TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MEHMET SEYMAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2020/40231)
Karar Tarihi: 6/10/2022
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
Muammer TOPAL
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
İrfan FİDAN
Raportör
Yusuf Enes KAYA
Başvurucu
Mehmet SEYMAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 17/12/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyon; başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
5. Hakkâri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/12/2018 tarihli kararı ile başvurucunun Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 18/12/2019 tarihinde mahkûmiyet kararı kesinleşmiştir.
6. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4/6/2020 tarihinde düzenlenen müddetnameye göre başvurucunun Hakkâri 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kesinleşen cezası 6 yıl 3 ay olarak belirlenmiş, koşullu salıverilme tarihi 19/8/2023 ve hak ederek tahliye tarihi 11/3/2025 olarak tespit edilmiştir.
7. Başvurucu 30/10/2020 tarihli dilekçesi ile Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4/6/2020 tarihinde düzenlenen müddetnamede, 24/8/2016 ile 25/8/2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığının belirtildiğini ifade ederek mahsup işleminin düzeltilmesi için başvuruda bulunmuştur.
8. Kayseri 1. İnfaz Hâkimliği 4/11/2020 tarihinde Hakkâri 3. Ağır Ceza Mahkemesine müzekkere yazmak suretiyle başvurucunun yargılanarak mahkûmiyet kararı aldığı dosyasında başvurucunun gözaltında kalıp kalmadığını, kalmışsa ne kadar kaldığını sormuştur.
9. Hakkâri 3. Ağır Ceza Mahkemesi 5/11/2020 tarihinde verdiği cevap yazısında, başvurucunun yargılama dosyasında gözaltında kalmadığını belirtmiştir.
10. Kayseri 1. İnfaz Hâkimliği 6/11/2020 tarihinde başvurucunun yapmış olduğu mahsup talebinin reddine karar vermiştir. İnfaz Hâkimliği bu kararı verirken Hakkâri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 5/11/2020 tarihinde verdiği cevap yazısına dayanmıştır.
11. Başvurucu, 18/11/2020 tarihinde Kayseri 1. İnfaz Hâkimliğinin ret kararına itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi 25/11/2020 tarihli kararı ile İnfaz Hâkimliğinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurucunun itirazını kesin olarak reddetmiştir. Bu karar 4/12/2020 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.
12. Başvurucu 17/12/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
13. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı 5/7/2021 tarihinde başvurucu hakkında yeniden müddetname düzenlemiştir. Söz konusu müddetnamede başvurucunun gözaltında kaldığını belirttiği iki günlük süre mahsup edilmiş ve Hakkâri 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kesinleşen cezası 6 yıl 3 ay olarak belirlenmiş, koşullu salıverilme tarihi 17/8/2023 ve hak ederek tahliye tarihi 9/3/2025 olarak tespit edilmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
14. Anayasa Mahkemesinin 6/10/2022 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
15. Başvurucu; Ankara'da iki gün gözaltında kaldığı sürenin hakkında düzenlenen müddetnamede gösterilmediğini, bu süreçte Ankara'da nezarethanede olduğunun açık olduğunu, Kayseri İnfaz Hâkimliğine yaptığı başvurunun ise talebi doğrultusunda hiçbir araştırma yapılmadan reddedidiğini, böylelikle hatalı müddetname tanzimi ile eksik mahsup işleminden ötürü ceza infaz kurumunda fazladan bir süre kalacağını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
16. Bakanlık, başvurucu lehine yeniden bir müddetname düzenlenmek suretiyle başvurucunun herhangi bir hak kaybına uğramadan ihlal iddiasının uygun ve yeterli biçimde giderildiğini ve mağduriyetinin ortadan kaldırıldığını belirtmiştir.
17. Başvurucu, ceza infaz kurumunda iki gün fazladan kalma tehdidi altında olduğunu, mağduriyetine sebep olan ihlalin varlığının sonradan ispat edildiğini belirtmiş; ihlal kararı verilmesi ve manevi tazminata hükmedilmesi talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
18. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:
"Kabul edilebilirlik şartları ve incelemesinin usul ve esasları ile ilgili diğer hususlar İçtüzükle düzenlenir."
19. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 80. maddesi şöyledir:
"(1) Bölümler ya da komisyonlarca yargılamanın her aşamasında aşağıdaki hallerde düşme kararı verilebilir:
…
ç) Bölümler ya da Komisyonlarca saptanan herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi.
(2) Bölümler ya da Komisyonlar; yukarıdaki fıkrada belirtilen nitelikteki bir başvuruyu, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde incelemeye devam edebilir."
20. Başvurucu iki günlük gözaltı süresinin hükmedilen hapis cezasından mahsup edilmediğinden şikâyetçi olmuştur. Ancak daha sonra iki günlük gözaltı süresi mahsup edilmiş ve buna göre yeni bir müddetname tanzim edilmiştir (bkz. § 13). Dolayısıyla ihlalin ve sonuçlarının ortadan kalktığı açık olduğundan başvurucunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir nedenin kalmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen ve başvurunun incelenmesini gerekli kılan istisnai koşulların bulunmadığı değerlendirilmiştir.
21. Açıklanan gerekçelerle incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmadığı anlaşıldığından başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin düşmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmamış olması nedeniyle DÜŞMESİNE,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 6/10/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.