|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
|
|
ANAYASA MAHKEMESİ
|
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
ZELİHA GEZİCİ BAŞVURUSU
|
|
(Başvuru Numarası: 2020/32744)
|
|
|
|
Karar Tarihi: 19/11/2025
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
Başkan
|
:
|
Basri BAĞCI
|
|
Üyeler
|
:
|
Engin YILDIRIM
|
|
|
|
Yıldız SEFERİNOĞLU
|
|
|
|
Kenan YAŞAR
|
|
|
|
Metin KIRATLI
|
|
Raportör
|
:
|
Hasan SARAÇ
|
|
Başvurucu
|
:
|
Zeliha GEZİCİ
|
|
Vekili
|
:
|
Av. Ceren DİKMEN EVSAN
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, ceza infaz kurumu disiplin kurulunun hücre disiplin cezası kararına karşı yapılan şikâyetin infaz hâkimliği tarafından kabul edilmesi üzerine ilgili Cumhuriyet başsavcılığınca yapılan itirazın başvurucuya bildirilmemesi ve yeterli bir gerekçe gösterilmeden itirazın kabul edilmesi nedenleriyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin, gerekçeli karar hakkının, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Olay tarihi itibarıyla Aliağa Kapalı Kadın Cezaevi (İnfaz Kurumu) koğuşunda başvurucunun da bulunduğu bazı mahpuslar arasında tartışma yaşanmıştır. Diğer bazı hükümlüler yanında başvurucu hakkında da başlatılan disiplin soruşturması sonucunda başvurucunun 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 44. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (j) bendi gereği 5 gün hücreye koyma disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Başvurucu, disiplin soruşturmasında verdiği savunmasında ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak anılan cezaya karşı Karşıyaka İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) nezdinde şikâyet başvurusunda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği,ilaçlarını kullanmayan diğer hükümlünün koğuş arkadaşlarına karşı saldırgan tavırlar ve söylemler gösterdiği, koğuşta bulunan diğer hükümlülerin süregelen bu olumsuz durum nedeniyle endişe ve korkuya kapılmalarının normal olduğu, uzun süre devam eden bu durum sonucu olay günü içinde bulundukları olumsuz psikolojik hâl nedeniyle sarfettikleri sözlerin hakaret ve tehdit olarak düşünülmesinin uygun olmayacağı gerekçesiyle disiplin cezalarının iptaline karar vermiştir.
4. İnfaz Hâkimliği kararına karşı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz üzerine Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) iki mahpusun kurum görevlilerine yönelik tehditleri olmadığı anlaşıldığından bu hükümlüler yönünden itirazın reddine, aralarında başvurucunun da bulunduğu bazı mahpuslar hakkında ise eylemlerinin sabit olduğu gerekçesiyle İnfaz Hâkimliğinin kararının kaldırılmasına ve disiplin cezasının onaylanmasına 23/9/2020 tarihinde karar vermiştir. Başvurucunun disiplin cezası 9-14/10/2020 tarihleri arasında infaz edilmiştir.
5. Başvurucu, nihai kararı 23/9/2020 tarihinde öğrendikten sonra 20/10/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bireysel başvuru yapıldıktan sonra başvurucu10/6/2021 tarihinde denetimli serbestliğe ayrılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME
A. Silahların Eşitliği ve Çelişmeli Yargılama İlkelerinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia
7. Başvurucu; nihai kararın Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine verildiğini ancak söz konusu itirazdan kendisinin haberdar edilmediğini, Ağır Ceza Mahkemesi kararının ilgili ve yeterli gerekçe içermediğini belirterek adil yargılanma hakkı ile etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
8. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarına atfen silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddialar bakımından bu içtihatlar ile somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
9. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucunun adil yargılanma ve etkili başvuru hakkı bağlamındaki şikâyetlerinin özünün, lehine verilen İnfaz Hâkimliği kararının kaldırılmasına dayanak gösterilen ve Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz dilekçesinde dile getirildiği belirtilen hususların kendisine bildirilmemesine ilişkin olduğu, bu nedenle ihlal iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
10. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
11. Anayasa Mahkemesi, lehe verilen bir infaz hâkimliği kararı sonrasında Cumhuriyet savcısının itirazı neticesinde şikâyetin kesin olarak reddedilmesi üzerine yapılan başvuruya ilişkin İnan Gök kararında ([1. B.], B. No: 2018/1936, 28/1/2021) Cumhuriyet savcısının itirazının tebliğ edilmemesi ile ilgili iddiaları değerlendirmiştir. Söz konusu kararda; başvurucu lehine verilen infaz hâkimliği kararına karşı Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan itirazda savcının itiraz dilekçesinin hükümlüye tebliğ edilmeyip hükümlünün itiraza karşı beyanları alınmadan disiplin cezasının iptaline ilişkin infaz hâkimliği kararının kaldırılması nedeniyle başvurucunun iddia makamına karşı önemli ölçüde dezavantajlı duruma düşürüldüğü, menfaatlerini koruyan güvencelerin başvurucuya sağlanmadığı, bu durumun yargılamayı bir bütün hâlinde adil olmaktan çıkardığı belirtilerek silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır (İnan Gök, §§ 49-53).
12. Somut başvuruda da Cumhuriyet savcısının itiraz dilekçesinin başvurucuya tebliğ edilmediği, buna karşılık Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın kabulüne dair kararında doğrudan Cumhuriyet savcısının anılan itirazı doğrultusunda itirazın kabul edildiğinin ifade edildiği gözetildiğinde İnan Gök kararında belirtilen ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durumun bulunmadığı değerlendirilmiştir.
13. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
B. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
14. Başvurucu; itiraz merciinin kararında bir gerekçe bulunmadığını belirtmiş, yasal zorunluluk olmasına rağmen hiçbir gerekçeye yer verilmemesinin hak ihlali oluşturduğunu ileri sürmüştür.
15. Başvurucunun iddiaları adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı yönünden incelenmiştir.
16. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
17. Anayasa Mahkemesi, benzer iddialarla yapılan bir başvuruyu yine İnan Gök kararında değerlendirmiştir. Söz konusu kararda, hücre cezasının kaldırılmasına ilişkin infaz hâkimliği kararını inceleyen itiraz merciinin, Cumhuriyet savcısının itirazını kabul ederek başvurucunun şikâyetini kesin olarak reddederken gerekçe gösterme yükümlülüğünden muaf olmadığı vurgulanarak merci kararında şikâyetin kabul edilmesine ilişkin infaz hâkimliği kararında yer alan gerekçelerin neden hukuka uygun olmadığının açıklanmadığı, dolayısıyla infaz hâkimliği kararı karşısında hükme ulaşmayı sağlayan sebepler ve sonuca götüren nedensellik kurgusu değerlendirmelerinin yeterli açıklıkta yapılmadığı, bu nedenle gerek hükmün dayanağını oluşturan gerekçeli kararın gerekse dosyanın incelenmesinde anılan kabul gerekçesinin adalet gereksinimini giderecek ölçü ve nitelikte, yeterli ve ilgili olduğunun söylenemeyeceği belirtilerek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır (İnan Gök, §§ 64-66). Eldeki olayda da anılan kararda yer alan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
18. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
C. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
19. Başvurucu, ceza infaz kurumu disiplin kurulu kararıyla hakkında hukuka aykırı olarak üç gün hücre cezası verildiğini belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
20. Anayasa Mahkemesi Ahmet Yeter kararında ([1. B.], B. No: 2014/5100, 16/2/2017) özetle, 5275 sayılı Kanun'un 116. maddesine göre hukuka uygun şekilde verilen disiplin cezasının infazının gerçekleştirilmesi için mahpusların müşahede odasına alınması veya hücre hapis cezası ile cezalandırılmasının, hürriyetleri tutuklama veya kesin hükümle sınırlanmış kişiler açısından ayrıca bir müdahale oluşturmayacağını, böylece bu kapsamda verilen disiplin cezasının kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına müdahalesinden bahsedilemeyeceğini belirtmiştir. Bu sebeplerle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden bir ihlalin olmadığı gerekçesiyle kabul edilemezlik kararı verilmiştir (Ahmet Yeter, §§ 32-34). Başvuru konusu olayda da anılan kararda yer alan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
21. Açıklanan gerekçelerle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
D. Diğer İhlal İddiaları
22. Başvurucu ayrıca ruh sağlığı bozuk başka bir kişi ile aynı koğuşta bulundurulması nedeniyle can güvenliğinin tehlikeye sokulduğunu böylece yaşam hakkının, can güvenliklerinin sağlanmasına yönelik olarak dilekçe vermeleri sonrasında kendilerine disiplin cezası verilmesi nedeniyle dilekçe hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ile gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verildiğinden başvurucunun bu şikâyetleri hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
III. GİDERİM
23. Başvurucu; ihlalin tespiti ile 20.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
24. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
25. Öte yandan ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından başvurucunun tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
3. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. 1. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,
2. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Diğer ihlal iddialarının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,
D. Kararın bir örneğinin silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ile gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesine (2020/2321 D.İş) iletilmek üzere Karşıyaka İnfaz Hâkimliğine (E.2020/2299, K.2020/2820) GÖNDERİLMESİNE,
E. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,
F. 446,90 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.446,90 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
G. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 19/11/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.