logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanma Kılavuzu English

(Çukurova Elektrik A.Ş., B. No: 2020/821, 15/5/2020, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

ÇUKUROVA ELEKTRİK A.Ş. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2020/821)

 

Karar Tarihi: 15/5/2020

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

 

 

Hicabi DURSUN

 

 

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Mehmet Sadık YAMLI

Başvurucu

:

Çukurova Elektrik A.Ş.

Vekili

:

Av. Fatih ÖZEL

 

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, iptal davasında makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 26/12/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Adana'nın Seyhan ilçesi Reşatbey Mahallesi'nde bulunan 1645 ada 423 parsel numaralı gayrimenkul başvurucu Şirket adına kayıtlı iken mahkeme kararıyla Hazine adına tescil edilmiştir. Söz konusu gayrimenkulde kiracı bulunan İ.T. kira ödemelerini başvurucu Şirkete yapmıştır.

9. Adana Defterdarlığı Millî Emlak Dairesi Başkanlığı (İdare) tarafından başvurucu Şirkete gönderilen 11/9/2014 tarihli yazıyla İ.T. tarafından başvurucu Şirkete 30/1/2007 tarihinden beri ödenen kira bedelinin anılan mahkeme kararı gereği otuz gün içinde Millî Emlak Dairesi Başkanlığı hesabına ödenmesi gerektiği bildirilmiştir.

10. Başvurucu Şirket anılan yazı üzerine 22/9/2014 tarihli dilekçeyle İdareye başvurarak söz konusu gayrimenkule ilişkin tescil 11/6/2012 tarihinde yapıldığından bu tarihten öncesine ilişkin olan kira bedelinin talep edilemeyeceğini ileri sürmüş ve borcun terkinini istemiştir. Talep, İdarece zımnen reddedilmiştir.

11. Başvurucu 17/12/2014 tarihinde Adana 1. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) söz konusu ödeme talebinin iptaline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

12. Mahkeme 11/9/2015 tarihinde davayı görev yönünden reddetmiştir. Gerekçede uyuşmazlığın kira alacağına ilişkin olup sebepsiz zenginleşme iddialarına dayalı olduğu, bu nedenle davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği belirtilmiştir.

13. Karar, Danıştay Onuncu Dairesinin 24/12/2018 tarihli kararıyla onanmıştır. Karar düzeltme istemi aynı Dairenin 14/10/2019 tarihli kararıyla ek gerekçeyle reddedilmiştir. Gerekçede söz konusu kira bedelinin bir ecrimisil alacağı olmadığı, dava konusu işlemin ise davalı İdarenin adli yargıda dava açmadan önce davacıyı söz konusu kira bedelini ödemeye davet niteliğinde bir işlem olduğu, bu hâliyle işlemin tek başına hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir deyişle davacının hukukunu doğrudan etkileyen işlem mahiyetinde olmadığı belirtilmiştir.

14. Başvurucu; yaklaşık beş yıl sonra gerekçesiz şekilde, hukuka aykırı karar verilerek davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiasıyla 26/12/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 15/5/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

16. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

17. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

18. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013, §§ 45, 47).

19. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).

20. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında yaklaşık 5 yıl süren yargılamanın süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

21. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

22. Başvurucu; gerekçesiz şekilde, hukuka aykırı karar verilerek davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucunun belirtilen şikâyetleri yönünden açık bir ihlalin bulunmadığı değerlendirildiğinden başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

23. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

 “(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

 (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

24. Başvurucu, ihlalin tespit ile maddi ve manevi tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

25. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

26. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya 8.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi gerekir.

27. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Somut olayda tespit edilen ihlalle ileri sürülen maddi zarar arazında illiyet bağı bulunmadığından maddi tazminat talebinin reddi gerekir.

28. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 446,90 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.446,90 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesinekarar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ olduğuna,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 8.000 TL tazminat ödenmesine, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 446,90 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.446,90 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Adana 1. İdare Mahkemesine (E.2014/2744, K.2015/1782) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin bilgi için Danıştay Onuncu Dairesine GÖNDERİLMESİNE,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 15/5/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Çukurova Elektrik A.Ş., B. No: 2020/821, 15/5/2020, § …)
   
Başvuru Adı ÇUKUROVA ELEKTRİK A.Ş.
Başvuru No 2020/821
Başvuru Tarihi 26/12/2019
Karar Tarihi 15/5/2020

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, iptal davasında makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (İdare) Makul sürede yargılanma hakkı (idare) İhlal Manevi tazminat
  • pdf
  • udf
  • word
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi