logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Cavit İhtiyar [2. B.], B. No: 2018/38093, 17/9/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

CAVİT İHTİYAR BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2018/38093)

 

Karar Tarihi: 17/9/2025

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Rıdvan GÜLEÇ

 

 

Yıldız SEFERİNOĞLU

 

 

Metin KIRATLI

Raportörler

:

Ayşe Didem ÖZDEMİR AKCA

 

 

Sinan ARMAĞAN

Başvurucu

:

Cavit İHTİYAR

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda kalabalık odada tutulma nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında 6/1/2017 tarihinde tutuklanarak Menemen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) alınmıştır (Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası kesinleşen başvurucu 19/2/2022 tarihinde şartlı salıverilmiştir.).

3. Başvurucunun İnfaz Kurumunda koğuş kapasitesinin üzerinde kişi ile barındırıldığına ilişkin şikâyeti Karşıyaka İnfaz Hâkimliğince 10/2/2018 tarihinde "İdare ve Gözlem Kurulu Kararının Yönetmelik gereğinin yerine getirildiği, kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, kanun yasa ve yönetmeliklere uygun olduğu, takdir hakkının kötüye kullanıldığına dair delil de bulunmadığı" gerekçesiyle reddedilmiştir. Gerekçeli karar başlığında başvurucunun isminin yanlış yazılması sebebiyle 1/10/2018 tarihli ek kararla önceki kararın iptaline, başvurucunun şikâyetinin aynı gerekçeyle reddine karar verilmiştir. Başvurucunun karara itirazı Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince 1/11/2018 tarihinde reddedilmiş, anılan karar başvurucuya 29/11/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.

4. Başvurucu 14/12/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

5. Komisyon, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, adil yargılanma hakkı, eğitim hakkı, eşitlik ilkesi, ifade özgürlüğü, maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı ile özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine yönelik iddialarının kabul edilemez olduğuna, kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasının kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

6. İnfaz Kurumu 30/11/2020 tarihinde başvurucunun tutulma şartlarına ilişkin olarak yazılan yazıya 3/12/2020 tarihinde verdiği cevapta;

i. Başvurucunun 7/1/2017-6/11/2020 tarihleri arasında kapasitesi 14 kişi olan bir odada kaldığını,

ii. Başvuru tarihi itibarıyla oda mevcudunun 25 olduğunu,

iii. Başvurucunun tutulduğu A-10 numaralı odanın iki katlı olup ortak yaşam alanı, yatakhane kısmı ve havalandırma (bahçe) bölümlerinden oluştuğunu, odanın ortak yaşam alanı 28,32 m², yatakhane 44,88 m², havalandırma (bahçe) bölümü 34,68 m² olmak üzere alanının toplam 107,88 m² olduğunu,

iv. Kurumun 2015 yılının Ağustos ayında hizmete açıldığını, bina yeni olduğundan koğuş ve odaların bakım/onarım gerektirmediğini, koğuşun fiziki yapısı nedeniyle elektrik arızası gibi durumlar yaşandığında hükümlü ve tutukluların hem sözlü hem de yazılı olarak Kurum idaresine durumu bildirebildiklerini, teknik arızaların Kurumun teknisyenleri vasıtasıyla süratle giderildiğini, Kurumda bir elektrik teknisyeni, tesisat ve inşaat işleri için görevlendirilen bir infaz ve koruma memuru bulunduğunu, her ay düzenli olarak bit, pire, kene, tahta kurusu, sıtma, haşere gibi vektörlerden bulaşan hastalıklarla mücadele kapsamında hükümlü ve tutukluların barındırıldığı koğuş ve odalar ile birimlere ait tüm odaların ilaçlandığını, başvurucunun barındırıldığı koğuşlardan koku, akma vb. şikâyet gelmediğini,

v. Koğuşlarda tuvalet ve banyo bulunduğunu, tuvalet kullanım süresinin bir kişi için 2 saat, banyo kullanım süresinin 1 saat 10 dakika olduğunu,

vi. Kurumda her koğuşun havalandırma (bahçe) kısmı ve ortak yaşam alanı olduğunu, havalandırma bahçelerinin 34,68 m², ortak yaşam alanının 28,32 m² olduğunu, hükümlü ve tutukluların koğuşların ortak yaşam bölümlerinde, varsa koğuşlarında televizyon seyredebildiğini, Kurum kantininden aldıkları satranç takımlarıyla bu bölümlerde vakit geçirebildiğini,

vii. Her koğuşun havalandırma (bahçe) kısmı olup havalandırma bahçelerinin 34,68 m² olduğunu,

viii. Başvurucunun Kurumda barındırıldığı süre içinde en fazla 63 kişi ile kaldığını,

ix. Banyo ihtiyacına yönelik olarak koğuşlara bir kişi için günlük 50 litre sıcak su, 150 litre içme ve kullanım suyu verildiğini, her gün saat 23.00'te kullanım limitinin otomasyon sistemiyle yenilendiğini, başvurucunun bireysel başvuru tarihi olan 14/12/2018'de A Blok 10 numaralı koğuşta barındırıldığını, koğuş mevcudunun 20 kişi olup banyo kullanım süresinin bir kişi için ortalama 1 saat olduğunu,

x. Her hükümlü ve tutukluya nevresim takımı, battaniye ve yatak verildiğini, ranzada yatamayan hükümlü ve tutukluların yer yatağından faydalandırıldığını, yer yatağında yatan hükümlü ve tutukluların sevk veya tahliye olan hükümlü ve tutuklulardan boşalan ranzalarda koğuş ve odaları değiştirilmek suretiyle yatmalarının sağlandığını,

xi. Kurum 14 kişilik 62 oda, 8 kişilik 8 oda, 1 kişilik 18 odadan olmak üzere 950 kişilik olarak planlanmasına rağmen 15 Temmuz darbe girişiminden sonra İzmir ve çevre illerde tutuklanan şahısların nakilleri yapıldığından koğuş ve odalarda barınan hükümlü ve tutuklu sayısının üzerine çıkıldığını, 14 kişilik odaların kapasitesini aşarak 25-30 kişiye ulaştığını, ranzada yer bulamayan hükümlü ve tutukluların yer yatağından faydalandırıldıklarını, yer yatağında yatan hükümlü ve tutukluların sevk veya tahliye olan hükümlü ve tutuklulardan boşalan ranzalarda koğuş ve odaları değiştirilmek suretiyle yatmalarının sağlandığını,

xii. Her koğuşun bahçe kısmının olduğunu, koğuşta kalan her hükümlü ve tutuklunun bahçe kısmından faydalandığını, koğuş ve odaların bahçe kapısının kış aylarında saat 07.00'de açılıp saat 16.40'ta, yaz aylarında ise saat 07.00'de açılıp saat 19.00'da kapandığını,

xiii. Saat 08.00'de ve saat 20.00'de olmak üzere günde iki kez ortak yaşam alanında sayım yapıldığını,

xiv. Koğuşlarda hükümlü ve tutukluların eşyalarını muhafaza edebilmesi için on dört eşya dolabı olduğunu, eşya dolabı kullanamayan hükümlü ve tutukluların Kurum kantininden plastik eşya komodini alabildiğini bildirmiştir.

7. İnfaz Kurumu 5/7/2022 tarihinde başvurucunun hangi odada, kaç kişi ile hangi tarihler arasında kaldığına ilişkin olarak yazılan yazıya 7/7/2022 tarihinde verdiği cevapta;

i. A-206 No.lu odada 7/1/2017-12/12/2017 tarihleri arasında en az 14, en fazla 62 kişi,

ii. A-205 No.lu odada 12/12/2017-24/5/2018 tarihleri arasında en az 14, en fazla 39 kişi,

iii. A-301 No.lu odada 24/5/2018-6/11/2018 tarihleri arasında en az 14, en fazla 30 kişi,

iv. A-10 No.lu odada 6/11/2018-28/1/2019 tarihleri arasında en az 14, en fazla 20 kişi,

v. A-25 No.lu odada 28/1/2019-29/6/2020 tarihleri arasında en az 14, en fazla 63 kişi,

vi. A-10 No.lu odada 29/6/2020-7/7/2020 tarihleri arasında en az 14, en fazla 22 kişi,

vii. A-10 No.lu odada 7/7/2020-6/11/2020 tarihleri arasında en az 14, en fazla 37 kişi barındırıldığını, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) raporlarında koğuşlara giriş tarihlerinin verildiğini ancak hükümlülerin odadan çıkış tarihlerinin verilmemesi nedeniyle ilgililerin beraber kaldığı sürenin tespit edilemediğini bildirmiştir.

8. Her iki yazı cevabının yeterli bilgi içermemesi nedeniyle 26/7/2022 tarihinde yazılan yazıya İnfaz Kurumunca 10/8/2022 tarihinde verilen cevaba göre başvurucu;

i. A-206 No.lu odada en fazla 24 kişiyle (30 gün),

ii. A-205 No.lu odada en fazla 20 kişiyle (31 gün),

iii. A-301 No.lu odada en fazla 22 kişiyle (31 gün),

iv. A-10 No.lu odada en fazla 24 kişiyle (30 gün),

v. A-25 No.lu odada en fazla 22 kişi ile (61 gün) barındırılmıştır. Ayrıca verilen cevaptan başvurucunun 22 ve üstü sayıda kişiyle farklı zamanlarda iki kez 30, üç kez 31, bir kez de 100 gün aralıksız tutulduğu dönemler olduğu anlaşılmıştır. Diğer taraftan 114 gün 15 ve altında sayıda kişiyle birlikte tutulmuştur.

9. Başvurucunun en fazla kaç kişiyle tutulduğu hususunda oluşan çelişkinin giderilmesi için İnfaz Kurumuna yazı yazılmıştır. Ceza İnfaz Kurumu 27/9/2022 tarihli cevabi yazıda "3/12/2020 tarihli yazının UYAP raporlarından hazırlandığı ancak raporda hükümlü-tutuklu giriş/çıkış tarihlerinin mevcut olmaması sebebiyle sayıların yanlış çıktığı, 10/8/2022 tarihli yazının ise günlük sayım tutanakları incelenerek hazırlandığı, 10/8/2022 tarihli yazı ve eklerinin dikkate alınması gerektiğini" belirtmiştir. Ayrıca yazıdan başvurucunun tutulduğu odaların hepsinin yapı, özellik ve ölçü olarak aynı olduğu anlaşılmıştır.

10. İnfaz Kurumu 6/9/2023 tarihinde yazılan yazıya verdiği 7/9/2023 tarihli cevapta, koğuşlarda ortak alanda iki adet 120x100 cm ebadında, üst kat yatakhane kısmında dört adet 120x100 cm ebadında tek kanadı açılan pencere olduğunu, ışık girmesini engelleyen yapı olmadığını, her odada çift katlı 90x200 cm ebadında olan, pencere ve ışığı engellemeyen sekiz ranzalı yatak bulunduğunu, kişi başına günlük 50 litre sıcak su, günlük kişi başı 150 litre içme ve kullanım suyu verildiğini, merkezî kalorifer sistemi olduğunu, koğuşlarda iki tuvalet, bir banyo olduğunu, tuvalet kullanım süresinin bir kişi için 2 saat, banyo kullanım süresinin bir kişi için 1 saat 10 dakika olduğunu, havalandırma bahçesinin kapısının saat 08.00'de açılıp saat 19.45'te kapandığını, duvardan duvara yatakhane kısmının 6,8x5,1 m, banyonun 3,6x2,8 m, ortak kullanım alanının 4,8x3,8 m, bahçenin 6,8x5,1m, yüksekliğin 3,3 m olduğunu bildirmiştir.

11. İnfaz Kurumuna kullanım alanı hususunda oluşan çelişkinin giderilmesi için yazı yazılmıştır. Ceza İnfaz Kurumu 21/2/2024 tarihli cevabi yazıda tuvalet kısmının ortak alana dâhil edilmesi nedeniyle çelişki oluştuğunu, A-206, A-205, A-301, A-10 ve A-25 No.lu odaların bahçe kısmının 6,8x5,1 metre ve 34,68m² (yüksekliğin 7 metre), mutfak ve ortak yaşam alanının 4,8x3,8 metre ve 18,24 m² (yüksekliğin 3,3 metre), tuvalet kısmının 3,6x2,8 metre ve 10,08 m² (yüksekliğin 3,3 metre), üst katın 6,8x6,6 metre ve 44,88 m² (yüksekliğin 3 metre) olduğunu belirtmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

12. Başvurucu, İnfaz Kurumunda kapasitesinin üzerinde kişinin bulunduğu bir koğuşta kaldığını ve yerde yattığını ileri sürerek kötü muamele yasağının ihlal edildiğinden şikâyet etmiştir. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, tutulma koşullarına ilişkin Anayasa Mahkemesi içtihadına değinilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

13. Başvuru, kötü muamele yasağı kapsamında incelenmiştir.

14. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

15. İnsan onurunun korunması amacıyla Anayasa'nın 17. maddesinin ilk fıkrasında maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı güvence altına alınmış; aynı maddenin üçüncü fıkrasıyla da kişilere işkence ve eziyet yapılması, kişilerin insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulması yasaklanmıştır. Bu yasak için herhangi bir istisnanın kabul edilmemesi ve Anayasa'nın 15. maddesinde savaş, seferberlik veya olağanüstü hâllerde de maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamayacağının ifade edilmesi yasağın mutlak niteliğini ortaya koymaktadır (Cezmi Demir ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 80; Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, §§ 72, 74; K.K. [GK], B. No: 2020/34532, 29/5/2024, § 26).

16. Anılan yasak kapsamında kalan hususlar, ceza infaz kurumlarında farklı şekillerde tezahür edebilir. Bunlar ceza infaz kurumu idaresi ve görevlilerinin kasıtlı davranışlarından kaynaklanabileceği gibi yönetimsel hatalar veya yetersiz kaynaklar sebebiyle de ortaya çıkabilir (Turan Günana [1. B.], B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 37).

17. Anayasa'nın 17. maddesi, tutuklu ve hükümlülerin tutulma koşullarının da insan onuruna yakışır bir şekilde olmasını koruma altına alır. Bu nedenle tutuklu ve hükümlüler özgürlükten mahrum kalmalarının doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntı veya eziyet çekecekleri bir duruma sokulmamalıdır. Ayrıca bu kişilerin sağlık ve esenlikleri yeterli bir şekilde güvence altına alınmalı, bu kişilere ihtiyaç duydukları tıbbi yardım sağlanmalıdır (Turan Günana, § 39).

18. Bir muamelenin Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının kapsamına girebilmesi, asgari bir ağırlık derecesine (ciddiyet seviyesine) ulaşmasına bağlıdır. Ceza infaz kurumundaki tutulma koşullarının bahsi geçen asgari ağırlık eşiğine ulaşıp ulaşmadığı konusunda yapılacak değerlendirmede tutulma süresi, açık havada egzersiz yapma olanakları, koşulların neden olduğu fiziksel ve psikolojik etkiler, bazı durumlarda mahpusun yaşı, cinsiyeti, sağlığı ve davanın tüm koşulları gibi birçok faktörün önemli rol oynadığı belirtilmelidir. Bunlarla birlikte tutulma koşullarının kötü muamele oluşturup oluşturmadığı belirlenirken kişisel alan faktörünün temel bir unsur olarak dikkate alınması gerektiği vurgulanmalıdır (Cengiz Yetgin [GK], B. No: 2019/39068, 14/6/2023, § 58; geri gönderme merkezindeki tutulma koşulları yönünden yapılan benzer değerlendirme için bkz. K.A. [GK], B. No: 2014/13044, 11/11/2015, § 93).

19. Ceza infaz kurumlarındaki aşırı kalabalıklaşma ve buna bağlı oluşan kişisel alan eksikliğine ilişkin şikâyetlerin incelenmesinde dikkate alınacak temel ilkeler Levent Cantekin ([GK], B. No: 2019/34408, 9/10/2024, §§ 33, 34) kararında ortaya konmuştur. Sözü edilen ilkelere göre tutuklu ve hükümlülerin tutulduğu çok kişilik koğuşlarda bir kişi için yüzey alanı en az 3 m² olmalıdır. Bir mahpus için olan yüzey alanının hesabında banyo ve tuvalet gibi sıhhi tesis ile havalandırma bahçesi yaşam alanına dâhil edilmese de mobilyaların kapladığı alan dâhil edilir. Çok kişilik koğuşlarda mahpus başına düşen yüzey alanı 3 m²den az ise ya da her tutuklu ve hükümlünün ayrı bir uyku yeri yoksa veya koğuşun genel yüzeyi tutuklu ve hükümlülerin mobilyalar arasında serbestçe hareket etmesine izin vermiyorsa tutulma koşullarının kötü muamele yasağını ihlal ettiği yönünde güçlü bir karine oluşur. Bu karine ancak üç unsurun bir arada bulunması durumunda ortadan kaldırılabilir. İlk unsur asgari kişisel alanın 3 m²nin altına düşmesinin kısa süreli, küçük çaplı ve ara sıra olmasıdır. İkinci unsur bu tür azalmaların koğuş dışı yeterli dolaşım özgürlüğü ve yeterli koğuş dışı etkinliklerle desteklenmesidir. Son unsur, tutuklu ve hükümlünün genel olarak uygun nitelikte olan ve tutulma koşullarını ağırlaştırıcı başka bir unsur taşımayan bir ceza infaz kurumunda tutulmasıdır.

20. Mahpusların 3 m² ile 4 m² arasında kişisel alana sahip olduğu hâllerde alan faktörü, tutulma koşullarının yeterliliğinin değerlendirilmesinde önemlidir ve bu durumun uygunsuz tutulma koşullarının diğer yönleriyle birleşmesi hâlinde kötü muamele yasağı ihlal edilmiş olur. Mahpusların daha fazla kişisel alana sahip olmaları nedeniyle kişisel alana ilişkin herhangi bir sorunun ortaya çıkmadığı durumlarda ise tutulma koşullarının yeterliliği konusunda tutulma koşullarının diğer yönleri değerlendirilmelidir. Tutulma koşullarının diğer yönleri arasında temel sıhhi ve hijyen gereklerine uygunluk, tuvalet ve banyonun mahrem kullanılması, açık hava egzersizine, doğal ışık veya havaya erişim, havalandırma ve ısıtma sistemlerinin yeterliliği yer alır. Belirtilen koşullar altında tutulmanın süresi de dikkate alınmalıdır (Levent Cantekin, § 35).

21. Somut başvuruda başvurucu, odada tutulan kişi sayısının fazlalığından şikâyet etmiştir. İnfaz Kurumunun başvurucuyla birlikte tutulan kişilerin sayısının bildirilmesi için yazılan yazılara verdiği cevapların çelişkili olması üzerine çelişkinin giderilmesine yönelik olarak aynı Kuruma yeniden yazı yazılmıştır. İnfaz Kurumu ilk yazının UYAP raporları esas alınarak hazırlandığını ancak raporlarda hükümlü ve tutukluların giriş/çıkış tarihlerinin mevcut olmaması sebebiyle sayıların yanlış çıktığını, ikinci yazının ise günlük sayım tutanakları incelenerek hazırlandığını belirterek ikinci yazının dikkate alınması gerektiğini bildirmiştir. UYAP raporları temelinde verilen cevabın hükümlü/tutuklu giriş ve çıkış tarihlerini içermemesi sebebiyle gerçeğe uygun olmayabileceği gözetilerek günlük sayım tutanakları temelinde verilen cevap değerlendirmeye esas alınmıştır.

22. Başvurucu, şikâyetçi olduğu İnfaz Kurumunda 3 yıl 9 ay 29 gün barındırılmıştır. Başvurucunun tutulduğu odaların fiziki boyutları ve yapıları aynıdır. Buna göre sıhhi tesisler ve havalandırma bahçesi dışında kalan alanın büyüklüğü 63,12 m²dir. Bu durumda odada tutulan kişi sayısı 21 ve altında olduğu durumda kişisel alan büyüklüğü 3 m²nin üstünde olacaktır. İnfaz Kurumu tarafından sağlanan bilgilere göre başvurucuya tahsis edilen kişisel alanın 253 gün 3 m²nin altında olduğu (yani 22 ve üstü sayıda kişinin birlikte tutulduğu) tespit edilmiştir (bkz. § 8). Başvurucu, 114 gün dışında (4 m² üstü) ise 3 m² ile 4 m² arasında kişisel alanda tutulmuştur. Başvurucu sadece kalabalık odada tutulmaya ilişkin şikâyetler öne sürdüğünden, tutulma koşullarının diğer yönlerine dair şikâyet dile getirmediğinden başvurucunun tutulma koşulları, sahip olduğu kişisel yaşam alanı gözetilerek iki başlık altında incelenecektir:

1. Başvurucunun 3 m²den Daha Az Kişisel Yaşam Alanına Sahip Olduğu Dönem Yönünden

23. Başvurucuya tutulduğu odalarda toplam 253 gün 3 m²nin altında kişisel alan sağlanabilmiş; bu durum farklı zamanlarda olmak üzere iki kez 30, üç kez 31 ve yine bir kez 100 gün boyunca aralıksız devam etmiştir. Asgari kişisel yaşam alanındaki bu azalma kendi başına tutulma koşullarının kötü muamele yasağını ihlal ettiği yönünde güçlü bir karine oluşturmaktadır.

24. Anayasa'nın 17. maddesinin ihlaline yönelik ortaya çıkan güçlü karine üç unsurun bir arada bulunması hâlinde ortadan kaldırılabilecektir. İlk olarak değerlendirilmesi gereken asgari kişisel alanın 3 m²nin altına inmesinin süresi, sıklığı ve çapıdır. Bu kapsamda beşi 30-31 ve biri 100 günü aralıksız toplamda 253 gün devam eden kişisel alan eksikliğinin kısa süreli, küçük çaplı ve ara sıra olduğu söylenemeyecektir.

25. Bu nedenle meydana gelen alan azalmalarının -tutulma koşullarının ayrı ayrı ve başvurucu üzerindeki toplu etkileri de hesaba katılarak- Anayasa'nın 17. maddesi anlamında kötü muamele yasağı olarak nitelendirilmesi için gerekli olan ağırlık seviyesine ulaştığı sonucuna varılmıştır. Güçlü karinenin ortadan kalkması için aranan ilk unsurun sağlanmadığı anlaşıldığından asgari kişisel alandaki azalmaların koğuş dışı yeterli dolaşım özgürlüğü ve yeterli koğuş dışı etkinliklerle desteklenmesine, başvurucunun genel olarak uygun nitelikte bulunan ve tutulma koşullarını ağırlaştırıcı başka bir unsur taşımayan bir ceza infaz kurumunda tutuluyor olmasına ilişkin diğer iki unsurun değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

26. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

2. Başvurucunun 3 m² ile 4 m² Arasında Kişisel Yaşam Alanına Sahip Olduğu Dönem Yönünden

27. Başvurucuya tutulduğu odalarda yaklaşık iki yıl on ay 3 m² ile 4 m² arasında kişisel alan sağlandığı tespit edilmiştir (bkz. §§ 8-11). Anayasa Mahkemesi mahpusların asgari kişisel alana sahip olduğu hâllerde kötü muamele yasağı kapsamında bir değerlendirme yaparken kişisel yaşam alanı büyüklüğünün asgari standardı karşılamasının her zaman tek başına yeterli olmadığını, tutulma koşullarının diğer yönlerinin yeterliliğinin/yetersizliğinin incelenmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu durumda alan faktörü asgari standardı karşılasa da açık hava egzersizine, doğal ışığa veya havaya erişim, havalandırmanın mevcudiyeti, ısıtma düzenlemelerinin yeterliliği, tuvaleti özel olarak kullanma, temel sıhhi ve hijyen gerekliliklerine uygunluk gibi diğer unsurların eksikliğiyle birleştiğinde Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının ihlal edildiğine karar verilebilecektir (bkz. § 20). Bu nedenle başvurucunun alan faktörü dışındaki tutma koşullarının kabul edilebilir olup olmadığı belirlenmelidir.

28. Başvurucu, gün ışığından ve temiz havadan yararlanabileceği, bu alanı temel bireysel egzersiz için kullanabileceği havalandırma bahçesine gün ışığında sınırsız erişime sahiptir ve bu durum kişisel alanın kısıtlı tahsisi ile ilgili olarak önemli ölçüde hafifletici bir faktör olarak dikkate alınmalıdır.

29. Başvurucunun tutulma koşullarında (hijyen yönünden ve sıhhi yönden) barındırıldığı odalarda iki tuvalet olduğu, her gün hem soğuk hem de sıcak suya erişebildiği tespit edilmiştir. Tuvaletlerin mahrem kullanılabilmesine ilişkin olarak başvurucunun bir şikâyeti yoktur. Odaların ve sıhhi tesislerin temizliği, tuvalet ve lavabo sayısı, mahpusların bunları kullanmak için harcadıkları zamanın yetersiz olduğu tespit edilmemiştir. Mahpusların tutulduğu odaların havalandırma bahçesine açılan bir kapısı ve her katta havalandırma ve ışık sağlayan birden fazla pencere olduğu da görülmüştür. Bu nedenlerle temizlik, havalandırma ve aydınlatma dâhil genel koşulların tutulma koşullarının standartlarına göre yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.

30. Başvurucu, yerde yatmak zorunda kaldığını iddia etmiştir. Başvurucunun her zaman kendi yatağı, nevresim takımı ve battaniyesinin olduğu anlaşılmaktadır. Başvurucu, verilen yatakta vardiyalı olarak uyumak zorunda kaldığını iddia etmemiştir. Dolayısıyla başvurucunun kişisel bir uyku yerinin ve uyumak için yeterli imkânının olduğu görülmüştür. Bu durumda zaman zaman yerdeki yatakta uyuyup ranzadaki yataklarda uyuyamamasının başvurucunun üzerinde ağır bir bedensel ve ruhsal yük oluşturduğu söylenemeyecektir.

31. Sonuç olarak tutulma koşullarının fiziksel ve zihinsel etkileri, ayrı ayrı ve başvurucu üzerindeki toplu etkileri hesaba katılarak değerlendirildiğinde başvurucunun söz konusu 3 m² ile 4 m² arasında kişisel yaşam alanına sahip olduğu dönem yönünden Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağı olarak nitelendirmek için gerekli olan ağırlık seviyesine ulaşılmadığı sonucuna varılmıştır.

32. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

33. Başvurucu; ihlalin tespiti ile 3.400.000 TL manevi ve tutar belirtmeksizin maddi tazminat talebinde bulunmuştur.

34. Başvurucunun şikâyetçi olduğu ceza infaz kurumunda bulunmadığı anlaşıldığından ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. İhlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvurucuya manevi zararları karşılığında net 115.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Öte yandan başvurucu, uğradığını iddia ettiği maddi zararla ilgili bilgi ve belge sunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. 1. Başvurucunun 3 m²den daha az kişisel yaşam alanına sahip olduğu dönem yönünden Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının İHLAL EDİLDİĞİNE,

2. Başvurucunun 3 m² ile 4 m² arasında kişisel yaşam alanına sahip olduğu dönem yönünden Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 115.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

E. Kararın bir örneğinin bilgi için Karşıyaka İnfaz Hâkimliğine (E.2018/707, K.2018/674) ve Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2018/3595 D.İş) GÖNDERİLMESİNE,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 17/9/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Cavit İhtiyar [2. B.], B. No: 2018/38093, 17/9/2025, § …)
   
Başvuru Adı CAVİT İHTİYAR
Başvuru No 2018/38093
Başvuru Tarihi 14/12/2018
Karar Tarihi 17/9/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, ceza infaz kurumunda kalabalık odada tutulma nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Kötü muamele yasağı İnfaz Kurumunun fiziki koşulları İhlal Manevi tazminat
İhlal Olmadığı
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi