logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Mehmet Kılınç ve diğerleri [2. B.], B. No: 2020/38740, 10/12/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MEHMET KILINÇ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2020/38740)

 

Karar Tarihi: 10/12/2025

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Rıdvan GÜLEÇ

 

 

Yıldız SEFERİNOĞLU

 

 

Metin KIRATLI

Raportör

:

Kamber Ozan TUTAL

Başvurucular

:

1. Mehmet KILINÇ

 

 

2. Ayşe SERİN İYİDOĞAN

 

 

3. Duran ATEŞ

 

 

4. Sadık ATEŞ

Vekili

:

Av. Fulya ARSLAN

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, otel inşaatı dolayısıyla taşınmazların değer kaybetmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucular; Mersin ili, Silifke ilçesi, Taşucu beldesi, Reşadiye Mahallesi'nde yer alan taşınmazların malikidir.

A. İmar Planları ve İnşaat Ruhsatlarına İlişkin Süreç

3. Taşucu Belediyesi (Belediye) başvurucuların taşınmazlarıyla aynı mahallede bulunan 5915 sayılı parseli 4/7/2007 tarihli revizyon nâzım ve uygulamalı imar planlarında turistik tesis alanı olarak belirlemiştir. Belediye söz konusu parsele otel yapımı amacıyla 8/12/2010 tarihinde yapı ruhsatları vermiştir.

4. Başvurucular 24/3/2011 tarihinde taşınmazları ile deniz arasında kaldığını açıkladıkları 5915 sayılı parsel için Belediyenin verdiği inşaat ruhsatları ve bu ruhsatların dayanağı imar planlarının iptali için dava açmıştır. Başvurucular, davaya konu imarplanları ve inşaat ruhsatları nedeniyle taşınmazlarına hava sirkülasyonunun engellendiğini, taşınmazlarının deniz manzarasının kapandığını ve yol güzergâhının değiştirildiğini ileri sürmüştür.

5. Mersin 1. İdare Mahkemesi (İdare Mahkemesi) 8/8/2012 tarihinde şehircilik ilkelerine uygun olan planlamayı bozduğu gerekçesiyle inşaat ruhsatlarını ve dayanağı revizyon uygulama imar planını iptal etmiştir. Danıştay Altıncı Dairesi (Danıştay Dairesi) 10/6/2013 tarihinde eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek kararı bozmuştur.

6. İdare Mahkemesi 20/3/2014 tarihinde inşaat ruhsatlarının ve imar planlarının dava konusu taşınmazın gelişme konut alanı düzenlendiği üst ölçekli plana aykırı olduğunu belirterek davayı kabul etmiştir. Danıştay Dairesi 14/4/2016 tarihinde bütüncül bir bakış açısıyla revizyon planının üst ölçekle uyumunun değerlendirilmesi ve önceki bozma kararında belirtilen gerekçeleri gözeterek keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle hüküm verilmesi gerektiğini belirterek bozma kararı vermiştir.

7. Bozma kararına uyan İdare Mahkemesi 28/12/2017 tarihinde dava konusu alanda kısmi yapılaşma koşullarının gerçekleştiği ve taşınmazın yapılaşmaya açılmasının şehircilik ilkelerine aykırı olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Başvurucular, turizm tesisin yapılmasıyla deniz manzarasının ve hava sirkülasyonunun kapanacağını belirterek kararı temyiz etmiştir.

8. Danıştay Dairesi 19/10/2020 tarihinde eksik incelemeye dayalı kararda hukuka uygunluk bulunmadığını belirterek kararı bozmuştur. Danıştay Dairesi; bilirkişilerin kısmi yapılaşma olup olmadığını incelemediklerini, taşınmazın turizm tesis alanı olarak belirlenmesinin şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olup olmadığı ve farklı yapılaşma koşulları yönünden bir değerlendirmeye yer verilmediğini, ayrıca ruhsatların da hiç incelenmediğini belirtmiştir. Buna göre yeni bir bilirkişi heyetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak yeniden bir karar verilmesi gerektiğini açıklamıştır.

9. Başvurucular vekili 15/10/2021 tarihinde dava dosyasına feragat dilekçesi sunmuş; feragat dilekçesinde hava sirkülasyonu ve deniz manzarasının kapanmasının sebeplerinin şahsi menfaatleri kapsamında olup herhangi bir kamu menfaati bulunmadığını, şahsi menfaatlerine dayalı olarak açtıkları davadan feragat etmek istediklerini açıklamıştır. Başvurucular vekili, inşa edilen otelin çevresinde bulunan mülklerin değerini artırdığından ve ticari hayatı canlandırdığından dava konusu otelin yapılmasının çevre sakinleri olan başvurucuların menfaatleri ile uyuştuğunu belirtmiştir.

10. Danıştay Dairesi 2/11/2021 tarihinde feragat beyanı hakkında ek karar vermek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

11. İdare Mahkemesi 29/12/2021 tarihinde feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

B. Bireysel Başvuruya Konu Tazminat Davası Süreci

12. Başvurucular 19/3/2015 tarihinde Belediye ve Mersin Büyükşehir Belediyesine karşı tazminat davaları açmış; taşınmazlarının önüne inşa edilen otelin manzaralarını kapattığını, deniz havasının iç kısma girmesine engel olduğunu ve taşınmazlarının değerini düşürdüğünü iddia etmiştir.

13. Tazminat davasına da bakan İdare Mahkemesi taşınmazların bulunduğu mahalde keşif icra ederek bilirkişi raporu almıştır. Bilirkişi heyetinin 5/12/2016 tarihli raporunda inşa edilen yapının başvurucuların taşınmazlarının manzarasını kısmen kapattığı, rüzgâr akışını kısmen engellediğinden taşınmazların değerinde üç başvurucu yönünden %15, diğer başvurucu yönünden ise %20 oranında azalma meydana geldiği açıklanmıştır. Raporda taşınmazların değerindeki azalmanın maddi karşılığının ise sırayla 35.000 TL, 40.500 TL, 65.000 TL ve 46.600 TL olduğu belirtilmiştir.

14. İdare Mahkemesi 28/12/2017 tarihinde başvurucuların açtığı tazminat davalarını reddetmiştir. Kararların gerekçesinde; öncelikle bir uyuşmazlığın çözümü için ihtiyaç duyulan bir kaynak olmakla birlikte bilirkişi raporlarının mahkemeleri bağlayıcı nitelikte olmadığını kaydetmiştir. İmar planları ve bunlara dayalı olarak verilen inşaat ruhsatlarının iptali için açılan davayı hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddettiğini belirten İdare Mahkemesi, ortada hukuka aykırı bir işlem olmadığından hizmet kusurundan bahsedilemeyeceğini açıklamıştır. Ayrıca taşınmazların değerini düşürdüğü iddia edilen yapı ruhsatının bir kamu hizmeti nedeniyle değil de konut amacıyla verildiğinden kusursuz sorumluluk ilkesinin uygulanamayacağını ifade etmiştir.

15. Başvurucular, tazminat davalarının reddedilmesi kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, temyiz aşamasında olan imar planlarının ve inşaat ruhsatlarının iptali davasının eldeki tazminat davası etkileyeceğini belirterek temyiz sonucunun beklenmesine karar vermiştir. Aynı Daire daha sonra yetki gerekçesiyle dosyayı Adana Bölge İdare Mahkemesine göndermiştir.

16. İdare Mahkemesinin bozma kararına uyarak karar verdiğinden imar planlarının ve inşaat ruhsatlarının iptali davasına ilişkin temyiz sonucunun beklenmesine gerek olmadığını açıklayan Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, kararları hukuka uygun bulduğunu belirterek başvurucuların istinaf başvurularını kesin olmak üzere reddetmiştir.

17. Başvuru, süresi içinde yapılmıştır.

18. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

19. 2020/38892, 2020/39417 ve 2020/39474 numaralı başvuruların 2020/38740 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.

20. Başvurucular, otel inşaatının taşınmazlarının deniz manzarasını kapattığını ve hâkim rüzgâr akışını engellediğini, taşınmazların değer kaybına uğradığının alınan bilirkişi raporunda tespit edildiğini iddia etmiştir. İdari işlemlerin ve inşa edilen yapının hukuka aykırı olduğunun idari yargı kararlarıyla sabit olduğunu, ortaya çıkan zararın tazmin edilmesi gerektiğini belirtmiş; bu gerekçelerle mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın koşullarının dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

21. Anayasa Mahkemesinin daha önceki kararlarında başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında Anayasa Mahkemesinin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasının engellenmesi durumunda başvuru hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilmiş ve başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine karar verilmiştir (Mehmet Güven Ulusoy [GK], B. No: 2013/1013, 2/7/2015, § 32; S.Ö. [2. B.], B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 29).

22. Somut olayda başvurucular, taşınmazlarının bulunduğu bölgede inşa edilen otelin deniz manzarasını kapattığı ve denizden esen rüzgârın iç kısma girmesini engellediği için taşınmazlarının değerinin düşmesinden yakınmaktadır. Başvurucuların bu iddiaları kapsamında ilk olarak şikâyete konu ettikleri yapının ruhsatları ile bu ruhsatlara dayanak imar planlarının iptal edilmesi talebiyle dava açtıkları kaydedilmelidir. Ayrıca söz konusu davaya ilişkin yargılama süreci devam ederken başvurucuların Belediye karşı da bireysel başvuruya konu ettikleri tazminat davalarını açtığı anlaşılmıştır. Başvurucular, tazminat davalarına ilişkin nihai kararlar sonrasında ise bireysel başvuruda bulunmuştur. Öte yandan inşaat ruhsatlarının iptali ve imar planlarının iptaline ilişkin yargılama sürecinde (bireysel başvuru sonrasında) 15/10/2021 tarihinde sundukları feragat dilekçesinde başvurucular, şahsi menfaatlerine dayalı olarak davadan feragat ettiklerini ve otelin bölgedeki taşınmazların değerini artırdığını açıklamıştır. Başvurucuların feragat talebine bağlı olarak İdare Mahkemesi de karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.

23. Başvuruya konu olayda Anayasa Mahkemesi önünde değerlendirilecek husus başvurucuların taşınmazlarının bulunduğu bölgede inşa edilen otelin taşınmazlara olan etkisi bağlamında devletin mülkiyet hakkının korunmasına yönelik pozitif yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir. Bu nedenle şikâyete konu yapının ruhsatları ile bu ruhsatların dayandığı imar planlarının iptali talebiyle yapılan yargılama, söz konusu inşaat nedeniyle değer düşüklüğüne dayalı şikâyeti değerlendirmeyi etkileyecek bir davadır. Bununla birlikte başvurucuların açtıkları söz konusu davadan taşınmazlarının değerini artırdığını belirterek feragat ettikleri görülmüştür. Buna karşılık başvurucular feragat hakkında Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemiştir. Buna göre başvurucuların, başvurunun değerlendirilmesi ve sonucuna etkili olarak esaslı bir unsur hakkında bilgi vermedikleri belirtilmelidir.

24. Başvurucuların bireysel başvuru tarihinden sonra vuku bulan ve bireysel başvurunun değerlendirilmesini etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmelerle ilgili olarak Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemek suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasını engelledikleri anlaşıldığından başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

25. Başvurunun mahiyeti gözetildiğinde 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 51. maddesi ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 83. maddesi uyarınca başvurucular aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesine gerek görülmemiştir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,

B. Başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 10/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Mehmet Kılınç ve diğerleri [2. B.], B. No: 2020/38740, 10/12/2025, § …)
   
Başvuru Adı MEHMET KILINÇ VE DİĞERLERİ
Başvuru No 2020/38740
Başvuru Tarihi 3/12/2020
Karar Tarihi 10/12/2025
Birleşen Başvurular 2020/38892, 2020/39417, 2020/39474

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, otel inşaatı dolayısıyla taşınmazların değer kaybetmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Mülkiyet hakkı İmar Başvurunun Reddi
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi