3/2023 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla derdest olan, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarıyla yapılan başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı neticesine varmıştır. Somut başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
20. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
21. Başvurucular, ihlalin tespiti ve tazminat talebinde bulunmuşlardır. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100). İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,
B. Gizlilik talebinde bulunan, ekli listenin (C) sütununun ikinci satırında belirtilen başvurucunun kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,
C. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Ekli listenin (A) sütununun üçüncü satırında yer alan başvuru yönünden makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
D. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
E. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ekli listenin (D) sütununda belirtilen ilgili mahkemelere GÖNDERİLMESİNE,
F. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,
G. Ekli listenin (E) sütununda belirtilen harç miktarlarının ve (G) sütununda belirtilen vekâlet ücretlerinin listede gösterildiği şekilde başvuruculara ÖDENMESİNE,
H. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
İ. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 24/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.