TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
HALİS TURĞUT BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2023/81211)
Karar Tarihi: 24/12/2025
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
İrfan FİDAN
Muhterem İNCE
Raportör
Nur Hilal MERMER
Başvurucu
Halis TURĞUT
Vekili
Av. Abdullah GÜZEL
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; taşınmaza kamulaştırmasız el atılması, kamulaştırmasız el atma davası neticesinde hükmedilen tazminatın değer kaybına uğratılması ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
A. Bireysel Başvuruya Konu Yargılama Süreci
2. Başvurucu, Ağrı'nın Merkez İlçesi Alpaslan Mahallesi 137 ada, 641 parselde bulunan taşınmazın hissedar malikidir. Başvurucu, taşınmaza yol yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla Ağrı Belediyesine (Belediye) karşı Ağrı 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 23/9/2022 tarihinde, taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı olgusunu kabul ederek davanın kabulüne, 48.647,97 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Karara karşı taraflar, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
3. İstinaf kanun yolu incelemesi devam ederken başvurucu 19/9/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
4. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
B. Bireysel Başvurudan Sonra Devam Eden Yargılama Süreci
5. Bireysel başvuru süreci devam ederken başvuruya konu karar Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) tarafından taşınmazda arta kalan alanlarda değer kaybı oluşup oluşmayacağı değerlendirilmeden karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kaldırılmış, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma kararı kapsamında ek bilirkişi raporu alınmış, 22/1/2025 tarihli karar ile davanın kabulü ile 134.142,37 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle başvurucuya ödenmesine karar verilmiştir. Taraflar karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dosya hakkında Bölge Adliye Mahkemesince henüz bir karar verilmediği tespit edilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
6. Başvurucu, harç ve masrafları karşılama imkânı olmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
7. Başvurucu; taşınmaza kamulaştırmasız el atılması, kamulaştırmasız el atma davası neticesinde hükmedilen tazminatın değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir.
A. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
8. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ikincil nitelikte bir hak arama yolu olup bu yola başvurulmadan önce kural olarak olağan kanun yollarının tüketilmesi şarttır. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının uyması gereken bir ilke olup bu ilkeye uygun davranılmadığı takdirde ortaya çıkan ihlale karşı öncelikle yetkili idari mercilere ve derece mahkemelerine başvurulmalıdır. Bu kapsamda temel hak ve hürriyetlerle ilgili hukuk sisteminin koruma mekanizmalarının öncelikle işletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle ihlal iddialarına ilişkin olarak öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi gerekir (Bayram Gök [2. B.], B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 17; Şehap Korkmaz [2. B.], B. No: 2013/8975, 23/7/2014, § 33; Mehmet Sait Bayter [1. B.], B. No: 2020/5139, 28/2/2024, § 6).
9. Somut olayda bireysel başvuru süreci devam etmekte iken bireysel başvuruya konu kararın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak dosyanın yeniden görülmesi için Mahkemeye gönderildiği ve bu kapsamda Mahkemece yeniden karar verildiği ancak söz konusu karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde derdest durumda olduğu görülmüştür. Sonuç olarak başvurucunun kamulaştırmasız el atma nedeniyle açtığı tazminat davasına ilişkin yargılamanın devam ettiği görüldüğünden başvuruda olağan kanun yollarının henüz tüketilmediği değerlendirilmiştir.
10. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
11. 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun’da değişiklik yapan 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun uyarınca üç ay içinde yapılacak müracaat üzerine makul süre şikâyetlerinin Tazminat Komisyonu tarafından inceleneceği düzenlenmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi Ahmet Kartalkuş ([2. B.], B. No: 2019/39635, 19/3/2024) kararında ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna ulaşmıştır. Somut başvuruda, anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
12. Açıklanan gerekçelerle başvuruların bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 24/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.