logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Mehmet Yakan [2. B.], B. No: 2023/103585, 1/10/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MEHMET YAKAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2023/103585)

 

Karar Tarihi: 1/10/2025

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Rıdvan GÜLEÇ

 

 

Ömer ÇINAR

 

 

Metin KIRATLI

Raportör

:

Muhammed Cemil KANDEMİR

Başvurucu

:

Mehmet YAKAN

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; disiplin soruşturmasında savunma hakkının usulüne uygun olarak kullandırılmaması nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin, üyesi olunan sendika temsilcisinin disiplin kuruluna davet edilmemesi nedeniyle sendika hakkının, sadece başvurucu hakkında soruşturma açılması nedeniyle eşitlik ilkesinin ve mevzuata aykırı karar verilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Başvurucu, Batman Üniversitesinde mühendis olarak görev yapmaktadır. Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi hizmet alım işine ait sözleşme sürecine ilişkin olarak başvurucu hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır. Başvurucunun 3/3/2022 tarihli ve 2022/3-1 sayılı işlem ile 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (a) alt bendi olan "verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak" hükmü uyarınca kınama cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Başvurucu, hakkında tesis edilen disiplin cezasının iptali talebiyle dava açmıştır. Batman İdare Mahkemesi (Mahkeme) dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde başvurucuya hangi eyleminden ötürü disiplin cezası verildiği hususunun açık bir şekilde ortaya konulmadığı belirtilmiştir.

4. Davalı idare, Mahkeme kararını istinaf etmiştir. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 29/9/2023 tarihli kararıyla Mahkeme kararını kaldırmış ve davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, disiplin cezası verilmeden önce başvurucunun savunmasının usul ve mevzuata uygun olarak istenildiği, savunma hakkının kısıtlanmadığı ve disiplinsizliğe konu eylemlerin açık olduğu, başvurucuya verilen disiplin cezasında isnat edilen eylemin açık olmadığı gerekçe gösterilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmesine yönelik Mahkeme kararında hukuki isabet görülmediği belirtilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin gerekçesi şöyledir:

"Olayda, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ile Batman Üniversitesiarasında 01/07/2020 tarihinde Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi (ÜBYS) hizmet alım işine ait sözleşme imzalandığı, bu sözleşmeninBatman Üniversitesiadına Bilgi İşlem Daire Başkanı olan davacı tarafından imzalandığı, Batman Üniversitesinin 2020/01 ve 2021/1 yıllarını kapsayan Harcama İşlemleri Genelgesinin 8/a maddesi uyarınca, harcama birimlerince, yapılacak harcamalar için Rektörlük onayının alınması gerektiğinin düzenlendiği, söz konusu sözleşmenin ise imza aşamasından önce Rektörlük Olurunun alınmadığı, tanık beyanları ve yapılan incelemeler neticesinde, hizmet alımına ilişkin sözleşme inceleme komisyonun[un] kurulduğu ancak muayene kabul ya da piyasaaraştırma komisyonlarının kurulmadığının tespit edildiği dikkate alındığında, 01.07.2020 tarihinde Bilgi İşlem Daire Başkanı olan ve aynı zamanda birimin harcama yetkilisi olan davacının Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi (ÜBYS) hizmet alım işinin gerçekleşmesi için yapılması gereken işlemleri belirlenen usul ve esaslara uygun şekilde tam olarak yerine getirmede kusurlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan, davacı tarafından İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ile Batman Üniversitesi arasında 01/07/2020 tarihinde 'Üniversite Bilgi Sistemi Yazılımı Projesi İşbirliği'protokolünün imzalandığı gerekçesiyle aynı tarihte bağıtlanan sözleşme içinRektörlük Oluru alınmadığı gerekçesinin, protokol hükümlerinde sözleşme yapılmasına dair hüküm bulunmadığı gibi Protokolün aynı zamanda sözleşme için olur teşkil etmeyeceğinden, davacının bu yöndeki iddiası yerinde bulunmamıştır.

Bu durumda; dava dosyası ve soruşturma dosyasındaki diğer bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde, davacıya isnat edilen sözleşme imzalanmadan önce harcama yetkilisi olarak Rektörlük Olur'unun alınmadığı, muayene kabul ya da piyasaaraştırma komisyonlarının kurulmaması eylemlerinin sübut bulduğu anlaşıldığından davacının fiillerine uyan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/B-a maddesinde; 'Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak' uyarınca kınama cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işleme karşı yaptığı itirazın reddine yönelik Batman Üniversitesi Disiplin Kurulunun 03.03.2022 tarih ve 2022/3-1 sayılı dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır."

5. Başvurucu, nihai hükmü 26/10/2023 tarihinde öğrendikten sonra 23/11/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

6. Komisyonca makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden kısmi kabul edilemezlik kararı verilmiş, başvurucunun diğer ihlal iddialarına ilişkin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. İncelemenin Kapsamı

7. Başvurucu eldeki başvuruya konu disiplin cezasına neden olan süreci anlatırken -başvuru konusu disiplin cezasının öncesinde ve sonrasında- farklı disiplin cezalarından ve farklı süreçlerden bahsetmekte ve bazı kişiler ile ilgili iddialar ileri sürerek bu hususlardan da şikâyet etmektedir. Ancak incelenen başvurunun konusunun başvurucunun kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 3/3/2022 tarihli işlem olduğu açık olduğundan -ayrı başvurulara konu edilmesi mümkün olan- diğer ihlal iddialarıyla ilgili bir değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.

B. Silahların Eşitliği İlkesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

8. Başvurucu; disiplin soruşturmasında savunma hakkının usulüne uygun bir şekilde kullandırılmadığını, eksik soruşturma yürütüldüğünü, kendisine yemin ettirildiğini, gerekli hatırlatmaların yapılmadığını, tarafsız bir komisyon oluşturulmadığını, son savunma dilekçesinde itiraz ettiği hususlara ilişkin inceleme yapılmadığını, soruşturmanın eksik incelemeye dayalı olarak yürütüldüğünü ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; mevcut başvuruda başvurucunun sendika hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda inceleme yapılırken ilgili mevzuat hükümlerinin, yargı içtihatlarının ve somut olayın kendine özgü şartlarının dikkate alınarak bir inceleme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru formunda ileri sürdüğü iddiaları tekrarlamıştır.

9. Başvurucunun mezkûr iddialarının silahların eşitliği ilkesi kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

10. Anayasa Mahkemesi K.Ş. ([2. B.], B. No: 2016/3267, 28/1/2020) kararında, ilişik kesmeye ilişkin iddialarla ilgili olarak savunma alınmadan işlem yapılmasını değerlendirmiştir. Söz konusu kararda, işlemin iptali istemiyle açılan davada işleme yönelik bilgi ve kanıtlar ile iddia ve savunmaların yargı mercilerine sunma fırsatının elde edildiği, yargılama bir bütün olarak değerlendirildiğinde işlemin tesisi aşamasında savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların yargılamanın adil bir şekilde yürütülmesini engelleyecek bir duruma yol açacak nitelikte olmadığı sonucuna ulaşmıştır (K.Ş., § 46).

11. Somut olayda başvurucu, kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davada anılan işleme yönelik bilgi ve kanıtlar ile iddia ve savunmalarını yargı mercilerine sunma fırsatı elde etmiştir. Yargılama bir bütün olarak değerlendirildiğinde işlemin tesisi aşamasında savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların yargılamanın adil bir şekilde yürütülmesini engelleyecek bir duruma yol açacak nitelikte olmadığı görülmüştür.

12. Öte yandan Bölge İdare Mahkemesi kararında, başvurucunun disiplin soruşturması sürecinde savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin iddiaları disiplin cezası verilmeden önce başvurucunun savunmasının usul ve mevzuata uygun olarak istenildiği ve savunma hakkının kısıtlanmadığı belirtilerek karşılanmıştır.

13. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Sendika Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

14. Başvurucu; üyesi olduğu Türk Eğitim Sendika temsilcisinin disiplin kuruluna davet edilmemesi nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

15. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle yargılama mercileri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt [2. B.], B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).

16. Bu nedenle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin yargılama mercilerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca başvurucunun Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması ve aynı zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, § 17). Bireysel başvurunun ikincil olma niteliğinin bir sonucu olarak olağan kanun yollarında ve mahkemeler önünde ileri sürülmeyen iddialar ile mahkemelere sunulmayan bilgi ve belgeler bireysel başvuru konusu edilemeyecektir.

17. Başvurucu dava konusu edilen işlemde üyesi olduğu Türk Eğitim Sendikasının temsilcisinin disiplin kuruluna davet edilmemesi nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Ancak başvurucunun dava dilekçesi ile istinaf savunma dilekçesi incelendiğinde anılan hususu dile getirmediği görülmektedir. Bu nedenle başvurucunun sendika hakkının ihlal edildiği iddiasını bireysel başvurudan önceki dava ve kanun yolu aşamalarında ileri sürdüğünden bahsedilemeyecektir.

18. Dolayısıyla sendika hakkına yönelik iddia yargılama sürecinde dile getirilmediği gibi ilgili mahkemelere buna ilişkin bilgi veya belge sunulmadan yapılan bireysel başvurunun bu kısmının incelenmesinin bireysel başvurunun ikincillik niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.

19. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

D. Eşitlik İlkesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

20. Başvurucu, disiplin soruşturmasına konu evrakta dört kişinin imzası olmasına karşın eşitlik ilkesine aykırı olarak soruşturmanın sadece kendisi hakkında açıldığını ileri sürmüştür.

21. Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine yönelik iddiaların soyut olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp mutlaka Anayasa ve Sözleşme kapsamında yer alan diğer temel hak ve özgürlüklerle bağlantılı olarak ele alınması gerekir (Onurhan Solmaz [1. B.], B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 33).

22. Eldeki başvuruda başvurucu, disiplin soruşturmasına konu evrakta imzası olan diğer kişiler hakkında soruşturma açılmamasına rağmen kendisi hakkında soruşturma açıldığını ileri sürerek eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir. Somut olayda, eşitlik ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmekte ise de söz konusu ihlal iddiasının hangi temel hak ve özgürlüğe yönelik olarak gerçekleştiği belirtilmemiştir.

23. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

E. Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

24. Başvurucu; yargılama mercilerince soruşturma sürecindeki bazı evrakın yok hükmünde olduğunun dikkate alınmadığını ve genelge ile şartname hükümleri gözardı edilerek karar verildiğini ileri sürmüştür.

25. Başvurucunun mezkûr iddialarının hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

26. Anayasa'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlık konusunda varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (konuya ilişkin birçok karar arasından bkz. Ahmet Sağlam [2. B.], B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

27. Ancak temel hak ve özgürlüklere müdahalenin söz konusu olduğu durumlarda mahkemelerin takdir ve değerlendirmelerinin Anayasa'daki güvencelere etkisini nihai olarak değerlendirecek merci Anayasa Mahkemesidir. Bu itibarla Anayasa'da öngörülen güvenceler dikkate alınarak bireysel başvuru kapsamındaki temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilip edilmediğine ilişkin herhangi bir inceleme kanun yolunda gözetilmesi gereken hususun incelenmesi olarak nitelendirilemez (Şahin Alpay (2) [GK], B. No: 2018/3007, 15/3/2018, § 53).

28. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi, çok istisnai durumlarda temel hak ve özgürlüklerden biri ile doğrudan ilgili olmayan bir şikâyeti kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin yasak kapsamına girmeden inceleyebilir. Açık bir keyfîlik nedeniyle yargılamanın hakkaniyetinin temelden sarsıldığı ve adil yargılanma hakkı kapsamındaki usule ilişkin güvencelerin anlamsız hâle geldiği çok istisnai hâllerde, aslında yargılamanın sonucuna ilişkin olan bu durumun bizatihi kendisi usule ilişkin bir güvenceye dönüşmüş olur. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin, mahkemelerin değerlendirmelerinin usule ilişkin güvenceleri anlamsız hâle getirip getirmediğini ve açık bir keyfîlik nedeniyle yargılamanın hakkaniyetinin temelden sarsılıp sarsılmadığını incelemesi yargılamanın sonucunu değerlendirdiği anlamına gelmez. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, mahkemelerin delillerle ilgili değerlendirmelerine ancak açık bir keyfîlik ve adil yargılanma hakkı kapsamındaki usule ilişkin güvenceleri anlamsız hâle getiren bir uygulama varsa müdahale edebilecektir (Ferhat Kara [GK], B. No: 2018/15231, 4/6/2020, § 149; M.B. [GK], B. No: 2018/37392, 23/7/2020, § 83).

29. Somut olayda Bölge İdare Mahkemesi, başvurucuya isnat edilen sözleşme imzalanmadan önce harcama yetkilisi olarak gerekli olurun alınmadığı, muayene kabul ya da piyasaaraştırma komisyonlarının kurulmadığı, öte yandanprotokol hükümlerinde sözleşme yapılmasına dair hüküm bulunmadığı gibi protokolün aynı zamanda sözleşme için olur teşkil etmeyeceğini belirterek davayı reddetmiştir. Bu kapsamda Bölge İdare Mahkemesi kararında bariz takdir hatası veya açık keyfîlik oluşturan bir hususun bulunmadığı, başvurucunun ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.

30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A.1. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 1/10/2025tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Mehmet Yakan [2. B.], B. No: 2023/103585, 1/10/2025, § …)
   
Başvuru Adı MEHMET YAKAN
Başvuru No 2023/103585
Başvuru Tarihi 23/11/2023
Karar Tarihi 1/10/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, disiplin soruşturmasında savunma hakkının usulüne uygun olarak kullandırılmaması nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin, üyesi olunan sendika temsilcisinin disiplin kuruluna davet edilmemesi nedeniyle sendika hakkının, sadece başvurucu hakkında soruşturma açılması nedeniyle eşitlik ilkesinin ve mevzuata aykırı karar verilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Silahların eşitliği ilkesi / çelişmeli yargılama ilkesi (İdare) Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı (bariz takdir hatası, içtihat farklılığı vs.-idare) Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
Sendika hakkı Sendika Başvuru Yollarının Tüketilmemesi
Ayrımcılık yasağı Ayrımcılık Başvuru Yollarının Tüketilmemesi
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi