logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Veysi Çevik [2. B.], B. No: 2020/3066, 17/9/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

VEYSİ ÇEVİK BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2020/3066)

 

Karar Tarihi: 17/9/2025

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Rıdvan GÜLEÇ

 

 

Yıldız SEFERİNOĞLU

 

 

Metin KIRATLI

Raportör

:

C. Ece YALIM

Başvurucu

:

Veysi ÇEVİK

Vekili

:

Av. Şeyhmus TAŞKIN

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; yargılamanın uzun sürmesinden dolayı kamulaştırmasız el atma tazminatının değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının, bozmaya uyma kararıyla oluşan usule ilişkin kazanılmış hakkın korunmaması ve makul sürede yargılama yapılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Başvurucu tarafından 20/6/2003 tarihinde Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) Karayolları Genel Müdürlüğü (İdare) aleyhine Şırnak ili, Merkez ilçe, Yenimahalle mevkiinde bulunan 576 ada 24 parsel sayılı taşınmazına kamulaştırmasız el atıldığı iddia edilerek taşınmaz bedelinin tahsili ile tapu kaydının yol olarak terkini talebiyle dava açılmıştır. Mahkemece keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 15/6/2004 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararda 576 ada 24 parsel sayılı taşınmaza 1/3 oranında paydaş olan başvurucuya kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminatın payı oranında ödenmesine hükmedilmiş ve anılan taşınmazın tamamı İdare adına tescil edilmiştir.

3. Şırnak ili, Merkez ilçe, Yenimahalle mevkiinde bulunan 576 ada 28 parsel sayılı taşınmaza ise kamulaştırmasız el atıldığı iddia edilerek taşınmaz bedelinin tahsili ile tapu kaydının yol olarak terkini talebiyle taşınmazın maliki Z.B. tarafından 16/10/2003 tarihinde dava açılmıştır. Mahkemece keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 15/6/2004 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararda 576 ada 28 parsel sayılı taşınmazın maliki Z.B.ye kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminatınödenmesine hükmedilmiş ve anılan taşınmazın tamamı İdare adına tescil edilmiştir.

4. Mahkemece verilen her iki karar da 10/3/2005 tarihinde Yargıtayca onanarak kesinleşmiştir.

5. Başvurucu 18/2/2008 tarihinde İdare aleyhine Şırnak ili, Merkez ilçe, Yenimahalle mevkiinde bulunan 576 ada 8, 11, 24, 25, 28, 29 ve 30 parsel sayılı taşınmazlarına kamulaştırmasız el atıldığını iddia ederek taşınmaz bedelinin tahsili ile tapu kaydının yol olarak terkini talebiyle dava açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde 576 ada 8, 11, 24, 25, 28, 29 ve 30 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, İdare tarafından fiilen el atılan taşınmazlarında tasarruf etme imkânının kalmadığını, 24 ve 28 parsel sayılı taşınmazlar için daha önce kısmi ve ek davalar açtığını ancak İdarenin yolu genişletmek için anılan taşınmazlara değişik oran ve miktarlarda ayrıca el attığını, Mahkemece yapılacak keşifte hangi taşınmaza hangi miktarda el atıldığının ortaya çıkacağını belirterek taşınmaz bedelinin 125.000 TL'lik kısmını kısmi dava olarak talep ettiğini belirtmiştir.

6. Mahkemece keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 10/3/2015 tarihinde davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; 576 ada 25 ve 29 parseller yönünden herhangi bir el atma olmadığından davanın reddine, bilirkişilerce hesaplanan 8, 11, 24, 28 sayılı parseller yönünden taşınmazın el atılan kısmının bedeli ile hafriyatın uzaklaştırılma bedelinin başvurucuya ödenmesine, 30 sayılı parselin el atılan kısmının bedelinin başvurucuya ödenmesine, anılan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.

7. Anılan karar taraflarca temyiz edilmiştir. Başvurucu, temyiz dilekçesinde 30 sayılı parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı İdare vekili ise temyiz dilekçesinde başvurucunun dava dilekçesinde sadece kamulaştırmasız el atma nedeniyle 125.000 TL tazminata hükmedilmesini talep ettiği, hafriyat kaldırma giderlerini talep etmediği hâlde Mahkemece kamulaştırmasız el atma tazminatının yanı sıra hafriyat kaldırma bedeline de hükmedilerek taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini, bilirkişi raporları ile hesaplanan bedellerin arasında fahiş fark bulunduğunu, çelişkiler giderilmeden hatalı emsal değerlendirmesi yapıldığını ileri sürmüştür.

8. Yargıtayca yapılan temyiz incelemesi sonucunda 2/5/2016 tarihinde bozma kararı verilmiştir. Bozma kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunun satış tarihi dava tarihinden sonra olan emsal taşınmazın incelenmek suretiyle taşınmaza değer biçilmesi nedeniyle geçersiz olduğu, yeniden rapor alınması gerektiği belirtilmiş, ayrıca başvurucunun davayı ıslah etmemesi nedeniyle talep aşılarak fazlaya hükmedilemeyeceği ve müdahil yönünden de karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiş, bozma kararında taşınmazlarınada ve parsel bilgisine yer verilmemiştir.

9. Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden keşif yapılmış ve bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkemece yapılan yeniden yargılama sonucunda 29/11/2018 tarihinde davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkemece 576 ada 25 ve 29 sayılı parselleryönünden herhangi bir el atma olmadığından, 30 sayılı parsel yönünden ise feragat nedeniyle davanın reddine, 8 ve 11 sayılı parseller yönünden hafriyat dökülerek ve yol geçirmek suretiyle taşınmaza el atılan kısımlar yönünden bilirkişilerce hesaplanan tazminat bedelinin başvurucuya ödenmesine, yol geçirilen kısımların tapu kayıtlarının iptali ile yol olarak terkinine, 24 ve 28 sayılı parseller yönünden ise kesin hüküm bulunması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

10. Mahkeme gerekçesinde; E.2003/115, K.2003/106 sayılı dosyanın incelenmesinden başvurucunun 576 ada 24 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla tazminat davası açtığının anlaşıldığı, davanın kabul edilerek başvurucuya tazminat ödendiği, anılan kararın Yargıtayca onanarak 6/5/2005 tarihinde kesinleştiği belirtilmiştir. Mahkemece ayrıca E.2003/185, K.2004/111 sayılı dosyanın yapılan incelemesinde davacı Z.B.nin 576 ada 28 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla tazminat davası açtığı, davanın kabul edilerek başvurucuya tazminat ödendiği, anılan kararın Yargıtayca onanarak 4/5/2005 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.

11. Mahkemece verilen karara karşı taraflarca önceki iddialara benzer nitelikte beyanlarda bulunularak temyiz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 5. Hukuk Dairesince 4/11/2019 tarihinde düzeltilerek onama kararı verilmiştir.

12. Nihai karar, başvurucu vekiline 18/12/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 17/1/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

13. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

14. Başvurucu 26/1/2025 tarihinde vefat etmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

15. Başvurucu 576 ada 24 ve 28 parsel sayılı taşınmazlar yönünden usule ilişkin kazanılmış hakkı bulunmasına rağmen Mahkemece bozma sonrası farklı bir sonuca varmak suretiyle kesin hüküm bulunması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiğini, Mahkemenin bozma öncesi verdiği kararda hafriyatın kaldırılması nakli ve uygun bir yere dökülmesi giderine de hükmedildiği hâlde bozma sonrası kararında bu hususa değinmeden karar verdiğini, hafriyata ilişkin giderin bozma dışı bırakılan bir konu olduğunu, usule ilişkin kazanılmış hakkının korunmadığına ilişkin itirazlarına değinilmediğini belirterek adil yargılanma hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca yargılamanın uzun sürdüğünü ve uzun süren yargılama nedeniyle kamulaştırmasız el atmaya dayalı olarak Mahkemece hükmedilen tazminatın değer kaybettiğini belirterek mülkiyet hakkının ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

16. Başvurunun incelenmesi devam ederken başvurucunun 26/1/2025 tarihinde vefat ettiği bireysel başvuru dosya kaydı bilgilerinin yer aldığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden görülmüştür.

17. Anayasa Mahkemesi Abdurrahman Beycur ve diğerleri ([GK], B. No: 2023/76490, 31/7/2025) kararında başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra vefat etmesi hâlinde bireysel başvurudan haberi olmayan mirasçılarının hak kaybına uğramaması için yapılması gerekenler hususunda genel ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi mirasçıların hak kaybına uğramalarını engellemek, bireysel başvuruların neticelendirilmesini sağlamak gerekliliğini birlikte karşılayabilecek bir yol olarak 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 49. maddesinin (7) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 84. maddesinin verdiği yetkiyle 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin başvuru tarihinden sonra ölüm hâli için de uygulanabileceği kanaatine varmıştır. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi, başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi hâlinde bu kişi yönünden başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı sonucuna ulaşmıştır. Bunun yanında vefat etmiş olan başvurucunun mirasçısı olduğunu bilgi ve belgeleriyle ispat eden kişilerin ise makul bir süre içinde bireysel başvuruyu takip etme iradesini ortaya koymaları hâlinde -mirasçıların menfaatlerinin bulunup bulunmadığını da gözeterek- başvurunun incelenmesine devam edilebileceğini belirtmiştir. Bu kapsamda bireysel başvuru yapıldıktan sonra ölen bir başvurucunun mirasçılarının başvuruyu devam ettirme yönündeki taleplerini Anayasa Mahkemesine iletme yükümlülüğünün kendileri üzerinde olduğu kaydedilmelidir. Öte yandan Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi durumunda dahi başvurunun incelenmeye devam edilebileceği vurgulanmalıdır. Somut başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

18. Açıklanan gerekçelerle başvurunun ölüm nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun ölüm nedeniyle İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 17/9/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Veysi Çevik [2. B.], B. No: 2020/3066, 17/9/2025, § …)
   
Başvuru Adı VEYSİ ÇEVİK
Başvuru No 2020/3066
Başvuru Tarihi 17/1/2020
Karar Tarihi 17/9/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, yargılamanın uzun sürmesinden dolayı kamulaştırmasız el atma tazminatının değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının, bozmaya uyma kararıyla oluşan usule ilişkin kazanılmış hakkın korunmaması ve makul sürede yargılama yapılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Mülkiyet hakkı Kamulaştırmada değer kaybı Düşme
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Makul sürede yargılanma hakkı (hukuk) Düşme
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi