logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Agit Demir, B. No: 2019/37723, 14/9/2022, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

AGİT DEMİR BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/37723)

 

Karar Tarihi: 14/9/2022

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Muammer TOPAL

 

 

Recai AKYEL

 

 

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

İrfan FİDAN

Raportör

:

Denizhan HOROZGİL

Başvurucu

:

Agit DEMİR

Vekili

:

Av. Mesut BEŞTAŞ

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) ihlal kararına dayanılarak yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu 1996 doğumludur. Olayların meydana geldiği tarihlerde PKK terör örgütünün amaçları doğrultusunda yayın yapılan bazı internet sitelerinden terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın ceza infaz kurumu koşullarının ağırlaştırılmasını protesto etme amacıyla çeşitli toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenlenmesi çağrıları yapılmıştır. Başvurucu da bu amaçla yapıldığı iddia olunan ve 5/12/2009 tarihinde Cizre'de düzenlenen gösterilere katılmıştır.

3. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı başvurucu hakkında, anılan gösteride terör örgütü liderinin posterlerini taşıdığı ve gösterinin dağılması konusundaki ikazlara uymayarak güvenlik kuvvetlerine karşı taşlı saldırıda bulunduğu iddiasıyla soruşturma başlatmıştır. Soruşturma kapsamında başvurucu terör örgütüne üye olma ve dağılma sırasında silah ve araç ile mukavemet etme suçlarından 18/1/2010 tarihinde gözaltına alınmış ve 19/1/2010 tarihinde tutuklanmıştır. Başsavcılık 9/2/2010 tarihinde düzenlediği iddianameyle başvurucunun terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, terör örgütünün propagandasını yapma, 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından cezalandırılmasını talep etmiştir.

4. İlk derece mahkemesi 13/4/2010 tarihli ilk celse başvurucuyu tahliye etmiş ve 8/3/2012 tarihinde başvurucunun 2911 sayılı Kanun'un 33. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca toplantı ve gösteri yürüyüşüne silahla katılma suçundan 2 ay 15 gün hapis, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5 ay hapis ve 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca terör örgütünün propagandasını yapma suçundan 5 ay hapis cezasıyla mahkûmiyetine karar vermiştir. Ancak Mahkeme, mahkûmiyet hükümlerinin açıklanmasını geri bırakmış (HAGB) ve başvurucunun 3 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar vermiştir. Son olarak Mahkeme, başvurunun 2911 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca toplantı veya gösteri yürüyüşlerinde ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar suçundan beraatine hükmetmiştir. Başvurucu hakkındaki hükümler itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.

5. Başvurucu, mahkûmiyetiyle sonuçlanan olaylara ilişkin olarak AİHM'e başvurmuştur. AİHM; 27/2/2018 tarihli (Agit Demir/Türkiye, B. No: 36475/10) kararıyla başvurucunun tutuklanmasının zorunlu olmadığına, suç işlediğinden şüphelenilmesi için makul sebeplerin bulunmadığına, HAGB kararıyla üç yıllık bir hapis cezası tehdidiyle muhatap olduğuna ve böylelikle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

6. AİHM kararı 4/2/2019 tarihinde kesinleşmiş ve başvurucu, ihlal kararına dayanarak 2/4/2019 tarihinde ilk derece mahkemesinden yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Mahkeme ise yargılamanın yenilenmesi yoluna yalnızca hükümlere karşı gidilebileceği, buna karşılık HAGB kararının bir hüküm türü olmadığı gerekçesiyle başvurucunun yargılamanın yenilenmesi talebini 27/8/2019 tarihinde reddetmiştir.

7. Başvurucu; AİHM'in ihlal kararının bağlayıcı olduğunu ve ilk derece mahkemesinin ihlal kararı doğrultusunda inceleme yapması gerekirken keyfî biçimde ve açıkça hukuka aykırı olarak karar verdiğini belirterek karara 11/9/2019 tarihinde itiraz etmiştir. İtiraz mercii 30/9/2019 tarihli kararıyla başvurucunun itirazını reddetmiştir.

8. İtirazın reddi kararı başvurucuya 19/10/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 7/11/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

9. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

10. Başvurucu; AİHM'in ihlal kararı üzerine yaptığı yargılamanın yenilenmesi talebinin hukuka aykırı biçimde reddedildiğini, ayrıca ihlal kararında HAGB kararının meşru amaçla orantılı bir tedbir olmadığının belirtildiğini ve bu nedenle ihlal kararının yerine getirilmemesinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlalini devam ettirdiğini ileri sürmüştür.

11. Bakanlık; Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesine (AKBK) gönderilen 6/7/2021 tarihli eylem raporunda AİHM tarafından belirlenen tazminatın başvurucuya ödendiğinin, yargılamanın yenilenmesi talebi bakımından ise yerel mahkemelerce başvurucunun denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlememesi nedeniyle başvurucu aleyhinde hüküm ve sonuç doğurmuş bir karar bulunmadığı için isteminin reddedildiğinin, bu nedenle başvurucu hakkında alınması gereken başkaca bir bireysel tedbirin bulunmadığının açıklandığını belirtmiştir. Bakanlık ayrıca, AKBK'nın 16/9/2021 tarihli kararında söz konusu başvurudaki bireysel önlemlerin başvurucu lehine alındığına kanaat getirildiğini ve kararın icrasının sonlandırılmasına karar verildiğini ifade ederek başvurunun öncelikle mağdur sıfatı yönünden incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

12. Başvurucu; Bakanlık görüşlerine karşı beyanında, Hükûmetin AKBK'ya sunduğu eylem planında yeniden yargılama talebinin reddedildiği bilgisine yer verildiğini ancak bu karara karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yoluna gidildiği bilgisine yer verilmediğini belirtmiştir. Başvurucu, AKBK'nın bu şekilde eksik bilgilere göre mağduriyetinin giderildiğine ve kararın icrasının sonlandırılmasına karar verdiğini ifade etmiştir.

13. Başvuru toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı kapsamında incelenmiştir.

14. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (5) numaralı fıkrasında kabul edilebilirlik şartları ve incelemesinin usul ve esasları ile ilgili diğer hususların Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nde (İçtüzük) düzenleneceği belirtilmiştir.

15. İçtüzük'ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi gereği Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olması hâlinde başvurunun düşmesine karar verebilir (S.Ö., B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 23; Mehmet Emin Bülbül, B. No: 2014/4463, 16/6/2016, §§ 46-48; Dursun Çiçek (3), B. No: 2014/2185, 6/12/2017, §§ 15-18).

16. Somut olayda başvurucu hakkında, katıldığı bir toplantıdaki eylemleri nedeniyle HAGB kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Başvurucu kesinleşen karara karşı AİHM'e başvurmuş ve AİHM başvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme ile kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının ihlal edildiğine karar vermiştir. AİHM, başvurucuya tazminat ödenmesine hükmetmiş ve hükmedilen tazminat başvurucuya ödenmiştir. AKBK, tazminatın başvurucuya ödendiğini ve başvurucunun denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlememesi nedeniyle başvurucu aleyhinde hüküm ve sonuç doğurmuş bir karar bulunmadığını gözeterek 16/9/2021 tarihinde ihlal kararına konu başvurudaki bireysel önlemlerin başvurucu lehine alındığına ve mağduriyetinin giderildiğine kanaat getirmiş, kararın icrasını sonlandırmıştır.

17. Başvurucu hakkında denetim altında geçirdiği süre de gözetilerek verilen ihlal kararında hükmedilen tazminatın başvurucuya ödenmiş olduğu anlaşılmıştır. Bunun yanında başvurucunun denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemediği ve böylece tazminata hükmedilirken mevcut olan ve ihlal kararında değerlendirilen koşullar dışında yeni bir değerlendirme yapılmasını gerektirir bir gelişme de yaşanmadığı görülmüştür. Dolayısıyla başvuruya konu toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlali iddiası açısından ihlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olduğu, başvurucunun mağdurluk statüsünün sona erdiği anlaşılmıştır.

18. Öte yandan İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen, başvurunun incelenmesinin devamında Anayasa'nın uygulanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı herhangi bir durumun da söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

19. Açıklanan gerekçelerle İçtüzük'ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun düşmesine karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun DÜŞMESİNE,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 14/9/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Agit Demir, B. No: 2019/37723, 14/9/2022, § …)
   
Başvuru Adı AGİT DEMİR
Başvuru No 2019/37723
Başvuru Tarihi 7/11/2019
Karar Tarihi 14/9/2022

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) ihlal kararına dayanılarak yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı AİHM kararının uygulanmaması Düşme
  • pdf
  • udf
  • word
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi