|
Başkan
|
:
|
Hasan Tahsin GÖKCAN
|
|
Üyeler
|
:
|
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
|
|
|
|
Selahaddin MENTEŞ
|
|
|
|
İrfan FİDAN
|
|
|
|
Muhterem İNCE
|
|
Raportör
|
:
|
Ayça GANİDAĞLI DEMİRCİ
|
|
Başvurucu
|
:
|
1. Hamide AL
|
|
|
:
|
2. Hanife AKYOL
|
|
|
:
|
3. Sabiha AKYOL DÜZGÜN
|
|
|
:
|
4. Sare AKTÜRK
|
|
|
:
|
5. Sultan YURT
|
|
Vekili
|
:
|
Av. Feyzi YAVUZ
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen pay karşılığının ödenmemesi ve enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucular, İstanbul'un Kadıköy ilçesi Fikirtepe Mahallesi'ndeki 1175 ada, 106 parsel numaralı taşınmazda hisseli malik iken taşınmazda Kartal Belediye Başkanlığı (İdare) tarafından imar uygulaması yapılmıştır.
3. İdare tarafından yapılan imar uygulaması ile başvurucu Hamide Al'ın 1050/4262400 hissesine tekabül eden 131 m²den 32 m² düzenleme ortaklık payı (DOP) kesilmiştir. Kalan 99 m² si 15.445,881 TL bedele çevrilmiştir.
4. Taşınmazda başvurucu Süleyman Akyol'un 1050/4262400 hissesine tekabül eden 131 m²den 32 m²DOP kesintisi yapılmış ve kalan 99 m²si 15.445.881 TL bedele çevrilmiştir.
5. Başvurucular, bedele çevrilen kısımlar için takdir edilen bedelin çok düşük olduğunu ve bu bedelin ödenmediğini ileri sürerek 8/4/2013 tarihinde İdare aleyhine İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Asliye Hukuk Mahkemesi) dava açmıştır. Başvurucular bu davada, bedele çevrilen hissenin dava tarihi itibarıyla rayiç değerinin tespit edilmesini ve aradaki farkın faiziyle birlikte İdareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
6. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda dava tarihi itibarıyla bedele çevrilen Hamide Al hissesi için Kıymet Takdir Komisyonunca takdir edilen toplam 15,45 TL bedelin 306.900,00 TL olarak arttırılması, yine Süleyman Akyol hissesi için Kıymet Takdir Komisyonunca takdir edilen toplam 15,45-TL bedelin 306.900,00 TL olarak arttırılması gerektiği belirtilmiştir.
7. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan keşifler sonrası düzenlenen bilirkişi raporlarında bedele dönüştürülen hisselerin dava tarihindeki rayiç değerleri esas alınarak 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre taşınmazların bedeli tespit edilmiş ve Mahkeme rapor doğrultusunda belirlenen bedel üzerinden davanın 10/11/2015 tarihinde kabulüne karar verilmiştir.
8. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen karar, Yargıtay 5. Hukuk Dairesince (Yargıtay Dairesi) dava sırasında yürürlüğe giren 20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un hükümlerine göre bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
9. Bozmaya uyan Asliye Hukuk Mahkemesi, bilirkişiden ek rapor almıştır. Bilirkişi raporunda 6745 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin birinci fıkrasında yer alan imar uygulamalarından doğan ve idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değerinin uygulamanın tapuda tescil edildiği tarihin değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilmesi ve tespit edilen bu bedelin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenerek ortaya çıkan bedelin hak sahibine ödenmesi yönündeki hesaplama yöntemi çerçevesinde imar uygulamalarının tapuya tescil edildiği tarihlerdeki taşınmaz bedelleri, TÜİK tarafından açıklanan Yİ-ÜFE kapsamında dava tarihlerine göre güncellenerek hesaplanmıştır.
10. Başvurucular tarafından bedel farkı yönünden İdare aleyhine İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve2018/419 Esas numarasını alan dosya işbu dosya ile birleştirilmiştir.
11. Asliye Hukuk Mahkemesi 4/12/2018 tarihinde asıl ve birleşen davanın kabulüne karar vermiştir. Kararın gerekçesinde başvuruculara ait taşınmazın davalı belediye tarafından şuyulandırıldığı, şuyulandırma sonucunda başvuruculara tahsisi gereken hisselerin bir kısmının bedele dönüştürüldüğü, davalı belediye tarafından bedele dönüştürülen hisse için takdir edilen ipotek bedelinin taşınmazın rayiç değerinden düşük olduğu anlaşıldığından, başvurucuların bedele dönüştürülen hissesinin bilirkişiler tarafından kanun değişikliği doğrultusunda tapuya tescil tarihi itibarıyla tespit edilen değeri ile belediye tarafından takdir edilen hisse bedeli arasındaki farkı talep etme hakkı bulunduğuna değinilmiştir.
12. Taraflarca yapılan temyiz başvurularını inceleyen Yargıtay Dairesi tarafından Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ilk kararın davalı idare vekilinin temyizi üzerine bozulduğu, ilk kararda hükmedilen bedelin davalı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeden fazla bedele hükmedilmesi ve maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle 31/10/2019 tarihinde hüküm bozulmuştur. Karar düzeltme incelemesi sonucunda harç ve vekâlet ücreti yönünden hüküm düzeltilmek suretiyle onanmıştır.
13. Başvurucular, nihai hükmü 8/10/2020 tarihinde öğrendikten sonra 10/11/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Bedele dönüştürülen pay karşılığının bireysel başvuru tarihi itibarıyla henüz ödenmemiş olduğu gözetildiğinde başvurunun süresinde olduğu kabul edilmiştir.
14. Birinci Bölüm Birinci Komisyon 26/12/2023 tarihinde adil yargılanma hakkı kapsamında makul sürede yargılanma ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilemez olduğuna, kamu kurumlarından olan çeşitli para alacaklarının enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması sebebiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirlik hususunun karara bağlanması Bölüm kararını gerektirdiğinden başvurunun Bölüme gönderilmesine karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
1. Başvurucu Hanife Akyol Yönünden
15. Anayasa Mahkemesi Abdurrahman Beycur ve diğerleri ([GK], B. No: 2023/76490, 31/7/2025) kararında başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra vefat etmesi hâlinde bireysel başvurudan haberi olmayan mirasçılarının hak kaybına uğramaması için yapılması gerekenler hususunda genel ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi mirasçıların hak kaybına uğramalarını engellemek, bireysel başvuruların neticelendirilmesini sağlamak gerekliliğini birlikte karşılayabilecek bir yol olarak 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 49. maddesinin (7) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 84. maddesinin verdiği yetkiyle 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin başvuru tarihinden sonra ölüm hâli için de uygulanabileceği kanaatine varmıştır. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi, başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi hâlinde bu kişi yönünden başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı sonucuna ulaşmıştır. Bunun yanında vefat etmiş olan başvurucunun mirasçısı olduğunu bilgi ve belgeleriyle ispat eden kişilerin ise makul bir süre içinde bireysel başvuruyu takip etme iradesini ortaya koymaları hâlinde -mirasçıların menfaatlerinin bulunup bulunmadığını da gözeterek- başvurunun incelenmesine devam edilebileceğini belirtmiştir. Bu kapsamda bireysel başvuru yapıldıktan sonra ölen bir başvurucunun mirasçılarının başvuruyu devam ettirme yönündeki taleplerini Anayasa Mahkemesine iletme yükümlülüğünün kendileri üzerinde olduğu kaydedilmelidir. Öte yandan Anayasa’nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi durumunda dahi başvurunun incelenmeye devam edilebileceği vurgulanmalıdır.
16. Somut başvuruda başvurucu Hanife Akyol başvuru tarihinden sonra 18/1/2022 tarihinde vefat etmiştir. Başvurucu Hanife Akyol yönünden anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
17. Açıklanan nedenlerle başvurucu Hanife Akyol açısından başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
2. Diğer Başvurucular Yönünden
A. Mahkeme Kararının İcra Edilmemesine İlişkin İddia
18. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Veysi Ado ([GK],B. No: 2022/100837, 27/4/2023) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'un geçici 2. maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile yapılan değişikliğe göre 9/3/2023 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla derdest olan, yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi ya da icra edilmemesi şikâyetiyle yapılan başvurular ile yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarıyla yapılan başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı neticesine varmıştır. Somut başvuruda, anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
19. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Bedelin Değer Kaybına Uğratılmasına İlişkin İddia
20. Anayasa Mahkemesi, kamu kurumlarından olan çeşitli para alacaklarının enflasyon karşısında değer kaybına uğratılmasına veya uğratılarak ödenmesine ilişkin şikâyetleri inceleyerek uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede kamu makamlarından olan alacakların enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılmasının veya uğratılarak ödenmesinin başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır (bir sosyal güvenlik ödemesi yönünden bkz. Ferda Yeşiltepe [GK], B. No: 2014/7621, 25/7/2017; ihale alacağı yönünden bkz. ANO İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. [GK], B. No: 2014/2267, 21/12/2017; vergi iadesi alacağı yönünden bkz. Akel Gıda San. ve Tic. A.Ş., [2. B.], B. No: 2013/28, 25/2/2015; deprem nedeniyle tazminat yönünden bkz. Abdulhalim Bozboğa, [1. B.], B. No: 2013/6880, 23/3/2016; Yıldız Korkut, [2. B.], B. No: 2016/8532, 9/5/2019; açığa alınan memurun maaş farklarının iadesi yönünden bkz. Vildan Utku Atalay [1. B.], B. No: 2015/4812, 7/2/2019).
21. Eldeki başvuruda da anılan kararlarda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
22. Başvurucular; ihlalin tespiti ile yeniden yargılama, maddi tazminat ödenmesi talebinde bulunmuştur. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100). İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Başvurucu Hanife Akyol tarafından yapılan başvurunun İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
2. Mahkeme kararının icra edilmemesine ilişkin iddiaların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
3. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2018/9, K.2018/488) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucuların tazminat talebinin REDDİNE,
E. 446,90 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.446,90 TL yargılama giderinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 24/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.