TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
DUAA ELTAVİL BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2023/84465)
Karar Tarihi: 9/12/2025
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
İrfan FİDAN
Muhterem İNCE
Raportör
Merve ARSLANTÜRK
Başvurucu
Duaa ELTAVİL
Vekili
Av. Davut UĞUR
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; sınır dışı etme kararı nedeniyle yaşam hakkı, kötü muamele yasağı ile diğer anayasal güvencelerin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olan başvurucu hakkında Ankara İl Göç İdaresince (Göç İdaresi) 3/2/2023 tarihinde, 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi (terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar) ve (d) bendi (kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar) uyarınca sınır dışı etme ve aynı Kanun'un 57. maddesi kapsamında 6 ay süreyle idari gözetim kararı alınmıştır. Sınır dışı etme kararında, başvurucunun menşe ülkesine gönderilmesinde 6458 sayılı Kanun'un 4. maddesi ve55. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi kapsamında sakınca olduğu tespit edilerek güvenli üçüncü bir ülkeye gönderilmesine veya gönüllü olması hâlinde menşe ülkesine çıkışının sağlanmasına karar verilmiştir.
3. Başvurucu, sınır dışı etme kararının iptali talebiyle Ankara 1. İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmış, İdare Mahkemesi 21/6/2023 tarihinde davanınkesin olarak reddine karar vermiştir.
4. Başvurucu, nihai kararı 20/9/2023 tarihinde öğrendikten sonra 11/10/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
5. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Bölüm 11/10/2023 tarihinde Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) 73. maddesi uyarınca sınır dışı etme işleminin tedbiren durdurulmasına karar vermiştir.
6. Başvurucu 20/1/2025 tarihli dilekçede ülkesindeki durumu yakından görmek istediğini ancak tedbir kararı nedeniyle ülkeden çıkış yapamadığını belirterek tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Bu talep üzerine Bölüm 24/1/2025 tarihinde tedbir kararının kaldırılmasına karar vermiştir.
7. Göç İdaresi Başkanlığının cevabi yazı ve eklerinde yer alan bilgilere göre başvurucu 14/2/2025 tarihinde parmak izi basmak suretiyle gönüllü geri dönüş formunu imzalamıştır. Form başvurucunun anladığı dilde ve Türkçe olarak düzenlenmiş olup başvurucunun yanı sıra tercüman ve kurum veya kuruluş yetkilisinin (Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği yetkilisi, Kızılay temsilcisi, ulusal/uluslararası sivil toplum kuruluşu temsilcisi veya Valilik İnsan Hakları ve Eşitlik Birimi görevlisi) de imzalarını içermektedir. Başvurucu, gönüllü geri dönüş formuna istinaden 14/2/2025 tarihinde Hatay Cilvegözü Kara Hudut Kapısı'ndan ülkesine çıkış yapmıştır. Daha önce alınan sınır dışı kararı da Göç İdaresinin tarihsiz bir işlemiyle kaldırılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME
8. Anayasa Mahkemesi tarafından adli yardım talebinin kabul edilebilmesi için gereken şartlar Mehmet Şerif Ay ([2. B.], B. No: 2012/1181, 17/9/2013, § 23) kararında, yabancıların adli yardım talepleri konusunda benimsenen ilkeler ise Nadali Agheli Kohne Shari ([1. B.], B. No: 2014/12633, 9/9/2015, §§ 17, 18) kararında yer almaktadır. Anılan ilkelere göre adli yardım için gerekli şartlar mevcutsa karşılıklılık şartı gerçekleşmese bile yabancının adli yardım talebi kabul edilmelidir. Somut başvuruda yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
9. Başvurucu; ülkesinde yaşanan iç savaş nedeniyle yaşamının tehlikeye gireceğini ve kötü muameleye maruz kalacağını belirterek yaşam hakkı ve kötü muamele yasağının, hukuka aykırı olarak idari gözetim altında tutulması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, sınır dışı etme kararı nedeniyle aile bütünlüğü bozulacağından aile hayatına saygı hakkının, sınır dışı etme kararının iptali talebiyle açtığı davada sınır dışı işlemine dayanak bilgilerin somut olarak ortaya konulmaksızın davanın reddi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia etmiştir.
10. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvurucunun iddialarının değerlendirilmesinde Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda benimsediği ilkelerin dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
11. Sınır dışı etme kararının uygulanmasının olası sonuçları ve/veya bu kararın iptali için açılan davayla ilgili yargı sürecine yönelik iddiaların incelenebilmesi için sınır dışı kararının uygulanması ya da uygulanmasının önünde bir engel bulunmaması gerekir (benzer değerlendirme için bkz. M.L. ve diğerleri [1. B.], B. No: 2019/20735, 28/12/2021, § 23).
12. İçtüzük’ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasında başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi hâlinde de düşme kararı verilebileceği belirtilmiş ancak aynı maddenin (2) numaralı fıkrasında Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde incelemeye devam edilebileceği hüküm altına alınmıştır.
13. Başvurucu, başvuru sürecinde ülkesine dönmek istediğini belirterek Anayasa Mahkemesince sınır dışı etme işlemlerinin geçici olarak durdurulmasına ilişkin verilen tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiş; talebe istinaden de tedbir kararı 24/1/2025 tarihinde kaldırılmıştır. Daha sonra başvurucu 14/2/2025 tarihinde kendi isteğiyle Türkiye'den ayrılmış ve hakkında alınan sınır dışı etme kararı Göç İdaresinin tarihsiz bir işlemiyle kaldırılmıştır. Bu durumda başvuruya konu edilen sınır dışı etme kararının uygulanması mümkün değildir. Dolayısıyla başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden yoktur. Ayrıca Anayasa’nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygı, başvurunun incelenmesini gerekli kılmamaktadır.
14. Açıklanan gerekçelerle başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden olmaması nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden olmaması nedeniyle DÜŞMESİNE,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyete neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,
D. Kararın bir örneğinin İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE,
E. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 9/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.