logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Serkan Onur Yılmaz [2.B.], B. No: 2016/3512, 2/11/2022, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

SERKAN ONUR YILMAZ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2016/3512)

 

Karar Tarihi: 2/11/2022

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

M. Emin KUZ

 

 

Basri BAĞCI

 

 

Kenan YAŞAR

Raportör

:

Ömer MENCİK

Başvurucu

:

Serkan Onur YILMAZ

Vekilleri

:

Av. Nazan Betül VANGÖLÜ KOZAĞAÇLI

 

 

Av. Engin GÖKOĞLU

 

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan başvurucunun bireysel başvuru yapması için avukatına posta yoluyla göndermek istediği bazı belgelerin gönderilmesinin engellenmesinin bireysel başvuru hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 12/2/2016 ile 24/2/2016 tarihlerinde yapılmıştır.

3. Komisyonca 2016/4524 numaralı başvuru incelenen başvuruyla birleştirilmiş ve başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca Komisyonca başvurucunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, başvuru tarihinde hükümlü olarak Ankara 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) bulunmaktadır.

6. Başvurucu, Ceza İnfaz Kurumunda bulunan diğer hükümlülerle birlikte hazırladığı, bir mizah dergisi olduğunu ileri sürdüğü ve "Vız Gelir" ismini verdikleri derginin 177. ve 178. sayısını posta ile Kurum dışında bulunan bir şahsa göndermek istemiş fakat Ceza İnfaz Kurumunun kararıyla anılan dokümanların bir kısmı sakıncalı bulunarak derginin gönderilmesi engellenmiştir. Başvurucunun Ceza İnfaz Kurumunun kararlarına karşı yaptığı itiraz da reddedilerek kararlar kesinleşmiştir.

7. Başvurucu, bunun üzerine yaşadığını ileri sürdüğü hak ihlalleri nedeniyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmak amacıyla hazırladığı dilekçe ve eklerini posta yoluyla avukatına gönderilmek üzere 21/12/2015 ve 28/12/2015 tarihlerinde Ceza İnfaz Kurumu idaresine teslim etmiştir.

8. Ceza İnfaz Kurumu idaresi 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 20/3/2006 tarihli ve 2006/10218 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (Tüzük) 91. maddesi uyarınca savunma amacıyla avukata gönderilen mektubun denetime tabi olmadığından bahisle söz konusu mektupları incelenmesi için Ankara Batı İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) göndermiştir.

9. İnfaz Hâkimliği başvurucunun avukatına göndermek istediği zarfların içinde, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmak için gerekli formun ve bazı belgelerin bulunduğunu tespit etmiştir. İnfaz Hâkimliği söz konusu bireysel başvuru formunun, eklerinin, mektupların ve küçük bir notun alıcısına gönderilmesine ancak zarf içinde bulunan 38 sayfa ve 83 sayfa "Vız Gelir" dergisine ait çizimlerin savunmaya yönelik olmadığını, yargı organlarını aşağılayıcı unsurlar içerdiğini, kurum görevlilerini hedef gösterdiğini, örgütsel haberleşmeye neden olacağını belirterek alıcısına gönderilmemesine karar vermiştir.

10. Başvurucu, İnfaz Hâkimliği kararlarına karşı itirazda bulunmuştur. Başvurucunun itirazını değerlendiren Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) başvurucunun itirazlarının reddine 8/1/2016 ve 18/1/2016 tarihlerinde karar vermiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

11. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk metinleri için bkz. Candaş Kat, B. No: 2015/18467, 19/11/2019, §§ 17-22.

12. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) "Bireysel başvuru formu ve ekleri" kenar başlıklı 59. maddesinin ilgili kısmı şöyledir.

"...

 (3) Başvuru formuna aşağıdaki belgelerin ya da onaylı örneklerinin eklenmesi zorunludur:

....

e) Başvuruda ileri sürülen hak ihlali iddialarını temellendirecek belgelerin onaylı örnekleri.

...

 (4) Başvurucu, üçüncü fıkradaki belgeleri herhangi bir nedenle sunamaması hâlinde bunun gerekçelerini belirterek varsa buna ilişkin bilgi ve belgeleri başvuru formuna ekler. Mahkeme, mazereti kabul etmesi hâlinde ve gerekli gördüğü takdirde bu bilgi ve belgeleri resen toplar."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

13. Anayasa Mahkemesinin 2/11/2022 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

14. Başvurucu, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmak için hazırladığı dilekçeyi ve ekindeki belgeleri avukatına göndermek istediğini ancak Mahkemece bireysel başvuru ekindeki belgelerin bir kısmının gönderilmemesine keyfî şekilde karar verildiğini belirtmiştir. Başvurucu, engellenen belgelerin bireysel başvuru konusunu oluşturduğunu, derece mahkemelerinin soyut gerekçelerle belgelerin gönderilmesini engellediğini, Ceza İnfaz Kurumundan ilgili belgelerin istenerek incelenmesi gerektiğini ifade etmiş; tüm bu nedenlerle adil yargılanma hakkı ile etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

15. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olayda başvurucu, bireysel başvuru yapması amacıyla avukatına göndermek istediği bazı belgelerin gönderilmesinin engellenmesini şikâyet konusu yapmıştır. Başvurucunun bireysel başvuruya konu ettiği mesele, bir düşünce açıklamasının başkasına gönderilmemesi değil bireysel başvuru yapılması için gerekli belgelerin avukatına ulaştırılmamasıdır. Bu bağlamda başvurucunun şikâyetinin bireysel başvuru hakkı kapsamında incelenmesi gerekir (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. Candaş Kat, § 27).

16. Öte yandan etkili başvuru hakkı ve dolayısıyla bireysel başvuruda bulunma hakkı, tek başına ileri sürülmesi mümkün olmayan ancak Anayasa’da güvence altına alınan başka bir temel hak ve özgürlüğün ihlal edildiği iddiasıyla birlikte ileri sürülebilen bir haktır(Ruhi Abat, B. No: 2014/4724, 7/3/2019, § 47). Bu hakkın ihlal edilip edilmediğinin tartışılabilmesi için kişinin hangi temel hak ve özgürlüğü bağlamındaki bireysel başvuru hakkının kısıtlandığı sorusuna cevap verilebilmelidir (etkili başvuru hakkı bağlamında daha geniş açıklamalar için bkz. Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §§ 33, 34; Cengiz Kahraman ve Kenan Özyürek, B. No: 2013/8137, 20/4/2016, § 72).

17. Somut olayda başvuru formları incelendiğinde başvurucunun özel olarak ifade özgürlüğünden şikâyet etmediği anlaşılmıştır. Ancak başvurucu, ifade özgürlüğü bağlamında yapacağı bir başvuruda başvurusuyla ilgili bazı belgelerin gönderilmemesini şikâyet konusu etmiştir. Buna göre başvurucu, ifade özgürlüğü bağlamında bireysel başvuru hakkının kısıtlanmasını başvuru konusu yapmıştır. Bu nedenle somut olayda ayrıca bir ifade özgürlüğü incelemesi yapmanın mümkün olmadığı, başvurucunun şikâyetinin ifade özgürlüğü bağlamında ve bireysel başvuru hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Hükümlü ve Tutukluların Mektup Alma ve Göndermelerine İlişkin İlkeler

18. Anayasa Mahkemesi Ahmet Temiz (B. No: 2013/1822, 20/5/2015) kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektuplara ceza infaz kurumlarının ilgili kurulları tarafından yapılan müdahalelerde demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesi yönünden genel ilkelere yer vermiştir. Buna göre demokratik toplum düzeninin gerekleri gözetilmeli, sınırlamada öngörülen meşru amaç ile sınırlandırma aracı arasında orantısızlık bulunmamalı, sınırlandırmayla ulaşılabilecek genel yarar ile temel hak ve özgürlüğü sınırlandırılan bireyin kaybı arasında adil bir denge kurulmasına özen gösterilmelidir (Ahmet Temiz, §§ 58-68).

19. Ancak ceza infaz kurumlarında tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak kamu düzeninin korunmasına ve suç işlenmesinin önlenmesine yönelik kabul edilebilir, makul gerekliliklerin olması durumunda hükümlü ve tutukluların sahip oldukları haklar sınırlandırılabilir (Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 35). Bu kapsamda mektubun tamamında ya da mektubun bir kısmında yer alan ifadelerin 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 68. maddesinde yer verilen sebeplerden en az birini içermesi, özellikle ceza infaz kurumunun ilgili kurulları tarafından da yeterli düzeyde gerekçelendirilmesi gerekmektedir (Süleyman Araç (2), B. No: 2016/9882, 12/6/2019, § 37).

20. Ayrıca mektup gönderme ve almanın ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların dış dünya ile bağlantısında en önemli araçlardan biri olduğu gerçeğini gözönünde bulundurarak ceza infaz kurumu yetkilileri, dış dünya ile yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmeli ve bunun için onlara uygun desteği sunmalıdır (Musa Kaya (2), B. No: 2013/2351, 16/9/2015, § 66).

2. Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruda Bulunma Hakkına İlişkin İlkeler

21. Bireysel başvuru, kamu gücü kullanan otoritelerin işlem ve eylemleri sonucu bazı anayasal hakları ihlal edilenler tarafından gerekli olağan hukuk yolları tüketildikten sonra ihlalin tespiti ve giderilmesi amacıyla Anayasa Mahkemesine başvuru imkânı tanıyan anayasal bir haktır. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunun anayasal hak ve özgürlüklerin kapsamını belirlemenin yeknesak bir hak ve özgürlükler hukukunun tüm ülkeye egemen olmasını sağlamanın yanı sıra bireysel mağduriyetleri giderme işlevi de bulunmaktadır (Ruhi Abat, B. No: 2014/4724, 7/3/2019, § 48; Candaş Kat, § 38).

22. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3) numaralı ve 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile İçtüzük'ün 59. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca başvurucunun başvuruda ileri sürdüğü hak ihlali iddialarını temellendirecek belgelerin onaylı örneklerini Anayasa Mahkemesine sunma yükümlülüğü bulunmaktadır (benzer yöndeki Anayasa Mahkemesi kararları için bkz. S.S.A., B. No: 2013/2355, 7/11/2013, § 38; Veli Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20). Başvurucunun başvuruya dayanak belgeleri herhangi bir nedenle sunamaması hâlinde bunun gerekçesini belirtmesi, varsa buna ilişkin bilgi ve belgeleri başvuru formuna eklemesi gerekir. Anayasa Mahkemesinin başvurucunun gerekçelerini haklı bulması hâlinde ve gerekli gördüğü takdirde bu bilgi ve belgeleri resen toplama (ilgili kurum ve kuruluşlardan isteme) yetkisi de bulunmaktadır. Ancak anılan yetkinin varlığı, ilgili kurum ve kuruluşların ilgililere söz konusu bilgi ve belgeleri vermemesine gerekçe yapılamaz (Ruhi Abat, § 49; Candaş Kat, § 39).

23. Bireysel başvuru, hak ve özgürlüklerin korunmasının en önemli araçlarından biridir. Bu nedenle idari ve yargısal kuruluşlar, temel hak veya özgürlüklerinin ihlal edildiğini düşünen kişilerin bu yola başvurmalarını engelleyici veya zorlaştırıcı tutum ve davranışlardan kaçınmakla yükümlüdür. Öte yandan bu negatif yükümlülüğün yanında somut olayın koşullarının gerektirmesi hâlinde kamu otoritelerinin bireylerin bu haktan yararlanmalarını kolaylaştırma pozitif yükümlülüğü de bulunmaktadır. İdari ve yargısal otoritelerin aldıkları idari veya fiilî tedbirlerle kişilerin bireysel başvuru yapmalarını engellemesi ya da zorlaştırması bu hakkın ihlaline yol açabileceği gibi engelleyici veya zorlaştırıcı bir tutum sergilemeseler bile somut olayın koşulları çerçevesinde kolaylaştırıcı tedbirler almalarının kendilerinden beklenmesinin makul görüldüğü hâllerde kamu otoritelerinin hareketsiz kalması dahi bu hakkın zedelenmesi sonucunu doğurabilir (Ruhi Abat, § 50; Candaş Kat, § 40).

24. Özellikle idarenin fiilî kontrolü altında bulunan ve bu nedenle diğer insanlar kadar serbest hareket etme imkânına sahip olmayan, nispeten kırılgan konumdaki kişilerin idarenin kolaylaştırıcı rolüne daha fazla muhtaç oldukları gözönünde bulundurulmalıdır. Dolayısıyla bu kişilerin anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunabilmeleri hususunda destek sağlayacak kişi veya materyallere erişimlerinin tamamen engellenmesi bireysel başvuru hakkının ihlaline neden olabilir. Bu engelleme ilgili mevzuatın yetersizliğinden kaynaklanabileceği gibi somut olay kapsamında yetkili makamların keyfî tutumlarına bağlı olarak da gerçekleşebilir (Ruhi Abat, § 51; Candaş Kat, §§ 41).

25. Bunun yanında bireysel başvuru sisteminin etkili işlemesi bakımından başvurucunun şikâyetlerini geri çekmesi veya değiştirmesi için yetkililerin hiçbir baskısına maruz kalmaması da son derece önemlidir. Baskı kavramı sadece doğrudan baskı ve açık yıldırma hareketlerini değil aynı zamanda kişileri başvuru yapmaktan vazgeçirmek veya kişilerin cesaretini kırmak amacıyla yapılan diğer dolaylı eylem veya temasları da kapsar (Ruhi Abat, § 52; Candaş Kat, § 42).

3. İlkelerin Olaya Uygulanması

26. Bireysel başvuruda bulunması için avukatına bazı belgeler gönderen başvurucunun gönderdiği belgelerin gerçekten bireysel başvuruda bulunma amacına yönelik olup olmadığının yetkili makamlar tarafından değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Yapılan değerlendirme sonucunda kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakaret içeren niteliği olduğu tespit edilen belgelerin hükümlü tarafından gönderilmek istenmesi durumunda bu talep kabul edilmeyecektir.

27. Somut olayda Mahkeme, sadece bireysel başvuru formuna eklenen çizimlere ilişkin bir değerlendirme yapmıştır. Söz konusu değerlendirmede Mahkeme; çizimlerin yargı organlarını aşağılayıcı unsurlar içerdiğini, kurum görevlilerini hedef gösterdiğini, örgütsel haberleşmeye neden olacağını kabul etmiştir. Bu değerlendirme sonrasında Mahkeme, çizimler haricindeki tüm belgelerin alıcısına gönderilmesine ancak çizimlerin gönderilmemesine karar vermiştir. Somut başvuruda başvurucunun Anayasa Mahkemesine yapacağı bireysel başvuruyla ilgili hazırladığı belgelerin bir kısmını avukatına gönderememesi nedeniyle bireysel başvuruda bulunmasının imkânsız hâle getirilip getirilmediği hususunun incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

28. Somut olayda başvurucu, bireysel başvuru yapmak için doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurmamış; hazırladığı bireysel başvuru formunu ve ek bazı belgeleri avukatına göndermiş, avukatı aracılığıyla bireysel başvuru yapmak istemiştir. Başvurucunun avukatına göndermek istediği belgelerin bir kısmının daha önce sakıncalı bulunarak Kurum dışına gönderilmeyen metinler olduğu açıktır. Söz konusu metinlerin Ceza İnfaz Kurumu ya da derece mahkemelerince sakıncalı bulunmasına rağmen başvurucunun avukatı konumunda dahi olsa bir kişiye gönderilmesi beklenemez. Aksinin kabulü; kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakaret içeren bir niteliğe sahip olduğu tespit edilen belgelerin kurum dışına çıkarılması sonucunu doğuracaktır.

29. İçtüzük'ün 59. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (e) bendi uyarınca başvurucunun başvuruda ileri sürdüğü hak ihlali iddialarını temellendirecek belgelerin onaylı örneklerini başvuru formuna eklemesi gerekmektedir. Bununla birlikte aynı kuralın (4) numaralı fıkrasına göre başvurucu, hak ihlali iddialarını temellendirecek belgeleri herhangi bir nedenle sunamaması hâlinde bunun gerekçelerini belirterek varsa buna ilişkin bilgi ve belgeleri başvuru formuna eklediği taktirde Anayasa Mahkemesi bu bilgi ve belgeleri resen toplar, eksiklik nedeniyle başvuruyu reddetmez. Başvurucu, başvuruya konu çizimlerin sakıncalı olmadıklarını bireysel başvuru formunda açıklamıştır. Bu durumda başvurucunun başvuru formunda bahse konu çizimlerin Kurumdan istenmesini talep etmesi durumunda Anayasa Mahkemesi, söz konusu belgeleri ihtiyaç duyduğu takdirde resen isteyecektir.

30. Öte yandan başvuru formuna göre başvurucu, bireysel başvuru formunu kendisi hazırladıktan sonra belgeleri Anayasa Mahkemesine sunması için avukatı olduğunu iddia ettiği B.T. isimli şahsa göndermek istemiştir. Başvurucunun bahse konu çizimlerin avukata ulaştıramaması nedeniyle avukatının bireysel başvuru formunu hazırlayamadığı şikâyeti bulunmamaktadır. Başvurucu ismi geçen bu şahsın olayların meydana geldiği tarihte kendisinin avukatı olduğuna dair Anayasa Mahkemesine herhangi bir delil sunmamıştır. Bununla birlikte B.T. isimli şahsın başvurucunun avukatı olduğu kabul edilse bile ilgili çizimleri Ceza İnfaz Kurumuna giderek fiziken incelemesi mümkündür. Başvurucunun avukatı olduğunu iddia ettiği bu kişinin çizimleri incelemek noktasında bir engelle karşılaştığı da iddia edilmemiştir.

31. Sonuç olarak mevcut başvurunun koşullarında başvurucunun göndermek istediği belgeler arasında bulunan çizimlerin Ceza İnfaz Kurumu dışına gönderilmemesinin haklı bir uygulama olduğu, başvurucunun Anayasa Mahkemesine yapacağı bireysel başvuruyla ilgili hazırladığı form ve diğer belgelerin ekinde bulunan çizimleri avukatına gönderememesinin bireysel başvuruda bulunmasını imkânsız hâle getirmediği değerlendirilmiştir.

32. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun ihlal iddialarını temellendiremediği, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

33. Açıklanan gerekçelerle başvurucununbireysel başvuru hakkının ihlal edildiğine dair başvurusunun bir ihlal bulunmadığı açık olduğundan açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezliğine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Bireysel başvuru hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 2/11/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Serkan Onur Yılmaz [2.B.], B. No: 2016/3512, 2/11/2022, § …)
   
Başvuru Adı SERKAN ONUR YILMAZ
Başvuru No 2016/3512
Başvuru Tarihi 12/2/2016
Karar Tarihi 2/11/2022
Birleşen Başvurular 2016/4524

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan başvurucunun bireysel başvuru yapması için avukatına posta yoluyla göndermek istediği bazı belgelerin gönderilmesinin engellenmesinin bireysel başvuru hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Özel hayatın ve aile hayatının korunması hakkı Haberleşme-ceza infaz kurumu uygulamaları (sakıncalı mektup hariç) Açıkça Dayanaktan Yoksunluk

IV. İLGİLİ HUKUK



Mevzuat Türü Mevzuat Tarihi/Numarası - İsmi Madde Numarası
Kanun 5275 Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun 68
Tüzük 6/4/2006 Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük 84
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi