logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Faysal Sevim [2. B.], B. No: 2023/97525, 29/1/2026, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

FAYSAL SEVİM BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2023/97525)

 

Karar Tarihi: 29/1/2026

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Rıdvan GÜLEÇ

 

 

Kenan YAŞAR

 

 

Ömer ÇINAR

Raportör

:

Yusuf Enes KAYA

Başvurucu

:

Faysal SEVİM

Vekili

:

Av. Yusuf TANRIKULU

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucunun Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesince (E.2012/916) verilen ve 1/7/2015 tarihinde kesinleşen 2 yıl 1 ay, 18/2/2015 tarihinde kesinleşen (E.2011/207) 5 ay, 7/10/2015 tarihinde kesinleşen (E.2010/774) 5 ay hapis cezası bulunmaktadır. Bu cezalar 2 yıl 11 ay olarak içtima edilmiştir.

3. Başvurucu; Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2011/207 sayılı dosyasından aldığı 5 aylık hapis ve 13.320 TL adli para cezasının Yargıtay tarafından lehine bozulduğunu ve yeniden yargılamada 8 yıllık dava zamanaşımı nedeniyle davanın düştüğünü ancak dosyanın daha sonra 2022/171 esas numarasıyla tekrar açıldığını, bu süreçte daha önce infaz ettiği 5 aylık hapis cezasının mahsup edildiğini, buna rağmen hakkında kesinleşen cezaların içtima edilerek hazırlanan müddetnamede bu 5 aylık mahsup düşümünün tam olarak yapılmadığını belirterek söz konusu mahsubun uygulanması suretiyle yeni bir müddetname hazırlanması talebinde bulunmuştur.

4. Diyarbakır 3. İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) 18/9/2023 tarihinde başvurucunun talebini kabul etmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"Hükümlünün Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2011/207, K.2012/620 ve 18/2/2015 kesinleşme tarihli 5 ay hapis cezası verildiği bu cezanın hükümlünün içtimalı farklı dosyalar ile 1/2 infaz oranı uygulanarak infaz ettiği ve 20/1/2019 yerine getirme tarihli olacak şekilde 4/12/2019 tarihinde yerine getirme işleminin yapıldığı görülmüş olup, mahsup şartları gerçekleştiği anlaşılmakla hükümlünün Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2011/207, K.2012/620 sayılı dosyasında infaz ettiği 5 aylık sürenin ceza evinde ve denetimli serbestlik müdürlüğünde geçen zaman aralığı hesaplanmak suretiyle infaz etmekte olduğu Diyarbakır İnfaz Hakimliğinin 2023/13016 Esas 2023/13379Karar sayılı kararı ile verilen 8 yıl 8 ay 30 gün hapis (içtimalı) cezasından mahsubuna ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir."

5. Savcılık bu karara itiraz etmiştir. İtiraz üzerine Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi 23/10/2023 tarihinde itirazın kabulüne ve İnfaz Hâkimliği kararının kesin olarak kaldırılmasına karar vermiştir.

6. Kararda, Yargıtay kararlarına atıf yapılarak (Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27/6/2008 tarihli ve E.2008/5169, K.2008/5425; 5/12/2016 tarihli ve E.2016/3357, K.2016/4165; 16/11/2017 tarihli ve E.2017/1366, K.2017/4019 sayılı; Yargıtay (kapatılan) 18. Ceza Dairesinin 11/1/2016 tarihli ve E.2015/30987, K.2016/108 sayılı kararları) yasal değişiklikle suçun ortadan kaldırılmasının, cezada indirime gidilmesinin, cezanın zamanaşımına uğramasının geçmişte gerçekleştirilen ceza infazını haksız tutuklama durumuna getirmeyeceği ve bu sürelerin başka bir cezadan mahsubunun mümkün olmayacağı belirtilmiştir.

7. Başvurucu, nihai kararı 28/10/2023 tarihinde öğrendikten sonra 10/11/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

8. Komisyon; adli yardım talebinin kabulü ile başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına ve başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

9. Başvurucu, mahsup talebinin reddedilmesinden şikâyetçidir. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümlerinin, Anayasa Mahkemesi içtihadı ve somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

10. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 51. maddesi ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 83. maddesi gereği başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvuru reddedilecek ve ilgilinin yargılama giderleri dışında 2.000 TL'den fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilebilecektir.

11. Anılan düzenlemelerde genel olarak bir hakkın açıkça öngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılması bireysel başvuru alanında özel olarak ele alınmaktadır. Bu bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve mahkemenin başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (Mehmet Güven Ulusoy [GK], B. No: 2013/1013, 2/7/2015, § 31; S.Ö. [2. B.], B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28).

12. Bu kapsamda özellikle mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (Mehmet Güven Ulusoy, § 32; S.Ö., § 29; Selman Kapan ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/7302, 20/4/2016, § 50).

13. Başvurucu, Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2011/207 sayılı dava dosyasında yargılandığını, ilgili mahkemenin 5/6/2012 tarihinde 5 ay hapis ve 13.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verdiğini, temyiz sonucunda dosyanın Yargıtay 7. Ceza Dairesinin E.2020/4963 sayılı kararıyla lehine bozulduğunu, bozma üzerine dosyanın Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2021/353 sayılı dosyasında görülmeye başlandığını, yargılama neticesinde 8 yıllık dava zamanaşımı sürecinin dolması nedeniyle düşme kararı verildiğini, zamanaşımından düşen dosyanın ilerleyen süreçte bila infaz sonrası açılıştan kaynaklı olarak Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2022/171 sayılı dosyasında tekrar açıldığını ve 7/6/2022 tarihinde hüküm verildiğini, bu hapis cezasının infaz edilmesinden kaynaklı mahsup talebinin kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.

14. Ancak yapılan incelemede Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2011/207 sayılı dosyası (15/9/2010 tarihli eyleme ilişkin), başvurucunun iddia ettiğinin aksine 18/2/2015 tarihinde Yargıtay 7. Ceza Dairesince düzeltilerek onanmış ve kesinleşmiştir. Başvurucunun bahsettiği Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 10/2/2021 tarihli ve E.2020/4963 sayılı bozma kararı, E.2011/207 sayılı dosya ile değil Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2010/977 sayılı dosyası (1/10/2010 tarihli eyleme ilişkin) hakkında daha önce verilen bozma kararı üzerine E.2019/486 sayılı dosyada verilen karara ilişkindir. Bu bozma kararından sonra verilen 4/1/2022 tarihli zamanaşımı nedeniyle düşme kararı da başvurucunun E.2011/207 sayılı dosyasına ilişkin değildir. Öte yandan bu düşme kararı 29/3/2023 tarihli temyiz isteminin reddi kararıyla kesinleşmiştir. Başvurucu E.2011/207 sayılı dosyanın zamanaşımı nedeniyle düşme kararından sonra E.2022/171 sayılı dosyada tekrar açıldığını iddia etmiş ise de E.2022/171 sayılı dosya, E.2011/207 sayılı dosyada yapılan uyarlama yargılaması sonrasında açılmıştır. Zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilen dosya ile bir ilgisi bulunmamaktadır.

15. Açıklanan gerekçelerle başvurucu tarafından sunulan bilgilerin gerçeği yansıtmadığı ve Anayasa Mahkemesini yanıltıcı nitelikte olduğu anlaşıldığından başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

16. Başvurunun mahiyeti gözetildiğinde 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi ve İçtüzük'ün 83. maddesi uyarınca başvurucu aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesine gerek görülmemiştir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,

B. Başvuru, başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddedildiğinden ve başvurucunun adli yardım talebinde bulunduğu anlaşıldığından yatırılmayan 2.220,60 TL harcın başvurucudan TAHSİLİNE 29/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Faysal Sevim [2. B.], B. No: 2023/97525, 29/1/2026, § …)
   
Başvuru Adı FAYSAL SEVİM
Başvuru No 2023/97525
Başvuru Tarihi 10/11/2023
Karar Tarihi 29/1/2026

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı İnfaz, koşullu salıverme Başvurunun Reddi
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi