|
Başkan
|
:
|
Basri BAĞCI
|
|
Üyeler
|
:
|
Yıldız SEFERİNOĞLU
|
|
|
|
Kenan YAŞAR
|
|
|
|
Ömer ÇINAR
|
|
|
|
Metin KIRATLI
|
|
Raportörler
|
:
|
Ayşe Didem ÖZDEMİR AKCA
|
|
|
|
Sinan ARMAĞAN
|
|
Başvurucu
|
:
|
Mehmet YAKUT
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, ceza infaz kurumunda kalabalık odada tutulma nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) terör örgütüne yardım etme suçundan 3 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmış; istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi üzerine 11/5/2018 tarihinde Kocaeli 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) alınmıştır (Başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardımda bulunma suçundan 15/11/2017 tarihinde verilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına mahkûmiyet hükmünün infazı 7188 sayılı Kanun değişikliği ile temyiz kanun yolunun açılması üzerine 5/11/2019 tarihinde durdurulmuştur. Yargıtayın bozma kararı sonrasında yürütülen yargılama neticesinde son olarak Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 22/10/2025 tarihinde başvurucunun beraatine karar verilmiştir. İnceleme tarihi itibarıyla henüz kesinleştirme işlemleri yapılmamıştır.).
3. Başvurucunun Ceza İnfaz Kurumunda koğuş kapasitesinin üzerinde kişi ile barındırıldığına ilişkin 1/7/2019 tarihinde yaptığı şikâyet Kocaeli İnfaz Hâkimliğince 23/7/2019 tarihinde "15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan başarısız darbe girişimi sonrasında tüm Türkiye kapsamında çok yoğun tutuklamaların yaşandığı, ceza infaz kurumlarının bu dönemde kapasitelerinin üstünde hükümlü ve tutukluyu kabul etmek zorunda kaldıkları bilinen bir olgudur. Şikâyet edenin, şikâyetlerinin tamamının koğuş mevcudunun fazla olmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Ancak, koğuş mevcudunun azaltılabilmesi, hükümlü ve tutuklu sayısının azalmasına bağlı olup bu konuda idarece yapılabilecek bir işlem bulunmadığından talebin reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle reddedilmiştir.
4. Başvurucunun karara yaptığı itiraz, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesince 21/8/2019 tarihinde reddedilmiş; itirazın reddine ilişkin karar başvurucuya 27/8/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir.
5. Başvurucu 3/9/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
6. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
7. Ceza İnfaz Kurumu başvurucunun tutulma koşullarına ilişkin olarak 17/6/2020 tarihinde yazılan yazıya verdiği cevapta;
i. Başvurucunun 11/5/2018-26/9/2019 tarihleri arasında Kurumda kaldığı süre boyunca kapasitesi 16 kişi olan bir odada kaldığını,
ii. Başvuru tarihinde oda mevcudunun 25 kişi olduğunu,
iii. Başvurucunun bulunduğu odanın yatakhane bölümünün 28 m², alt kat ortak alanın 32,5 m², havalandırma bahçesi alanının ise 35 m² olduğunu,
iv. Hükümlü ve tutukluların bulunduğu odalarda bakım ve onarıma zaman zaman ihtiyaç duyulduğunu, bakım ve onarımları teknik servis personelinin yaptığını,
v. Odalarda bir banyo, bir tuvalet bulunduğunu ve bunu 25 kişinin kullandığını, kullanım süreleriyle ilgili bir kısıtlama olmadığını,
vi. Ortak kullanım alanlarında oda alt kat ve avlu bulunduğunu, alt katın 32,5 m2, avlunun ise 35 m2 olduğunu,
vii. Odalardaki açık havalandırma bahçesi alanının 35 m² olduğunu,
viii. Başvurucunun 25 kişiyle aynı odada kaldığını,
ix. Koğuşlara 24 saat boyunca verilen sıcak suyun kişi başı hesaplandığını ve her kişiye günlük toplam 350 litre soğuk su, 50 litre sıcak su verildiğini, duş sırası ve saatlerinin odadaki hükümlü ve tutuklular tarafından ortak planlandığını,
x. Kurumda bulunan hükümlü ve tutuklulara yatak, yastık ve nevresim verildiğini, odalardaki ranzaların sayısının oda kapasitesi kadar olduğunu, Kurum mevcudu kapasitenin üzerinde olduğundan hükümlü ve tutukluların yatma planlarını kendilerinin ayarladığını,
xi. Odalarda tüm hükümlü ve tutukluların yatakları olduğunu ancak odaların kapasitesi 16 kişilik olduğundan hükümlü ve tutukluların yatakları yere atmak suretiyle yatabildiğini ya da ranzalarda nöbetleşe uyuyabildiğini, 16 kişilik odalarda 25 kişi, 1.000 kişilik Kurumda yaklaşık 1.800 hükümlü barındırıldığını,
xii. Oda havalandırmasının ortak avluda sabah sayımla birlikte saat 08.00'de açılıp akşam sayımında saat 20.00'de kapandığını, kış uygulamasında havanın kararma saatinde kapatıldığını,
xiii. Odada 9 tekli, 6 çiftli olmak üzere toplam 21 kişilik dolap olduğunu, Kurumun mevcudu kapasitenin üzerinde olduğundan dolapları tutuklu ve hükümlülerin paylaştığını bildirmiştir.
8. Ceza İnfaz Kurumu başvurucunun koğuşta hangi tarih aralığında, kaç kişi ile tutulduğuna ilişkin olarak 6/7/2022 tarihinde yazılan yazıya verdiği cevapta; başvurucunun C-16 ve C-17 No.lu odalarda barındırıldığını, başvurucunun 1 gün süreyle 33 kişi, 3 gün süreyle 31 kişi, 3 gün süreyle 29 kişi, 21 gün süreyle 28 kişi, 62 gün süreyle 27 kişi, 122 gün süreyle 26 kişi, 77 gün süreyle 25 kişi, 85 gün süreyle 24 kişi, 35 gün süreyle 23 kişi, 52 gün süreyle 22 kişi, 25 gün süreyle 21 kişi, 12 gün süreyle 20 kişi, 1 gün süreyle 19 kişi, 5 gün süreyle 18 kişi olmak üzere değişen sayıda kişi ile birlikte tutulduğunu bildirmiştir. Gelen cevaba göre başvurucu; 24 ve üstü sayıda kişiyle aralıksız 55, 65, 102 ve 114 gün devam edecek şekilde tutulmuştur.
9. Ceza İnfaz Kurumu, koşullara ilişkin 12/9/2023 tarihinde yazılan yazıya verdiği 21/9/2023 tarihli cevapta; yatakhane ve ortak kullanım pencerelerinin açılır vaziyette olduğunu, ışık engeli bulunmadığını, 100x125 cm olduğunu, pencerelerin önlerinde demir parmaklık bulunduğunu, ranzaların ebadının 100x200 cm, yüksekliğinin 160 cm olduğunu, ısıtmanın kalorifer peteklerinden sağlandığını, havalandırma kapısının saat 07.30 ile saat 19.30 saatleri arasında açık olduğunu, yatakhane kısmının 670x670 cm olduğunu, merdiven boşluğunun alt katta 250x300 cm, üst katta 370x100 cm olduğunu, alt katta ayrı bir bölümde bulunan tuvaletin 100x130 cm, banyonun 90x125 cm, lavabonun 130x200 cm olduğunu, ortak kullanım alanının 380x480 cm, bahçenin duvardan duvara ölçüleri 670x510 cm olduğunu, yatakhane bölümünde dört sabit cam, dört açılır cam olduğunu, ortak kullanım alanında iki sabit cam, iki açılır cam bulunduğunu bildirmiştir.
10. Ceza İnfaz Kurumuna kullanım alanı hususunda oluşan çelişkinin giderilmesi için yazı yazılmıştır. Ceza İnfaz Kurumu 22/2/2024 tarihli ekinde kroki bulunan cevabi yazıda C-16 ve C-17 No.lu odaların bahçe kısmının 6,75x5 metre olmak üzere 33,75 m² (yüksekliğin 6,5 metre), ortak yaşam alanının sıhhi tesisler haricinde 27 m² (yüksekliğin 3,25 metre), yatakhanenin 6,45x6,75 metre olmak üzere 43,53 m² (yüksekliğin 3,25 metre) olduğunu belirtmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
11. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
12. Başvurucu; tutulduğu odada kapasitenin üzerinde kişi barındırıldığını, yerde yatmak zorunda kaldığını, odalarda fazla kişi tutulması nedeniyle yeterli hijyenin sağlanamadığını, bu nedenle mantar, kulak iltihabı gibi sağlık sorunları yaşadığını belirterek kötü muamele yasağının ihlal edildiğinden şikâyet etmiştir. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde tutulma koşullarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi içtihadı aktarılmıştır. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
13. Başvuru, kötü muamele yasağı kapsamında incelenmiştir.
14. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
15. İnsan onurunun korunması amacıyla Anayasa'nın 17. maddesinin ilk fıkrasında maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı güvence altına alınmış; aynı maddenin üçüncü fıkrasıyla da kişilere işkence ve eziyet yapılması, kişilerin insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulması yasaklanmıştır. Bu yasak için herhangi bir istisnanın kabul edilmemesi ve Anayasa'nın 15. maddesinde savaş, seferberlik veya olağanüstü hâllerde de maddi ve manevi varlığın bütünlüğüne dokunulamayacağının ifade edilmesi, yasağın mutlak niteliğini ortaya koymaktadır (Cezmi Demir ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/293, 17/7/2014, §§ 80, 83; Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, §§ 72, 74, 75).
16. Anılan yasak kapsamında kalan hususlar, ceza infaz kurumlarında farklı şekillerde tezahür edebilir. Bunlar ceza infaz kurumu idaresi ve görevlilerinin kasıtlı davranışlarından kaynaklanabileceği gibi yönetimsel hatalar veya yetersiz kaynaklar sebebiyle de ortaya çıkabilir (Turan Günana [1. B.], B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 37).
17. Anayasa'nın 17. maddesi, tutuklu ve hükümlülerin tutulma koşullarının da insan onuruna yakışır bir şekilde olmasını koruma altına alır. Bu nedenle tutuklu ve hükümlüler özgürlükten mahrum kalmalarının doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntı veya eziyet çekecekleri bir duruma sokulmamalıdır. Ayrıca bu kişilerin sağlık ve esenlikleri yeterli bir şekilde güvence altına alınmalı ve bu kişilere gerek duydukları tıbbi yardım sağlanmalıdır (Turan Günana, § 39).
18. Bir muamelenin Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının kapsamına girebilmesi, asgari bir ağırlık derecesine (ciddiyet seviyesine) ulaşmasına bağlıdır. Ceza infaz kurumundaki tutulma koşullarının bahsi geçen asgari ağırlık eşiğine ulaşıp ulaşmadığı konusunda yapılacak değerlendirmede tutulma süresi, açık havada egzersiz yapma olanakları, koşulların neden olduğu fiziksel ve psikolojik etkiler, bazı durumlarda mahpusun yaşı, cinsiyeti, sağlığı ve davanın tüm koşulları gibi birçok faktörün önemli rol oynadığı belirtilmelidir. Bunlarla birlikte tutulma koşullarının kötü muamele oluşturup oluşturmadığı belirlenirken kişisel alan faktörünün temel bir unsur olarak dikkate alınması gerektiği vurgulanmalıdır (Cengiz Yetgin [GK], B. No: 2019/39068, 14/6/2023, § 58. Geri gönderme merkezindeki tutulma koşulları yönünden yapılan benzer değerlendirme için bkz. K.A. [GK], B. No: 2014/13044, 11/11/2015, § 93).
19. Ceza infaz kurumlarındaki aşırı kalabalıklaşma ve buna bağlı oluşan kişisel alan eksikliğine ilişkin şikâyetlerin incelenmesinde dikkate alınacak temel ilkeler Levent Cantekin ([GK], B. No: 2019/34408, 9/10/2024, §§ 33, 34) kararında ortaya konmuştur. Sözü edilen ilkelere göre tutuklu ve hükümlülerin tutulduğu çok kişilik koğuşlarda kişi başına düşen yüzey alanı en az 3 m² olmalıdır. Mahpus başına düşen yüzey alanının hesabında banyo ve tuvalet gibi sıhhi tesis bölümü ile havalandırma bahçesi yaşam alanına dâhil edilmese de mobilyaların kapladığı alan dâhil edilir. Çok kişilik koğuşlarda mahpus başına düşen yüzey alanı 3m²den az ise ya da her tutuklu ve hükümlünün ayrı bir uyku yeri yoksa veya koğuşun genel yüzeyi tutuklu ve hükümlülerin mobilyalar arasında serbestçe hareket etmesine izin vermiyorsa tutulma koşullarının kötü muamele yasağını ihlal ettiği yönünde güçlü bir karine oluşur. Bu karine ancak üç unsurun bir arada bulunması durumunda ortadan kaldırılabilir. İlk unsur asgari kişisel alanın 3 m²nin altına düşmesinin kısa süreli, küçük çaplı ve ara sıra olmasıdır. İkinci unsur bu tür azalmaların koğuş dışı yeterli dolaşım özgürlüğü ve yeterli koğuş dışı etkinliklerle desteklenmesidir. Son unsur tutuklu ve hükümlünün genel olarak uygun nitelikte olan ve tutulma koşullarını ağırlaştırıcı başka bir unsur taşımayan bir ceza infaz kurumunda tutulmasıdır.
20. Mahpusların 3 m² ile 4 m² arasında kişisel alana sahip olduğu hâllerde alan faktörü, tutulma koşullarının yeterliliğinin değerlendirilmesinde önemlidir ve bu durumun uygunsuz tutulma koşullarının diğer yönleriyle birleşmesi hâlinde kötü muamele yasağı ihlal edilmiş olur. Mahpusların daha fazla kişisel alana sahip olmaları nedeniyle kişisel alan sorununa ilişkin herhangi bir sorunun ortaya çıkmadığı durumlarda ise tutulma koşullarının yeterliliği konusunda tutulma koşullarının diğer yönleri değerlendirilmelidir. Tutulma koşullarının diğer yönleri arasında temel sıhhi ve hijyen gereklerine uygunluk, tuvalet ve banyonun mahrem kullanılması, açık hava egzersizine, doğal ışık veya havaya erişim, havalandırma ve ısıtma sistemlerinin yeterliliği yer alır. Belirtilen koşullar altında tutulmanın süresi de dikkate alınmalıdır (Levent Cantekin, § 35).
21. Başvurucu, şikâyetçi olduğu infaz kurumunda 500 gün barındırılmıştır. Başvurucunun tutulduğu her iki odanın fiziki boyutları ve yapıları aynıdır. Buna göre sıhhi tesisler ve havalandırma bahçesi dışında kalan alanın büyüklüğü 70,53 m²dir. Bu bağlamda odada tutulan kişi sayısı 23 ve altında olduğu durumda kişisel alan büyüklüğü 3 m²nin üstünde olacaktır. Ceza İnfaz Kurumu tarafından sağlanan bilgilere göre başvurucuya tahsis edilen kişisel alanın 374 gün 3 m²nin altında olduğu (yani 24 ve üstü sayıda kişinin birlikte tutulduğu) tespit edilmiştir (bkz. §§ 8, 10). Başvurucu, diğer zamanlarda 3 m² ile 4 m² arasında kişisel alanda tutulmuştur. Bu nedenle başvurucunun tutulma koşulları sahip olduğu kişisel yaşam alanı gözetilerek iki başlık altında incelenecektir:
1. Başvurucunun 3 m²den Daha Az Kişisel Yaşam Alanına Sahip Olduğu Dönem Yönünden
22. Başvurucuya tutulduğu odalarda toplam 374 gün 3 m²nin altında kişisel alan sağlanabilmiş; bu durum farklı zamanlarda olmak üzere 55, 65, 102 ve 114 gün boyunca aralıksız devam etmiştir. Asgari kişisel yaşam alanındaki bu azalma kendi başına tutulma koşullarının kötü muamele yasağını ihlal ettiği yönünde güçlü bir karine oluşturmaktadır.
23. Anayasa'nın 17. maddesinin ihlaline yönelik ortaya çıkan güçlü karine üç unsurun bir arada bulunması hâlinde ortadan kaldırılabilecektir. İlk olarak değerlendirilmesi gereken asgari kişisel alanın 3 m²nin altına inmesinin süresi, sıklığı ve çapıdır. Bu kapsamda toplamda 374 gün, farklı zamanlarda olsa da aralıksız olarak 55, 65, 102 ve 114 gün devam eden kişisel alan eksikliğinin kısa süreli, küçük çaplı ve ara sıra olduğu söylenemeyecektir.
24. Bu nedenle meydana gelen alan azalmalarının tutulma koşullarının ayrı ayrı ve başvurucu üzerindeki toplu etkileri de hesaba katılarak Anayasa'nın 17. maddesi anlamında kötü muamele yasağı olarak nitelendirilmesi için gerekli olan ağırlık seviyesine ulaştığı sonucuna varılmıştır. Güçlü karinenin ortadan kalkması için aranan ilk unsurun sağlanmadığı anlaşıldığından asgari kişisel alandaki azalmaların koğuş dışı yeterli dolaşım özgürlüğü ve yeterli koğuş dışı etkinliklerle desteklenmesine, başvurucunun genel olarak uygun nitelikte bulunan ve tutulma koşullarını ağırlaştırıcı başka bir unsur taşımayan bir ceza infaz kurumunda tutuluyor olmasına ilişkin diğer iki unsurun değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
25. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
2. Başvurucunun 3 m² İle 4 m² Arasında Kişisel Yaşam Alanına Sahip Olduğu Dönem Yönünden
26. Başvurucuya tutulduğu odalarda yaklaşık dört ay 3 m² ile 4 m² arasında kişisel alan sağlandığı tespit edilmiştir (bkz. §§ 8, 10). Anayasa Mahkemesi mahpusların asgari kişisel alana sahip olduğu hâllerde kötü muamele yasağı kapsamında bir değerlendirme yaparken kişisel yaşam alanı büyüklüğünün asgari standardı karşılamasının her zaman tek başına yeterli olmadığını, tutulma koşullarının diğer yönlerinin yeterliliğinin/yetersizliğinin incelenmesi gerektiğini belirtir. Bu durumda alan faktörü asgari standardı karşılasa da açık hava egzersizine, doğal ışığa veya havaya erişim, havalandırmanın mevcudiyeti, ısıtma düzenlemelerinin yeterliliği, tuvaleti özel olarak kullanma, temel sıhhi ve hijyen gerekliliklerine uygunluk gibi diğer unsurların eksikliğiyle birleştiğinde 17. maddenin ihlal edildiğine karar verilebilecektir (bkz. § 20). Bu nedenle başvurucunun alan faktörü dışındaki tutma koşullarının kabul edilebilir olup olmadığı belirlenmelidir.
27. Başvurucu; gün ışığından ve temiz havadan yararlanabileceği, bu alanı temel bireysel egzersiz için kullanabileceği havalandırma bahçesine gün ışığında sınırsız erişime sahiptir. Bu durum kişisel alanın kısıtlı tahsisi ile ilgili önemli ölçüde hafifletici bir faktör olarak dikkate alınmalıdır. Ayrıca başvurucu, odası dışındaki sosyal ve kültürel faaliyetlere katılamadığını iddia etmemiştir.
28. Başvurucunun tutulma koşullarında -hijyen yönünden ve sıhhi yönden-barındırıldığı odalarda bir tuvalet ve banyo olduğu, her gün hem soğuk hem de sıcak suya erişebildiği tespit edilmiştir. Tuvaletlerin mahrem kullanılabilmesine ilişkin olarak başvurucunun bir şikâyeti yoktur. Odaların ve sıhhi tesislerintemizliğinin, tuvalet ve lavabo sayısının, mahpusların bunları kullanmak için harcadıkları zamanın başvurucunun iddiasının aksine yetersiz olduğu tespit edilmemiştir. Ayrıca başvurucunun tutulduğu odaların havalandırma bahçesine açılan bir kapısı ve her katta havalandırma ve ışık sağlayan birden fazla pencere olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle temizlik, havalandırma ve aydınlatma dâhil genel koşulların tutma koşullarının standartlarına göre yeterli olduğu sonucuna varmıştır.
29. Başvurucu, yerde yatmak zorunda kaldığını iddia etmiş ancak başvurucunun her zaman kendi yatağı, nevresim takımı ve battaniyesinin olduğu anlaşılmıştır. Başvurucu, verilen yatakta vardiyalı olarak uyumak zorunda kaldığını iddia etmemiştir. Bu bakımdan başvurucunun kişisel bir uyku yeri ve uyumak için yeterli imkânı olduğu görülmüştür.
30. Netice itibarıyla tutulma koşullarının fiziksel ve zihinsel etkileri ayrı ayrı ve başvurucu üzerindeki toplu etkileri hesaba katılarak değerlendirildiğinde başvurucunun söz konusu 3 m² ile 4 m² arasında kişisel yaşam alanına sahip olduğu dönem yönünden Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağı olarak nitelendirmek için gerekli olan ağırlık seviyesine ulaşılmadığı sonucuna varılmıştır.
31. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
32. Başvurucu, ihlalin tespiti ve 750.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
33. Başvurucunun şikâyetçi olduğu Ceza İnfaz Kurumunda bulunmadığı anlaşıldığından ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. İhlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvurucuya manevi zararları karşılığında net 225.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. 1. Başvurucunun 3 m²den daha az kişisel yaşam alanına sahip olduğu dönem yönünden Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının İHLAL EDİLDİĞİNE,
2. Başvurucunun 3 m² ile 4 m² arasında kişisel yaşam alanına sahip olduğu dönem yönünden Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
D. Başvurucuya net 225.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için Kocaeli İnfaz Hâkimliğine (E.2019/3294, K.2019/3794), Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine (2019/1559 D.İş) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 4/11/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.