TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ESAT AKBULUT VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/19794)
Karar Tarihi: 13/4/2017
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör Yrd.
Derya ATAKUL
Başvurucular
1. Esat AKBULUT
2. İbrahim Halil AKBULUT
3. Ekrem AKBULUT
4. Mehmet AKBULUT
5. Cemile AKBULUT
6. Perihan AKBULUT
7. Cuma AKBULUT
8. Kazim AKBULUT
9. Zeynep AKBULUT
10. Emin AKBULUT
11. Abdulkadir AKBULUT
12. Sıddık AKBULUT
13. İzzettin AKBULUT
14. Fatime KAÇMAZ
15. Meral KITAYBAHADIR
16.Asiye AKBULUT
17. Kafur DAĞLI
18. Beso AKBULUT
19. İbrahim Halil DAĞLI
20. Anzılha AKBULUT
21. Şazime YAVUZASLAN
Vekili
Av. Lütfü POLAT
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 18/12/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilir olduğuna ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucuların bazıları ile diğerlerinin murisleri aleyhine, Siverek Sulh Hukuk Mahkemesinin E.1983/101 ve K.1983/227 sayılı kararı ile düzenlenen mirasçılık belgesinde bazı mirasçıların gösterilmemiş olduğu iddiasıyla ve doğru veraset ilamının verilmesi talebiyle 27/8/2001 tarihinde verasetin iptali davası açılmıştır. Siverek Sulh Hukuk Mahkemesi 27/3/2003 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir.
8. Başvurucuların bazıları ile diğerlerinin murisleri aleyhine, Siverek Sulh Hukuk Mahkemesinin 27/3/2003 tarihli kararı ile verilen verasetin iptali kararında belirlenen mirasçılarda da hata bulunduğu iddiasıyla ve doğru veraset ilamının verilmesi talebiyle 3/1/2006 tarihinde yargılamanın yenilenmesi davası açılmıştır.
9. Siverek Sulh Hukuk Mahkemesi 12/10/2006 tarihli kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Karar, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14/4/2008 tarihli ilamı ile bozulmuş; karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 7/10/2008 tarihli ilamı ile reddedilmiştir. Bozma üzerine Mahkemenin E.2008/627 sayılı dosyasına kaydedilen davada yargılama devam etmektedir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
10. Mahkemenin 13/4/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
11. Başvurucular 3/1/2006 tarihinde yargılamanın yenilenmesi talebiyle aleyhlerine açılan davada makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
A. Esas Yönünden
12. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın ikame edildiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 50).
13. Başvuruya konu dava, başvurucular Kafur Dağlı, İbrahim Halil Dağlı ve Beso Akbulut'un miras bırakanlarından intikalle takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup bu yönüyle makul süre değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçıların yargılamaya katıldıkları an değil somut olayda muris açısından değerlendirmeye esas alınan sürenin başlangıç anıdır (Gülseren Gürdal ve diğerleri, B. No: 2013/1115, 5/12/2013, § 51).
14. Sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, § 52).
15. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).
16. Anılan ilkeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında somut başvuruda 11 yıl 3 aydır devam eden yargılamanın süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
17. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
B. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
18. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…”
19. Başvurucular, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
20. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
21. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında dava konusu hukuki menfaatin niteliği, dava dosyasındaki taraf ve mirasçı sayısı ile aile birliği de dikkate alınarak başvurucular Esat Akbulut ve Perihan Akbulut'a müştereken net 7.500 TL, başvurucular Anzılha Akbulut ve Cuma Akbulut'a müştereken net 7.500 TL, başvurucular Asiye Akbulut ve İzzettin Akbulut'a müştereken net 7.500 TL, başvurucular Beso Akbulut ve Kazim Akbulut'a müştereken net 7.500 TL, başvurucular İbrahim Halil Akbulut, Ekrem Akbulut, Mehmet Akbulut, Cemile Akbulut, Zeynep Akbulut, Emin Akbulut, Abdulkadir Akbulut, Sıddık Akbulut, Fatma Kaçmaz, Meral Kıtaybahadır ve Şazime Yavuzarslan'a ayrı ayrı net 7.500 TL; başvurucular Kafur Dağlı ve İbrahim Halil Dağlı'ya ayrı ayrı net 2.500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
22. Başvurucular tarafından maddi tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından başvurucuların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
23. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucular Esat Akbulut ve Perihan Akbulut'a müştereken net 7.500 TL, başvurucular Anzılha Akbulut ve Cuma Akbulut'a müştereken net 7.500 TL, başvurucular Asiye Akbulut ve İzzettin Akbulut'a MÜŞTEREKEN net 7.500 TL, başvurucular Beso Akbulut ve Kazim Akbulut'a müştereken net 7.500 TL; başvurucular İbrahim Halil Akbulut, Ekrem Akbulut, Mehmet Akbulut, Cemile Akbulut, Zeynep Akbulut, Emin Akbulut, Abdulkadir Akbulut, Sıddık Akbulut, Fatma Kaçmaz, Meral Kıtaybahadır ve Şazime Yavuzarslan'a ayrı ayrı net 7.500 TL; başvurucular Kafur Dağlı ve İbrahim Halil Dağlı'ya ayrı ayrı net 2.500 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Siverek Sulh Hukuk Mahkemesine (E.2008/627) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 13/4/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.