logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Burcu Gündoğdu ve Fülya Gündoğdu [1. B.], B. No: 2021/14470, 24/12/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

BURCU GÜNDOĞDU VE FÜLYA GÜNDOĞDU BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/14470)

 

Karar Tarihi: 24/12/2025

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

Selahaddin MENTEŞ

 

 

İrfan FİDAN

 

 

Muhterem İNCE

Raportör

:

Tahir Hami TOPAÇ

Başvurucular

:

1. Burcu GÜNDOĞDU

 

 

2. Fülya GÜNDOĞDU

Vekili

:

Av. Ali Hakan AKALIN

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; dava konusu taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulması ve ihtiyati haczin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Davacı banka, aralarında başvurucuların da bulunduğu davalılara karşı İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde 18/9/2017 tarihinde ihtiyati haciz ve tasarrufun iptali istemli dava açmıştır. Dava dilekçesinde; kullanılan kredilerden kaynaklanan banka alacağının zamanında ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve kefil aleyhine icra takibine başlandığı, yapılan takipte banka alacağını karşılayacak mal varlıklarının bulunmadığının anlaşıldığı, davalı borçlu ve kefilin icra takibinden önce sahibi oldukları taşınmazlarda tasarruflarda bulundukları, bu kapsamda davalı kefilin maliki bulunduğu taşınmazları başvuruculara muvazaalı şekilde devrettiği ileri sürülmüştür.

3. Mahkeme, 22/9/2017 tarihinde davaya konu taşınmazlar üzerine teminat karşılığında ve dava sonuna kadar ihtiyati haciz konulmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme hâlinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, tamamen imkânsız hâle gelmesi ve ciddi zarar doğması ihtimali bulunduğu belirtilmiştir.

4. Başvurucular, bu karara itiraz etmiştir. Mahkeme itiraz incelemesinin duruşmalı yapılmasına karar vermiş ve 1/11/2017 tarihli kararı ile itirazı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde; itiraz sebeplerinin yargılamanın esasına yönelik olduğu, ihtiyati haciz kararının gerekçeleri ile ileride doğması muhtemel zararlara karşı teminat alınarak karar verildiği belirtilmiştir. Bu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi (İstinaf Mercii) 9/12/2018 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir.

5. Yargılama sürecinde başvurucular 22/5/2019 tarihinde Mahkemeden ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkeme, 5/12/2019 tarihli duruşmada ilgili tapu müdürlüklerinden gelen cevap yazıları doğrultusunda ihtiyati hacze itirazın değerlendirilmesine karar vermiştir. 15/9/2020 tarihli duruşmada ise itiraz sebeplerinin esasa yönelik yargılama ile belirlenebilecek hususlar olduğunu, ihtiyati haciz kararı gerekçeleri ile teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verildiğini belirterek talebin reddine karar vermiştir. Bu hükmün istinaf edilmesi üzerine İstinaf Mercii 22/12/2020 tarihli kararında ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceğini, ihtiyati haciz kararının değiştirilmesi/kaldırılması talebine ilişkin verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmasına imkân veren bir yasal düzenleme bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunun reddine kesin olmak üzere karar vermiştir.

6. Kesin karar 26/1/2021 tarihinde öğrenilmiş, başvuru ise 26/2/2021 tarihinde yapılmıştır. Yargılama ve ihtiyati haciz devam etmektedir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

7. Başvurucular, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

8. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Veysi Ado ([GK], B. No: 2022/100837, 27/4/2023) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'un geçici 2. maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile yapılan değişikliğe göre 9/3/2023 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla derdest olan, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarıyla yapılan başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı neticesine varmıştır.

9. Somut başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Dolayısıyla makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

10. Başvurucular, davalı sıfatıyla yer aldıkları tasarrufun iptali davasında taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulduğunu ve ihtiyati haczin uzun sürdüğünü ileri sürmüşlerdir.

11. Başvuru mülkiyet hakkı bakımından incelenmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

12. Somut olayda; banka, kredi borçlusunun taşınmazlarını başvuruculara muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek tasarrufların iptali istemli bir dava açmış ve bu dava kapsamında başvurucuların devraldıkları taşınmazlara 22/9/2017 tarihinde ihtiyati haciz tedbiri uygulanmıştır.

13. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti. ([GK], B. No: 2014/17196, 25/10/2018), İhsan Metin ([2. B.], B. No: 2015/7044, 23/1/2019), İbrahim Geçer ([1. B.], B. No: 2014/19056, 19/2/2019) ve Şeyhmus Terece ([GK], B. No: 2017/26532, 23/7/2020) kararlarında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede mülkiyet hakkını sınırlandıran bir tedbirin uygulanmasının ölçülü olabilmesi için kapsamı ve süresi itibarıyla orantılı olarak uygulanması gerektiği ve tedbirin makul olmayan bir süre devam etmesinin mülkiyet hakkının tanıdığı yetkilerin kullanılmasının belirsiz olacak şekilde ötelenmesi suretiyle mülk sahibine orantısız bir külfet yüklediği gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Somut başvuruda 22/9/2017 tarihli mahkeme kararıyla konulan ihtiyati haczin devam ettiği görülmüştür. Yaklaşık sekiz yıldan beri devam eden ihtiyati haczin süresi itibarıyla orantılı olmadığı anlaşıldığından anılan kararlarda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

14. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmı hakkında Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

15. Başvurucular; ihlalin tespiti ile 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminat ile ihtiyati haczin kaldırılması talebinde bulunmuştur. Somut olayda Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı, ihtiyati haciz tedbirinin kaldırılmasını gerektirmemektedir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyi ölçüsüz kılan tedbirin uzun sürmesine ilişkin olarak tedbir sürecinde mülkiyet hakkının gerektirdiği ivediliğin ve özenin gösterilmesi bakımından yargısal makamların sorumluluğu olduğuna dikkati çekmektedir (benzer değerlendirme için bkz. Hamit Alihansoy ve diğerleri [1. B.], B. No: 2017/35581, 29/9/2020, § 66). Buna göre başvuru konusu olayda ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Olayda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından etkin giderim yolu, tazminat olarak görülmektedir. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvuruculara manevi zararları karşılığında, taleple bağlı kalınarak, 5.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

16. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın sonucuyla ilgili olarak bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne veya reddine karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak, yargılamanın her aşamasında olduğu gibi delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvuruculara net 5.000 TL manevi tazminatın MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 487,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.487,60 TL yargılama giderinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul12. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilgili dosyasının (E.2017/424) devredildiği İstanbul 49. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2024/39) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 24/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Burcu Gündoğdu ve Fülya Gündoğdu [1. B.], B. No: 2021/14470, 24/12/2025, § …)
   
Başvuru Adı BURCU GÜNDOĞDU VE FÜLYA GÜNDOĞDU
Başvuru No 2021/14470
Başvuru Tarihi 26/2/2021
Karar Tarihi 24/12/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, dava konusu taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulması ve ihtiyati haczin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Makul sürede yargılanma hakkı (hukuk) Başvuru Yollarının Tüketilmemesi
Mülkiyet hakkı Geçici hukuki koruma (İhtiyati tedbir, haciz, ihtiyati haciz) İhlal Manevi tazminat
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi